Ahmet Alkan – Anılarla Son 50 Yılın Mimarlık ve Planlama Pratiği (2019)

Sayısız örnekten de bildiğimiz gibi, Türkiye’nin mimarlık ve planlama karnesi korkunçtur.

Mimar ve şehir plancısı Ahmet Alkan da elimizdeki kitabında, kendi meslek hayatında tanık olduklarından hareketle, bizdeki mimarlık ve planlama konusunda “ders” niteliğinde okunabilecek anılarını bizimle paylaşıyor.

50 yıla yaklaşan meslek hayatında, akademiden başlayarak muhatap veya şahit olduğu yanlışlıkları bir bir ortaya koyan Alkan, çalışmasını ayrıca, yaptığı mimari projelerin ve kent ölçekli planlama çalışmalarıyla da zenginleştirmiş.

Hâlihazırda mimarlık ve planlama alanında çalışanlara ve bu konulara ilgi duyanlara hitap eden kitap, bilhassa mesleğe yeni başlayanlara yol gösterecek türden.

Yüksek mimar ve kent plancısı Ahmet Alkan, mimari proje üretmeyi hayatın anlamı olarak gören, sürekli çizen ve fırsat buldukça da inşa eden uygulamacı bir meslek adamı.

1978 yılında başladığı akademik hayatında Alkan, aynı zamanda Selçuk Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin kuruluşuna da öncülük etti.

  • Künye: Ahmet Alkan – Anılarla Son 50 Yılın Mimarlık ve Planlama Pratiği, YEM Yayın, mimari, 232 sayfa, 2019

Ross King – Brunelleschi’nin Kubbesi (2010)

Popüler kültür tarihi araştırmacısı Ross King ‘Brunelleschi’nin Kubbesi’ ile, Floransa’daki büyük katedral Maria del Fiore’nin kubbesinin yapılışının ilginç hikâyesini sunuyor.

Katedralin yapımına 1296’da başlanır, fakat aradan yüz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen kubbesi bir türlü tamamlanamaz.

İşte bu kubbeyi, bir ortaçağ mimarı olan Filippo Brunelleschi yapacaktır.

O dönem çok kullanılan ahşap kemer kalıbına başvurmayan Brunelleschi, kubbeyi yapabilmek için öküz-kaldıracı gibi mekanik yollara başvurur.

İllüstrasyonlar ve fotoğraflarla da desteklenen çalışma, bu özgün kubbenin hikâyesini anlatırken, mimariyi çağının ötesine taşıyan bir dehayı da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Ross King – Brunelleschi’nin Kubbesi, çeviren: Belkıs Dişbudak, YEM Yayın, mimari, 181 sayfa

İlhan Tekeli – Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgibilimi Yazıları (2010)

‘Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgilimi Yazıları’, İlhan Tekeli’nin, ağırlıklı olarak epistemolojiye odaklandığı yazılarını bir araya getiriyor.

Toplumsal bilimlerde mekân boyutunun, zaman boyutuna göre büyük ölçüde ihmal edilmiş olduğunu savunan yazılar, mekâna ve zamana eş önem veren bir toplumsal bilimin olanaklarını araştırıyor.

Tekeli, kitabının ilk bölümde, mekân önecelikli bilim alanlarına ilişkin epistemolojik tartışmalar üzerinde duruyor.

İkinci bölümde, toplumsal bilimlerin toplumla ilişkileri konusunu irdeleyen Tekeli, son bölümde ise, toplumsal bilimler alanına yeni epistemolojik pozisyonlar ve bakış açıları getirmeye çalışıyor.

  • Künye: İlhan Tekeli – Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgibilimi Yazıları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, inceleme, 291 sayfa

Iain Jackson – Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu (2019)

Özellikle tasarım ve bunun sunumu konusu, birçok mimarlık öğrencisi için kâbus gibidir.

Zira birçok öğrenci, tasarımda benzer hataları yapar, bunun yanı sıra önemli elemanları projelerine yerleştirmeyi unutur.

İşte Iain Jackson’un bu güzel çalışması, tasarımda öğrencilere yardımı dokunacak en önemli ve temel ipuçlarını esprili ve zengin el çizimleri eşliğinde sunuyor.

Öğrencilerin kendilerini daha etkili biçimde ifade etmelerine ve tasarımlarını daha dikkate değer ve doğru biçimde sunmalarına yardımcı olacak kitabın her bir sayfası, mimarlığın temel bilgilerine ilişkin önemli tavsiyeler içeriyor.

Ölçekten yapı bileşenleri ve tasarım ölçütlerine, çizimleri adlandırmadan kronolojik çizim yapmaya ve sözlü sunuma pek çok bilginin kapsamlı biçimde açıklandığı kitabı, tasarım ve düşüncelerin karşı tarafa doğru aktarılabilmesi konularında rehber kitap arayanlara tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Iain Jackson – Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu, çeviren: Özlem Erdoğdu Erkarslan, YEM Yayın, mimari, 156 sayfa, 2019

Wade Graham – Rüya Şehirler (2019)

 

Şehir dediğimiz mekân, özellikle 19. yüzyıldan başlayarak kimi zaman ütopik çoğu zamansa sıra dışı tasarım fikirlerine beşiklik etti.

Dubai, Tokyo, Los Angeles ve Londra, bu tür sıra dışı örnekleri gördüğümüz şehirlerden bazıları.

Wade Graham da burada, kentlere yepyeni bir çehre kazandırmış yedi tasarım fikrinin peşine düşüyor ve bunu yaparken, o tasarımları doğuran vizyonerleri, fikirleri, kültürü ve ekonomiyi derinlemesine irdeliyor.

Söz konusu sıra dışı tasarımların uygulandığı şehirlerin planlarının ve tasarımlarının mimari akımlardan yola çıkarak sağlam bir analizini yapan Graham, bugünkü şehir formlarımızın nereden geldiğini ve bizim onlarla nasıl ilişki kurduğumuzu ele alıyor.

Kitapta, Bertram Goodhue’nun barok fantastik köylerinden Le Corbusier’nin Işıyan Şehir’ine, lüks yeşil banliyölerden şehir merkezindeki gökdelenlere, boş arazilerin ortasında yapayalnız dikilen yüksek bloklardan alışveriş merkezlerine, eko-sitelerden meydanlara ve otoyollara pek çok örnek yer alıyor.

‘Rüya Şehirler’, kentler ve kültür tarihi üzerine çok iyi bir inceleme.

  • Künye: Wade Graham – Rüya Şehirler: Dünyayı Şekillendiren Yedi Tasarım Fikri, çeviri: Ümit Hüsrev Yolsal, Koç Üniversitesi Yayınları, 296 sayfa, 2019

Hande Suher – “Kamu Yararı”nı Öncelikli Gören Bir Yaşam Öyküsü (2010)

Elimizdeki kitap, Türkiye’nin ilk kadın şehir planlamacılarından Prof. Hande Suher’in anılarından oluşuyor.

1929 yılında dünyaya gelen Suher, İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehircilik Kürsüsü’ne asistan olarak katıldığı 1951 yılından itibaren, yarım yüzyılı aşkın bir süre, Türkiye’nin şehircilik eğitimine ve mesleğine katkıda bulundu.

İdealist bir kuşağı temsil eden, aynı zamanda İTÜ’nün Mimarlık Fakültesi Dekanlığı görevini seçimle kazanmış ilk kadın dekanı olan Profesör Suher anılarında, eğitim-öğretim yıllarını, ailesi ve özel yaşamını, şehircilik ve mimarlık mesleklerine dair düşüncelerini, İstanbul Teknik Üniversite’ye olan sonsuz sevgisini ve emeklilik hayatının kendine has yönlerini bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Hande Suher – “Kamu Yararı”nı Öncelikli Gören Bir Yaşam Öyküsü: İnsanlar Anıldıkça Yaşar, YEM Yayın, anı, 398 sayfa

Nur Altınyıldız Artun – Muhafaza/Mimarlık (2019)

Nur Altınyıldız Artun’un bütün akademik ve mesleki hayatında, derin bir harabe ilgisi vardır.

Artun’un asıl odaklandığı konu da, tarihsel çevreyi korumanın Türkiye’ye özgü politika ve ideolojileriydi.

Koruma kavramını, İstanbul özelinde, İmparatorluk döneminde toplumun kültürel söylemine katıldığı 19. yüzyıl ortalarından, kurumsallaşmasını tamamladığı 1970’lere kadar araştırması, Artun’un muazzam katkılarından biridir.

Artun bu dönem aralığında, ekonomik ve ideolojik önceliklere paralel biçimde şekillenen kentleşme ve mimarlık uygulamaları ve söylemleri üzerinden İstanbul’da tarihsel çevrenin geçirdiği değişimleri inceler.

İşte bu kitap da, Artun’un çalıştığı alan üzerindeki birikiminin en iyi örneklerini sunan makalelerini içeriyor.

Kitaptaki “İstanbul’un Mimarlık Mirası ve Koruma İdeolojisi” başlıklı ilk makale, İstanbul’a özgü koruma tasarılarının Osmanlı’dan 1960’lara uzanan dönüşümünün arka planına odaklanıyor.

“Harabe Manzaraları/İhtişam Hatıraları, İmparatorlukla Cumhuriyet Arasındaki Eşikte

Siyaset ve Mimarlık” makalesinde Nur Artun, Osmanlı İmparatorluğu’nun Cumhuriyet Türkiye’sine devrettiği harabelere odaklanarak kent üzerinden yapılan hem inkılapçı hem de muhafazakâr siyasetlerin İstanbul efsanesine bakışlarını, korumaya dair ürettikleri söylemleri ve imar uygulamaları adı altında gerçekleşen kentsel dönüşümleri inceliyor.

Nur Artun, kitabın ek bölümünde yer alan “Harabe Kavrayışının Tarihi” başlıklı makalesinde ise, 1970 sonrası koruma politikaları ve bunların kent ve mimarlık üzerindeki sonuçlarına odaklanıyor.

  • Künye: Nur Altınyıldız Artun – Muhafaza/Mimarlık, derleyen: Bilge Bal, İletişim Yayınları, mimari, 183 sayfa, 2019

Kolektif – Cumhuriyet’in Mekânları, Zamanları, İnsanları (2010)

‘Cumhuriyet’in Mekânları, Zamanları, İnsanları’, ODTÜ Mimarlık Tarihi Lisanüstü Programı tarafından düzenlenen aynı adlı sempozyuma sunulan bildirilerden oluşuyor.

Buradaki makaleler, yapılı çevrenin geçirdiği değişimi, kent mimarlığının geçirdiği dönüşümler çerçevesinden yorumluyor.

Kitapta,

  • 1930’lar Türk mimarisinde erken modernizm,
  • Osmanlı Türkiye’si ile Cumhuriyet Türkiye’si anıtlarında temsil,
  • Beyazıt Meydanı bağlamında, kamusal mekânın dönüşümü,
  • Erken Cumhuriyet döneminde İstanbul Keresteciler Rıhtımı’nın mekânsal dönüşümü,
  • Cumhuriyete geçişle yeniden kurgulanmış olan bir kentsel mekândaki dönem özellikleri,
  • Erken Cumhuriyet döneminin önemli bir tanığı olarak İzmir Fuarı,
  • Cumhuriyet’in ilk yirmi yılında mimarlık alanındaki gelişmelerin mekân ve mobilyaya yansımaları,
  • 1950’li yıllarda Ankara’da konut olgusu bağlamında modernleşme ve demokratikleşmenin konut sunumuna yansımaları,
  • Batılı kapitalist/Sovyet Sosyalist modernleşme modellerinin periferide yarattığı dönüşümlerin Cumhuriyet mimarlığının biçimlenişine etkileri,
  • Ve bunun gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Alev Erkmen, Ali Cengizkan, Berin F. Gür, Ebru Omay Polat, Elvan Altan Ergut, İnci Aslanoğlu, İpek Akpınar, Mine Hamamcıoğlu Turan, Murat Gül, Namık Erkal, Neşe Gurallar, Oya Atalay Franck, Sıdıka Çetin, Şebnem Uzunarslan, Timur Kaprol, Yüksel Pöğün Zander, Zeynep Uludağ, Özlem Arıtan, İlhan Tekeli ve Bilge İmamoğlu.

  • Künye: Kolektif – Cumhuriyet’in Mekânları, Zamanları, İnsanları, derleyen: Elvan Altan Ergut ve Bilge İmamoğlu, Dipnot Yayınları, mimari, 317 sayfa

Bülent Batuman – Milletin Mimarisi (2019)

AKP Türkiye’sinde İslam ile siyaset ve yapılı çevre arasındaki ilişki bize neler söyler?

AKP iktidarı döneminde üretilen mimari eserlere bakıldığında siyasal İslamcılığın yapılı çevrenin biçimlendirilmesinde çok etkili rol aldığını görüyoruz.

Bülent Batuman’ın bu anlamda ufuk açıcı bir çalışma olarak okunabilecek elimizdeki eseri, Türkiye’nin son yirmi yıldaki dönüşümü üzerine derinlemesine düşünüyor.

Ana tezinin, AKP iktidarının bir yeniden ulus inşası projesi olduğu ‘Milletin Mimarisi’, AKP iktidarı döneminde Türkiye’de ağırlık kazanan mekânsal anlayışı ve hangi kentsel biçimlerin üretildiğini irdeliyor.

Yapılı çevrenin toplumsalın kurucu unsurlarından olduğu gerçeğinden hareketle Batuman, siyasetin mekânsal inşasının nasıl gerçekleştiğini, kente yerleşik olan çelişki ve mücadeleleri ve mekânsal ile toplumsal arasındaki etkileşimleri tartışıyor.

Batuman’ın burada tartıştığı kimi konular şöyle:

  • İslam ile ulusu uzlaştırmayı amaçlayan cami mimarisinin siyasal niteliği,
  • Ulusal sembol olarak cami,
  • Mimari taklit politikaları,
  • Gündelik hayatın İslamileştirilmesi,
  • Türkiye’de konutun siyasal iktisadı,
  • Varoşun kentsel ekolojisi,
  • İslamcı bir banliyö inşa etmenin özgün bir örneği olarak Başakşehir,
  • İslamcı banliyöde sınıf ayrımı,
  • Osmanlı-Selçuklu üslubunun alımlanması,
  • Post-ulusal neoklasisizm,
  • Gecekonduların tasfiyesi,
  • Yeni İslamcılığa karşı kamusal mekân ve direniş mimarileri,
  • İslamcılığa karşıt bir anlayış olarak Cumhuriyetçi kamusal mekân inşasına örnek olarak Kızılay Meydanı ve Tekel Kampı,
  • Yeni İslamcılığın Taksim Meydanıyla imtihanı,
  • Yeni İslamcılık ve banal siyasallaştırma,
  • Gezi’nin etkileri,
  • İktidar inşasının mekânsal pratikleri…

Künye: Bülent Batuman – Milletin Mimarisi: Yeni İslamcı Ulus İnşasının Kent ve Mekân Siyaseti, çeviren: Şahika Tokel, Metis Yayınları, sosyoloji, 312 sayfa, 2019

Kolektif – Sinemekân (2010)

‘Sinemekân’, son dönemde mimarlık kültürü içerisinde tartışmaya açılan sinema ve mimarlık arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir dersin ürünü.

Burada yer alan yazılar, sessiz dönemden dijital teknolojiye, fantastik filmlerden bilimkurgu filmlerine kadar geniş bir yelpazede, içeriği hemen hemen her filmde tasarlanan veya tasarlanmayan bir mekânın var olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitapta, farklı zamanlarda çekilmiş birçok film ve bir arada düşünülemeyecek birçok yönetmen, mekânları işleyiş tarzlarıyla irdeleniyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gülcan Gülenç, Zümrüt Şahin, Ece Aslan, Arif Mısırlı, Ezgi İşlek, Mete Gürsoy, Tansu Uzunoğlu ve Hakan Pulat.

  • Künye: Kolektif – Sinemekân: Sinemada Mimarlık, derleyen: Açalya Allmer, Varlık Yayınları, sinema, 143 sayfa