Galina Breitkreuz – Şeriata Karşı Kadınlar (2008)

‘Şeriata Karşı Kadınlar’, Afganistan’daki şeriat düzeninde varolmaya çalışmış ve bunu yaparken de büyük mücadeleler ortaya koymuş kadınlarla yapılmış röportajlardan oluşuyor.

  • Gazeteci Nahid Başardost,
  • Kabil Üniversitesi’nde doçent Nesrine Gross,
  • Afganistan’daki kadın-erkek ilişkilerinin aksine, oldukça rahat bir evlilik ilişkisi yaratan köylü kadın Devlet Begüm,
  • General Katul Muhammedsoy,
  • Polis memuru Malalay Kakar,
  • Hamamda çalışan on sekiz yaşındaki Meryem,
  • Beş çocuğuyla zor şartlarda yaşayan Kübra,
  • Ve halı dokuyarak kendi ayakları üzerinde duran Bibi, röportaj yapılan kadınlardan birkaçı.

Kitap, hem erkek egemen hem de şeriatla yönetilen bir ülkede, verili kadınlık anlayışına başkaldıran kahramanları karşımıza çıkarırken, aynı zamanda Afganistan toplumunun nitelikli bir panoramasını da sunuyor.

  • Künye: Galina Breitkreuz – Şeriata Karşı Kadınlar, çeviren: Evrim Tevfik Güney, Cumhuriyet Kitapları, röportaj, 224 sayfa

Philippe d’Iribarne – Demokrasi Karşısında İslâm (2017)

Sosyoloji, antropoloji ve çok kültürlülük alanında önemli çalışmaları bulunan Philip d’Iribarne, aynı zamanda Fransız Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nin (CNRS) eski başkanı.

d’Iribarne’ın dinlerarası karşılaştırmalar açısından büyük öneme haiz bu çalışması da, on Müslüman ülkede yaptığı araştırmalara dayanan ve Müslüman ülkelerin Batı demokrasisi karşısındaki tavırlarını, bu tavırların söz konusu ülkelerin tarihi ve dini yapılarıyla ilişkisini ayrıntılı bir bakışla serimliyor.

Analizinde, aynı zamanda İslamiyet’in temel metinlerinden, İslam felsefesinin önemli temsilcilerinin fikirlerinden ve İslam hukukundan da iyi yararlanan d’Iribarne, konuya dair bir başucu çalışmaya imza atmış diyebiliriz.

İslamiyet’in demokrasi ve genel olarak da modernlikle inişli çıkışlı ilişkisini daha iyi kavramak için şahane bir kaynak.

  • Künye: Philippe d’Iribarne – Demokrasi Karşısında İslâm, çeviren: Ahmet Arslan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 156 sayfa

Franz Binder – Dalai Lama (2008)

Franz Binder’den, asıl adı Tenzin Gyatso olan, Tibet’in ruhani ve dünyevi önderi 14. Dalai Lama’nın kapsamlı bir portresi.

Binder,

  • Dalai Lama’nın doğumu esnasındaki kehanetleri,
  • Tibet tarihinde daha önceki Dalai Lamaları,
  • Dalai Lama’nın Lhasa’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarını,
  • Uzun yıllar süren sürgünlük dönemini,
  • Ve dünya çapında kendisini ünlü bir figür yapan koşulları ayrıntılarıyla izlemekte.

Tibetlilerin, saygıyla atfettikleri unvanlardan biri “dilekleri yerine getiren mücevher” olan Tenzin Gyatso, daha barışçıl ve hoşgörülü bir dünya için bıkmadan verdiği çabaları, bunun için dünyanın birçok yerine yaptığı gezileri, yazdığı kitapları, verdiği konferansları ve dünyanın önde gelen siyasetçi, bilim adamı ve dini liderlerle yaptığı sohbetleriyle bilinir.

Kitap, Dalai Lama’nın barış ve hoşgörüye dayanan misyonunu açıklamasıyla önemli.

  • Künye: Franz Binder – Dalai Lama, çeviren: Nazife Mertoğlu, Arkadaş Yayınevi, biyografi, 182 sayfa

Kolektif – Laikliği Yeniden Düşünmek (2017)

Bugün Türkiye’nin gündeminde en yoğun tartışılan konuların başında laiklik geliyor.

Bundan daha 10-15 yıl önceye kadar bizim laiklikten anladığımız şey, bugün anladıklarımızdan oldukça farklı.

Bunun başlıca nedeni de, dinin toplumsal görünümünün son yıllarda daha çok artması.

İşte bu çalışmada bir araya gelen pek çok yazar, laikliğin türleri ve algılanma biçimlerinde zaman içinde gözlemlenen dönüşümleri saptamasıyla dikkat çekiyor.

Kitapta,

  • Dünyanın farklı bölgelerindeki laiklik deneyimleri,
  • Yurttaşlık ve kamusal alan tartışmaları,
  • Demokrasi ve laiklik ilişkisi,
  • Dinsel fundamentalizmin tehlikeleri,
  • İfade özgürlüğü ile laiklik ilişkisi ve bunun gibi pek çok konu tartışılıyor.

Çalışma her şeyden önce, dinin toplum içindeki yerini ve siyaset olan ilişkisini yerli yerine koymasıyla, ayrıca bunu yaparken dünya üzerinde birbirinden farklılık gösteren laiklik yaklaşımlarını karşılaştırmalı bir perspektifle ele almasıyla büyük önem arz ediyor diyebiliriz.

  • Künye: Kolektif – Laikliği Yeniden Düşünmek, derleyen: Craig Calhoun, Jonathan VanAntwerpen ve Mark Juergensmeyer, çeviren: Menekşe Sözbilir, Önder Özden, S. Erdem Türközü, Noyan Özatik, Tuğçe Kılınç, Nupelda Yüce, Müge Durusu-Tanrıöver, Cemre Güneş Şengül ve Ayşegül Avcı, Nika Yayınevi, siyaset, 440 sayfa

Aysel Okan – İstanbul Evliyaları (2008)

Aysel Okan, ‘İstanbul Evliyaları’nda, İstanbul’un muhtelif semtlerinde, halk arasında adı sık sık geçen evliyaların izini sürüyor.

Eyüp Sultan, Şeyh Yahya, Merkez Efendi, Sümbül Efendi, Karaca Ahmet Sultan, Zembilli Ali Efendi, Nalıncı Dede, Tuz Baba, Çifte Sultanlar, Ahmet Turanî, Laleli Baba, Lohusa Sultan, Kral Kızı ve Çifte Gelinler, bu kitapta yer bulan, kimisi bir semte adını vermiş, çoğu menkıbe ve rivayetlere konu olmuş evliyalardan yalnızca birkaçı.

Okan’ın, evliyaların biyografileri, onlara dair rivayetler ve menkıbelerden oluşan anlatımında, bu isimlerin yaşadığı İstanbul semtleri de kendine yer buluyor.

Dolayısıyla çalışma, İstanbul’un sosyal tarihine dair ilginç ayrıntılar da barındırıyor diyebiliriz.

  • Künye: Aysel Okan – İstanbul Evliyaları, Kapı Yayınları, biyografi, 312 sayfa

Ümit Savaş – Araf’ta Kalanlar (2014)

Ümit Savaş ‘Araf’ta Kalanlar’da, dinler tarihini diyalektik ve materyalist bir bakış açısıyla irdeliyor.

Savaş kitabında,

  • Kutsal kitapların inançları ne kadar temsil ettiği,
  • Kur’an’ın bilinçli çarpıtılıp çarpıtılmadığı,
  • Kur’an’da ayetler çatışması,
  • İslam’ın yozlaştırılma çabaları,
  • Kur’an’da eşitlik ve eşitlenme,
  • Muhammed dönemi İslamiyetinin eşitlik fikirlerinin Hıristiyanlık ve Museviliğin ilk dönemleriyle benzerlikleri,
  • Kur’an’ın evrensel mi yoksa yalnızca Arap kavmine mi yönelik olduğu,
  • İnançlarda peygamberlerin yaşadığı güven ve şüphe sorunları,
  • Ve ilahiyatın mitolojik bir konusu olarak mucizeler gibi konuları tartışıyor.

Künye: Ümit Savaş – Araf’ta Kalanlar, Evrim Yayınları, din, 470 sayfa

Søren Kierkegaard – Korku ve Titreme (2014)

Søren Kierkegaard’ın ‘Korku ve Titreme’si, kimi dini ve ahlaki sorunları tartışmasıyla önemli bir eser.

Kierkegaard’ın burada asıl ilgilendiği şey, Hz. İbrahim’in Tanrı’nın buyruğu ile oğlu İshak’ı kurban etmesi meseli.

Hz. İbrahim’in bunun için koyulduğu yolculuğa odaklanan filozof, Tanrı’nın, Hz. İbrahim’den oğlu İshak’ı kurban etmesini isteyerek, aslında onu evrensel ahlakı terk etmeye zorladığını, bu isteği yerine getirmeye çalışan Hz. İbrahim’in ise, Tanrı’nın buyruğu ile ahlaklı olmak arasında bocaladığını belirtiyor.

Kierkegaard, Hz. İbrahim’in meselinden yola çıkarak, ahlak felsefesinin temel sorunlarını tartışıyor.

  • Künye: Søren Kierkegaard – Korku ve Titreme, çeviren: N. Ekrem Düzen, Pharmakon Yayınevi, felsefe, 184 sayfa

Mustafa Cemil Kılıç – Hangi Sünnilik: Sünniliğe Yönelik Bazı Eleştiriler (2008)

İlahiyatçı-sosyolog Mustafa Cemal Kılıç ‘Hangi Sünnilik’te, Sünniliğin Aleviliğe dair görüşlerini eleştiriyor ve Alevilik önündeki engellerin kaldırılması için önerilerde bulunuyor.

Kılıç, Alevi inancının temellerine yönelik bir teolojik saldırı olduğunu ve çalışmasının da buna karşı gelişen savunmalara katkıda bulunmayı amaçladığını söylüyor.

  • Aleviliğin teolojik anlamda bağımsız bir inanç olduğu,
  • Kırklar Meclisi ve Kırklar Cemi’nin mitolojiden öte, özgün ve orijinal bir inanç olduğu,
  • Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘Alevi/Bektaşi Klasikleri’nin Alevilik inancını çarpıttığı,
  • Ve Sünni mezheplerin kimi önemli çelişkiler barındırdığı, burada ele alınan konulardan birkaçı.

Kitap, Alevilik ve Sünnilik tartışmalarına önemli bir katkı sunmakta.

  • Künye: Mustafa Cemil Kılıç – Hangi Sünnilik: Sünniliğe Yönelik Bazı Eleştiriler, Etik Yayınları, din, 190 sayfa

Nazif Ay – İslam’a Veda (2017)

Bizde, dinde hurafeler fazladır.

Türkiye’de iktidara gelmiş sağ partilerin çoğu da hem olan hurafeleri kullanmayı çok iyi bilir, hem de hurafe bulamadığı yerde onu icat etmede mahirdir.

Peki dindar tam olarak kime denir?

Din bilimleri alanında uzman Nazif Ay, Türkiye’de dinin ne olduğu ve dindarın tam olarak ne anlama geldiği üzerine düşünüyor.

Tarikat ve cemaatlerin dini ahlaktan uzaklaştırdığını belirten Ay, bu veriyi merkeze alarak bizdeki din anlayışına bakıyor.

Kitabın yanıtını aradığı sorular şöyle:

Mütedeyyin kesim tam olarak kimlerden oluşur?

Belli başlı tarikatlar hangileridir?

Fethullah Gülen mitinin İslamcı kesimdeki karşılığı nedir?

15 Temmuz dindarlar arasındaki bir çatışma mıydı?

Erdoğan’ın Başkanlık talebinin dini boyutu nedir?

Hz. Muhammed yaşasaydı, referanduma “evet” mi “hayır” mı derdi?

Din konusunda güncel tartışmalar için iyi bir kaynak.

  • Künye: Nazif Ay – İslam’a Veda, Librum Kitap, din, 248 sayfa

Faik Acar – Din – Bilim ve Bitmeyen Kavga (2017)

Dünya ve tarih tasavvurları arasında derin uçurumların bulunduğu din ile bilim arasında çok eski zamanlardan bugüne uzanan bir çatışma yaşanıyor. Batı, Aydınlanma ile birlikte bilimin daha egemen olacağı bir dönemi başlattıysa da, Doğu’daki dini söylem zayıf bir iki istisna dışında halen egemen.

İşte Faik Acar da bu kitabında, din ve bilim arasındaki bu uzun çatışmayı tarihsel bir bakışla ele alıyor.

Kitapta, Tevrat ve Kur’an’ın Sümerlerden nasıl etkilendiğinden Aristoteles ve Galileo’dan günümüze uzanan dini tutuculuğa, Yasak Meyve meselinden Habil ve Kabil’in hikâyesine, Nuh’un gemisi efsanesinden Sümerlerde ve İslamiyet’te kadına ne gibi roller biçildiğine pek çok konu tartışılıyor.

Acar bütün bunların yanı sıra, Türkiye eğitim sisteminde ilerlemenin, aydınlanmanın ve bilimin önündeki başlıca engelleri de saptıyor.

  • Künye: Faik Acar – Din – Bilim ve Bitmeyen Kavga, Berfin Yayınları, din, 190 sayfa