Ömer Yılar – Ferhâd ile Şirin (2014)

Dillere destan Ferhâd ile Şirin hikâyesinin on iki farklı varyantı, bize her şeyden önce, halk kültürünün muazzam zenginliğini görme fırsatı veriyor.

Yılar’ın incelikli çalışması, hem hikâyedeki motifler, şahıslar, zaman ve mekân için hem de söz konusu hikâyenin efsanelere ve diğer halk hikâyelerine yansımalarını görmek için iyi bir kaynak.

  • Künye: Ömer Yılar – Ferhâd ile Şirin, Pegem Akademi Yayıncılık

Ernst Theodor Amadeus Hoffmann – Kum Adam: Seçme Masallar (2008)

Aynı zamanda orkestra şefi, besteci ve döneminin en iyi müzik eleştirmenlerinden biri sayılan Ernst Amadeus Hoffmann, Alman romantik akımının öncü yazarlarından.

Hoffmann’ın seçme masalları ise, yazarın ‘Altın Saksı’, ‘Kum Adam’, ‘Prenses Brambilla’ ve ‘Doge ve Dogaressa’ isimli masallarını bir araya getiriyor.

Hoffmann’ı bu öykülerde özgün kılan yönün, zengin bir düş gücü, şiirsellik ve fanteziler ile gerçek hayatı kaynaştırmadaki ustalık olduğunu söyleyebiliriz.

Çaykovski’nin ‘Fındıkkıran’da Hoffmann’ın masallarından etkilendiğini ve Freud’un, Hoffmann’ın ‘Kum Adam’ masalının kahramanı Nathanael’i incelediğini de önemli birer ayrıntı olarak hatırlatalım.

  • Künye: Ernst Theodor Amadeus Hoffmann – Seçme Masallar, çeviren: İris Kantemir, İş Kültür Yayınları, masal, 336 sayfa

Orhan Tez – Üç Balıkşörler (2014)

Ezop’tan bu yana biliniyor; aslında hayvanlar hikâyenin en eski kahramanlarından.

Gerçek hayatta ve kurmacada bireyin fütursuzca yükselişi, bu alegorik varlıkları arka plana atmış olsa da, onların yokluğu önemli bir eksiklik.

Orhan Tez’in girişimi de bu yönde: Hayvan masallarıyla, eski sakinleri evlerine çağırıyor.

Bir nevi iade-i itibar.

  • Künye: Orhan Tez – Üç Balıkşörler, Etki Yayınları, masal, 64 sayfa

James Finn Garner – Ötekileştirmeyen Masallar (2017)

Öyle masallar vardır ki, bilinçsiz de olsa, altan alta dilimize ve davranış kalıplarımıza eşitliksiz, eril ve homofobik önyargılar inşa eder.

Kırmızı Başlıklı Kız, Rapunzel, Külkedisi ve Pamuk Prenses gibi, bunların bir kısmının dünyanın en ünlü masalları oluşu da, işin en kötü tarafı.

Masallardaki bu ötekileştirici tavırdan korunmanın en iyi yolu, muhtemelen onları hiç okumamak.

Fakat James Finn Garner’ın daha yaratıcı bir fikri var:

Kendisi, hepimizin aşina olduğu masalları, tüm önyargı ve ayrımcılıklarından arındırarak yeniden anlatıyor.

Hem de okuruna zevkli anlar yaşatacak keyifli bir üslupla.

Bu alternatif masallar, yüzyıllardan bize miras kalan masalların cadılar, devler, yaratıklar ve hayvanlar üzerinden nasıl büyük ayrımcılık ve önyargılar inşa ettiğini; ırkçı, cinsiyetçi ve homofobik olduğunu gösteriyor, ayrıca bu ötekileştirici yaklaşımın hem masallardan hem de bilinçaltımızdan sürülmesinin ne denli elzem olduğunu ortaya koyuyor.

Masal tutkunlarına şiddetle tavsiye edilir.

  • Künye: James Finn Garner – Ötekileştirmeyen Masallar, çeviren: Devrim Evci, Dipnot Yayınları, masal, 132 sayfa

Ayşegül Dede – Hadi Masal Anlatalım (2017)

Masallar çok güzeldir.

Fakat daha da güzeli, masalların etkileyici anlatımıdır.

Kimi maharetli insanlar, masalları öyle bir tarza anlatırlar ki, o masal ne kadar bilinirse bilinsin ve hatta ezberlensin, anlatımın özgünlüğü onu daha bir harika kılar.

İşte, masal konusunda uzun zamandır çalışmalar yürüten Ayşegül Dede de bu kitabında, masalları daha etkileyici kılacak anlatım biçimleri konusunda ipuçları veriyor.

Masal anlatılırken hangi vurgunun nerede yapılacağından masal ortamının nasıl hazırlanacağına, çocukların yaşlarına göre masal içeriğinin nasıl sunulacağından masalda bulunan sakıncalı bilgilerin anlatılıp anlatılamayacağına kadar, konu hakkında birçok aydınlatıcı bilgi burada sunuluyor.

Kitap, masal anlatımını teorik bir çerçevede ele aldığı gibi, uygulama olarak da resimli dört örnek masal da barındırıyor. İsteyenlerin yazarın sesinden de dinleyebileceği bu masallar, kelimelerinden yapılan yönergeleri ve nerede nasıl vurgu yapılacağını belirtir halleriyle sunuluyor.

Çocuklarına masal anlatmayı seven anne-babalar ile masal tutkunu okurlara tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Ayşegül Dede – Hadi Masal Anlatalım, Taze Kitap, çocuk, 144 sayfa

Sarkis Seropyan (der.) – Aşiq û Maşûq (2017)‏

Türkler, Kürtler, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Yahudiler, Lazlar, Çerkesler, Aleviler, Araplar…

Anadolu bunların ve daha pek çok halkın üzerinde yaşadığı ve her halkın kendi güzel rengini verdiği muazzam zenginlikte bir coğrafya.

Elimizdeki kitap da, bu özgün renklerden Kürtler ile Ermenilerin üç masalını, Türkçenin zenginliğiyle buluşturuyor.

Merhum gazeteci ve çevirmen Sarkis Seropyan’ın derleyip Ermeniceden Türkçeye çevirdiği, Anadolu halkları arasındaki kadim bağı ortaya koyan sevda temalı iki Kürt ve bir Ermeni masalı…

‘Siyamanto ve Xıçezare’,

‘Lur da Lur’,

‘Kral Lusig ve Sedev Hovig’.

Bu üç masalın ilki, Kürt halkının sevilen bir aşk hikâyesi.

‘Lur da Lur’, tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bir Kürt aşk masalı olarak burada yeniden hayat buluyor.

‘Kral Lusig ve Sedev Hovig’ ise, bir soylu ile çoban arasındaki aşkı anlatıyor. Burada çobanın kadın oluşu da, masalı bu türdeki benzerlerinden farklı kılan önemli bir faktör.

Ressam Zeynep Özatalay’ın birbirinden güzel resimleri de kitaba zengin bir boyut katıyor.

  • Künye: Aşiq û Maşûq, derleyen ve çeviren: Sarkis Seropyan, Aras Yayıncılık, masal, 128 sayfa

Aisopos – Masallar (2013)

  • MASALLAR, Aisopos, çeviren: İo Çokona, İş Kültür Yayınları, masal, 184 sayfa

MASALLAR

Dünyanın her yerinden genç ya da yaşlı birçok insan, esir düşüp köle tüccarları tarafından satılmış Aisopos’tan masallar bilir. Bu kitap, günümüzde hâlâ kullanılan birçok atasözünü de çıkaracak kadar güçlü olagelmiş Aisopos’un tüm masallarını bir araya getirmesiyle önemli. Kitapta, tembel ağustos böceğiyle çalışkan karınca, kendini beğenmiş tavşanla bilge kaplumbağa ve kurnaz tilkiyle saf geyik gibi Aisopos’un en bilinen masallarının yanı sıra, heykeltıraş, bülbülle şahin, yaralanan kartal, zenci köle, Atinalı borçlu, kaval çalan balıkçı, yalıçapkını ve tilkiler Menderes Nehri’nde gibi pek bilinmeyen masallar da yer alıyor.