Serap Sarıtaş Oran – Sermayeyi BES’lemek: Bireysel Emeklilik Sistemi ve Emekliliğin Finansallaşması (2017)

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 2017 yılından itibaren 45 yaş altı tüm özel ve kamu sektörü çalışanları için katılımı zorunlu kılan, çalışanların ve sendikaların yoğun eleştirileriyle karşılanan yeni bir düzenleme.

Serap Sarıtaş Oran’ın elimizdeki kapsamlı çalışması ise, BES’in tarihsel gelişimi kadar, emeklilik fonlarının işleyişini, bunların risk ve getiri düzeylerini, sistemden emekli olma ve devlet katkısına hak kazanma koşullarını ve nihayet, çalışanların BES’ten nasıl ve ne şekilde cayabilecekleri gibi konularda merak edilen pek çok noktayı aydınlatıyor.

Kitap, konuyla ilgili bir rehber kitap oluşunun yanı sıra,

  • BES’in Türkiye’nin 2001 sonrası finansallaşma süreciyle nasıl ilişkili olduğu,
  • BES gibi sistemlerin ne gibi tehlikeli ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğuracağı,
  • Ve emeklilik fonlarının dünyadaki farklı örnekleri gibi konuları akademik bir çerçeveden irdelemesiyle de değerli.

Hem emeklilik sistemleri, hem finansallaşma hem de Türkiye ekonomisine meraklı okurlara fazlasıyla hitap edecek bir çalışma.

  • Künye: Serap Sarıtaş Oran – Sermayeyi BES’lemek: Bireysel Emeklilik Sistemi ve Emekliliğin Finansallaşması, Nota Bene Yayınları, iktisat, 207 sayfa

Otto von Busch – Moda Praksisi (2017)

Bu kitap her şeyden önce, Hannah Arendt’in siyaset, iktidar, şiddet, yargı ve sorumluluk üzerine fikirlerini modanın politik gerçekliğine uygulamasıyla dikkat çekiyor.

Arendt’e göre, fikirlerle meşgul olma kapasitemiz, bizi insan yapan yönümüzdür. O halde praksis, işbirliği, katılım ve toplumsal refahın sağlanması idealini de beraberinde getiren bir çeşit “toplumsal birliktelik” şeklidir.

Arendt, katılımcı demokrasinin, kapsayıcı katılım mekanizmalarıyla, modern çağın büyük bir kısmına yayılmış olan ve moda sistemlerinde de sıklıkla gördüğümüz elitist ve bürokratik politik formların aksine hareket ettiğini belirtir.

Bu kitap da, modanın çoksesli bir toplumsal birliktelik biçimi olduğundan hareketle, modayı Arendt’in “praksis” kavramıyla paralel olarak inceliyor.

Kitap, insanın ortak katılımcı gerçekliklerini vurgulayan, kapitalizmin ve toplumun akışına yön veren moda endüstrisinin yönettiği rekabetçi, dışlayıcı ve elitist moda anlayışını dengeleyen araçlar sunmayı amaçlıyor.

Kitabın asıl üzerinde durduğu nokta da, küreselleşme ve emek meseleleri gibi modanın daha yaygın siyasi yönleri değil, sevgi ve insan ilişkileri gibi, modanın daha temel unsurları ve bu unsurların siyasi içerikleri.

Kitap,

  • Günümüzde modanın neden bu kadar güçlü olduğu,
  • Modayı kimin yaptığı,
  • Modanın nerelerde yapıldığı,
  • Modayı politikleştiren unsurların neler olduğu,
  • Modanın gücünün kişisel deneyimlenmesinin nasıl gerçekleştiği,
  • Ve modanın neler yapabildiği hakkında kapsamlı bir kaynak.

Künye: Otto von Busch – Moda Praksisi, çeviren: Dilara Kılıç, Yeni İnsan Yayınevi, moda, 144 sayfa

Arzu Özsoy Özmen – Kamuda Güvencesizlik: Direniş ve Uyum (2017)

Özellikle son 10-15 yılda, neoliberal politikaların egemen oluşuyla birlikte kamu hukukunda yapılan büyük değişiklikler ve sendikal hakların yontulması sonucunda, kamuda çalışanlar açısından büyük bir güvencesizlik ortaya çıkmaya başladı.

Kapitalist piyasa ilişkilerinin tümüyle egemen olduğu günümüzde, kamu çalışma ilişkileri de aşındı.

İşte Arzu Özsoy Özmen, bizzat kendi deneyimlerinden de yola çıkan bu çalışmasında, kamuda güvencesizliğin güncel halinin kapsamlı bir analizini sunuyor.

Konuyu tarihsel, toplumsal ve hukuki boyutlarıyla ele alan çalışma, aynı zamanda memurlar, akademisyenler ve taşeron firma çalışanlarıyla yapılan birebir görüşmeler ve anketlere dayanıyor.

Alan için önemli veriler ve saptamalar barındıran sağlam bir eser.

  • Künye: Arzu Özsoy Özmen – Kamuda Güvencesizlik: Direniş ve Uyum, Nota Bene Yayınları, siyaset

Bağımsız Sosyal Bilimciler – 2008 Kavşağında Türkiye: Siyaset, İktisat ve Toplum (2008)

Neoliberal politikalara karşı toplumu bilinçlendirmek amacıyla, 2000 yılında Ankara’da kurulan Bağımsız Sosyal Bilimciler tarafından kaleme alınan ‘2008 Kavşağında Türkiye’, 1998-2007 zaman aralığındaki Türkiye’yi siyasal, ekonomik ve sosyolojik analize tabi tutuyor.

Kitapta, Türkiye’nin genel siyasal ortamı, makroekonomik politikaları, dış ekonomik ilişkileri, kamu maliyesi, tarımı, sanayisi, enerji sektörleri, eğitimi, sağlığı, sosyal güvenliği, kamu yönetimi, yolsuzlukları ve yasal düzenlemeleri, uluslararası ekonomik ve siyasal çerçeve gözetilerek değerlendiriliyor.

Kitap bu dönemi, eleştirel-muhalif bir bakışla değerlendirmesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Bağımsız Sosyal Bilimciler – 2008 Kavşağında Türkiye: Siyaset, İktisat ve Toplum, Yordam Kitap, siyaset, 335 sayfa

Douglas Dowd – Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı (2008)

Douglas Dowd, ‘Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı’nda, kapitalizm ve iktisat ilişkisini, 18. yüzyıldan itibaren analiz ediyor.

Kitapta, kapitalist gelişmenin esas unsurları, iktisadi düşüncenin yapısı, bu düşüncenin kapitalist dönemde neden ve nasıl geliştiği gibi konular üzerinden, bu ilişkinin günümüz dünyasına yansıyan etkileri, eleştirel bir gözle değerlendiriliyor.

Kitap, günümüzün kapitalist sistemi ile iktisat anlayışını, Adam Smith, Thomas Malthus, Jeremy Bentham, John Stuart Mill, Karl Marx, Thorstein Veblen, Rosa Luxemburg, John Maynard Keynes, Paul Samuelson, Milton Friedman ve Eric Hobsbawm’ın fikirleri çerçevesinden değerlendirmesiyle, alan için değerli bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Douglas Dowd – Kapitalizm ve Kapitalizmin İktisadı, çeviren: Cihan Gerçek, Yordam Kitap, tarih, 392 sayfa

David Graeber – Değer Teorisi: Antropolojik Bir Giriş (2017)

Yakın dönemdeki literatürde sistematik bir “değer teorisi” bulmak aslında zordur ve “değer” terimini kullanan belirli bir yazarın yararlandığı teorik bütünün ne olduğunu anlamak genelde güçtür.

İşte felsefe, iktisat ve antropolojinin bir bireşimi olarak düşünebileceğimiz eldeki kitap, “değer” kavramının köklerine inerek ayakları yere basan bir değer teorisi üretmeye çalışıyor.

Ünlü antropolog Marcel Mauss’un armağan ekonomileri konusundaki araştırmaları ile Marx’ın siyasal iktisat tezlerini harmanlayan Graeber, bu alanda fikir üretmiş pek çok isme başvuruyor ve bunu yaparken de mübadele teorisindeki güncel istikametler, meta fetişizmi ve arzu gibi kavramlar üzerinden “değer” teorisini geniş bir çerçevede irdelemekte.

  • Künye: David Graeber – Değer Teorisi: Antropolojik Bir Giriş, çeviren: Başak Kıcır, Sel Yayıncılık, iktisat, 416 sayfa

Kolektif – Zor Zamanlarda Emek: Türkiye’de Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları (2017)

Türkiye’deki ücretli emek, dünya çapında emek aleyhine yaşanan dönüşümlerin yanı sıra, 12 Eylül darbesinden sonraki ikinci en büyük zorlu dönemini, AKP iktidarıyla birlikte yoğun olarak uygulamaya konan neoliberal politikalarla yaşıyor.

Bu değerli kitapta bir araya gelen makaleler de, 2000’li yıllardan itibaren dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler paralelinde çalışma yaşamında gözlemlenen değişimleri farklı yönleriyle kayıt altına alıyor.

  • Sınıfsal gelir bölüşümündeki adaletsizlikler,
  • Sınıfların değişimi ve dönüşümü,
  • İşçileşme sürecinin aldığı yeni biçimler,
  • Çalışan yoksulluğunun artmasının başlıca nedenleri,
  • Göçmen işçi sorunu,
  • Sendikal haklara yönelik baskılar,
  • Güvencesiz çalışmanın beraberinde getirdiği çıkmazlar,
  • Gün geçtikçe artan işçi cinayetleri ve daha fazlası…

Türkiye’de emeğin ve çalışma şartlarının nitelikli bir fotoğrafını görmek isteyen okurların bakması gereken bir çalışma.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Selamoğlu, Ahmet Haşim Köse, Aziz Çelik, Banu Uçkan Hekimler, Benan Eres, Can Şafak, Denizcan Kutlu, Gaye Burcu Yıldız, Korkut Boratav, Kuvvet Lordoğlu, Mesut Gülmez, Murat Özveri, Recep Kapar, Serdal Bahçe ve Seyhan Erdoğdu.

Künye: Kolektif – Zor Zamanlarda Emek: Türkiye’de Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları, derleyen: Ahmet Makal ve Aziz Çelik, İmge Kitabevi, siyaset, 527 sayfa

Ellen Meiksins Wood – Sermaye İmparatorluğu (2014)

Ellen Meiksins Wood, Oya Köymen’in yetkin çevirisiyle Türkçeye kazandırılan ‘Sermaye İmparatorluğu’nda, Doğu-Batı ekseninde tarihsel bir gezintiye çıkarak yeni ve eski emperyalizmin özgüllüklerini ortaya çıkarıyor.

Wood’un ayrıntıcı bakışının en iyi örneği diyebileceğimiz kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Kapitalizmde iktisadi ve siyasi güç arasındaki ilişkilerin dönüşümü,
  • Kapitalizmin iktisadi zorunluluklarının genişlemesi,
  • İngiltere’nin egemenliğinin İrlanda’ya ve denizaşırı Amerika’ya yayılması,
  • Tarihte Arap, Çin, Hollanda ve Roma gibi uygarlıklarda emperyalist güç ilişkileri,
  • Günümüzün ABD egemenliğindeki “küreselleşme” ve bu yeni emperyalizmin doğurduğu sonsuz savaş döngüsü.

Künye: Ellen Meiksins Wood – Sermaye İmparatorluğu, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, inceleme, 190 sayfa

Aleix Saló – Euro Kâbusu (2014)

Aleix Saló, dünya ekonomisinin dönüm noktalarını adım adım takip ederek uygulanan yanlış politikalar sonucunda yaşanan önemli darboğazları saptıyor ve tüketim kültürünün toplumsal alanda yarattığı çürümeyi gözler önüne seriyor.

Saló,

11 Eylül saldırılarının Batı’da güvenlik öncelikli siyasetlerin öne çıkmasına nasıl bahane olduğunu,

Seattle ile başlayan küreselleşme karşıtı hareketlerin nedenlerini,

Küreselleşmenin neden şüphe çektiğini,

Sovyet Bloğu’nun çöküşünün ABD’nin ekonomik modelini yaygınlaştırmasına etkilerini,

Ve 2008’de ABD’de başlayan ekonomik krizin nasıl olup da Euro Bölgesi’ni alt üst ettiğini anlatıyor.

  • Künye: Aleix Saló – Euro Kâbusu, çeviren: Arda Koval, Say Yayınları, iktisat, 191 sayfa

Murat Şeker – Mutluluk Ekonomisi (2017)

Belki daha fazlası bozar, bilemiyoruz. Ama mutlu olmanın bilhassa temel ihtiyaçlar düşünüldüğünde para ile birebir, sarsılmaz bir ilişkisi var.

İşte bu kitap, para ve mutluluk bağını sosyolojik veya psikolojik yönlerden ziyade, doğrudan kamu ekonomisi bağlamında masaya yatırıyor.

Yani konu, tamamıyla iktisat literatürünün çerçevesi içinde ele alınmış.

Kitapta şu sorular yanıtlanıyor:

Mutluluk ile ekonomik büyüme, milli gelir, istihdam, enflasyonla ve bireysel gelir arasında nasıl bir ilişki var?

Kamu harcamaları, kamu gelirleri, vergilendirme, sosyal güvenlik, sosyal politikalar ve gelir dağılımı mutluluğumuza ne gibi etkilerde bulunuyor?

Mutluluğun nüfus, sosyal sermaye, din ve inançtan ne şekilde etkilendiğini irdelemesi de, kitabın diğer bir katkısı.

  • Künye: Murat Şeker – Mutluluk Ekonomisi, Türkmen Kitabevi, ekonomi, 152 sayfa