Mark Haselgrove — Öğrenme (2026)

Mark Haselgrove’un ‘Öğrenme’ adlı çalışması, öğrenmeyi yalnızca insanlara özgü bir zihinsel yetenek olarak değil, hayvanlar âleminin büyük bölümünde gözlemlenen temel bir uyum mekanizması olarak ele alıyor. Yazar, öğrenmenin deneyim sonucunda ortaya çıkan görece kalıcı davranış değişikliklerini ifade ettiğini vurgulayarak, psikoloji ve sinirbilimin en temel araştırma alanlarından birine kapsamlı fakat anlaşılır bir giriş sunuyor.

‘Öğrenme’ (‘Learning’), öncelikle öğrenmenin ne olduğu ve ne olmadığı sorusunu açıklığa kavuşturuyor. İçgüdü, olgunlaşma ve kısa süreli davranış değişiklikleri ile öğrenme arasındaki farklar ele alınırken, öğrenmenin çevreyle etkileşim sayesinde organizmanın gelecekteki davranışlarını değiştiren bir süreç olduğu gösteriliyor. İnsanlardan böceklere kadar pek çok canlı türünde gözlenen öğrenme örnekleri, bu yeteneğin yaşamı sürdürme açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor.

Haselgrove, öğrenmenin temel mekanizmalarını büyük ölçüde klasik koşullanma ve araçsal (edimsel) koşullanma kuramları üzerinden açıklıyor. Pavlov’un deneylerinden Skinner’ın çalışmalarına uzanan süreçte, canlıların uyaranlar arasında nasıl ilişkiler kurduğu ve davranışlarının ödül ya da ceza yoluyla nasıl biçimlendiği ayrıntılı biçimde inceleniyor. Böylece öğrenmenin yalnızca tekrarın değil, deneyimlerin sonuçlarını değerlendirme becerisinin de ürünü olduğu gösteriliyor.

Eser, çağrışımsal öğrenmenin ötesine geçerek organizmaların yer ve zaman hakkında nasıl bilgi edindiklerini de ele alıyor. Bilişsel haritalar, mekânsal yön bulma ve zamansal beklentiler gibi süreçler, öğrenmenin yalnızca basit uyarıcı-tepki ilişkilerinden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Bu bulgular, hayvanların çevrelerini zihinsel olarak temsil edebildiklerini ve davranışlarını buna göre düzenleyebildiklerini gösteriyor.

Kitabın dikkat çekici bölümlerinden biri, öğrenmenin olumsuz sonuçlarına ayrılıyor. Tedavi sırasında gelişen koşullu mide bulantıları, bağımlılık süreçleri ve bazı uyumsuz davranışlar, normal öğrenme mekanizmalarının beklenmedik etkileri olarak değerlendiriliyor. Böylece öğrenmenin her zaman yararlı sonuçlar üretmediği, kimi zaman psikolojik sorunların gelişimine de katkıda bulunabildiği vurgulanıyor.

Son bölümlerde sosyal öğrenme, taklit, gözlem yoluyla öğrenme ve ayna nöronlar gibi güncel araştırma alanları ele alınıyor. İnsanların ve diğer hayvanların yalnızca kendi deneyimlerinden değil, başkalarının davranışlarını izleyerek de bilgi edinebildikleri gösteriliyor. Bununla birlikte yazar, öğrenmenin tek bir kuramla açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu; bilişsel süreçler, sinir sistemi ve evrimsel uyum mekanizmalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Sonuçta eser, öğrenmenin hafıza, dil, zekâ ve davranışın temelinde yer alan vazgeçilmez bir süreç olduğunu göstererek klasik kuramlarla modern psikoloji ve sinirbilim bulgularını bir araya getiriyor. Kısa hacmine rağmen, öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini, neden bazen beklenmedik sonuçlar doğurduğunu ve canlıların çevrelerine uyum sağlamasında neden merkezi bir rol oynadığını açık, sistematik ve güncel örneklerle açıklayan güçlü bir giriş kitabı niteliği taşıyor.

Mark Haselgrove — Öğrenme
Çeviren: Menekşe Arık • İş Kültür Yayınları
Psikoloji • 128 sayfa • 2026

Nigel Rodgers – Manet (2025)

Nigel Rodgers, bu kapsamlı çalışmasında Édouard Manet’nin yaşamını ve sanatsal dönüşümünü görsel bir anlatıyla sunuyor. ‘Manet: 500 Görsel Eşliğinde Yaşamı ve Eserleri’ (‘Manet: His Life and Works in 500 Images’), yalnızca bir biyografi değil; aynı zamanda sanat tarihine görsel bir yolculuk sunan, zengin illüstrasyonlarla desteklenmiş bir inceleme olarak öne çıkıyor. Manet’nin erken dönem çalışmalarından başyapıtlarına kadar uzanan süreç, hem estetik hem tarihsel bağlam içinde analiz ediliyor. Sanatçının yaşadığı çağın toplumsal ve kültürel atmosferi, eserlerine nasıl yansıdığıyla birlikte ele alınıyor.

Manet’nin klasik geleneğe duyduğu ilgiyle başlayan sanat yolculuğu, zamanla modernleşen ve kurallara karşı çıkan bir üsluba evriliyor. Akademik resim anlayışıyla hesaplaşırken kullandığı figürler, konular ve teknikler dönemin izleyicilerini şaşırtıyor. Olympia, Le Déjeuner sur l’herbe ve Bar at the Folies-Bergère gibi eserler, sadece estetik değil, aynı zamanda ahlaki ve politik tartışmalar da yaratıyor. Rodgers, bu yapıtları hem sanat teorisi hem sosyal eleştiri bağlamında yorumluyor.

Kitapta Manet’nin kişisel yaşamına, arkadaş çevresine ve özellikle izlenimcilerle olan ilişkisine de geniş yer veriliyor. Monet, Degas ve Zola gibi figürlerle kurduğu entelektüel bağlar, onun yalnızca bir ressam değil, aynı zamanda düşünsel bir figür haline gelişini ortaya koyuyor. Rodgers’ın anlatımı, Manet’yi yalnızca bir sanatçı olarak değil, modern sanatın öncüsü olarak anlamaya imkân tanıyor. Görsellerle desteklenen bu anlatı, okuyucuyu hem gözle hem zihinle iz bırakacak bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Nigel Rodgers – Manet: 500 Görsel Eşliğinde Yaşamı ve Eserleri, çeviren: Menekşe Arık, İş Kültür Yayınları, resim, 256 sayfa, 2025

Christopher Chabris, Daniel Simons – Külyutmaz (2024)

Kimlik avı dolandırıcılığından saadet zincirlerine, sahte bilimden sanat sahteciliğine, satranç hilecilerinden kripto dolandırıcılarına ve pazarlamacılardan sihirbazlara kadar dünyamız aldatmacalarla dolu.

Külyutmaz’da çok satan kitapların yazarları psikolog Daniel Simons ve Christopher Chabris bize kandırılmaktan nasıl kaçınacağımızı gösteriyor.

Ayrıca, gördüğümüzü kabul etme ve kesinlik ile tutarlılığa aşırı değer verme eğilimimiz gibi, çoğu zaman işimize yarayan ancak bizi savunmasız kılan temel düşünme ve akıl yürütme alışkanlıklarını da tanımlıyor.

Yazarların kandırılma psikolojisi üzerine yeni bakış açılarını sundukları her bölümde, daha önce hiç duymadığınız dolandırıcılıklarla karşılaşacak ve bunlarla nasıl başa çıkacağınızı öğreneceksiniz.

Bilgilendirici ve aydınlatıcı bu kitap bizi her türlü şarlatandan koruyacak ve kendimizi düzenbazlıklara karşı çok daha güven de hissetmemizi sağlayacak.

  • Künye: Christopher Chabris, Daniel Simons – Külyutmaz: Neden Kandırılırız ve Kandırılmamak İçin Ne Yapabiliriz?, çeviren: Menekşe Arık, Say Yayınları, psikoloji, 264 sayfa, 2024

Melanie Klein – Nesne İlişkileri (2024)

Metis Yayınları’nın daha önce yayımladığı ‘Haset ve Şükran’ı da kapsayan bu kitap, Melanie Klein’ın 1946’dan 1960’taki ölümüne dek yazdığı metinleri bir araya getiriyor.

Nesne ilişkileri kuramının köşe taşlarını oluşturan yazılar birlikte okunduğunda Klein’ın düşüncesini bütün boyutlarıyla tanıma imkânı sunuyor.

Kitapta psikanalizin kuramsal ve klinik alanlarına dair katkıların yanı sıra, psikanalitik edebiyat incelemesi sayılabilecek, biri Oresteia diğeri Julien Green’in bir romanı üstüne iki yazı ve ruh sağlığı konularının herkesin anlayabileceği bir dille anlatıldığı yazılar yer alıyor.

  • Künye: Melanie Klein – Nesne İlişkileri: Haset ve Şükran ve Diğer Yazılar (1946-1963), çeviren: Menekşe Arık, Metis Yayınları, psikanaliz, 440 sayfa, 2024

W. R. D. Fairbairn – Psikanalitik Kişilik Çalışmaları (2023)

‘Psikanalitik Kişilik Çalışmaları’, ünlü İskoç psikanalist W. R. D. Fairbairn’in 1952’ye kadar çeşitli dergilerde yayımladığı ve psikanalize yaptığı yenilikçi katkıları ortaya koyan bir derleme.

Bebeğin ve çocuğun ilişki ihtiyacını gelişiminin merkezine yerleştiren bu makaleler psikanaliz kuramında köklü bir değişiklik gerçekleştirdi; kişiliğin yapısı ve dinamiklerine dair tamamen yeni bir bakış açısı sundu.

Nesne ilişkileri kuramını işleyerek oluşturduğu ruhsal yapı modelini, bakım verenlerle ilk tecrübelerin içselleştirilmesi üzerine inşa eden Fairbairn bu derlemede; benliğin bölünmesi ve acı verici içsel nesne ilişkilerinin bastırılması yoluyla tüm ilişkilerde kaçınılmaz olan tatminsizliklerle nasıl baş edildiğini gösterir.

Çocuğun ebeveyninin duygusal olarak duyarlı tarafını tepkisiz taraftan ayırarak ‘iyi’ ve ‘kötü’ nesneler yarattığını, aynı zamanda, sıklıkla sınır durumlara yol açan bir süreç olarak benliği de ‘iyi’ ve ‘kötü’ olarak böldüğünü ileri sürer.

Bowlby’nin bağlanma kuramına, Guntrip ve Sutherland’in kendilik üzerine yazılarına, Kernberg’in ağır kişilik bozukluklarının tedavisine, Mitchell’in ilişkisel kuramına başlangıç noktası oluşturan fikirleriyle Fairbairn çağdaş psikanaliz kuramına şekil vermiş öncülerden biridir.

Sınır durumlara yönelik oldukça yeni bir kuramsal ve klinik yaklaşım geliştirmesi, bugün bu tür rahatsızlıkların tedavisinde çok önemli olmaya devam etmektedir.

  • Künye: W. R. D. Fairbairn – Psikanalitik Kişilik Çalışmaları, çeviren: Menekşe Arık, İş Kültür Yayınları, psikanaliz, 256 sayfa, 2023