Wolfgang Hertle – Larzac (2017)

Bu kitap, Güney Fransa’daki Larzac Kıta Tatbikat Alanı’na karşı 1971-1981 arasında köylülerce yürütülen efsane şiddetsiz direnişin başından sonuna bir hikâyesini anlatıyor ve bu direnişin ekoloji ve barış hareketi için ne anlama geldiğini irdeliyor.

1970’de Fransa’da hükümet, bölgedeki küçük bir tatbikat alanını, çevresindeki köy ve meraları da içine alacak şekilde genişletme kararı alır.

Fakat bu durum, civardaki köylülerin on yıla yayılacak efsanevi direnişinin fitilini ateşlemekte gecikmez.

103 çiftçi ailenin çekirdeğini oluşturacağı direniş, 70’ler boyunca çevrenin ve yaşam kalitesinin korunmasına yönelik süren parlamento dışı pek çok kampanya içinde birçok bakımdan özel bir konuma sahip olacaktı.

Kitapta,

  • Larzac çiftçilerinin yalnızca şiddetsiz eylem biçimleri seçmelerine yol açan saikleri,
  • Çiftçilerin yasallık ile ilişkisini,
  • Çiftçilerin etkileyici popülaritelerini sağlayan koşulları,
  • 103 çiftçi ailesinden oluşan çekirdek grubun iç yapılanmasını, demokratik teamüllerini ve irade inşa etme süreçlerini,
  • Ve on yıllık direnişin, projeden etkilenen çiftçilerin sosyal davranışları üzerinde yarattığı aşınma, yıpranma ve diğer olumsuz etkileri kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitap bunun yanı sıra, Larzac hareketinin güncel ekoloji ve barış hareketleri için nasıl bir miras bıraktığına odaklanmasıyla da önemli.

  • Künye: Wolfgang Hertle – Larzac, 1971-1981, çeviren: Osman Murat Ülke, Kaos Yayınları, siyaset, 436 sayfa, 2017

George Monbiot – Yaban Yaşam (2018)

Çevreyle ilgili felaketlere duyarlıyız ve kuşkusuz bu konuda pek haksız da sayılmayız.

Neticede işler her gün daha kötüye gidiyor ve özellikle şehir hayatında yaşayan bizler, yoğun kalabalıklarla, yetersiz, sağlıksız barınma ve beslenme koşullarıyla, arapsaçına dönmüş bir trafikle boğuşuyoruz.

Ekolojist George Monbiot’nun ‘Yaban Yaşam’ı ise, her şeyden önce bizi doğayla yeniden ilişki kurmaya çağırıyor ve yaşanabilir bir çevre için neden daha ümitli olmamız gerektiğini ortaya koyan hakikatleri anlatıyor.

Monbiot, kara ve denizlerimizdeki bozulmuş ekosistemleri yeniden düzenlemenin imkânsız olmadığını, ayrıca bu yönde yürütülen programların günümüzde azımsanmayacak oranda artış gösterdiğini söylüyor.

Son bilimsel verilere dayanmasıyla dikkat çeken çalışmasında Monbiot, doğanın onarılabilir olduğunu, yaban yaşamı destekleyecek ve bunda ısrarlı olacak bir ekoloji yaklaşımın geleceğimizi kökten değiştireceğini belirtiyor.

  • Künye: George Monbiot – Yaban Yaşam: Karayı, Denizi ve İnsan Yaşamını Yeniden Yabanlaştırmak, çeviren: Muammer Pehlivan, Everest Yayınları, ekoloji, 350 sayfa, 2018

Özer Akdemir – Uranyum Uğruna (2017)

Yaklaşık kırk yıl önce, Ege’nin iki farklı yerinde uranyum madenciliği ve sondajları gerçekleştirilmişti.

Uranyum gibi tehlikeli bir teknikle gerçekleştirilen bu sondajlar bir süre sonra, hiçbir önlem alınmadan kaderine terk edilmişti.

İşte Özer Akdemir de, hem bu bilinmeyen uranyum vakalarını hem de bu kazıların bölgede neden olduğu korkunç çevre ve sağlık sorunlarını araştırıyor.

Kazı veya sondaj yapılan bu yerlerde yoğun kanser oranlarının yaşanması nedeniyle, civardaki köylerin adı “kanserli köy”e çıkmış.

Bu denli yoğun kanser oranlarının uranyum madenciliğinden mi kaynaklandığı sorusunu soran Özer Akdemir, görmezden gelinen bilimsel araştırmalardan yola çıkarak, üç hatta beş nükleer santral kurma, nükleer silaha sahip olma sevdasındaki bir ülkenin, daha kırk yıl önceki uranyum madenciliğinin yol açtığı sorunlarla dahi nasıl baş edeceğini bilemediğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Özer Akdemir – Uranyum Uğruna: Ege’de Terkedilmiş Uranyum Madenleri, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 176 sayfa, 2017

Kolektif – Dünyanın Durumu 2014 (2014)

Dünyanın Durumu’nun bu yılki teması, sürdürülebilirlik için yönetişim.

Dünyanın şu an içinde bulunduğu iklim, su kıtlığı, türlerin tükenmesi, adaletsizlik ve diğer krizlerin teknik değil siyasi sorunlar olduğunu belirten yazarlar, devletlerin bu konuda acil bir şekilde atması gereken adımları tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Dünyanın Durumu 2014, editör: Lisa Mastny, çeviren: Gülru Hotinli, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Ekoloji Almanağı (2017)

Bu almanak, 2005’ten 2016 yılına kadar ekoloji hareketinin gelişimini ve kazanımları hakkında tam bir hazine.

Özellikle AKP’nin 2002 yılında iktidara gelmesiyle beraber maden, enerji ve inşaat sektörlerine dayanan bir “büyüme” politikası devreye konmaya başlandı.

Aradan geçen on beş yıllık süre, bu “büyüme”nin hiç de masum olmadığını, aksine bedellerinin ne denli ağır olduğunu gözler önüne serdi.

Örneğin maden, enerji ve inşaat şirketlerine tanınan serbestlikler, doğa ve işçi katliamlarıyla sonuçlandı. Doğanın yaşam alanları şirketlerce yağmalandı.

AKP’nin iktidara geldiği ilk zamanlardan bugüne, bu büyüme efsanesine “milli emlak” sayılan ormanlar, tarım alanları, kentlerdeki boş alanlar ve yeşil alanlar kurban edildi.

Fakat bu süre zarfında, bizi az da olsa iyimser kılacak savunmalar da boy gösterdi.

İşte bu kitap da, söz konusu mücadelenin kazanımlarını ve eksik kaldığı yanları ortaya koymasıyla önemli.

Almanakta izlenen hareketlerden kimileri şöyle:

  • Cerattepe
  • Termik Santral Karşıtı Hareket
  • Nükleer Santral Karşıtı Hareket
  • HES Karşıtı Hareket
  • GDO’ya Hayır Hareketi
  • “Kentsel Dönüşüm”e Karşı “Kent Hareketleri”
  • Kuzey Ormanları
  • Karadeniz Sahil Yolu
  • Yeşil Yol Projesine Karşı Mücadele
  • Hayvan Hakları Hareketi…

Çevre, ekoloji ya da “yaşam savunusu” olarak adlandırılan bu hareketlerin Türkiye’deki eylem kapasitelerini ve kazanımlarını yakından görmek isteyenler bu almanağı kaçırmamalı.

Künye: Kolektif – Ekoloji Almanağı: 2005-2016, hazırlayan: Cemil Aksu ve Ramazan Korkut, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 648 sayfa, 2017

Joachim Radkau – Doğa ve İktidar: Global Bir Çevre Tarihi (2017)

İnsanlık tarihinin izlerini hemen her yerde, insan eli değmemiş zannedilen yerlerde, erozyona uğramış dağlık bölgelerde, steplerde, balta girmemiş ormanlarda bile bulmak mümkün.

Başka bir deyişle insan-doğa ilişkisi, dünya tarihi ile iç içe geçmiş, ondan bağımsız düşünülemeyecek bir ilişkidir.

İşte Joachim Radkau elimizdeki bu dikkat çekici kitabı da, kapsamlı bir dünya çevre tarihi.

Radkau bu incelemenin merkezine, insan pratiklerinin çevreye etkilerini alıyor ve bunu yaparken de, çevre tarihini sürdürülebilirlik kıstası çerçevesinden yazıyor.

Kitabı en özgün kılan hususun da bu olduğunu söylemeliyiz.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Çevre tarihinin bir disiplin olarak gelişimi,
  • İnsanlık için bir geçim aracı olarak doğanın yeri,
  • Çevre tarihinde, küresel kes-yak tarımı ve yakma saplantısı,
  • Av ve evcilleştirme süreci ve “medeniyetin” gelişimi,
  • “Toprak Ana” ve “Gökyüzündeki Baba” ile özetlenebilecek dinsel ekoloji,
  • İnsani mühendisliklere karşı zincirleme ekolojik tepkiler,
  • Kısıtlı alanda su uygarlıkları olarak Venedik ve Hollanda,
  • Sıtma, sulama ve ormansızlaştırmadan sonra, endemik hastalıklarla doğanın intikam alışı,
  • İnsanın doğa üzerinde iktidar kurma biçimleri,
  • Çevre tarihinde bir dönüm noktası olarak sömürgecilik,
  • Modern çevre bilincinin sömürgeci ve adalı kökenleri,
  • Hindistan’ın çevre tarihinde sömürgecilik ve sömürgecilik sonrası dönüm noktaları,
  • Günümüzde insanın doğayı tüketmesinin sonuçları,
  • Tarımın siyasallaşması,
  • Ağaçlandırma hareketi ve ekolojik orman savunucularının yükselişi…

Radkau’nun çalışması, bu ve bunun gibi, çevre konularına duyarlı ve tarihe ilgili okurunu cezbedecek pek çok dikkat çekici konuyu ele alıyor.

Kesinlikle öneriyoruz.

Bu kitabı okuyanların, Ronald D. Gerste’nin ‘Hava Nasıl Tarih Yazar’ adlı kitabını da beğeneceklerini düşünüyoruz.

  • Künye: Joachim Radkau – Doğa ve İktidar: Global Bir Çevre Tarihi, çeviren: Nafiz Güder, İş Kültür Yayınları, ekoloji, 694 sayfa, 2017

 

Jeremy Rifkin – Üçüncü Sanayi Devrimi (2014)

Endüstriyel yaşam tarzını oluşturan petrol ve diğer fosil yakıtlar tükeniyor ve bu enerjiden üretilen teknolojiler hızla eskiyor.

İnternet teknolojisi ve yenilenebilir enerjilerin dünyayı değiştirebilecek bir Üçüncü Sanayi Devrimi’ni sağladığını söyleyen Rifkin, yeşil bir geleceğin imkânlarını tartışıyor.

  • Künye: Jeremy Rifkin – Üçüncü Sanayi Devrimi, çeviren: Pelin Sıral ve Murat Başekim, İletişim Yayınları

Ronald D. Gerste – Hava Nasıl Tarih Yazar (2017)

İbn Haldun yüzyıllar önce “Coğrafya kaderdir.” tespitini yapmıştı.

Ronald Gerste’nin elimizdeki bu çok ilginç kitabı da, tam da okurunu bu tespit üzerine düşündürmesiyle önemli.

Antikçağdan günümüze iklimin ve hava değişikliklerinin tarihteki büyük olaylara nasıl zemin hazırladığı, Gerste’nin çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

Yazar bu tezini adım adım geliştirirken,

  • Roma’nın bir dünya imparatorluğuna dönüşmesini sağlayan etkenleri,
  • Amerika kıtasını Colomb’dan çok önce Vikinglerin hangi iklim avantajlarından yararlanarak keşfettiklerini,
  • Maya medeniyetinin neden bir anda yeryüzünden silindiğini,
  • İklimsel değişikliklerin devrimlere zemin hazırlayıp hazırlamadığını,
  • Napoléon’un Rusya’daki büyük tarihsel yenilgisinin Rusya’nın zorlu hava şartlarıyla ilişkisini,
  • yüzyıldaki iklim felaketlerinin geleceğe yön verme ihtimallerini,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Gerste, iklimin dinamik yapısını ve bunun bazen nasıl kritik sonuçlar yarattığını anlatırken, aynı zamanda bugün oldukça gündemde olan iklim sorunları konusuna nasıl yaklaşmamız gerektiği hakkında iyi ipuçları da sunuyor.

  • Künye: Ronald D. Gerste – Hava Nasıl Tarih Yazar, çeviren: Meltem Karaismailoğlu, Kolektif Kitap, 224 sayfa, 2017

Kolektif – İklim Adaleti Mücadelesi İçin 10 Durak (2017)

Kapımızda büyük bir tehlike olarak duran iklim değişikliği, tüm insanlığı etkileyecek.

Fakat yoksul kesimler, doğal olarak iklim değişikliğinden en çok etkilenecek grupların başında geliyor.

Bu kitap da, iklim değişikliğini adalet boyutuyla irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Paris İklim Anlaşması ile birlikte iklim değişikliğinin etkilerini asgariye indirmek için kimi adımlar atılmıştı. Fakat bu adımların yetersiz olduğu, alanda çalışma yürüten kimi kurumlar tarafından dile getirilmişti.

Kitap, Paris İklim Anlaşması’nın katkıları ve eksikleriyle ilgili bir değerlendirmeden yola çıkarak iklim değişikliğini yoksullar ve toplumsal cinsiyet boyutlarıyla irdeliyor.

Ülkeler arası sorumluluk, ekolojik borç, enerji demokrasisi ve karbon bütçesi, kitapta ele alınan bazı kavramlar.

Kitabın hazırlayanları ise şöyle:  Ethemcan Turhan, Arif Cem Gündoğan, Cem İskender Aydın ve Mustafa Özgür Berke.

  • Künye: Kolektif – İklim Adaleti Mücadelesi İçin 10 Durak, Ekoloji Kolektifi Derneği Yayınları, ekoloji

Carlo Petrini – Terra Madre (2017)

Bu kitabı anlatmaya koyulmadan önce yazarı Carlo Petrini’nin öneminden bahsetmek daha doğru olur.

Petrini, günümüzde dünya çapında 50’den fazla ülkede mevcut olan ve 80 binden fazla destekçiye sahip İtalyan kökenli Slow Food akımının kurucusudur.

Petrini ayrıca, 2004 yılından bugüne çiftçiler, balıkçılar, aşçılar ve gıda uzmanları arasında iletişim ağları oluşturmayı amaçlayan ve iki yılda bir Torino’da düzenlenen Terra Madre konferansların da tasarlayıcısı.

İşte bu kitap da, Terra Madre’deki tartışmaları, fikirleri ve hikâyeleri bir bağlama yerleştirerek bu konferanslardaki heyecanı ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Terra Madre ya da toprak ana girişiminin ana amaçları ve hedeflerinin neler olduğu,
  • Doğa ile uyumlu gıda topluluklarını oluşturmanın yolları,
  • Gıda egemenliğinin günümüzdeki korkutucu boyutları,
  • Yerel bir doğa ekonomisi yaratmanın imkânları gibi konular ele alınıyor.

Kitap, yüzümüzü neden Toprak Ana’ya dönmemiz gerektiği, Doğa’nın tarihsel önemini ve bugünkü durumunu daha iyi kavramak için birebir.

  • Künye: Carlo Petrini – Terra Madre, çeviren: Güliz Akyüz Yıldırım, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 192 sayfa, 2017