Uwe Neumahr – Miguel de Cervantes (2018)

Miguel de Cervantes Saavedra, Avrupa edebiyatında bir olaydır.

Yazar, ‘Don Kişot’ ile romanın tarihini başka herkesten daha fazla değiştirdi.

Fakat Cervantes’in kendi hayatı da maceralı ve âdeta roman gibidir.

Birkaç örnek:

Bir düello sonucunda İspanya’dan kaçtı.

İnebahtı Deniz Savaşı’nda cesaretiyle ün saldı, ancak sol eli parçalandı.

Daha sonra Berberi korsanlara esir düştü, gözü pek firar girişimlerinde bulundu ve serbest bırakıldıktan sonra, kısa bir süre Kral II. Felipe’nin istihbarat servisine çalıştı.

Aforoz edildi ve bir cinayet suçlamasıyla hapse düştü.

Zaman zaman karanlık kişilerle ahbaplık ettiğinden, yeraltı dünyasının kötü kokularına bulaştı.

Taklitçi bir yazara karşı kendini savunmak zorunda kaldı ve edebiyat dünyası içinde de efsanevi düşmanlıkları oldu.

Ve tabii en önemlisi de, romanın tarihini başlatmış ‘Don Kişot’ eserini yazdı.

İşte Uwe Neumahr imzalı bu muhteşem kitap, bu sıra dışı kişinin hayatının dönüm noktalarını sunuyor.

Cervantes’in hayatı ve görkemli eserleri hakkında eşsiz bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Uwe Neumahr – Miguel de Cervantes: Delidolu Bir Hayat, çeviren: Erol Özbek, İletişim Yayınları, biyografi, 392 sayfa, 2018

Kadriye Kaymaz – Gölgedeki Kalem: Emine Semiye (2009)

Kadriye Kaymaz ‘Gölgedeki Kalem’de, ilk Türk kadın yazarlarından ve kadın hareketinin öncü isimlerinden; edebiyat eserleri, gazete yazıları, sosyal ve siyasî faaliyetleriyle yaşadığı dönemde adından söz ettiren Emine Semiye Hanım’ın biyografisini sunuyor.

1864-1944 yılları arasında yaşayan Emine Semiye ayrıca, ünlü tarihçi ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı, mantıkçı Ali Sedad Bey ile ilk Türk kadın romancısı olarak kabul edilen Fatma Aliye’nin kız kardeşiydi.

Kaymaz’ın kapsamlı çalışması, Emine Semiye’nin kimliğini oluşturan parçalar yardımıyla onun bir yazar olarak portresini ana hatlarıyla çizmesi ve hayatı hakkında dağınık halde bulunan bilgileri bir araya getirmesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.

Emine Semiye’ye dair bir monografi olarak da düşünülebilecek kitap, yazarın biyografisi kadar bibliyografyasını da belirlemeye çalışıyor.

  • Künye: Kadriye Kaymaz – Gölgedeki Kalem: Emine Semiye, Küre Yayınları, biyografi, 267 sayfa

Mehmet Başaran, Aysun Sarıbey Haykıran ve Ali Özçelik – Atçalı Kel Mehmed Efe (2018)

Zeybekler, daha çok Milli Mücadele sürecinde iyi savaşçı olmalarıyla bilinir.

Fakat bu bilgi, kısmen eksiktir.

Zira zeybeklik, maharetli savaşçılık potansiyeli bir yana, yapısal ve folklorik öğeler de barındıran bir müessesedir.

Mehmet Başaran, Aysun Sarıbey Haykıran ve Ali Özçelik’in bu özenli çalışması da, Atçalı Kel Mehmed Efe’nin yaşamı ve mücadelesi üzerinden zeybeklik kurumunu kapsamlı bir bakışla izliyor.

Kitapta kronolojik bir yaklaşımla,

  • “Zeybek” adı verilen silahlı grubun, Osmanlı zamanlarından başlayarak Batı Anadolu’daki gelişimi,
  • yüzyıl başlarından 19. yüzyılın son çeyreğine kadar “azap,” “levend,” “korsan,” “sekban” ve son olarak da “zeybek” olarak adlandırılmış Batı Anadolu gençlerinin silahşorluktan eşkıyalığa uzanan tarihsel serüvenleri,
  • Umur Gazi geleneğinin mirasçıları,
  • Saruhanoğulları’nın meşhur süvarileri,
  • Ege korsanları,
  • Ve Celali bölükleri gibi birçok önemli konu ele alınıyor.

Çalışmanın omurgasını ise, 1829’da başlayıp çok geniş bir alanı etkileyen ve 1830’da kanlı biçimde bastırılan Büyük Zeybek İsyanının lideri Atçalı Kel Mehmet Efe’nin yaşamı ve faaliyetleri oluşturuyor.

Zengin arşiv kaynaklarına dayanan kitap, Batı Anadolu eşkıyalarının, halk kahramanı zeybeklerinin yüzlerce yıllık tarihini ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Mehmet Başaran, Aysun Sarıbey Haykıran ve Ali Özçelik – Atçalı Kel Mehmed Efe: Batı Anadolu’da Eşkıyalık ve Zeybeklik, Kitap Yayınevi, tarih, 325 sayfa, 2018

Stefan Zweig – Castellio Calvin’e Karşı (2018)

On altıncı yüzyılın reform hareketinin önderlerinden Calvin, Katolik Kilisesi’ne karşı mücadele ederken “düşünce ve inanç özgürlüğü”nü savunmuş ve zorlu bir savaştan sonra, Cenevre’de iktidarı ele geçirmişti.

Fakat iktidar süreci, Calvin’in bir diktatöre dönüşmesiyle sonuçlandı.

Bu dönemde insanları diri diri yaktıracak denli vahşileşmiş Calvin, kendi düşünceleri dışında her türlü fikri sert biçimde bastıran, topluma kendini zorla kabul ettiren bir tirana dönüşür.

Fakat Calvin’in diktatörlüğünün nefes aldırmadığı bu yıllarda, döneminin önde gelen bilginlerinden Sebastian Castellio, bu teröre isyan edecektir.

Calvin’in kendi görüşlerine aykırı fikirleri savunduğu gerekçesiyle Miguel Servet adında bir başka bilgini din adına yaktırmasından sonra Castellio, “Bir insanı öldürmek asla bir öğretiyi savunmak değildir, bilakis: Bir insanı öldürmektir.” diyecektir.

İşte tarihsel kişiliklere dair biyografileri çok sevilen Stefan Zweig, şimdi bu iki karakteri, yaşadıkları çağın gerçekleri içinde karşımıza çıkarıyor.

Zweig, Castellio bağlamında, zorbalığa karşı tek başına ayakta duran bir vicdanın çarpıcı mücadelesini sunuyor.

Kitap, sadece kendi dönemini değil, kendinden sonraki düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü mücadelesine büyük katkı sağlayacak Castellio’nun efsanevi mücadelesini bize yeniden hatırlatmasıyla önemli.

  • Künye: Stefan Zweig – Castellio Calvin’e Karşı: Ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı, çeviren: Mustafa Topal ve Kıvanç Koçak, İletişim Yayınları, biyografi, 241 sayfa, 2018

Bertrand Bareilles – Paris’te Bir Türk (2018)

1806 ve 1811 yılları arasında Paris’te, Osmanlı’nın fevkalade büyükelçisi sıfatıyla bulunmuş Abdürrahim Muhib Efendi’nin adı tarihçilerce pek anılmasa da, aslında önemli görevler ifa etmiş bir diplomattı.

Örneğin Muhib Efendi, Divan’ın bir elçiyi bir Hıristiyan ülkesinde bu kadar uzun zaman bırakmış olmasının ilk örneği olduğu gibi, kendisi de Fransa’da kaldığı süreçte Napolyon döneminin dışişleri bakanları Talleyrand, Champagny ve Maret ile sıkı pazarlıklara girişmiş, devamında General Sebastiani’nin İstanbul’a gönderilmesini sağlamış ve böylece Osmanlı’nın Fransa ile önemli bir müttefiklik sözleşmesinin sağlanmasına vesile olmuştu.

Bu kitabın yazarı Bertrand Bareilles ise, önceleri İstanbul’da Fransızca öğretmenliği yaparken, Abdülhamid döneminde sarayla yakınlaşmış ve bu dönemde siyasete yön veren önde gelen isimlerle yakın ilişkiler kurmuş bir oryantalistti.

Kitap, Muhib Efendi’nin siyasi ve bireysel macerasının izini sürüyor, bunu yaparken de bir döneme ışık tutuyor.

  • Künye: Bertrand Bareilles – Paris’te Bir Türk: Abdürrahim Muhib Efendi, çeviren: Birsel Uzma, Kırmızı Kedi Yayınevi, tarih, 114 sayfa, 2018

Jona Lendering – Büyük İskender (2018)

Büyük İskender, 11 Haziran 323 tarihinde Babil’de öldüğünde henüz 33 yaşındaydı, fakat ardında, gerçek anlamda bir dünya imparatorluğu bırakmış, antik dünyanın ve belki de tarihin gelmiş geçmiş en büyük askeri lideriydi.

Antikçağ Yunan hikâyelerinden, Babil hükümdarlık kayıtlarından, İran kökenli belgelerden yararlanan bu kitap ise, en kapsamlı Büyük İskender biyografilerinden biri olmaya aday.

Tarihçi Jona Lendering, uzun soluklu araştırmalarının ürünü olan kitabında,

  • Büyük İskender’in doğduğu Makedonya İmparatorluğu’nu,
  • Babası Philippos’u,
  • Yetiştiği çevreyi,
  • Hocalarını,
  • Aldığı siyasi ve askeri eğitimi,
  • Liderlik yeteneklerini,
  • Devlet yönetimine getirdiği yenilikleri,
  • Kazandığı büyük başarıların altındaki etkenleri,
  • Ve en büyük siyasi ve askeri hatalarını kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Lendering’in çalışması, Büyük İskender’in kişiliği, savaştığı ordular, başka devletlerle ilişkileri, kısacası bu önemli tarihi aktöre dair bilinmesi gereken pek çok önemli ayrıntıyı bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Jona Lendering – Büyük İskender, çeviren: Burak Sengir, Kronik Kitap, biyografi, 456 sayfa, 2018

Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf (2018)

Burcu Pelvanoğlu’nun bu güzel ve özenli çalışması, ilk kadın ressamlarımızdan Hale Asaf’ın hayatına ve çalışmalarına odaklanıyor.

Hale Asaf, Osmanlı’nın son dönemiyle Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan kısacık hayatına az ama her biri de etkileyici eserler sığdırdı.

Bu kitap ise, Asaf’ın İstanbul, Paris, Berlin ve Bursa’da sürdüğü yaşamını, aile çevresini, bir sanatçı olarak yetişme sürecini, bohem kişiliğini ve içinde yaşadığı toplumun özgünlükleri içinde ortaya koyuyor.

Pek çok tanıklık ve çok sayıda belgeye dayanması, ayrıca daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış tablolara yer vermesi, kitabı nitelikli kılan hususların başında gelmekte.

  • Künye: Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 232 sayfa, 2018

Ömer Sercan – Bir Ömür Birkaç Hayat: Osman Necmi Gürmen (2014)

Çok satan romanlarıyla bildiğimiz Osman Necmi Gürmen’in, Siverek’ten Paris’e uzanan inişli çıkışlı hayatından kesitler.

Gürmen’in Bucak aşiretinin reisi olan Osman Paşa’nın torunu olarak Siverek’te doğuşu, Saint Joseph Lisesi’ndeki günleri, Fransa’ya gidişi, muhabirlik yılları, ilk kitaplarını yayınlama süreci ve daha birçok detay, burada.

Yazarın hayatına daha yakından bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: Ömer Sercan – Bir Ömür Birkaç Hayat: Osman Necmi Gürmen, Gölgeler Kitap

Neşe Doster – Celile (2015)

Kendini Kadıköy tarihini araştırmaya adamış Müfid Ekdal’ın 55 yıllık eşi Celile Selahiye Ekdal’ın Halep’ten İstanbul’a uzanan maceralı hayatından sayfalar.

Çocukluk ve gençlik yılları Halep’te geçen, Beyrut’ta öğrencilik yapmış, ardından İstanbul’da yaşamaya başlamış Celile Hanım’ın roman tadında hayatı, aynı zamanda bir devrin hikâyesi olarak da okunabilir.

  • Künye: Neşe Doster – Celile, Destek Yayınları

Kolektif – Annem Masume Hanım (2015)

98 yaşında vefat eden koca çınar Masume Batu Hanım’ın Osmanlı’nın son yıllarından günümüze uzanan, kendisinin kişisel hayatı için olduğu kadar Türkiye yakın tarihi için de çok önemli bilgiler barındıran anılar.

Burada kimler yok ki! Mustafa Kemal’den Cemal Reşit Rey’e, Malta sürgünlerinden Cumhuriyet’in ilanına pek çok kişi ve olay…

  • Künye: Kolektif – Annem Masume Hanım, derleyen: Leyla Batu Pekcan, Pan Yayıncılık