Bülent Şık – Mutfaktaki Kimyacı (2018)

Bülent Şık, bu aralar gıda sağlığı ve güvenliği konusunda yaptığı çalışmalar kadar, bu konuları işlediği ufuk açıcı yazılarıyla da bizi aydınlatıyor.

Şık şimdi bunu bir adım daha ileriye taşıyarak, yiyip içtiklerimizin ne kadar güvenli olduğu hakkında bir başucu kitabına imza atmış.

Şık burada, çocuk sağlığı ve beslenmesini gıda güvenliği konusunun odak noktasına yerleştiriyor ve bunun yanı sıra, gıda güvenliğiyle ilgili meselelerin hem ekolojiye hem de mutfak kültürümüze nasıl yansıdığını çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın yanıt aradığı kimi sorular şöyle:

  • Çocuk gelişimini bozan kimyasal maddeler gıdalara nasıl bulaşıyor?
  • Çocuklar neden bu kadar hızlı kilo alıyor?
  • Çocukluk çağında görülen obezitenin gerçek nedenleri neler ve çözüm için ne yapılmalı?
  • Toksik kimyasalların gıdalara ve sulara bulaşması neden önlenemiyor?
  • İklim krizi mutfak alışkanlıklarımızı etkileyecek mi?
  • Küresel ısınma sorunu gıda üretim ve tüketim süreçlerinde ne gibi değişimlere yol açacak?
  • Ekmek yemekten vazgeçtiğimizde neleri yitiririz?
  • Zeytin ağaçlarının yokluğu neden hikâyelerimizin de yokluğudur?
  • Medyanın fast food hali ile kötü beslenme arasında bir ilişki var mı?
  • Evde yoğurt yaparak kapitalizmi yıkabilir miyiz?
  • Gıda güvenliğini sağlamaktan sorumlu kamu kurumları ne yapıyor?
  • Gıda ve beslenme sorunlarını çözecek politikaları nasıl oluşturabiliriz?

Barış Akademisyeni Bülent Şık, 2009 yılında öğretim üyesi olarak Akdeniz Üniversitesi’ne geçti.

Üniversitede Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nin kuruluş ve faaliyete geçmesi çalışmalarını yürüttü. 2010-2016 yılları arasında aynı merkezde Teknik Müdür Yardımcılığı yaptı.

Gıdalarda ve sularda katkı maddelerinin ve çeşitli toksik kimyasal maddelerin kalıntılarının belirlenmesi üzerine çalışmalar yaptı.

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde öğretim üyeliği yaparken 22 Kasım 2016’da çıkarılan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarıldı.

  • Künye: Bülent Şık – Mutfaktaki Kimyacı, Doğan Kitap, sağlık, 288 sayfa, 2018

 

Matthew Kahn ve Siqi Zheng – Pekin’de Mavi Bir Gökyüzü (2018)

Çin ekonomisi, dünyanın en büyüklerinden.

Fakat bu büyümenin çevre üzerindeki bedelleri de ağır.

Zira Çin, ağır sanayi üretimi nedeniyle dünyada en çok sera gazı üreten ülkelerden biri.

Aynı zamanda dünyadaki en kirli şehirlerin çoğu da Çin’de bulunuyor.

İşte Matthew Kahn ve Siqi Zheng bu önemli çalışmalarında, Çin’deki kentsel gelişmenin yerel ve küresel düzeyde çevre üzerindeki etkileri hakkında dört dörtlük bir inceleme.

Çin’de şehirlerin bugün içinde bulunduğu vahim durumu hem üst ve orta sınıfın hem de yoksulların gözünden izleyen çalışma, gelecek yıllarda Çin’in çevresel ilerleme konusunda ne gibi süreçlerden geçebileceğini de irdeliyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Çin’deki verili durumu, Amerikan şehirlerinin tarihsel evrimiyle karşılaştırarak izlemesi.

Kitap, daha temiz bir Çin’in, yalnızca kendisi için değil, asıl olarak küresel anlamda ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Matthew Kahn ve Siqi Zheng – Pekin’de Mavi Bir Gökyüzü: Çin’in Büyüyen Ekonomisi ve Çevre Sorunları, çeviren: Burcu Uğuz, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 248 sayfa, 2018

Abdullah Aysu – SU: hayat veren 2 damla (2018)

Hayat suda başladı ve hayatın devam etmesi de ancak suyun varlığıyla mümkün.

Fakat suyumuz gün geçtikçe elimizden akıp gidiyor.

Son 200 yılda, doğanın milyarlarca yıllık su birikimini sanayi çöpleriyle kirlettik.

Daha da kötüsü, son 25 yılda iklim değişti ve bununla paralel olarak su döngüsü de bozulmaya başladı.

Hava gibi, doğanın ürünü olan ve tüm varlıkların hakkı olan su, artık şişelenip satılır duruma geldi.

Artık suyumuzu, hayatımızı kurtarmamızın zamanı geldi de geçiyor.

Fakat bundan önce, bunu nasıl yapacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.

Ekoloji ve tarım alanında yaptığı muazzam çalışmalarla bildiğimiz Abdullah Aysu’nun genç okurlar için kaleme aldığı bu kitabı, hem suyumuzu hem de ekolojik dengeyi nasıl koruyacağımızı açık seçik bir üslupla anlatıyor.

Aysu kitabında, şöyle diyor:

“Ben suyum. Çocuklar ve gençler tarafından barış için kullanılacağımı biliyorum. Ben suyum, tıpkı çocuklar ve gençler gibi geçmişten kalan bir şey değil geleceği simgeleyen bir ümidim.”

  • Künye: Abdullah Aysu – SU: hayat veren 2 damla, Epos Yayınları, gençlik, ekoloji, 80 sayfa, 2018

Ali İrfan İlbaş – Organik Tarım (2009)

Ali İrfan İlbaş ‘Organik Tarım’da, organik tarımın ilkelerini, çevreyle ilişkisini ve temel düşünce sistemini anlatıyor.

Çalışmada, organik tarım ürünlerini yetiştirme uygulamaları, ürün işleme, kontrol ve sertifikasyon, etiketleme, nakliye ve pazarlama gibi organik tarım faaliyetlerinin Türkiye organik tarım mevzuatına uygun olarak nasıl yürütülebileceği konusunda faydalı bilgiler yer alıyor.

İlbaş bunları yaparken, Türkiye organik tarım mevzuatına ilişkin resmi kaynakların yanı sıra, birçok kaynak eserden yararlanıyor.

Kitabın, ekolojik ve ekonomik boyutu bulunan bu sürdürülebilir tarım yöntemi konusunda rehber nitelikte bir eser olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Ali İrfan İlbaş – Organik Tarım: İlkeler Ve Ulusal Mevzuat, Efil Yayınevi, tarım, 267 sayfa

Jonathan Neale – Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim! (2009)

Küresel ısınma günümüzün en baş ağrıtan ve gelecekte daha da ağrıtacak gibi görünen sorunlarının başında geliyor.

Bu konuda neler yapılabileceğine kafa yoran isimlerden Jonathan Neale, kitabında, küresel ısınmanın başlıca müsebbibinin büyük şirketler ve neoliberal politikalar olduğunu gösteriyor ve böylece sorunun boyutlarını gözler önüne seriyor.

İşe yarayabilecek çözümlere, zenginlerin neden harekete geçmek istemediklerine, iklim politikalarına ve alternatiflerin neler olabileceğine odaklanan Neale, daha iyi bir geleceğin yaratılabilmesi için büyük şirketlere kafa tutabilecek 6 milyar insanın harekete geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

  • Künye: Jonathan Neale – Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim!, çeviren: Doğan Tarkan, Yordam Kitap, siyaset, 336 sayfa

Janisse Ray – Yeraltındaki Tohum (2015)

Radikal çiftçi Janisse Ray, Georgia’da küçük bir çiftlikte bir direniş hayatı inşa ediyor.

Yazar, besinlerimizin geleceğine dair kaygılarımızın arttığı bugün, yüzümüzü tohumlara nasıl dönebileceğimizi anlatıyor.

Kitap, tohumlar, yerel besinler, yerel çiftçilik uygulamaları ve yerel mutfak sanatları konusunda aydınlatıcı bilgiler barındırmasıyla çok önemli.

  • Künye: Janisse Ray – Yeraltındaki Tohum: Filizlenen Gıda Devrimi, çeviren: A. Müge Karan, Modus Kitap

Barbara Kingsolver, Camille Kingsolver ve Steven L. Hopp – Hayvan, Sebze, Mucize (2009)

Barbara Kingsolver ‘Hayvan, Sebze, Mucize’de, ailesiyle beraber bir yıl boyunca kendi yiyeceklerini nasıl ürettiklerini anlatıyor.

Arizona’daki evlerini terk ederek Güney Appalachia’daki çiftliklerine taşınan aile, yeni yerlerinde endüstriyel gıdalarla değil, sadece çevrelerinde yetişebilen ya da kendilerinin yetiştirdiği yiyeceklerle hayatlarını sürdürmüş.

Bu deneyim “Artık tabağımızdakilerin nereden geldiğini biliyoruz.” diyen Kingsolver ve ailesi için, toprak, tohumlar ve bunları birbirine karıştırma, yiyeceklerin nasıl yetiştiği gibi konularda gerekli bilgileri edindikleri öğretici bir süreci beraberinde getirmiş.

  • Künye: Barbara Kingsolver, Camille Kingsolver ve Steven L. Hopp – Hayvan, Sebze, Mucize, çeviren: Seda Çıngay Mellor, Bilge Kültür Sanat, günlük, 415 sayfa

Simon Springer – Coğrafyanın Anarşist Kökleri (2018)

Müşterekler fikri kaynakların ve toprağın ortaklaşa kullanımını anlatır; yani topluluklar ya da kişiler topladıklarını, yetiştirdiklerini, yarattıklarını paylaşırlar.

Başka bir ifadeyle, kaynaklar ve toprak düpedüz herkese aittir.

Öte yandan anarşizm ve coğrafyalar arasında her zaman yoğun düşünsel bağlar mevcut olmuştur.

İşte coğrafyacı Simon Springer de bu etkileyici kitabında, anarşist coğrafya fikrini Aydınlanma dönemindeki kökenlerinden 1990 başlarında küreselleşme karşıtı hareket ve kendin yap kültürünün ortaya çıkışıyla yeniden geçer akçe haline gelişine ve bugünkü durumuna dek geniş bir çerçevede irdeliyor.

Springer ilk olarak gönüllü birlikler, karşılıklı yardımlaşma, dayanışma, doğrudan eylem ve özerklik gibi konu ve kavramlar bağlamında özgürleşme meselesini ele alıyor.

Yazar ardından anarşizmi gündeliğin isyancı coğrafyaları, karşılıklı yardımlaşma ve gönüllü birlikler yoluyla gelişen çok yönlü bir süreç olarak değerlendiriyor.

Springer, anarşizmin gündelik siyasete ve kendileriyle bağlantılı mekân düzenlemelerine egemen olan köhne ve çürümüş yetkeci kurumlara ve bu bağlamda devletçiliğe, kapitalizme, toplumsal cinsiyet hâkimiyetine, heretonormatifliğe, ırksal baskıya, türcülüğe ve emperyalizme karşı çıkabilecek güçlü alternatif olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Simon Springer – Coğrafyanın Anarşist Kökleri: Mekansal Özgürleşmeye Doğru, çeviren: Burak Esen, Sümer Yayıncılık, siyaset, 248 sayfa, 2018

Abdullah Aysu – Modern Dünyada Tarım ve Özgürlük (2018)

Bugün dünyamız, yalnızca işsizlik ve yoksulluğun artması gibi büyük sorunlarla uğraşmıyor.

Son yıllarda, buna açlık ve beslenme yetersizliği de eklendi ki, bu çok daha geniş bir kesimi etkileyen büyük sorunlardandır.

Yakın zamanda burada, Leandro Vergara-Camus imzalı ‘Toprak ve Özgürlük’ adlı kitabı göstermiştik.

Camus, söz konusu kitabında, Brezilya’nın Topraksız İşçi Hareketi (MST) ile Zapatist hareketi kapsamlı bir şekilde karşılaştırmış ve bu iki hareketin küreselleşen bir dünyada bizim için ne gibi mücadele olanakları sunduğunu tartışmıştı.

Abdullah Aysu’nun bu çalışması da, Türkçede MST konusunda yapılmış ilk çalışma olmasıyla büyük öneme haiz.

Kitap, hem topraksızlaştırılan köylülere, hem işsizleştirilen işçilere, hem de toprakları ellerinden alınmaya çalışılan köylülere dayanan ve mücadelesinin en belirgin yönü, toprakları “işgal” etme ve yerleşme olan MST’yi geniş bir çerçevede ele alıyor.

Aysu, bu hareket üzerinden, doğanın talanına ve bu talana eşlik eden kültürün talanına karşı doğayı nasıl toplumsallaştırabileceğimizi, Brezilya’nın yirmi üç eyaletinde 1,5 milyondan fazla kır yoksuluyla birlikte hareket eden Topraksız Kır İşçileri’nin birebir deneyimlerini izleyerek tartışıyor.

Topraksız Kır İşçileri,

  • Büyük bedeller ödeyerek kurdukları yerleşimler ve kamplarda kendi geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.
  • Geçimlerini hayvancılıkla ve meyve-sebze-hububat üreterek sağlamaya çalışıyorlar.
  • Kurdukları üretim ve tüketim kooperatifleriyle sömürü düzeninden kaçınıyorlar.
  • Eğitim kurumları inşa etmişler: Çocukları için kreş, okul açmışlar, gençleri için eğitim merkezleri kurmuşlar.
  • Meslek edindirme kursları açmışlar, organik gıda ve tarım eğitimleri veriyorlar.

Özetle, Topraksız Kır İşçileri Hareketi; doğayı ve insanı serbest sömürü alanı dışına çıkarma mücadelesi veriyor ve bu konuda oldukça da büyük başarı kaydettikleri ortada.

Aysu da, bu başarılı örnekleri tek tek gösteriyor ve bizi de toprağımıza, doğamıza, ekmeğimize ve yaşamımıza sahip çıkmaya davet ediyor.

  • Künye: Abdullah Aysu – Modern Dünyada Tarım ve Özgürlük: MST, Topraksız Kır İşçileri, Epos Yayınları, inceleme, 219 sayfa

Kolektif – Başka Bir Teknoloji Mümkün (2015)

Günlük hayatımızın hem vazgeçilmez hem de aşırı bir gerçeği haline gelmiş teknoloji olgusunu eleştirel bir perspektiften tartışan makaleler.

Tayfun Özkaya’nın editörlüğünü üstlendiği ve farklı yazarların katkıda bulunduğu kitap, teknolojinin sürdürülebilir hayata nasıl katkıda bulunacağı, özgür yazılımlar, teknolojinin toplumsal denetimi ve alternatif teknolojiler gibi konularda ufuk açıcı bir girişim.

  • Künye: Kolektif – Başka Bir Teknoloji Mümkün, editör: Tayfun Özkaya, Yeni İnsan Yayınevi