Erendiz Atasü – Bilinçle Beden Arasındaki Uzaklık (2009)

‘Bilinçle Beden Arasındaki Uzaklık’ta Erendiz Atasü, edebiyatın rehberliğinde, kadın bedenini ve yaşamını sorguluyor.

Atasü’nün, 1990’lardan bugüne, Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli üniversitelerde ve edebiyat kongrelerinde yaptığı sunumlardan, okuduğu ve etkilendiği kitaplar üzerine kaleme aldığı yazılardan derlenen kitapta yer alan birçok metin, beden, beden/bilinç izleklerini işliyor.

Kitabın ikinci izleği de, insanın zaman ve mekânla ilişkisi. Atasü’nün denemeleri, ataerkilliğin sorgulanması konusunda özgün bir bakış açısı sunuyor.

Denemelerin bunun yanı sıra, Atasü’nün, yerli ve yabancı edebiyat eserlerine yaptığı zengin atıflarla da dikkat çektini söyleyelim.

  • Künye: Erendiz Atasü – Bilinçle Beden Arasındaki Uzaklık, Everest Yayınları, deneme, 243 sayfa

Mahmud Derviş – Gazze İçin Sessizlik (2009)

‘Gazze İçin Sessizlik’, Filistinli büyük şair Mahmud Derviş’in, yaşadığı coğrafyadaki tanıklıklarını barındırıyor.

Küçük bir çocukken deneyimlediği zulmü anlatan Derviş, Filistin’in sonu gelmez acılarının, bu coğrafyada yaşanan yıkımın belleğini oluşturuyor.

“Filistin’in içinde bulunduğu perişan hali, sadece sürgünün yarattığı şartlara bağlamamak bizim elimizde. Savaşarak ancak bizi sürgüne iten sebeplerin üstesinden gelip faillerine karşı bir zafer elde etmiş oluruz”” diyen Derviş, iyimserliğini kaybetmeden, yaşanan kötü günlerin nasıl aşılabileceğine odaklanıyor.

  • Künye: Mahmud Derviş – Gazze İçin Sessizlik, çeviren: Hakan Özkan, Özgür Yayınları, deneme, 144 sayfa

John Reed – John Reed’in Eğitimi (2009)

‘John Reed’in Eğitimi’, Amerikalı şair, savaş muhabiri ve yazar John Reed’in muhtelif yazılarını bir araya getiriyor.

Savaş muhabirliği yaptığı esnada, Meksika’da Zapatist hareketi izleyen Reed, isyanın lideri Pancho Villa’yla dost olmuştu.

Reed ayrıca, Sovyetler’deki devrimin de ateşli savunucularındandı.

Bu kitapta, Reed’in savaş muhabirliği yaptığı esnada, gazetecilikte çığır açan ‘Paterson’da Savaş’ ve ‘Meksika’da İsyan’ gibi yazıları ile en meşhur metinlerinden olan ‘Dünyayı Sarsan On Gün’ün özeti yer alıyor.

Kitapta ayrıca, John Stuart tarafından, Reed’in ideolojik gelişimi ve hayatının anlamı üzerine yazılan kapsamlı bir önsöz de yer alıyor.

  • Künye: John Reed – John Reed’in Eğitimi, çeviren: N. Rikkat Çobanoğlu, Pencere Yayınları, deneme, 297 sayfa

Tuğba Sarıünal – Arkadaşlar, Ev Halim (2015)

Sosyal medyanın içi boş paylaşımlarının, onun dayattığı klişelerin ve “profillerin” dışında kalan, bir nevi sosyal medya anti kahramanı bir kadının romanı.

Tuğba Sarıünal’ın karakteri, erkek egemen dünyanın tüm alışkanlık ve ezberleri ile fit beden ve para tapınmacılığını arkasına almış bu kültürü kendine has üslubuyla yerden yere vuruyor.

  • Künye: Tuğba Sarıünal – Arkadaşlar, Ev Halim, Destek Yayınları

Robert Musil – Aptallık Üzerine (2018)

Aptallığı yetenek, ilerleme, umut ya da gelişmeden ayırt etmek bu kadar zor olmasaydı, zaten hiç kimse aptal olmak istemezdi.

Kitapları Naziler tarafından yasaklanan Robert Musil, aptallık üzerine bu meşhur konuşmasını, Alman faşizminin en güçlü olduğu dönemde yapmıştı.

İroni ve kara mizahla örülü bu konuşmasında Musil, benzersiz üslubuyla aptallığı hem ciddiyetle ele alıyor hem de ti’ye alıyor.

Musil, tek tek insanların aptallıkları kadar, Naziler bağlamında, tiranları ve diktatörleri iktidara taşıyacak kadar tehlikeli ve korkunç bir hal alabilen kitlelerin, kalabalıkların aptallığı üzerine de düşünüyor.

Erasmus ‘Deliliğe Övgü’ adlı eserinden şöyle demişti:

Belli aptallıklar yapılmamış olsaydı, insan dünyaya bile gelmezdi!

Erasmus’un yaşadığı yılların üzerinden yüzyıllar, Musil’in yaşadığı dönemlerin üzerinden ise çok uzun yıllar geçti.

Musil’in konuşmasından da göreceğimiz gibi, aradan geçen zamanda aptallığın, azalmak yerine daha da arttığını görüyoruz.

  • Künye: Robert Musil – Aptallık Üzerine, çeviren: Ersan Üldes ve Amy Spangler, Sel Yayıncılık, deneme, 88 sayfa, 2018

 

B. Sadık Albayrak – Cinayet Olan Edebiyat (2015)

Tekelci dünya düzeninde edebiyat eleştirisi kimin içindir?

Bu soruya, “insan içindir” yanıtını veren Sadık Albayrak, bu bilinçle kaleme aldığı ‘Cinayet Olan Edebiyat’ta, belli kişi ve edebiyat olgularını tartışarak, bizdeki edebi eğilimlerin ortaya konması ve anlaşılması konularında ipuçları veriyor, gerçekliğe eleştirel bakabilmenin kavramsal araçlarını paylaşıyor.

  • Künye: B. Sadık Albayrak – Cinayet Olan Edebiyat, Doğu Kitabevi

B. Sadık Albayrak – Okuma Yazmanın Izdırapları (2015)

Okuma ve yazma, daha iyi bir kişilik kurmak, insanı umut ve öfkeyle ileriye götürmek için değilse, neye yarar?

Sadık Albayrak, harfleri öğrenmekten başlayarak, kitapların öğretmenliğinde süren kendi umut ve öfke yolculuğunun kapsamlı bir atlasını çıkarıyor.

Bir nevi kişisel tarihçe olarak tanımlayabileceğimiz kitap, her okurun kendi okuma macerasından çok şey bulacağı türde çalışmalardan.

  • Künye: B. Sadık Albayrak – Okuma Yazmanın Izdırapları, Doğu Kitabevi

Adnan Binyazar – Ağıt Toplumu (2015)

Denemeleriyle her kuşaktan okuru cezbetmiş Adnan Binyazar’dan, bu toprakların özgün kültürüne odaklanmış metinler.

Hoşgörü, okuma kültürü, bilimin halklaşması, ulusal birikim, aydınlar ve bilinçlilik, çağdaş eğitim, çağdışı eğitimin tehlikeleri ve Anadolu’nun kadim bilgeliği, özgün üsluplarıyla öne çıkan bu denemelerde ele alınan kimi konular.

  • Künye: Adnan Binyazar – Ağıt Toplumu, Can Yayınları

Walter Benjamin – Radyo Benjamin (2018)

‘Radyo Benjamin’, her şeyden önce, Walter Benjamin’in ne denli çok yönlü ve üretken bir düşünür olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Bu kitap, düşünürün 1929-1933 arasında Frankfurt ve Berlin radyolarında yaptığı 80’i aşkın yayınından yapılmış bir derleme.

Adı ekseriyetle fotoğraf hakkındaki yazılarıyla ve sinema, mimari, Yahudi teolojisi, Marksizm, çeviri çalışmaları, şiddet ve egemenlik alanlarına yaptığı katkılarla anılan Benjamin’in, radyo tarihinin ilk dönemlerindeki katkıları ise nispeten gölgede kaldı.

İşte Benjamin’in çoğu çocuklara yönelik yapılmış bu programları, hayranlık uyandıran genişlikte bir konu yelpazesine yayılıyor:

  • Hızla değişen Berlin’in tipolojileri ve arkeolojileri,
  • Çocukluk dünyasının değişen yüzünden sahneler,
  • Doğru ile yanlışın sınırlarını belirsizleştiren örnek üçkâğıtçılık, dolandırıcılık, sahtekârlık vakaları,
  • Vezüv’ün patlaması ve Missisipi Nehri’nin taşması gibi felaketler ve daha niceleri…

Benjamin’in konuşmaları, çocuklara yönelik olanlarına ek olarak, edebiyat zevki, okuma pratiklerinin popülerleşmesiyle ilgili Aydınlanma dönemi tartışmaları ve insanların mutsuz olma kapasitesi gibi konuları da ele alıyor.

Kitabın birinci bölümünde, Benjamin’in Berlin Radyosu ve Frankfurt Radyosu’nun “gençlik saati” için yazıp sunduğu “çocuklar için radyo hikâyelerinden” günümüze ulaşan metinler yer alıyor.

İkinci bölümde, Benjamin’in çocuklar için yazdığı radyo oyunları olan Kaspercik Hakkında Kuru Gürültü ve Soğuk Kalp bulunuyor.

Üçüncü bölüm, Benjamin’in “edebi radyo konuşmalarını”, derslerini, okumalarını, radyo sohbetlerinden ulaşılabilen metinleri, Hörmodelle yani ibretlik radyo oyunlarını ve çocuklar için hazırlanmamış iki radyo oyununu bir araya getiriyor.

Son olarak dördüncü bölümde ise, Benjamin’in radyoda yayınlanmak üzere kaleme alınmamış olmakla beraber radyo üzerine olan yazılarından bir seçki sunuluyor.

  • Künye: Walter Benjamin – Radyo Benjamin, hazırlayan: Lecia Rosenthal, çeviren: Cemal Ener ve Elif Okan Gezmiş, Metis Yayınları, deneme, 440 sayfa, 2018

George Orwell – Edebiyat Üzerine (2018)

George Orwell’ın edebiyat yazılarını bir araya getiren, dönemin edebiyat dünyasına güçlü bir ışık tutmasıyla önem arz eden güzel bir derleme.

Orwell’ın metinleri, dönemin sanat akımlarıyla önde gelen eserleri, yazarları ve dönemin edebi tartışmalarını ele alıyor.

Fakat metinler bunun yanı sıra, yeni kelimeler yaratmaktan yazmanın bedeline, sosyalist yazından kitapların pahalılığına, basın özgürlüğünden edebiyatta bayağılaşmadan komik olmaya, Tolstoy’dan Joyce’a, pek çok konu ve kişiye doğru yol alıyor.

Orwell burada ayrıca, ‘Hayvan Çiftliği’nin yazım sürecinden kitabın yayıncılar tarafından ilk etapta neden ve nasıl reddedildiğini de okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: George Orwell – Edebiyat Üzerine, çeviren: Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, edebiyat inceleme, 165 sayfa, 2018