Stefano Mancuso ve Alessandra Viola – Bitki Zekası (2017)

Yaşadığımız Dünya öylesine insan merkezli ki, kendimiz dışında başka hiçbir türe saygımız yok.

İnsanın bu konudaki cahilliği ve pervasızlığı öylesine büyük ve tarihsel ki, sayemizde dünyada birçok hayvan ve bitkinin soyu, bugün tamamıyla tükenmiş durumda.

İşte Bitki nörobiyolojisi ve bitki davranışları profesörü Stefano Mancuso ile gazeteci ve belgeselci Alessandra Viola’nın bu şahane çalışması, bitkilerin kendi dünyaları, davranışları ve zekâlarıyla ne denli olağanüstü birer organizma olduğunu gözler önüne seriyor.

Bizim bitkiler hakkındaki bilgilerimizin ne denli kısıtlı olduğu düşünüldüğünde, bu kitabın önümüze yepyeni ve heyecanlı bir dünya açtığını söylememiz gerek.

Bitkilerin semavi dinlerdeki yerini irdeleyerek açılan kitap,

  • Botaniğin babaları olan Linnaeus ve Darwin’in katkılarını,
  • Bitkiler olmasaydı hayatın neden olamayacağını,
  • Görme, koku alma, tat alma, dokunma, işitme ve on beş başka duyu gibi bitki duyularını,
  • Bitkiler arası iletişimi,
  • Charles Darwin’in ve ardından yapılan bitki zekasına dair çalışmaların ne aşamada olduğunu,
  • Dünya dışı zekayı anlamak için bir model olarak bitkilerin zekasının bize neler söylediğini,
  • Ve bunun gibi pek çok heyecan verici bilgiyi barındırıyor.

Bitkiler, dünya üzerindeki biyokitlenin yüzde doksan dokuzunu oluştururlar.

Bu kitap da, insana ve başka canlılara göre çok daha yavaş bir zaman boyutunda hayatlarını sürdüren bitkilerin eşi benzeri olmayan başarılarının, bizim başarımızı gölgede bıraktığını göstermesiyle önemli.

Doğa tutkunları her şekilde hitap edecek çalışmayı, beton sevdalılarının da muhakkak okuması gerek.

  • Künye: Stefano Mancuso ve Alessandra Viola – Bitki Zekası, çeviren: Almıla Çiftçi, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 144 sayfa

Kolektif – Başka Bir Hayvancılık Mümkün (2014)

Artık meralarda otlatılmayan hayvanlar, güneş görmeyen barınaklarda, ithal GDO’lu kesif yemlerle besleniyor.

Bu şekilde üretilen ürünlerin, insan sağlığına ne denli zararlı olduğu, son zamanlarda sıklıkla vurgulanıyor.

Ziraat, tıp, gıda, veterinerlik, ekonomi gibi alanlardan gelen uzman isimlerin kaleme aldığı makalelerden oluşan bu kitap, kesif yemlerle beslenen hayvanların ve yeni hayvan besleme işletmelerinin çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkileri; kâr ve verimlilik odaklı tarım politikalarının yarattığı tahribat konularında uyarıyor ve hayvancılıkta kapitalist paradigmanın aşılması üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – Başka Bir Hayvancılık Mümkün, editör: Tayfun Özkaya ve Fatih Özden, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 126 sayfa

David Sobel – Ekofobiyi Aşmak (2014)

David Sobel’in ‘Ekofobiyi Aşmak’taki amacı, modern kent yaşamının gün geçtikte doğadan kopardığı çocukları, doğal yatkınlıklarının bulunduğu çevreyle buluşturacak eğitim stratejileri sunmak.

Ekolojinin çocuk için bir fobi olmaktan ziyade, bir tat alma, oyun oynama alanı olduğunu düşünen Sobel, öğretmen ve ebeveynlerin çocukların ekofobisini nasıl analiz edeceklerini ve nasıl çözebileceklerini anlatıyor.

Çevre bilincine sahip güçlü öğrencilerin yetiştirilebileceğini söyleyen Sobel, hayvan dostlar edinmek, peyzajı öğrenmek, su havzalarına dair bilgi edinmek gibi, çocuklarda bu duyguyu uyandıracak bir dizi etkinlik sunuyor.

  • Künye: David Sobel – Ekofobiyi Aşmak, çeviren: İlknur Urkun Kelso, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 80 sayfa

Rahmi Aydemir – Sürdürülebilir Yaşam ve Enerji Söyleşileri (2014)

Rahmi Aydemir, alanında uzman isimlerle yaptığı söyleşilere dayanarak, enerji haritası ve enerji dengelerinin yeniden düzenlendiği bir dünyada, bizi sürdürülebilir enerji kaynakları üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitap, sürdürülebilir kalkınma bağlamında, teknolojik değişim ve yeniliğin doğurduğu politik mücadeleleri, enerji piyasasını ve yenilenebilir enerjinin geleceğini irdeliyor ve bunu yaparken, şirketlerin yatırımlarını, Türkiye’deki sorunları, sivil toplum kuruluşlarının rollerini, yeni şehircilik anlayışını ve Avrupa Birliği çevre uyum politikalarının Türkiye politikasına nasıl entegre edilebileceğini tartışıyor.

  • Künye: Rahmi Aydemir – Sürdürülebilir Yaşam ve Enerji Söyleşileri, Sokak Kitapları, ekoloji, 234 sayfa

Jacquie Wines – Gelin Dünyamızı Kurtaralım (2008)

‘Gelin Dünyamızı Kurtaralım’, insanoğlunun, yeryüzünün doğal zenginliği sayılan yabani yaşamın, ormanların, nehirlerin ve denizlerin üçte birine zarar vermesini veya bunu tamamen yok etmesini telafi etmek için çocukları harekete geçmeye davet ediyor.

Kitapta, küresel ısınmayla beraber, dünyayı bekleyen tehlikeler sıralanıyor ve çocukların adım attıkları bu dünya için ne yapabileceklerini irdeliyor.

Enerjinin nasıl daha az kullanılabileceği, israftan nasıl kaçınılabileceği ve bitki yetiştirmenin neden çok gerekli olduğu, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Çocukları, çevrelerine saygılı ve özenli bireyler olmaya özendirmeyi amaçlayan güzel ve anlamlı bir kitap.

  • Künye: Jacquie Wines – Gelin Dünyamızı Kurtaralım, resimleyen: Sarah Home, çeviren: Mehmet Gürsel, İnkılap Kitabevi, çocuk, ekoloji, 144 sayfa

Al Gore – Tükenen Dünya (2008)

Çevreye dair uzun soluklu çalışmaları vesilesiyle, 2007 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan Al Gore bu kitabında, dünyayı bekleyen felaketler karşısında, insanları sorumluluğa ve bilinçlenmeye çağırıyor.

Kitabında,

Küresel iklim değişikliğinin nedenleri ve olası sonuçları,

Tarih boyunca dünyada yaşanmış ekolojik değişiklikler,

Tüketim kültürünün iklim üzerindeki olumsuz etkileri,

Ve küresel ısınma ile iklim değişikliği karşısında tek tek bireyler olarak bizlere düşen görevler gibi konular ele alınıyor.

Al Gore’a göre artık küresel iklim krizinden kaçamayız ve bu sorunla acilen yüzleşmemiz gerekiyor.

Kitap, iklim krizini çok yönlü bir bakışla ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Al Gore – Tükenen Dünya, çeviren: Nurşan Üstüntaş, Siren Yayınları, ekoloji, 448 sayfa

Murray Bookchin – Ekolojik Bir Topluma Doğru (2014)

Murray Bookchin, 1970’li yıllarda yazılan makalelerden oluşan çalışmasında, kapitalist ekonominin yarattığı çevresel sorunları gözler önüne seriyor ve radikal bir toplumsal yaşam eleştirisi sunuyor.

Sanayileşme, kentleşme ve kapitalizmin karşısına anarşist-komünist bir yaklaşım koyan Bookchin’e göre, kentler eko-cemaatlere ayrılarak eko-sistemlere uygun tasarlanmalı.

Yazar, bugün yüz yüze kaldığımız ekolojik sorunların aşılmasında, teknolojinin “tahrip” edici özelliklerinden arındırılıp toplumla doğal dünyanın kucaklaşmasına katkıda bulunacak tarzda yeniden düzenlenmesinin elzem olduğunu ifade ediyor.

  • Künye: Murray Bookchin – Ekolojik Bir Topluma Doğru, çeviren: Abdullah Yılmaz, Sümer Yayıncılık, siyaset, 400 sayfa

Kolektif – Türkiye’de İklim Koruma Davaları ve Hukuki Durum 2016 (2017)‏

Pek çok hukukçunun, davacı yurttaşın ve çevre korumacı kurumların desteğiyle hazırlanan, Türkiye’de iklim koruma davalarını kapsamlı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Kitap,

Kamu, şirket ve yurttaş politikaları açısından enerji,

Türkiye’de çevrenin korunmasına yönelik açılan davaların seyri,

Ve bu davalarda izlenen yargısal süreç gibi konuları ele alıyor.

Kitap bu konuları da, Çanakkale, İzmir, Yalova, Bartın, Düzce, Adana, Konya ve Bursa’da kurulu ve kurulması planlanan kömürlü termik santraller hakkında verilen idari izinler ve hukuki süreçleri merkeze alarak irdeliyor.

Kitap, hem Türkiye’de hızla gelişen kent ve çevre hukuku çalışmalarına önemli bir katkı sunuyor hem de benzer yargısal süreçlere başvurmak isteyen okurlarını aydınlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de İklim Koruma Davaları ve Hukuki Durum 2016, hazırlayan: Fevzi Özlüer, Hülya Yıldırım ve Cömert Uygar Erdem, Ekoloji Kolektifi Derneği Yayınları, çevre hukuku, 80 sayfa

Mahmut Özer – Doğa Etiği (2017)

İnsanın dünyadaki varlığı, gerçekte kendisi dışındaki türler ile doğaya karşı giriştiği pervasız katliamların, çok yönlü yıkıcılığın tarihi olarak okunabilir.

Eğer insan türüne özgü verili özel bir asalet varsa – diğer tüm varlıklarda olandan farklı ve daha üstün özel evrensel bir değer – bunun göstergesi nedir?

İşte, bu kitap, bu basit, ama basit olduğu kadar insanoğlunun dünyadaki yerini de kökten sorgulatan temel bir sorunun yanıtını arıyor.

Mahmut Özer’in nitelikli çalışması esas olarak, kimilerinin “çevre felsefesinin peygamberi” olarak tanımladığı Aldo Leopold’un tüm eserlerini ayrıntılı bir bakışla inceliyor.

Bununla da yetinmeyen Özer, Leopold’u dünyaya tanıtan günümüzün en önemli çevre felsefecilerinden J. Baird Calliott’un yorumlarına da kimi eleştiriler getiriyor.

Çalışma, çevre alanına önemli bir akademik katkı…

  • Künye: Mahmut Özer – Doğa Etiği, İmge Kitabevi, ekoloji, 295 sayfa

Bengi Akbulut – Termik Santrallerin Maliyeti (2017)

Ekolojik durumun, doğanın ve bunun çerçevelediği insanın ekonomideki değeri nedir?

Bengi Akbulut’un elimizdeki çalışması, Türkiye’de yapılması planlanan 5 termik santralin çevresel ve toplumsal maliyetini sorgulayarak, söz konusu değer konusunda bizi aydınlatıyor.

Bilindiği gibi, Türkiye’de termik santral projelerinin onaylanmasında veya hukuki mücadele alanına taşınmasında Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporları büyük önem taşıyor.

Fakat Akbulut’a göre, bu raporlarda ortaya konan çevresel-toplumsal maliyet değerlendirmeleri eksiklikler barındırmakta.

Eksik çünkü, termik santrallerin yarattığı birçok toplumsal, ekolojik ve ekonomik etkiyi tam olarak yansıtmıyor.

Yazar, ilk olarak bu raporları adeta didik didik inceliyor.

En önemlisi de, raporların fayda-maliyet analizlerinde pek görünmeyen, santrallerin doğaya ve topluma getireceği korkutucu maliyetleri gözler önüne seriyor.

Son olarak belirtelim: Ekoloji Kolektifi Derneği’nin yayımladığı bu kitap, hiçbir ücret talep edilmeden isteyen herkese dağıtılıyor.

Kitabı edinmek için, iletisim@ekolojikolektifi.org adresi üzerinden dernekle iletişim kurulabilir.

  • Künye: Bengi Akbulut – Termik Santrallerin Maliyeti, Ekoloji Kolektifi Derneği Yayınları, ekoloji, 60 sayfa