Harriet Martineau – Nasıl Gözlemlemeli? (2025)

Harriet Martineau, toplumu anlamanın ilk adımının onu yöntemli biçimde gözlemlemek olduğunu söyleyen ve bu kitapta sosyolojik bakışın temel ilkelerini kuruyor. Modern sosyoloji henüz adlandırılmamışken yazılmış bu çalışma, töreleri, davranış kalıplarını ve gündelik ilişkileri bilimsel bir merakla incelemenin önemini gösteriyor. Martineau, gözlemcinin kendi önyargılarını askıya alması gerektiğini vurguluyor ve görünür olana takılıp kalmadan görünmeyeni de anlamaya yönelmenin şart olduğunu belirtiyor. Böylece okur, yabancı bir kültürü bir turistin yüzeysel ilgisiyle değil, bir araştırmacının disiplinli dikkatiyle çözümlemeyi öğreniyor.

Yazar, toplumların ahlaki değerlerini ve görgü düzenlerini incelerken karşılaştırmalı bir yöntem kullanıyor ve sosyal yapıların yalnızca kurumsal düzeneklerden değil, bireylerin alışkanlıklarından ve ortak sembolik dünyalarından beslendiğini gösteriyor. Toplumsal davranışları betimlerken gözlemin etik boyutuna dikkat çekiyor ve araştırmacının hem mesafeli hem de duyarlı bir konum benimsemesi gerektiğini tartışıyor. Bu yaklaşım, sosyolojinin sonraki gelişiminde etkili olan deneysel gözlem, kültürel yorumlama ve eleştirel mesafe gibi kavramların erken bir ifadesi niteliğini taşıyor.

‘Nasıl Gözlemlemeli?: Töreleri ve Âdetleri İnceleme Sanatı’ (‘How to Observe Morals and Manners’), toplumları anlamanın yalnızca bilgi toplamakla değil, aynı zamanda bakmayı öğrenmekle mümkün olduğunu anlatıyor. Kitabın alanındaki önemi, sosyolojik gözlemi ilk kez sistemli bir biçimde tanımlamasından ve kültürler arası incelemeye metodolojik bir temel kazandırmasından kaynaklanıyor. Bu niteliğiyle çalışma, modern sosyolojinin kurucu metinleri arasında yer alıyor ve günümüzün küresel dünyasında farklı toplumları okuma biçimlerine hâlâ yön veriyor.

  • Künye: Harriet Martineau – Nasıl Gözlemlemeli?: Töreleri ve Âdetleri İnceleme Sanatı, çeviren: S. Erdem Türközü, Fol Kitap, sosyoloji, 208 sayfa, 2025

Daniel Finn – IRA (2025)

Daniel Finn bu kitabında, İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun (IRA) yirminci yüzyıl boyunca geçirdiği dönüşümü politik bir çerçevede ele alıyor. IRA’nın yalnızca silahlı bir örgüt değil, aynı zamanda bir ideoloji ve hareket olarak nasıl şekillendiğini anlatıyor. ‘IRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu)’ (‘One Man’s Terrorist: A Political History of the IRA’), sömürgecilik karşıtı mücadelenin ve İrlanda milliyetçiliğinin dinamiklerini anlamak için önemli bir perspektif sunuyor.

Finn, IRA’nın kökenlerini, 1916 Paskalya Ayaklanması’ndan başlayarak inceliyor. Ardından İrlanda’nın bölünmesi, bağımsızlık mücadelesi ve Kuzey İrlanda’daki “Sorunlar” dönemine kadar uzanan tarihsel süreci ayrıntılı biçimde aktarıyor. Bu süreçte örgütün stratejik dönüşümlerini, silahlı direnişten politik alana kayışını ve Sinn Féin ile kurduğu ilişkiyi inceliyor. Özellikle 1970’lerde yükselen şiddet dalgası ve buna karşı geliştirilen karşı stratejiler kitapta önemli bir yer tutuyor.

Kitap, IRA’yı yalnızca bir terör örgütü olarak değil, bir toplumsal hareket ve politik aktör olarak analiz ediyor. İdeolojik çerçevenin, katılım motivasyonlarının ve meşruiyet arayışlarının nasıl şekillendiğini gösteriyor. Finn, aynı zamanda İngiltere’nin ve uluslararası aktörlerin rolünü değerlendirerek, barış sürecinin nasıl mümkün hale geldiğini tartışıyor. Böylece, çatışma ve müzakere arasındaki karmaşık ilişki gözler önüne seriliyor.

Kitap, İrlanda tarihi, şiddet ve siyaset ilişkisi ile ulusal hareketlerin dönüşümünü anlamak isteyenler için kapsamlı ve analitik bir kaynak.

  • Künye: Daniel Finn – IRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu), çeviren: S. Erdem Türközü, Ayrıntı Yayınları, tarih, 240 sayfa, 2025

Naunihal Singh – Askerî Darbelerin Stratejik Mantığı (2025)

Naunihal Singh’in bu çalışması, askeri darbelerin nasıl gerçekleştiğini ve neden bazılarının başarılı olup bazılarının başarısız olduğunu anlamak için kapsamlı bir analiz sunuyor. ‘Askerî Darbelerin Stratejik Mantığı: Yönetime El Koymak’ (‘Seizing Power – Strategic Logic of Military Coups’), bu alandaki mevcut çalışmalardan farklı olarak, darbe girişimlerinin başarısının veya başarısızlığının ardındaki temel faktörün, askeri hizipler arasındaki koordinasyon dinamikleri olduğunu savunur. Kitap, 1950-2000 yılları arasında dünya genelindeki 471 darbe girişimini içeren orijinal bir veri seti ve darbe katılımcılarıyla yapılan 300 saatlik mülakatlara dayanarak yeni bir teori geliştiriyor.

Singh, bir darbenin başarısının, darbecilerin diğer subaylar ve birlikler nezdinde başarının kaçınılmaz olduğu izlenimini yaratma yeteneklerine bağlı olduğunu öne sürüyor. Askeri aktörler, fiili duruma göre genellikle daha güçlü olan “kaçınılmaz zafer” imajını nasıl yansıttıklarını gösteriyor. Bu, darbenin popülaritesinden veya askeri güç üstünlüğünden ziyade, askeri içindeki grupların birbirlerinin eylemlerini tahmin etme ve buna göre koordine olma yeteneğine dayanıyor. Eğer darbeciler, darbenin şimdiden başarılı olduğuna dair güçlü bir sinyal verebilirlerse, diğer birlikler de bu “kazanan” tarafa katılmaya meyilli olurlar.

Kitap, darbe dinamiklerini kökenlerine göre üç farklı türe ayırır: askeri hiyerarşinin tepesinden gelen darbeler, orta rütbelilerden gelen darbeler ve alt rütbeli askerlerin isyan niteliğindeki darbeleri. Her türün kendine özgü başarı olasılıkları ve koordinasyon zorlukları olduğunu gösteriyor. Gana’daki çok sayıda darbe ve 1991’deki Sovyetler Birliği’ndeki darbe girişimi gibi vaka analizleriyle teorisini destekleyen Singh, kitabıyla sivil-asker ilişkileri ve siyasi istikrarsızlık üzerine çalışan akademisyenlere yeni bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Naunihal Singh – Askerî Darbelerin Stratejik Mantığı: Yönetime El Koymak, çeviren: S. Erdem Türközü, Fol Kitap, siyaset, 424 sayfa, 2025

John Alexander Armstrong – Milliyetçilikten Önce Milletler (2025)

John Alexander Armstrong’un ‘Milliyetçilikten Önce Milletler’ (‘Nations Before Nationalism’) adlı eseri, modern milliyetçilik kavramının ortaya çıkışından önceki dönemlerde var olan etnik ve kültürel toplulukların nasıl şekillendiğini ve nasıl işlediğini inceleyen çığır açıcı bir çalışmadır. Armstrong, yaygın kabul görenin aksine, milletlerin modern bir olgu olmadığını, aksine milliyetçilikten çok önce var olduğunu savunuyor.

Kitap, etnik kimliklerin ve toplulukların oluşumunda dinin, dilin, coğrafyanın ve siyasi yapıların oynadığı rolleri detaylı bir şekilde ele alıyor. Armstrong, farklı tarihsel dönemlerde ve coğrafyalarda var olan etnik toplulukları karşılaştırarak, onların ortak özelliklerini ve farklılıklarını ortaya koyuyor. Kitapta, Ortaçağ Avrupa’sından Bizans İmparatorluğu’na, Rusya’dan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar geniş bir coğrafyada var olan etnik toplulukların incelenmesi yer alıyor.

Armstrong, etnik toplulukların oluşumunda mitlerin, sembollerin ve ritüellerin önemini vurguluyor. Ona göre, bu unsurlar, etnik kimliğin inşasında ve sürdürülmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Kitap, etnik toplulukların sadece kültürel bir olgu olmadığını, aynı zamanda siyasi ve ekonomik güç ilişkileriyle de yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Armstrong, etnik toplulukların nasıl siyasi aktörler haline geldiğini ve nasıl devletlerle etkileşimde bulunduğunu analiz ediyor.

  • Künye: John Alexander Armstrong – Milliyetçilikten Önce Milletler, çeviren: S. Erdem Türközü, Nika Yayınevi, siyaset, 2025

Kolektif – Askeri Devrimlerin Dinamikleri (2024)

‘Askerî Devrimlerin Dinamikleri: Savaşın Değişen Yüzü, 1300-2050’ kitabı, 1300’lerden günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde askeri değişimleri ve devrimleri inceleyen kapsamlı bir çalışma.

Kitap, savaşın sadece bir güç mücadelesi değil, aynı zamanda karmaşık insan ilişkilerinin, sosyal yapıların ve teknolojik gelişmelerin bir yansıması olduğunu ortaya koyuyor.

“Askerî devrim” kavramını derinlemesine inceleyerek, bu kavramın tarihsel kökenlerini ve farklı yorumlarını sunar.Askerî devrimlerin, sadece teknolojik yeniliklerle değil, aynı zamanda kültürel ve ideolojik dönüşümlerle de şekillendiğini vurgular.

1300’lerden günümüze kadar olan süreçte savaşın nasıl değiştiğini, teknolojik gelişmelerin savaş taktiklerini ve stratejilerini nasıl etkilediğini detaylı bir şekilde analiz eder.

Savaşın sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve sosyal hayata olan etkilerini inceler.

Savaşların devletlerin yükselişi ve düşüşü, toplumların dönüşümü ve uluslararası ilişkilerin şekillenmesi üzerindeki etkilerini vurgular.

Kitap, gelecekteki savaşların nasıl olabileceği üzerine tahminlerde bulunur.

Yapay zekâ, biyoteknoloji ve diğer teknolojik gelişmelerin savaş alanını nasıl değiştirebileceğini tartışır.

  • Künye: Kolektif – Askeri Devrimlerin Dinamikleri: Savaşın Değişen Yüzü, 1300-2050, derleyen: MacGregor Knox, Williamson Murray, çeviren: S. Erdem Türközü, Fol Kitap, tarih, 296 sayfa, 2024

Kimberly Hutchings, Elizabeth Frazer – Siyasal Kuramda Şiddet (2024)

  • Şiddet içermeyen siyaset olabilir mi?
  • Şiddetin meşrulaştırılabilirliği, varolan düzeni savunmak ya da yıkmak için uygulandığına mı yoksa uygulanma biçimine mi bağlıdır?
  • Şiddet basitçe dolaysız bedensel yaralama mıdır yoksa yapısal, simgesel ya da epistemik şiddetten söz edebilir miyiz?

Bu kitapta Elizabeth Frazer ve Kimberley Hutchings, Niccolo Machiavelli’den Elaine Scarry’ye siyasal kuramcıların bu konuları nasıl ele aldıklarını inceliyorlar.

Siyasette şiddetin hem savunucuları hem de eleştirmenleriyle etkileşime girerek, bu tartışmaların kalıcı temalarını ortaya çıkarmak için çeşitli meşrulaştırma ve retorik stratejilerini analiz ediyorlar.

Siyasal kuramcıların şiddeti ya tarafsız bir araca indirgeyerek ya da adalet ve erdem gibi oldukça farklı kavramlarla özdeşleştirerek, onun ortaya çıkardığı temel zorluklardan nasıl kaçma eğiliminde olduklarını gösteriyorlar.

Şiddet zorunlu olarak hiyerarşik ve dışlayıcı yapılar ve tahayyüllerle sarmalandığı için, şiddeti hizmet ettiği amaçlar ya da nasıl uygulandığı açısından meşrulaştırmanın artık bir anlam ifade etmediğini savunuyorlar.

Terör ve savaş ahlakından radikal ve devrimci siyasi düşünüşe paha biçilmez bir kaynak.

Kitap, Machiavelli’den günümüze şiddet ve siyaset arasındaki kesişime dair çok dikkatli, sistematik ve son derece okunabilir bir giriş ve analiz sunuyor.

  • Künye: Kimberly Hutchings, Elizabeth Frazer – Siyasal Kuramda Şiddet, çeviren: S. Erdem Türközü, Nika Yayınevi, siyaset, 284 sayfa, 2024

Walter Scheidel – Büyük Düzleyici (2024)

‘Büyük Düzleyici’ gelir ve servet eşitsizliğinin tarihsel dinamiklerine ilişkin harikulade bir çalışma.

İnsanların yerleşik hayata geçtiği günden beri maddi eşitsizlik uygarlıkların en temel ve belirgin özelliklerinden biri olageldi.

Çok büyük bir zenginlik çok küçük bir zümrenin elinde toplanırken diğerleri kitleler hâlinde açlık ve sefalet içinde hayatta kalma mücadelesi verdiler.

Bu durum o kadar yaygın biçimde kanıksandı ve dünyanın olağan hâli olarak görüldü ki herkesin kapısını er ya da geç çalacak olan ölüm, birçok kültürde her türlü eşitsizliği en sonunda ortadan kaldıran tek gerçek eşitleyici olarak algılandı.

Hatta insanın ölümlü oluşu eşitsizliğin mağdurlarına zaman zaman huzur bile verdi.

  • Peki, tarihte maddi eşitsizliklerin ortadan kalktığı zamanlar olmadı mı?
  • Bundan sonra olamaz mı?
  • Olursa bunun bedeli ne olacak ve biz buna hazırlıklı mıyız?

Walter Scheidel, birçok ödül kazanan, maddi eşitsizlik sorununa sarsıcı bir bakış getirdiği bu abidevi çalışmasında, işte bu temel sorulara bir yanıt arıyor.

Tarih boyunca eşitsizliği ortadan kaldıran, zengin ile yoksulu ayıran servet dağlarını dümdüz eden, yüz yüze gelenlere kıyamet saatinin geldiğini düşündüren mahşerin gerçek dört atlısıyla bizi tanıştırıyor: büyük savaşlar, devrimler, salgınlar ve devletlerin yıkılışı.

Primat atalarımızın yaşadığı Afrika’nın savanlarından, Amerika’nın en eski yerli uygarlıklarına, Uzakdoğu ve Mezopotamya’nın kültürlerinden Avrupa’nın Ortaçağına ve bugünün modern dünyasına kadar, bu yıkıcı güçlerin bireylerin ve ulusların kaderini nasıl durmaksızın yeniden şekillendirdiğini ve oyun alanını nasıl eşitlediğini gözler önüne seriyor.

Bir anlatıdan ziyade manifesto niteliği taşıyan bu kitap, herkesin bildiği sırları ifşa etmenin ne denli zahmetli bir iş olduğunu da gösteriyor.

  • Künye: Walter Scheidel – Büyük Düzleyici: Taş Devri’nden Bugüne Şiddet ve Eşitsizliğin Tarihi, çeviren: S. Erdem Türközü, Fol Kitap, siyaset, 696 sayfa, 2024

Theda Skocpol – Devletler ve Toplumsal Devrimler (2023)

İnsanlık tarihinde toplumsal devrimler ender görülen olaylardır.

Belki de bu yüzden olsa gerek, tarihin yaklaşık son üç yüzyıllık dönemine insan dünyasının çehresini değiştirmiş Fransız, Rus ve Çin Devrimleri gibi üç geniş çaplı devrimin sığdırılabilmiş olması bugün tarihçilerin ve sosyal bilimcilerin hâlâ kafasını karıştırıyor.

Hatta kimi uzmanlara kalırsa modern çağın kısa tarihini toplumsal devrimlerin “geçit alayı” olarak okumak da mümkün. Başarılı olmuş bu büyük devrimlerin yanı sıra onların gölgesinde kalmış sayısız devrimci hareket de uluslararası siyaset ve sosyolojiye uzun yıllar üzerinde çalışabileceği malzemeler vermeye devam ediyor.

Theda Skocpol’ün kısa süre içinde devrimler tarihi, tarihsel sosyoloji ve siyaset bilimi alanlarının klasiklerinden biri hâline gelmiş bu abidevi eseri, toplumsal devrimlerin anlaşılmasında temel kaynaklardan biri olarak önemini ve güncelliğini hâlâ koruyor.

Büyük çaplı toplumsal değişimlerin dinamiklerini kendi dönemlerinin yapısal koşullarıyla ilişkilendiren Skocpol, modern devletler ile devrimler arasındaki sıkı bağlantıyı ve bunların uluslararası modern devletler sistemiyle ilgisini üç büyük devrim ve onların gölgesinde kalmış İngiltere, Japonya ve Prusya devrimleri gibi örnekler üzerinden çözümlüyor.

Ayaklanmaların, isyanların, çatışmaların ve uluslararası gerginliklerin ortasında, sınıflar, zümreler ve tabakaların değişen çıkarlarının ve ittifaklarının modern çağın örgütlenme biçimleriyle nasıl doğrudan ilgili olduğunu ortaya koyuyor.

Küçük kıvılcımların büyük halk hareketlerini ve onların öngörülemez sonuçlarını nasıl doğurduğunu etkileyici bir berraklıkla sergiliyor.

  • Künye: Theda Skocpol – Devletler ve Toplumsal Devrimler: Fransa, Rusya ve Çin’in Karşılaştırmalı Analizi, çeviren: S. Erdem Türközü, Fol Kitap, siyaset, 560 sayfa, 2023

Alex de Waal – Yeni Salgın Eski Siyaset (2023)

‘Yeni Salgın Eski Siyaset’, modern dünyanın salgın hastalık tehditleriyle başa çıkmak için nasıl bir savaş senaryosu benimsediğini ve bunun defalarca nasıl başarısız olduğunu araştırıyor.

Avrupa ilk olarak on dokuzuncu yüzyılda koleraya karşı “savaş” ilan etti.

Hastalığı yenemedi ama ulus-devletlerin kuruluşuna ve imparatorlukların amaçlarına hizmet etti.

1918’de grip gerçek bir savaştan çıktı ve ne siyasalar ne de tıp tarafından denetim altına alınmadan dünyayı kasıp kavurdu.

Kırk yıl önce AIDS tıp biliminin güvenine meydan okudu.

AIDS hâlâ bizimle, ama onunla yaşamayı öğrendik, özellikle de toplumsal aktivizm ve özgürleştirici siyaset sayesinde.

Bugün, halk sağlığı uzmanları ve onları dinlemeyen siyasi liderler COVID-19’la “savaşmamız” gerektiği konusunda hemfikir.

Toplumlarımızın bu kadar savunmasız olmasının nedenlerini ele almak yerine, tek tek patojenleri hedef almamız ve onları bastırmamız gerektiği konusunda bir fikir birliği var.

Bu fikir birliğinin yanlış olduğunu savunan Alex de Waal, Antroposen için yeni bir demokratik halk sağlığı savunusu yapıyor.

  • Künye: Alex de Waal – Yeni Salgın Eski Siyaset: Hastalığa Karşı Savaşın İki Yüz Yılı ve Alternatifleri, çeviren: S. Erdem Türközü, Nika Yayınevi, tarih, 300 sayfa, 2023

Bruce Haddock – Siyasi Düşüncenin Tarihi (2023)

Fransız ve Amerikan Devrimlerinin Batı’da yarattığı deprem krallıkları yıktı, eskimiş düzenleri tarihe gömdü.

Toplumda yeni aktörler, yeni çıkarlar, yeni çatışmalar ve yeni bağlılıklar yarattı.

Yeni bir dünyanın kurulduğunu ilan ederek insanlara yeniden başlama, dünyayı tekrar kurma umudu aşıladı.

Başarısızlıklarıyla da bugün bile etkisini hissettiğimiz korkutucu hayaletleri dünyanın başına musallat etti.

Siyasetin ne olduğu, ne olması gerektiği ve ne olamayacağı sorularının eskisinden bile daha güçlü bir şekilde sorulmasına ve yanıtlanmasına vesile oldu.

Bu kitap, Fransız Devrimi’nden günümüze kadar olan dönemde, Batı’da çatışan çıkarları temsil eden ve çoğu zaman birbiriyle taban tabana zıt olagelmiş siyaset düzenlerini ve siyaset yapma tarzlarını ele alıyor.

Siyasi düşünceyi modern dünyanın yükselen kurumsal, kültürel ve ekonomik çerçevesi bağlamında ele alan felsefi ve tarihsel bir çözümlemede birleştiriyor.

Devrim, tepki, ulus devleti, özgürlük, totalitarizm gibi Batı’nın düşünce ve siyaset dünyasında yer etmiş temel izlekleri ve siyaset tartışmalarını ele alıyor.

Kant, Burke, Hegel, Cuoco, Mazzini, Tocqueville, Marx, Mill, Lenin, Schmitt, Hayek, Oakeshott, Foucault, Hardt, Negri, Gray ve Rawls gibi isimler üzerinden siyasetin neliğinin ve nasıllığının izini sürerek modern siyasetin ve siyaset felsefesinin fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Bruce Haddock – Siyasi Düşüncenin Tarihi: 1789’dan Günümüze, çeviren: S. Erdem Türközü, Fol Kitap, siyaset, 280 sayfa, 2023