Charles Darwin — İnsanlarda ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi (2026)

Charles Darwin’in bu kitabı, duyguların ifade ediliş biçimlerinin biyolojik kökenlerini araştıran ilk kapsamlı bilimsel incelemelerden biridir. Darwin bu kitapta, insanlarda ve hayvanlarda görülen yüz ifadeleri, beden hareketleri ve jestlerin rastlantısal ya da kültürel olarak tamamen öğrenilmiş olmadığını; evrimsel süreç içinde şekillenmiş ortak bir mirasa dayandığını söylüyor.

Kitabın temel iddiası, duyguların ifade edilme biçimlerinin türler arasında süreklilik gösterdiğidir. Korku, öfke, sevinç, tiksinti ya da şaşkınlık gibi temel duyguların hem insanlarda hem de hayvanlarda benzer bedensel tepkilerle ortaya çıkması, Darwin’e göre ortak atalara uzanan bir evrimsel geçmişe işaret eder. Bu yaklaşım, insanı doğadan kopuk ve ayrıcalıklı bir varlık olarak gören anlayışa doğrudan meydan okur.

Darwin, gözlemlerini desteklemek için farklı kültürlerden insanları, çocukları, akıl hastalarını ve çok sayıda hayvan türünü inceliyor. Fotoğraflar, anekdotlar ve seyahat anlatılarıyla duygusal ifadelerin evrenselliğini gösteriyor. Özellikle yüz kaslarının istemsiz hareketleri, alışkanlık haline gelmiş tepkiler ve bir zamanlar işlevsel olan ama artık anlamını yitirmiş refleksler üzerinde duruyor. Bu bağlamda “yararlı alışkanlıklar”, “karşıtlık ilkesi” ve “sinirsel boşalım” gibi kavramlar, duygusal ifadelerin nasıl ortaya çıktığını açıklamak için kullanılıyor.

‘İnsanlarda ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi (1872)’ (‘The Expression of the Emotions in Man and Animals’), yalnızca psikoloji ve biyoloji için değil, antropoloji ve kültür çalışmaları açısından da dönüştürücü bir etkiye sahip. Darwin, duyguların ahlaki ya da ruhsal bir özden değil, bedensel ve evrimsel süreçlerden doğduğunu göstererek insan davranışlarını bilimsel olarak düşünmenin önünü açıyor. Kitap, insan duygularını doğanın sürekliliği içinde konumlandıran, modern duygu araştırmalarının temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Charles Darwin — İnsanlarda ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi (1872)
Çeviren: Çağatay Tarhan, Şeyma Eren • Ayrıntı Yayınları
Bilim • 320 sayfa • 2026

Charles Darwin – Beagle Yolculuğu (2023)

Güney Amerika (Brezilya, Arjantin, Şili, Peru, Ekvator…), Galapagos Takımadaları, Havai, Yeni Zelenda, Avustralya gibi dünyanın birçok bölgesini dolaşarak bitki ve hayvanları toplamak, onları değerlendirerek gözlemlerini teorik bir çerçeveye oturtmak 22 yaşındaki Charles Darwin’in temel amacıydı.

Bugünün koşullarında kolaymış gibi görünen bu gezi, o günlerde büyük bir özveri gerektiriyordu.

Beş yıl süren bu gezi sırasında genç Darwin deniz tutması dahil bir dizi hastalığa katlanmak zorunda kalmıştı.

Bir yanda daha önce görmediği olağanüstü canlılarla tanışıp onları Doğa Tarihi Müzesi’nin en önemli koleksiyonu olarak derlerken, diğer yanda İspanyol işgalcilerin yerli halklar üzerindeki baskı ve katliamlarına, köleliğin iğrenç yüzüne tanık olur.

Darwin’in eserleri Türkçede ilk kez bir arada basılıyor.

Ayrıntı Yayınları, iki Pulitzer ödüllü Edward O. Wilson’un derleyerek illüstrasyonlarla zenginleştirdiği ‘Beagle Yolculuğu’ndan (1845) sonra ‘Türlerin Kökeni’ (1859), ‘İnsanın Türeyişi’ (1871) ve ‘İnsan ve Hayvanlarda Duyuların İfadesi’ (1872) kitaplarını da yayımlayarak külliyatı tamamlayıp tek bir kutu içinde okurlarla buluşturacak.

Ölümünden 123 yıl sonra büyük bilim insanına, Charles Darwin’in anısına saygıyla.

  • Künye: Charles Darwin – Beagle Yolculuğu, çeviren: Çağatay Turhan, Ozan Karakaş ve Şeyma Eren, Ayrıntı Yayınları, bilim, 400 sayfa, 2023

Kolektif – Yaratılış mı Evrim mi? Bilim İnsanları Yaratılışçılığı Tartışıyor (2017)

Evrim gerçeği her bilimsel gelişmede yeniden ve yeniden doğrulandığı için, kuramın karşıtları da “Dünya altı günde yaratıldı” gibi modası geçmiş tezlerden ziyade daha güncel karşı söylemlere başvurmak zorunda kalıyor.

İşte elimizdeki bu harikulade çalışma da, yaratılışçılığın evrim karşıtı güncel argümanlarını yerle bir etmek konusundaki acil ihtiyaca yanıt veriyor.

Kitapta,

  • Darwinizm, yaratılışçılık ve “akıllı tasarım” arasındaki temel farklar,
  • Yeni evrim karşıtlığı olarak “akıllı tasarım” taraftarlarının özellikleri,
  • Yaratılışçılıkla ilgili problemler,
  • Evrim karşıtlığını canlı tutan dini ve ideolojik dinamikler,
  • Yaratılışçılığın hayatın kökenine getirdiği yorumlar,
  • Biyolojik karmaşıklık,
  • Mantık ve matematiğe aldatmaca için başvurulması,
  • Metodolojik doğalcılığın sınırları,
  • Bilimsel metodolojiler ve evrimsel biyoloji,
  • Ve evrimi öğretmenin neden vazgeçilmez olduğu gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Evrim karşıtlığı geri döndü ve artık yeni isimlere sahip. Fakat bu yeni isimler aynı eski argümanlar üzerine yapıştırılmış yeni etiketlerden fazlası değil.

İşte bu kitap da, bunu eksiksiz bir şekilde gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Kolektif – Yaratılış mı Evrim mi? Bilim İnsanları Yaratılışçılığı Tartışıyor, derleyen: Andrew J. Petto ve Laurie R. Godfrey, çeviren: Şeyma Eren, Çağatay Tarhan ve Önder Kılıç, Ayrıntı Yayınları, bilim, 448 sayfa