Bernard Malamud – Tamirci (2013)

  • TAMİRCİ, Bernard Malamud, çeviren: Başak Yenici, Kafka Kitap, roman, 341 sayfa

TAMIRCI

Bernard Malamud ‘Tamirci’de, korkunç bir cinayet hikâyesi ekseninde, Batı’da 20. yüzyılın başındaki Yahudi düşmanlığını anlatıyor. 1900’lü yılların başındaki Kiev’de, Yahudi düşmanlığı korkutucu boyutlara ulaşmıştır. Günün birinde şehirde, on iki yaşında bir Rus çocuğu vahşice bıçaklanarak öldürülmüştür. Buradaki Yahudi kesimi, ayin yapmak amacıyla cinayeti işlemekle suçlanır. Yöneticilerin günah keçisi olarak ilan ettiği kişi ise, becerikli bir Yahudi tamirci olan Yakov’dur. Yakov şimdi, kendisi şahsında şehirdeki cemaatine karşı uygulamaya konan bir linç kampanyasından kurtulmak için masumiyetini ispatlamak zorundadır.

Steven Roger Fischer – Dilin Tarihi (2013)

DILIN

Steven Roger Fischer’in özel dilbilim terminolojisi ya da yöntemleri hakkında hiçbir önbilgi gerektirmeyen kitabı ‘Dilin Tarihi’, dilin nitelikli bir tarihini sunuyor.

Dili, yalnızca insan dillerini değil, hayvan dillerini de kapsayacak şekilde ele alan Fischer, bütün hayvanların dillerinden primat dillerine, genel olarak Homo Sapiens‘lerin dilinden büyük dil ailelerine, yeni küresel toplumun dil kullanımından özgül dil ailelerine ve İngilizcenin muhtemel geleceğine kadar, dilin kapsamlı bir hikâyesini kaleme getiriyor.

Çalışma, dilbilim öğrencilerinin yanı sıra, konuya giriş yapmak isteyen okurlara da hitap ediyor.

  • Künye: Steven Roger Fischer – Dilin Tarihi, çeviren: Muhtesim Güvenç, İş Kültür Yayınları, dilbilim, 260 sayfa

Syd Field – Senaryo (2013)

  • SENARYO, Syd Field, çeviren: Şerif Erol, Alfa Yayınları, rehber, 407 sayfa

SENARYO

Syd Field’ın, ilkin 1979’da yayımladığı ‘Senaryo’su, aradan geçen zamana rağmen halen alanın popüler kitaplarından. Amerikan film endüstrisinin içinden bir isim olan Field’ın çalışması, senaryo yazımının temelleri konusunda nitelikli bir rehber. Kitapta konu, karakter yaratımı, hikâye ve karakter uyumluluğu, bitişler ve başlangıçlar, dönüm noktaları, sahne, sekans ve olayların dizilişi gibi, senaryo söz konusu olduğunda akla gelebilecek pek çok detay açıklanıyor.

Stephen King, Robin Furth, Peter David, Sean Phillips ve Richard Isanove – Kara Kule: Silahşor (2013)

  • KARA KULE: SİLAHŞOR, Stephen King, Robin Furth, Peter David, Sean Phillips ve Richard Isanove, çeviren: Canan Kim, Altın Kitaplar, çizgiroman, 136 sayfa

KARA

Stephen King’in ünlü ‘Kara Kule’ serisinin çizgi roman uyarlaması olan elimizdeki eser, Gilead Dükalığı’nı ele geçiren John Farson’a karşı mücadele eden son silahşor Roland Deschain’in gençlik döneminde geçiyor. Maceranın bu ilk cildinde Deschain, Farson tarafından tüm silahşorların katledildiği tehlikeli bir dönemde, çoklu gerçekliklerin merkezi olan efsanevi Kara Kule’yi bulmak zorundadır. Deschain, kuleye gidecek olan yolun tek rehberi Siyahlı Adam’ın kılavuzluğunda ilerlerken, Farson ve onun görevlendirdiği kötücül kişilerin yanı sıra, Yok Adamlar ve mutantlardan oluşan pek çok düşmanla baş etmeye çalışacaktır.

Kolektif – Kore Savaşı (2013)

  • KORE SAVAŞI, Kolektif, derleyen: Mehmet Ali Tuğtan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 224 sayfa

KORE

‘Kore Savaşı’, Kuzey Kore birliklerinin Güney Kore’ye ani saldırısıyla başlayan ve 1950-1953 arasında süren Kora Savaşı’nı akademik bir perspektiften irdeliyor. Buradaki makaleler, Soğuk Savaş’ta uluslararası siyasetin Kore Savaşı’na etkisi; Kore Savaşı’nın siyasi-stratejik ikilemleri; Türkiye’nin NATO’ya giriş sürecinde Kore Savaşı’nın etkisi; savaşın Türk ordusunun dönüşümündeki rolü; DP hükümetinin Kore’ye asker gönderme kararı karşısında CHP’nin muhalefeti; Kore Savaşı’nın Türkiye toplumundaki etkileri ve Türk savaş anlatılarında Çin topraklarının ve insanlarının imajı gibi ilgi çekici konulara odaklanıyor.

Savaşta Bir Yazar: Vasili Grossman (2013)

  • SAVAŞTA BİR YAZAR: VASİLİ GROSSMAN, yayına hazırlayan: Antony Beevor ve Lyuba Vinogradova, çeviren: Sabri Gürses, Can Yayınları, anlatı, 382 sayfa

SAVASTA

‘Savaşta Bir Yazar’, edebiyatın önemli eserlerinden olan ‘Yaşam ve Yazgı’nın yazarı Vasili Grossman’ın savaş yazılarını bir araya getiriyor. Kızıl Ordu gazetesi olan Krasnaya Zvedza’nın özel muhabiri olan Grossman 1941-1945 yılları arasında Sovyet cephelerinde yaşananların tanığı olmuştu. Cephede bin günden fazla bir süre kalan Grossman’ın yazıları, gözlemlerinin yetkinliği ve insani bakışı merkeze almalarıyla öne çıkıyor diyebiliriz. Alman ordusunun Sovyetler’i işgal etmesiyle başlayan yazılar, savaşın acımasız gerçeklerini betimlediği gibi, bizzat Sovyetler’in insanlık dışı uygulamalarını ortaya dökmekten de çekinmiyor.

Akillas Millas – Hâlâ Hatırlıyorum (2013)

  • HÂLÂ HATIRLIYORUM, Akillas Millas, Adalı Yayınları, anlatı, 160 sayfa

HALA

‘Hâlâ Hatırlıyorum’ sergisinde, Akillas Millas’ın nadir koleksiyonundan 1900’lerin ilk yıllarına kadarki Büyükada’ya yer verilmişti. Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan bu katalog, Millas’ın sergide yer almış çizimleri, kartpostalları, fotoğrafları, resimleri ve yazılarını bir araya getiriyor. 1934 yılında İstanbul’da doğan Millas, çocukluk ve gençlik yıllarının tamamını Büyükada’da geçirmiş. 1970’ten beri Atina’da yaşayan,  bu belgelerle bir anlamda Büyükada hasretini dile getirmeyi amaçlayan Millas, adanın günlük hayatını, eski insanlarını, bir kısmının yerini apartmanlara bıraktığı köşk ve konaklarını kayda geçiriyor.

Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri (2013)

  • ARTAMONOFF: BİZANS İSTANBUL’U İMGELERİ, 1930-1947, derleyen: Günder Varinlioğlu, Koç Üniversitesi Yayınları, fotoğraf, 311 sayfa

ARTAMONOFF

‘Bizans İstanbul’u İmgeleri’ sergisinde, 1927-47 yılları arasında İstanbul’da yaşayan Rus asıllı Nicholas V. Artamonoff’un 1935-45 arasında İstanbul’daki Bizans mimarlığı mirasını görüntülediği fotoğrafları sunulmuştu. Tarihi binaların ve kalıntıların nasıl kullanıldığı ve kentsel dokunun geçirdiği dönüşüm, bu hevesli fotoğrafçının eserlerinin başat teması olarak karşımıza çıkıyor. Kitap, İstanbul’un yakın dönem değişimi açısından önemli birer belge niteliği taşıyan söz konusu fotoğrafları bir araya getirmesinin yanı sıra, Artamonoff’un sanatı ve eserlerini farklı yönleriyle analiz eden makalelerle de zenginleşiyor.

Behice Boran’ın Mektupları 1 (2013)

  • BEHİCE BORAN’IN MEKTUPLARI 1, editör: Tuba Akekmekçi ve Tuğba Yıldırım, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, mektup, 263 sayfa

BEHICE

Elimizdeki kitap, Behice Boran’ın 1934 ile 1984 yılları arasında yazdığı çok sayıda mektubu gün yüzüne çıkarıyor. Boran’ın ağırlıklı olarak ailesiyle mektuplaşmalarından oluşan bu cilt, onun meraklı, sorgulayıcı kişiliğini ortaya koyduğu gibi, yaşadığı parasal sıkıntıları, eğitim aldığı ve çalıştığı dönemlerde karşı karşıya geldiği eziyetleri, mutluluklarını ve hüzünlerini dile getiriyor. Mektuplara belge niteliği kazandıran bir husus da, Boran’ın pek bilinmeyen Manisa’daki öğretmenlik yıllarına ışık tutması. Bunlar, Boran’ın 1930’lu yılların Manisa’sının toplumsal hayatıyla ilgili verdiği ayrıntılarla da dikkat çekiyor.

Mustafa Koçak – Çok-Kültürlülük Açısından Dil Hakları (2013)

  • ÇOK-KÜLTÜRLÜLÜK AÇISINDAN DİL HAKLARI, Mustafa Koçak, Liberte Yayınları, siyaset, 495 sayfa

COKKULTURLULUK

Mustafa Koçak elimizdeki çalışmasında, dilsel farklılığın hukuksal bir değer ve hak olarak kabul edilmesi halinde, bunun hangi ilkeler temelinde ve nasıl düzenlenebileceğini araştırıyor. İlkin çok-kültürlülük kavramını ve kültürel hakları ele alan yazar, ardından dilsel adalet çerçevesinde dil haklarının temellerine, bunların özerklik ve korporatif özerklikteki uygulanma pratiklerine odaklanıyor. Farklı ülkelerde dil hakları sorunlarının anayasal ve yasal düzeyde nasıl çözüldüğünü aydınlatan Koçak, böylece Türkiye’nin yakın tarihinin en önemli meselelerinden olan Kürt sorununun merkezi unsurlarından birine de temas ediyor.