Leah A. Lievrouw – Alternatif ve Aktivist Yeni Medya (2015)

Bugün aktivistler, sanatçılar ve yurttaş grupları, alternatif medya ve enformasyon teknolojilerini nasıl kullanıyor?

Leah Lievrouw’un nitelikli çalışması, alternatif ve aktivist yeni medyaların beş ana biçimini kapsamlı bir şekilde açıkladığı gibi, bunların hangi yönleriyle geleneksel medya biçimlerinden ayrıldığını gözler önüne seriyor.

Bugünkü egemen medya araçları, bırakın marjinal görüşleri, alternatif görüşleri dahi kapsamaktan uzak bir yapıya dönüşmüş durumda.

Dolayısıyla, muhaliflerin görünürlük ve güç kazanmaları için alternatif yollar yaratmak en acil ihtiyaçlarımızdandır.

Bu kitap da, toplumsal hareketlerin ve sanatçıların alternatif medyayı kullanma biçimlerinin tarihsel bir analizini yapıyor, en önemlisi de yeni medya aktivizmi ile ilgilenenlere çok aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

  • Künye: Leah A. Lievrouw – Alternatif ve Aktivist Yeni Medya, çeviren: İlkay Sevgi Temizalp, Kafka Kitap, medya, 280 sayfa, 2018

Jan Van Dijk – Ağ Toplumu (2018)

Çağdaş toplumda yeni medyalar nasıl işlemekte ve gelecekte bu işleyişin dönüşme ihtimalleri nelerdir?

Jan Van Dijk’ın nitelikli çalışması ‘Ağ Toplumu’, tam da bu soruya doyurucu yanıtlar vererek sosyal medyanın uzun tarihçesini, gelişimini ve hali hazırdaki durumunu ayrıntılı bir şekilde saptıyor.

Bilhassa, yeni medya ağların hali hazırda gidişatını belirlediği yeni enformasyon ve iletişim teknolojilerinin gelişimi nedeniyle, toplumda hangi temel değerlerin risk altında olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çeken kitap,

Yeni medya kullanımıyla ortaya çıkan gençlik kültürünü,

Microsoft, Google, Apple ve Facebook arasındaki zorlu mücadeleyi,

Medya ağlarıyla finansal kriz arasındaki ilişkiyi,

İnternetle ilgili bilinmeyen gerçekleri ve bu konuya yaklaşan belli başlı kuramlar ile eğilimler arasındaki farklılıkları

Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

“Belirli kategorideki insanlar diğerlerine kıyasla enformasyon toplumu içerisinde daha fazla yer alabildiği için burada toplumsal eşitlik risk altındadır.” diyen Van Dijk’ın çalışması, yeni ağların temellerini geniş kapsamlı, teorik ve pratik yönleriyle irdelemesiyle, alan için ansiklopedik nitelikte bir eser.

  • Künye: Jan Van Dijk – Ağ Toplumu, çeviren: Özlem Sakin, Kafka Kitap, medya, 454 sayfa, 2018

Eirik Løkke – Mahremiyet: Dijital Toplumda Özel Hayat (2018)

Birçok ütopik romana ve filme konu olmuş gözetleme toplumu, günümüzde gerçek haline mi geldi?

Bu şüphe, yeni değil, daha 2013’te, dünya çapında infial yaratan NSA sızıntısından hemen sonra The Guardian’da yayınlanan bir makalede dile getirilmişti.

Şurası bir gerçek ki, bugün mahremiyetin yok edildiğinin çok az insan farkında ve bunun yarattığı veya yaratması muhtemel sorunların çok az insan bilincinde.

Oysa, her şey bir yana, yalnızca bu kitap yayınlandıktan sonra ortaya çıkan Facebook kişisel veri skandalına baktığımızda dahi, kişisel verilerimizin kaydedildiğini ve bunların hem istihbarat örgütlerine hem ticari işletmelere ve hem de manipülasyon için kullanmaları amacıyla kimi siyasi kuruluşlara pazarlanıyor.

Peki, bunun önüne geçilmesi için hem bireylerin hem de yasa koyucuların üstüne düşen görevler nelerdir?

Eirik Løkke, özel yaşamımızın korunması için hangi yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu, faydalı teknolojileri ve hizmetleri öne çıkarıp zararlı olanlarını ortadan kaldıracak bir dengenin nasıl kurulabileceğini ve tabii, kişisel olarak mahremiyetimizi korumamız için neler yapmamız gerektiğini anlatıyor.

  • Künye: Eirik Løkke – Mahremiyet: Dijital Toplumda Özel Hayat, çeviren: Dilek Başak, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyal medya, 160 sayfa, 2018

Alaeddin Asna – İletişim Hayattır: Alaeddin Asna Kitabı (2009)

‘İletişim Hayattır’, eski adıyla “halkla münasebetler”, şimdiki adıyla halkla ilişkiler sektörünün duayenlerinden Alaeddin Asna ile yapılan uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

İstanbul’daki çocukluğundan Amerika’daki halkla ilişkiler eğitimine ve ardından Türkiye’ye dönüşte halkla ilişkiler alanında yaptığı çalışmalara kadar birçok konuyu anlatan Asna, aynı zamanda Türkiye’nin 1940’lardan 2000’li yılları arasında yaşadığı değişimleri de okurla paylaşıyor.

Savaşlar, tek partiden çok partili sisteme geçiş, darbeler, Berlin Duvarı’nın kuruluşu ve yıkılışı, 6-7 Eylül olayları gibi yakın tarihin birçok olayı, Asna’nın tanıklığıyla okura sunuluyor.

  • Künye: Alaeddin Asna – İletişim Hayattır: Alaeddin Asna Kitabı, söyleşi: Deniz Gökçe İnceoğlu, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 376 sayfa

Daniel Chandler ve Rod Munday – Medya ve İletişim Sözlüğü (2018)

Medyayı ve iletişimi daha iyi kavramak, bu alana içkin kavramları daha iyi bilmekle mümkün.

İki yazarlı bu sözlük de, yaklaşık 2 bin 300 terim tanımını içeriyor ve bu özelliğiyle en geniş tek ciltlik referans kaynaklardan biri.

Öğrenci ödevlerinden araştırma projelerine, alandaki çalışmalarda kullanılacak referans terimlerini içerecek güvenilir bir başlangıç isteyenlerin yararlanabileceği sözlük, tanımları, o tanımların bağlantılı söylemlerle (örneğin göstergebilim, sosyoloji veya film-yapımı gibi) ilişkili farklı anlamlarını da dâhil edecek şekilde veriyor.

Okurlara, farklı söylemler arasında bağlantı kurmaya yardım eden, terim açıklamalarını geniş bir çapraz-referanslama ile zenginleştiren sözlüğün, bu yönüyle oldukça okur dostu olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Daniel Chandler ve Rod Munday – Medya ve İletişim Sözlüğü, çeviren: Babacan Taşdemir, İletişim Yayınları, 496 sayfa, sözlük, 2018

Geert Lovink – Sosyal Medyanın Dipsiz Kuyusu (2018)

Sosyal medya, vaat ettiği şekliyle bizi özgürleştirebiliyor veya yeni bir demokratik ufuk yaratabiliyor mu?

Geert Lovink’in bu muazzam çalışması, güncel bir sosyal medya eleştirisi sunması ve özellikle de sosyal medya araçları üzerinden bize dayatılan yeni tahakküm biçimlerini gözler önüne sermesiyle önemli.

Lovink’in çalışmasının en önemli katkısı, sosyal medyanın, yakın zamanda yaşanmış toplumsal olayları daha görünür kılmasından yola çıkarak, onun kendiliğinden bize demokrasi, özgürlük getireceği inancına neden karşı çıkmamız gerektiğini güçlü argümanlarla açıklaması.

Yazar, sosyal medyayı reddetmenin buna neden çare olmayacağını, sosyal medyanın toplumsal çatışmalar ve güç ilişkilerindeki yerinin bilincinde olarak onu nasıl doğru bir şekilde kullanabileceğimizi irdeliyor.

Sosyal medyanın duyumsamayı en aza indirgeyip algıları nasıl manipüle ettiği ve böylece toplumsallığı nasıl baltaladığı konusunda sıkı bir tartışma arayanlar, bunun yanı sıra bu kuşatmaya nasıl direnebileceğimizin yolları üzerine düşünenler bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Geert Lovink – Sosyal Medyanın Dipsiz Kuyusu, çeviren: Deniz Esen, Otonom Yayıncılık, siyaset, 340 sayfa, 2018

Gökhan Demirkol – Gırgır (2018)

Türkiye’de mizah dergileri, basın tarihi içerisinde önemli bir yere sahip olmakla birlikte akademide siyasi dergi ve günlük gazetelere oranla daha az çalışılan bir alan olarak kaldı.

Bu durumdan, Türkiye mizah yayıncılığında bir fenomen olmuş, efsane haline gelmiş Gırgır Dergisi de nasibini ziyadesiyle aldı.

Basın tarihi alanında çalışan Gökhan Demirkol’un bu incelemesi de, tam da böylesi bir boşluğu doldurmasıyla önemli.

Daha önce mizah dergilerini ele alan çalışmalar, daha ziyade ele aldıkları dergilerin “muhalif” yönlerini merkeze almıştı.

Oysa Demirkol, sadece “muhaliflik” olgusu çerçevesinden bu tür dergileri incelemenin, dergilerin toplumsal hayata dair sağlayacağı yeni yaklaşım, olgu ve olanakları göz ardı etmek anlamına geldiğini düşünüyor.

Demirkol böylece, gündelik hayat pratiklerinden beslenen bir mizah dergisi olarak Gırgır’ı, Türkiye toplumunun geçmişini ve bugününü anlama konusunda verimli bir kaynak olarak inceliyor.

“Gırgır’ın alamet–i farikası neydi?” sorusunun yanıtını arayan her okurun ilgiyle okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Gökhan Demirkol – Gırgır: Bir Mizah Dergisinde Gündelik Hayatın Dönüşümü (1972-1989), İletişim Yayınları, inceleme, 182 sayfa, 2018

Michael Kuyucu ve Tüba Kuruhisar – Yeni İletişim Teknolojileri (2015)

Son 20 yılda baş döndürücü bir hızla gelişen yeni iletişim teknolojileri ile ona paralel bir hızla yükselen yeni medya mecraları…

Yazarlar, “podcasting”in ürün tanıtımı açısından sunduğu avantajları, sosyal medyanın girişimcilere sunduğu fırsatları, dijital radyonun radyo mecrasında yarattığı devrimi ve bunun gibi daha birçok konuyu ele alıyor.

  • Künye: Michael Kuyucu ve Tüba Kuruhisar – Yeni İletişim Teknolojileri, Zinde Yayıncılık

Hüseyin Köse – Şovenist İnşa (2014)

Medya gösterisinin ideolojik kapsama alanının nitelikli bir analizi.

Dizilerdeki baba figürü ile otoriter toplumsal doku arasındaki ilişki, medyatik popüler kültür, bir “kültürel fast-food” olarak televizyon, medya araçları ve yeni iktidar yapılanması, medyada roller ve tipolojiler, hacker güdüsünün ekonomi politik temelleri ve bunun gibi birçok ilgi çekici konu, Hüseyin Köse’nin burada tartıştığı kimi konular.

  • Künye: Hüseyin Köse – Şovenist İnşa, Ayrıntı Yayınları

 

Evangelia Balta – Gerçi Rum İsek de, Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz (2014)

Evangelina Balta’dan Türkçe konuşan Rum Ortodokslar olan Karamanlılar ile Karamanlıca edebiyat, Karamanlıca kitaplar ve süreli yayınlar araştırmalarına nitelikli bir katkı.

Kitapta, Anadolu Ortodokslarının tarihi, Türkçe konuşan Rumların kendilerine dair tanımlamaları, Karamanlıca kitap ve süreli yayınların üretimi ve Karamanlıca kitapların içeriği gibi konular araştırılıyor.

  • Künye: Evangelia Balta – Gerçi Rum İsek de, Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz, İş Kültür Yayınları