Oliver Sacks – Müzikofili (2014)

Müziği sevmeyen yoktur.

Fakat vaka öykülerinden oluşan bu kitapta, önceleri müziğe karşı neredeyse ilgisiz olup, hastalık veya kaza sonrasında müziğe tutkuyla bağlanan insanların hikâyesi yer alıyor.

Müziğin gücünü hissetmek, insan beyninin akıl sır erdirilemez gizemlerine tanık olmak isteyenler için de birebir.

  • Künye: Oliver Sacks – Müzikofili, çeviren: Begüm Kovulmaz, Yapı Kredi Yayınları

Anthony Bozza – Eminem (2008)

Anthony Bozza, müzik dünyasının ünlü isimlerinden Eminem’in hayatını ve müzik kariyerini bir baştan diğer başa kuşatıyor.

1995-2002 yılları arasında Rolling Stone dergisinde yazar ve editör olarak çalışan Bozza, bu dönemde Eminem’le ilgili çok sayıda yazı kaleme aldı.

Dolayısıyla kitabı ilk etapta ilgi çekici kılan yanlardan biri, Eminem’in biyografisinin yanı sıra, müzikal duruşunu da uzman gözüyle analiz etmesidir diyebiliriz.

Çalışmayı özgün kılan önemli unsurlardan ikincisi de, Bozza’nın Amerikan kültürüne eleştirel bir bakışla yaklaşması ve beyaz bir rap şarkıcısı olarak Eminem’in bu kültür karşısındaki muhalif tavrını, yetkin gözlemlerle okura aktarması.

  • Künye: Anthony Bozza – Eminem, çeviren: Burcu Bölükbaşı, GOA Yayınları, biyografi, 359 sayfa

Erhan Altan – Sanatımızda Bir Dönemeç: 50’li Yıllar, Ankara (2014)

Alanlarında bilinen üç isimden, Türkiye sanatında büyük dönüşümlerin yaşandığı 1950’lerin Ankara’sına dair değerlendirme almak, her şeyden önce çok iyi bir fikir.

Erhan Altan, ‘Sanatımızda Bir Dönemeç’te,

  • Ahmet Oktay’dan, İkinci Yeni’nin ortaya çıkışını, etkilerini,
  • Müzisyen İlhan Usmanbaş’tan, dönemin müzik ortamını,
  • Ve ressam Lütfü Güney’den de resim sanatındaki gelişmeleri dinliyor.

Dönemin Ankara’sının sanat ortamı hakkında aydınlanmak için iyi bir çalışma.

  • Künye: Erhan Altan – Sanatımızda Bir Dönemeç: 50’li Yıllar, Ankara, Edebi Şeyler Yayınları, sanat, 96 sayfa

Béla Bartók – Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi (2017)

Béla Bartók’un ‘Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi’, tam kırk yıl el yazmaları halinde arşivlerde kaldıktan sonra, bizde ancak 1991’de yayımlanabilmişti.

Bu fazlasıyla trajik bir durum, ama biz yine de geç olsun güç olmasın diyelim ve büyük emeklerle kitabı çeviren Bülent Aksoy’a teşekkürlerimizi sunalım.

Yeni bir baskıyla sunulan bu kitap, besteci, piyanist ve folklor araştırmacısı olarak bildiğimiz Béla Bartók’un, ağırlıklı olarak etnomüzikolog kimliğiyle karşımıza çıktığı çalışmalarından biri.

Bartók köylü halk müziğiyle çok ilgiliydi ve bu ilgiden Anadolu halk müziği de nasibini aldı.

1936 yılında Türkiye’ye gelen Bartók, burada yoğun araştırmalar yapmış ve araştırma, gözlem ve deneyimlerini bu kitapta bir araya getirmiş.

Anadolu’nun müzikal zenginliğini gözler önüne seren, bu müziği tür, form ve biçimleriyle derinlemesine analiz eden çalışma, alan için halen büyük öneme haiz.

Şimdi yeniden yayımlanan bu kitapta ayrıca, Bartók’un konuya ilişkin makaleleri ve mektupları da yer alıyor.

Kitabın çevirmeni Bülent Aksoy’un, konuyla ilgili Ankara Halkevi’nde verdiği üç konferansın metinlerinin de burada yer alması, çalışmayı ayrıca ilgi çekici kılıyor.

  • Künye: Béla Bartók – Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi, çeviren: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, müzik, 320 sayfa

Evren Bayramlı – Müziğin Kadim Yolculuğu (2014)

Evren Bayramlı ‘Müziğin Kadim Yolculuğu’nda, harmoninin tarih öncesinden günümüze yolculuğunu anlatıyor.

Gökbilimin ve müziğin aynı ortak kökenden geldiğini ve tarih öncesi dönemlerden kalma bir bilginin farklı alanlardaki uygulaması olduğunu savunan Bayramlı, kitabının ilk bölümünde bu bağı derinlemesine bir bakışla tartışıyor.

Bayramlı ayrıca, müzikal oluşum ve matris, Babil astrolojisi ve müzik, işitsel algının evrimi, müziğin mitolojisi, matematiksel hesaplar ile müzik ilişkisi, sesin madde ve canlılar üzerindeki etkileri, müziğin verdiği mesajlar, Hint, Yunan ve Türk müziği makamlarının analizi gibi konuları da ele alıyor.

  • Künye: Evren Bayramlı – Müziğin Kadim Yolculuğu, Maya Kitap, inceleme, 183 sayfa

Ersin Onay – Topraktan Sahneye (2017)

Bilindiği gibi piyanist Prof. Ersin Onay, Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nin kurucusu.

Uluslararası düzeyde sanat eğitimi veren ve bundan 30 yıl önce Ankara’nın bozkırında beş öğrenciyle kurulan bu fakülte, müzik ve sahne sanatları bölümlerinden yüzlerce sanatçı yetiştirdi.

İşte Onay’ın bu deneyimini paylaştığı ‘Topraktan Sahneye’, fakültenin kuruluş sürecini, düzenlediği etkinlikleri anlatması ve bölüm üyelerinin Anadolu’da verdikleri konserlerin halkta ne denli güçlü karşılık bulduğunu ortaya koymasıyla önemli.

Bu süreçte katkı sunmuş 120 sanatçının yazılarıyla desteklenen kitap, bu örnek kurumun nasıl tasarlanıp kurulduğunun ve geliştiğinin öyküsünü anlattığı gibi, Anadolu’ya yönelen sanat çalışmalarının önemini ve bunların daha aydınlık, daha çağdaş kuşaklar yetiştirmek için ne kadar elzem olduğunu gözler önüne seriyor.

Hem uluslararası normlarda bir sanat eğitimi düzeninin nasıl kurulacağının ve her aşamada toplumla birlikte olmanın, toplumsal projeler üretip uygulamanın nasıl başarılabileceğinin muhteşem bir örneğini görmek için bu kitabı muhakkak okumak gerek.

  • Künye: Ersin Onay – Topraktan Sahneye, Sun Yayınevi, müzik, 348 sayfa

Ufuk Güral – Sinemada Elektronik Müzik (2014)

  • SİNEMADA ELEKTRONİK MÜZİK, Ufuk Güral, Detay Yayıncılık, müzik, 162 sayfa

Ufuk Güral çalışmasında, elektronik müziğin sinemada anlatıma getirdiği katkıları araştırıyor. Film müziğinin tarihsel evrimini analiz ederek kitabına başlayan Güral, sinemada ritm ve görüntü ilişkisini, film müziğinin tarihçesini, sesli filme geçişte ilk müzisyenleri, 1970’li yıllarda film müziğinde yeni arayışları ve Beyazperde’de pop müziğin kullanımını irdeliyor. Kitabın omurgasını oluşturan ikinci bölümde de, doğuşundan bu yana elektronik müziğin geçirdiği evreler anlatılıyor; çağdaş elektronik müziğin, yani New Age’in ortaya çıkışı, türün Jean Michael Jarre ve Kraftwerk gibi ustalarının çalışmaları ele alınıyor.

Evin İlyasoğlu – Salkımsöğütün Türküsü (2014)

  • SALKIMSÖĞÜTÜN TÜRKÜSÜ, Evin İlyasoğlu, Pan Yayınları, müzik, 544 sayfa

‘Salkımsöğütün Türküsü’, müzik eleştirmeni Evin İlyasoğlu’nun söyleşi, portre ve yazılarını bir araya getiriyor. İlyasoğlu Alexandr Rahbari, Cecilia Bartoli, Cihat Aşkın, Fazıl Say, Gustav Leonhardt, İdil Biret, Itzhak Perlman, Jerry Bock ve Nida Tüfekçi gibi dünyadan ve Türkiye’den tanınmış müzisyenlerle yaptığı söyleşiler ile Alfred Schnittke, Atıfet Usmanbaş, Hasan Ferid Alnar, İlhan Usmanbaş, Muhiddin Sadak ve Philip Glass gibi isimlere dair portrelerini bizimle paylaşıyor. Kitapta ayrıca, İlyasoğlu’nun arabesk müzik, mitoloji ve müzik, müzikçi biyografisi ve müzikte eleştiri konularındaki yorum ve değerlendirmeleri yer alıyor.

Hulusi Tunca – Hulusi Tunca ile Seksenler (2014)

  • HULUSİ TUNCA İLE SEKSENLER, Hulusi Tunca, Esen Kitap, müzik, 364 sayfa

Hulusi Tunca, Türkiye müzik piyasasında önemli bir yeri olan 1970-80 arası yayınlanmış HEY’in son genel yayın yönetmeniydi. Daha önce yayınlanan ‘Yetmişler’ kitabında, Türkiye popunun yükselme devrini anlatan Tunca, şimdi de, seksenlerde yaşanan siyasi ve kültürel gelişmelerin müzik dünyasına yansımalarını ele alıyor. Tunca’nın anlatımında, Bülent Ersoy, Zeki Müren, Yeni Türkü, Ferdi Özbeğen, Orhan Gencebay, Cem Karaca ve İlhan İrem’e dair ilginç ayrıntılar yer alıyor.

Radi Dikici – Müzeyyen Senar Efsanesi (2017)

  • MÜZEYYEN SENAR EFSANESİ, Radi Dikici, Remzi Kitabevi, anı, 224 sayfa

muzeyyen-senar-efsanesi

Tarihi romanlarıyla bildiğimiz Radi Dikici’nin, Türk sanat müziğinin efsanevi ismi olan; iki yıl önce aramızdan ayrılan Müzeyyen Senar ile 35 yıllık dostluğu bulunuyordu. Daha önce ‘Cumhuriyet’in Divası Müzeyyen Senar’ ile sanatçının nitelikli bir biyografisini ortaya koyan Dikici, söz konusu kitabına almadığı Senar’a ilişkin anılarını da ‘Müzeyyen Senar Efsanesi’nde bir araya getirmiş. Dolayısıyla bu kitabı daha kişisel, Senar’ın insani yönünü daha çok öne çıkaran bir çalışma olarak tanımlayabiliriz. Kitabın satır aralarında ülkenin yakın tarihinden kimi olaylarla da karşılaşıyoruz. Hem özgün bir dönemi, hem de özgün bir kuşağı daha yakından tanımak için iyi bir fırsat.