Ersan Üldes – Zafiyet Kuramı (2015)

Ünlü bir Alman yazarın metinlerini çevirmekte olan bir çevirmen, hikâyeleri kendince “iyileştirmeye” koyulur.

Ersan Üldes’in farklı dillere çevrilmiş romanı, özgün tarzıyla, edebiyat tarihindeki ünlü tartışmaları yeniden gündeme getiriyor.

Yayıncılık dünyasına yönelik hicivleriyle de öne çıkan roman, okurunu, bir çevirmenin gülünç dünyasına davet ediyor.

  • Künye: Ersan Üldes – Zafiyet Kuramı, Sel Yayıncılık, roman, 216 sayfa, 2015

Martin Page – Samuel Beckett’a Göre Arıcılık (2015)

Kendini Samuel Beckett’ın asistanı olarak tanıtan, fakat yazarla yakından uzaktan ilgisi bulunmayan bir karakterin sıra dışı hikâyesi.

Kahramanımız, gerçekte oldukça kapalı bir hayat yaşamış Beckett’ın özel dünyasına inmekte, oradan onun hobilerine ve hastalıklarına uzanmakta.

Martin Page’in romanı kısa olmakla birlikte ironik yapısı ve çarpıcı cümleleriyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Martin Page – Samuel Beckett’a Göre Arıcılık, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, roman, 85 sayfa, 2015

Deniz Gezgin – Doğa Defteri 2019 (2019)

Deniz Gezgin, yaklaşık on yıldır mevsim ritüellerini, doğa takvimlerini konu alan yazılar kaleme alıyor.

Doğa olayları üzerine inşa edilmiş bu güzel ajanda ise, söz konusu yazıların küçük ve güzel bir meyvesi.

Ajandanın, doğaya yalnızca bilimsel açıdan değil, aynı zamanda geleneklerin ve kültürün çerçevesinden bakması ise, çalışmayı keyifli kılan başlıca husus.

Böylece ajandada, mevsimlerinden seyrinden gündönümlerine, Bocuk gecesinden zemheri fırtınasına, karakoncolos fırtınasından hayvanların ve bitkilerin davranışlarına pek çok doğa olayına yer veriliyor.

  • Künye: Deniz Gezgin – Doğa Defteri 2019, Sel Yayıncılık, ajanda, 184 sayfa, 2018

Elias Canetti – Marakeş’te Sesler (2015)

Batılı bir yazarın, kendisine tümüyle yabancı Doğu’yla karşılaşması ve bunun kendisinde uyandırdığı izlenimler, bu kitabın konusu.

Elias Canetti, neredeyse hiçbir görüntüyü, sesi ve kokuyu kaçırmayan bakışıyla Müslüman Arap şehri Marakeş’i sokak sokak, meydan meydan adımlıyor.

Ve bu geziden bize, çarşıların cıvıltısı, evlerin sessizliği, kafes ardındaki kadınların bakışları, öykücüler ve arzuhalciler yansıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Marakeş’te Sesler, çeviren: Kâmuran Şipal, Sel Yayıncılık

Fikret Adil – Beyaz Yollar, Mavi Deniz (2018)

Beyoğlu’nun bohem hayatını anlatan eserleriyle bildiğimiz Fikret Adil, şimdi de bir Ege-Akdeniz yolculuğuna dair izlenimleriyle karşımızda.

Adil’e bu yolculuğunda, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu da eşlik edecektir.

Adil, kendine has tarzıyla bu yolculuğu ve bu yolculukta karşılaştıklarını keyifli bir üslupla aktarıyor ve böylece gezi edebiyatının en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyor.

Yazar bunu yaparken de, bir yandan Halikarnas Balıkçısı’nın hikâyelerine öte yandan da Sabahattin Eyüboğlu’nun yoldaşlığına uğruyor.

İstanbul’dan İzmir’e, İzmir’den Bodrum’a uzanan; doğa, çam ağaçları, yıldızlı geceler, edebiyat ve sanatın hemhal olduğu bir gezi.

  • Künye: Fikret Adil – Beyaz Yollar, Mavi Deniz, Sel Yayıncılık, gezi, 94 sayfa, 2018

Hakan Karakaşoğlu – Mumsema Han (2015)

Kumaşçı yamağı Adem’in gözünden Eminönü, Kapalı Çarşı, Tahtakale gibi İstanbul’un ticaret ve turizm merkezlerinde yaşam.

Kendi ayakları üzerinde durmaya henüz adım atmış Adem, buralardaki esnafın dünyasına, insani ilişkilerine ve çelişkilerine tanıklık ederken, dünyasını alt üst edecek bir aşkın beklenmedik trajedisini de sırtlanacaktır.

  • Künye: Hakan Karakaşoğlu – Mumsema Han, Sel Yayıncılık

Pierre Bourdieu – Karşı Ateşler 2 (2018)

“Neoliberal İncil, ekonomik gelenekçilik öylesine evrensel olarak aşılanmış ve öylesine oybirliğiyle kabul edilmiştir ki tartışma ve karşı çıkış etkilerinin dışında görünür.”

Daha önce burada yer verdiğimiz ve Bourdieu’nün neoliberal felakete karşı direnme yolları üzerine düşündüğü ‘Karşı Ateşler’, şimdi ikinci cildiyle karşımızda.

Bourdieu, bugün, 19. yüzyılda bilimsel alanda kendini gösteren ve dünyayı ekonominin kör güçlerine bırakmayı reddederek, ülküselleştirilmiş bir dünyanın değerlerini toplumsal dünyanın bütününe yaymayı isteyen geleneği yeniden canlandırmak gerektiğini özellikle vurguluyor.

‘Karşı Ateşler’in asıl amacı da, bu.

Bourdieu özerkliklerini korumak ve mesleklerine bağlı değerleri aşılamak için araştırmacıları, yani akademisyenleri harekete geçmeye çağırıyor.

Yazar, akademisyenlerden başlayıp militanlara uzanan muhalefet hattını, yeni seferberlik ve eylem biçimleri etrafında bir araya getirecek alternatif örgütlenmelerin neler olabileceğini derinlemesine bir bakışla irdeliyor.

İlk yayımlanışının üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen ‘Karşı Ateşler’, neoliberal hegemonyanın dayatmalarına karşı neler yapılabileceği üzerine düşünmek konusunda çok iyi bir rehber olmaya devam ediyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Karşı Ateşler 2: Avrupa Sosyal Hareketi İçin, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, siyaset, 100 sayfa, 2018

Hannah Arendt – Sorumluluk ve Yargı (2018)

Hannah Arendt’in ahlak, sorumluluk, hakikat, ırkçılık, politik kriz, kötülük ve kolektif suç gibi pek çok güncel sorun üzerine derinlemesine düşündüğü makale, konuşma ve dersleri, bu kitapta.

“Hem ahlaki hem de politik olarak, kayıtsızlık en büyük tehlikedir.” diyen Arendt kitabında,

  • Yahudi soykırımının bugüne yansımalarını,
  • Vietnam savaşının dünyadaki politik krize etkilerini,
  • Politik krizle ahlaki çöküş arasındaki ilişkiyi,
  • Irkçılığın üstesinden nasıl gelebileceğimizi,
  • Diktatörlük koşullarında kişisel sorumluluğun önemini,
  • Ahlak felsefesinin tarihsel ve güncel sorunlarını,
  • Politik eylemin ve söylemin tezahür edeceği uygun bir uzam olarak kamusal alanı,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Künye: Hannah Arendt – Sorumluluk ve Yargı, çeviren: Müge Serin, Sel Yayıncılık, siyaset, 264 sayfa, 2018

Javier Marías – Duygusal Adam (2009)

Çağdaş İspanyol edebiyatının önde gelen isimlerinden Javier Marías ‘Duygusal Adam’da, bir opera şarkıcısının, günün birinde karşısına çıkan Natalie Manur’a âşık oluşunu hikâye ediyor.

Hayatını, Avrupa’nın farklı kentlerinde konserler vererek geçiren bir opera şarkıcısı, yaptığı tren yolculuklarından birinde, yanında iki adamla birlikte yolculuk yapan Natalie Manur’la karşılaşır.

Kadına âşık olan şarkıcı, daha sonra, ona eşlik eden adamlardan biriyle tanışır.

Bu tanışma, şarkıcıyı Manur’a âşık olmaya götüren sürecin başlangıcı olacaktır.

Fakat hem şarkıcıyı hem de kadını bir sorun beklemektedir:

Manur’un işadamı kocası, bu aşkın önüne geçmek için elinden geleni yapacaktır.

  • Künye: Javier Marías – Duygusal Adam, çeviren: Ayşe Ayhan, Sel Yayıncılık, roman, 142 sayfa

André Aciman – Adınla Çağır Beni (2009)

André Aciman’ın anı kitabı ‘Out of Eqypt’, yayımlandıktan kısa bir sonra Whiting Ödülü’nü kazanmıştı.

‘False Papers’ başlıklı bir deneme kitabı da bulunan Aciman’ın, elimizdeki romanı ise 2007’de yayımlandı.

Bu roman yayımlandıktan sonra, New York Times tarafından “Yılın Dikkate Değer Kitabı” seçildi.

Aciman bu romanında, beklenmedik bir şekilde insanın karşısına çıkan aşkı anlatıyor.

Delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında bir süreliğine kalmaya gelen bir konuğun arasındaki aşka dayanan roman, bu aşkın her iki karakterin dünyasında yarattığı dönüşümleri hikâye ediyor.

Roman, aşk, aşkın gücü ve olağanüstülüğüne saygı duruşunda bulunuyor.

  • Künye: André Aciman – Adınla Çağır Beni, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Sel Yayıncılık, roman, 245 sayfa