Karen Kampwirth – Kadınlar ve Gerilla Hareketleri (2014)

Eğer 20. yüzyıl devrimin çağı olmuşsa, Latin Amerika da hiç şüphesiz devrimin merkezi olmuştu.

İşte Kampwirth Nikaragua’da, El Salvador’da ve Meksika Chipas’ta devrimci harekete katılan kadınları, onların nasıl olup da gerilla aktivistler haline geldiğini, bu deneyimin onları nasıl dönüştürdüğünü konu alıyor.

  • Künye: Karen Kampwirth – Kadınlar ve Gerilla Hareketleri, çeviren: Esra Eren, Sümer Yayıncılık

Kolektif – Kadın Öykülerinde Ankara (2008)

Efnan Dervişoğlu’nun hazırladığı ‘Kadın Öykülerinde Ankara’, Ankara’da doğan, Ankara’da yaşayan, ya da yolu bir şekilde bu kentten geçen kadın yazarların öykülerinden oluşuyor.

Yirmi iki yazardan her biri, Ankara’yı, mekânlarını ve insanlarını anlatıyor.

Tabi, bu öykülerde, şehrin yeni haliyle eski hali; kaybettikleriyle kazandıkları da yer alıyor.

Öyküler, sokaklar, ağaçlar, parklar, meydanlar gibi mekânlar ile Zafer Çarşısı, Piknik, Büyük Sinema, Mamak Cezaevi gibi, Ankara simgelerini kimi zaman yakın tarihe kimi zamansa Atatürklü yıllara uzanarak anlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Kadın Öykülerinde Ankara, hazırlayan: Efnan Dervişoğlu, Sel Yayıncılık, öykü, 206 sayfa

Kim Kiyosaki – Zengin Kadın (2008)

Kim Kiyosaki ‘Zengin Kadın’da, kadınlara özel yatırım seçeneklerine yer veriyor.

Kendisi de bir iş kadını ve yatırımcı olan Kiyosaki, ekonomik konularda erkeklerin kadınlardan daha zeki olmadığını ve ekonomik açıdan bağımsız olabilmenin de son derece zeki olmayı gerektirmediğini vurguluyor.

Kadının, ekonomik bağımsızlıktan önce, zihinsel anlamda bağımsız olmayı öğrenmesi gerekliliğinden hareket eden Kiyosaki, bu iki sürecin nasıl gerçekleştirilebileceğini de kendi hayatından örnekler vererek açıklıyor.

Kiyosaki, kadının zeki olduğunu, güçlü bir sağduyuya ve sezgiye sahip olduğunu söyleyerek, bu alanda erkekle rekabet edebilecek güçte olduğunu savunuyor.

  • Künye: Kim Kiyosaki – Zengin Kadın, çeviren: İmge Tan, Alfa Yayınları, iş dünyası, 356 sayfa

Ayşe Kardeşoğlu – Eyvah 40 (2014)

Hiç kendinizi oturduğunuz mekâna göre biraz yaşı geçmiş hissettiniz mi?

Arkadaşlarınızdan herhangi birinin adı Aleyna, İlayda, Naz Su ve Berkecan ise muhtemelen olmuştur.

Bizi, bu çağımızın tadını çıkarmaya davet eden Kardeşoğlu, gündelik hayatta 40 yaşa uygun mekân, etkinlik ve sosyal aktivitelerin neler olduğunu da anlatıyor.

  • Künye: Ayşe Kardeşoğlu – Eyvah 40, Chiviyazıları Yayınevi

Ural Nadir – “Nasıl Korunabilirdik?”: Şiddete Uğrayan Kadınlar ve Çocuklar (2017)

“Nasıl Korunabilirdik?”, aile içi şiddet mağduru kadınların ve çocukların deneyimlerini anlamayı hedefliyor.

Ural Nadir kitabı için, şiddet gören 17 ve şiddet ortamında yetişmiş sekiz kadınla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirmiş.

Çalışma,

  • Kadınlar/çocukların evlilik hikâyeleri,
  • Kadınlar/çocukların şiddete ilişkin tanımları ve deneyimleri,
  • Kadınlara/çocuklara yönelik aile içi şiddetin başlama zamanı,
  • Kadınlara/çocuklara göre gördükleri şiddetin nedenleri,
  • Şiddetin kadınlara ve çocuklara etkileri,
  • Ve kadınların/çocukların şiddetle başa çıkma mekanizmaları gibi konuları ayrıntılı bir şekilde kayda alıyor.

Kitap, söz konusu sorunu kadınlar ve çocuklar cephesinden anlamaya çalıştığı gibi, aynı zamanda şiddet mağduru kadın ve çocukların korunması ve bu bağlamda erkeklerle yapılacak çalışmalar konusunda da önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Ural Nadir – “Nasıl Korunabilirdik?”: Şiddete Uğrayan Kadınlar ve Çocuklar, İletişim Yayınları, kadın, 271 sayfa

Louann Brizendine – Kadın Beyni (2008)

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde nöro-psikiyatr olarak çalışan Louann Brizendine, kendisine dünya çapında ün getiren ‘Kadın Beyni’nde, kadınların erkeklerden çok farklı olan beyin yapılarına odaklanıyor.

Brizendine çalışmasında, erkek egemen anlayışın neredeyse tüm bir dünya tarihini şekillendirmiş, kadının biyolojisini küçümseyen söylemiyle hesaplaşıyor.

Kitap bunun yanında, her iki cinsin beyin farklılıklarına dair oldukça bilgilendirici ayrıntılar barındırmasıyla da dikkat çekiyor.

Brizendine’in çalışması, kadın gerçekliğinin anlaşılması konusunda önemli bir katkı sunmasının yanında, kadınlara beyinlerinin gücünü göstererek onlara özgüven aşılıyor.

  • Künye: Louann Brizendine – Kadın Beyni, çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Say Yayınları, bilim, 326 sayfa

Sibel Hürtaş – Canına Tak Eden Kadınlar (2014)

Bu ülkede erkeğin pervasız şiddeti dur durak bilmiyor.

İşin vahim yönü, bu şiddet artık kanıksanmış durumda.

Fakat buna eyvallah demeyenler de var.

Sibel Hürtaş bu kitabında, bu toprağın derinlerine dek işlemiş şiddeti, kocalarını öldüren kadınların hikâyelerini izleyerek gözler önüne seriyor.

Devlet erki, yasalar ve polis, erkek şiddetinin üstesinden gelmekte acizken, bu şiddetin hedefindeki kadınların artık canına tak ediyor.

Çalışma, kocalarını öldüren kadınlarla yapılan birebir görüşmelere dayanmasıyla alana büyük bir katkıda bulunuyor.

Bu kadınları cinayet işlemeye götüren toplumsal, siyasi ve kültürel etkenleri analizi açısından çok değerli ve önemli bir çalışma.

  • Künye: Sibel Hürtaş – Canına Tak Eden Kadınlar, İletişim Yayınları, kadın, 192 sayfa

 

Güngör Dilmen – Ben, Anadolu (2008)

Güngör Dilmen’in ‘Ben, Anadolu’su, Türkiye tiyatrosunun hâlâ en ilgi çeken oyunlarından biri.

Oyunda, Eskiçağ’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Anadolu kadını, çok çeşitli rollerde canlandırılıyor.

Burada yer alan her kadının trajediden güldürüye uzanan öyküsü, mitolojik çağlardan, Kurtuluş Savaşı’na kadar uzanıyor.

Oyun, karakterlerini oldukça gerçekçi ve sağlam bir şekilde tasvir etmesi ve tarihi-mitolojik ayrıntıları sağlam bir şekilde kurgulamasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Oyun Türkiye dışında İngiltere, Almanya, Amerika, Rusya, Danimarka, Kanada, Hollanda ve Singapur gibi ülkelerde de sahnelendi.

  • Künye: Güngör Dilmen – Ben, Anadolu, Pan Yayıncılık, oyun, 420 sayfa

 

Lâle Aytaman – İğneli Koltukta Dört Buçuk Yıl (2008)

Lâle Aytaman, Türkiye’nin ilk kadın valisi.

Aytaman, 1991 yılında, Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığındaki kabine tarafından Türkiye’nin ilk kadın valisi olarak atanmıştı.

Aytaman, 1995 yılında Muğla Milletvekili olarak Meclis’e girene kadar, dört buçuk yıl bu görevi yürüttü.

İşte bu kitap, kendisi için gurur verici ve kısmen de sıkıntılı olan bu süreçteki valilik görevine dair anılarını bir araya getiriyor.

Çalışma, Aytaman’ın valilik görevine başladıktan sonra, hem devlet erkânının hem de halkın kendisine nasıl yaklaştığını, ilk olmanın heyecanını, aldığı sorumluluğun ağırlığını ve o dönemde yaşadığı kimi acı kimi tatlı anılarını barındırıyor.

  • Künye: Lâle Aytaman – İğneli Koltukta Dört Buçuk Yıl, Turkuvaz Kitap, anı, 392 sayfa

Galina Breitkreuz – Şeriata Karşı Kadınlar (2008)

‘Şeriata Karşı Kadınlar’, Afganistan’daki şeriat düzeninde varolmaya çalışmış ve bunu yaparken de büyük mücadeleler ortaya koymuş kadınlarla yapılmış röportajlardan oluşuyor.

  • Gazeteci Nahid Başardost,
  • Kabil Üniversitesi’nde doçent Nesrine Gross,
  • Afganistan’daki kadın-erkek ilişkilerinin aksine, oldukça rahat bir evlilik ilişkisi yaratan köylü kadın Devlet Begüm,
  • General Katul Muhammedsoy,
  • Polis memuru Malalay Kakar,
  • Hamamda çalışan on sekiz yaşındaki Meryem,
  • Beş çocuğuyla zor şartlarda yaşayan Kübra,
  • Ve halı dokuyarak kendi ayakları üzerinde duran Bibi, röportaj yapılan kadınlardan birkaçı.

Kitap, hem erkek egemen hem de şeriatla yönetilen bir ülkede, verili kadınlık anlayışına başkaldıran kahramanları karşımıza çıkarırken, aynı zamanda Afganistan toplumunun nitelikli bir panoramasını da sunuyor.

  • Künye: Galina Breitkreuz – Şeriata Karşı Kadınlar, çeviren: Evrim Tevfik Güney, Cumhuriyet Kitapları, röportaj, 224 sayfa