Önay Yılmaz – Günbatımı Cinayetleri (2013)

  • GÜNBATIMI CİNAYETLERİ, Önay Yılmaz, Profil Yayınları, roman, 440 sayfa

GUNBATIMI

Önay Yılmaz ‘Günbatımı Cinayetleri’nde, gazeteci Ahmet Kerim ve baş komiser Çetin Akın’ı yeni bir macerada bir araya getiriyor. Bodrum Turgutreis sahiline peş peşe kadın cesetleri vurmaktadır. Olayları çözmeye çalışan dedektifler, yurt dışına kaçak göçmen taşıyan bir şebeke ile kadın ticareti yapan azılı bir çeteden şüphelenir. Bu esnada hem tatil hem de bir röportaj için Bodrum’da bulunan gazeteci Ahmet Kerim de, mesleğinden gelen dürtüyle kendini bu tehlikeli olayların ortasında bulur. Kadın cinayetleri durmamacasına devam ederken Kerim, katillere ulaşmak için kadim dostu baş komiser Çetin Akın’dan yardım alacaktır.

Assia Djebar (Asiya Cebbar) – Mezarı Olmayan Kadın (2013)

  • MEZARI OLMAYAN KADIN, Assia Djebar, çeviren: Olcay Geridönmez, Evrensel Yayınları, roman, 151 sayfa

 MEZARI

Daha önce Türkçede ‘Baba Evinde Bana Yer Yok’ adlı romanı yayımlanan Assia Djebar (Asiya Cebbar) ‘Mezarı Olmayan Kadın’da, Cezayir’in sömürge olduğu zamanlarda Fransız yönetimine karşı direnen ve yakalandıktan sonra kaybedilen Süleyha’nın hikâyesini anlatıyor. Süleyha’yı iki kızı, falcı arkadaşı, komşuları ve yoldaşlarının gözünden anlatan roman, Süleyha’nın doğduğu çevreden başlayarak, eğitim yıllarına, Fransız güçlerine karşı direnmek amacıyla 1957’de dağa çıkmasına, inançlı ve enerjik tabiatına ve sömürge ordusu tarafından yakalanışına uzanıyor. Roman, sıra dışı bir kadının ve kendini yeniden yaratan bir toplumun hikâyesi.

Jane Austen – İkna (2013)

  • İKNA, Jane Austen, çeviren: Serim As Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınları, roman, 264 sayfa

 IKNA

Jane Austen, 19. yüzyılın başındaki İngiltere’de geçen ‘İkna’da, yıllara yayılan bir aşk hikâyesi üzerinden, bir İngiliz orta sınıfının dünyasına iniyor. Para düşkünü bir adamın kızı olan Anne Elliot ile yoksul donanma yüzbaşısı Wentworth birbirine aşıktır. Elliot’ın ailesi, gençlerin evlenmesine, Wentworth’ün yoksul olması nedeniyle karşı çıkar. Yıllar sonra Wenworth, kazandığı savaşlardan edindiği büyük servetiyle geri döner. Elliot da şimdi yirmi yedi yaşındadır ve hiç evlenmemiştir. İki sevgili birbirlerine hiç unutamasa da, Yüzbaşı, Elliot’ı henüz bağışlamamıştır ve çevre, iki aşığı ikna etmeye çalışacaktır.

Jill McGivering – Son Kerkenez (2013)

  • SON KERKENEZ, Jill McGivering, çeviren: Merve Duygun, Feniks Kitap, roman, 379 sayfa

 SON

Jill McGivering’in BBC adına Afganistan’ta bulunurken tanık olduğu gerçek bir hikâyeden yola çıkarak yazdığı ‘Son Kerkenez’de, umutsuzluk içinde mücadele eden farklı kültürlerden iki kadını anlatıyor. Savaş muhabiri olarak Afganistan’a giden Ellen Thomas, burada, toplum baskısı altında ezilen, oğlu İslamcı örgütlere katılmış Hasina ile tanışır. Thomas bir süre sonra, köyde üstü örtülmüş bazı gerçeklere tanık olur. İki kadın, bu acımasız gerçeklere karşı mücadele edecektir.

Laura Restrepo – Hezeyan (2013)

  • HEZEYAN, Laura Restrepo, çeviren: Zeynep Öztekin Yıldırım, Ayrıntı Yayınları, roman, 237 sayfa

 HEZEYAN

Laura Restrepo ‘Hezeyan’da, ülkesi Kolombiya’nın karanlık tarihini fon alarak bir aile bunalımını hikâye ediyor. Roman, işsiz bir profesör olan Aguilar’ın, histeri nöbetleri geçiren karısı Agustina’yı kurtarma çabalarını anlatıyor. Hezeyan yaşayan Agustina, Aguilar’ın anlamadığı bir dilde sayıklamaktadır. Profesör karısını iyileştirmeye çalışırken, Agustina’nın geçmişine dair sırlara ulaşır; bu sırlar, kadının yaşadığı büyük çıkmazın başlıca nedenidir. Restrepo, düş ve gerçek arasında gidip gelen öyküsünü, iki karakterin yanı sıra, Agusta’nın eski sevgilisi Midas ve dedesi Nicolás’ın anlatımlarıyla da zenginleştiriyor.

Arne Dahl – Ölümün Sesi (2013)

  • ÖLÜMÜN SESİ, Arne Dahl, Doğan Kitap, roman, 367 sayfa

 OLUMUN

Arne Dahl ‘Ölümün Sesi’nde, İsveçli zenginlerin kabusu haline gelen bir seri katili anlatıyor. İsveç’te yakın zamanda, yaşanan büyük ekonomik krizin ardından çok sayıda insan işten çıkarılmıştır. Bu esnada, hiçbir iz bırakmayan bir seri katil, zenginlerin evine girmekte ve onları bir bir öldürmektedir. Olayı aydınlatmaları için ülkenin en yetenekli polislerinden altı kişi seçilir. Katil şimdi, ardında bir caz müzik kaseti bırakmıştır ve ekibin elindeki tek ipucu budur.

Jim Holt – Dünya Neden Var? (2013)

  • DÜNYA NEDEN VAR?, Jim Holt, çeviren: Ebru Kılıç, Aylak Kitap, roman, 332 sayfa

 DUNYA

Jim Holt ‘Dünya Neden Var?’da, insanın kadim varoluş sorununu, eğlenceli bir dedektiflik öyküsü eşliğinde inceliyor. Çağdaş filozofların arzı endam ettiği roman, varoluş gibi sıkıntılı bir konuyu keyifli bir çerçeveden ele almasıyla da dikkat çekiyor diyebiliriz. Zira burada, Platon’dan başlayarak Jean-Paul Sartre, Martin Heidegger ve Ludwig Wittgenstein gibi felsefeciler ile Stephen Hawking ve Richard Dawkins gibi bilim insanlarının varoluşla ilgili fikirleriyle karşılaşıyoruz. Holt hikâyesinde, çağlar arasında gidip gelen zehir hafiyesi eşliğinde, dini inancı, bireyin geçmiş ve gelecekle kurduğu kırılgan bağı irdeliyor.

Lars Iyer – Kuşku (2013)

  • KUŞKU, Lars Iyer, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 212 sayfa

KUSKU

Lars Iyer’in ilk romanı ‘Kuşku’ için, düşüncenin bizzat kendisiyle alay ediyor demek yerinde. Roman, özgün iki karakteriyle karşımıza çıkıyor. Başta çok zıt görünmelerine rağmen ikisinin de ortak yönü, düşünememektir. Bunlardan W.’nin düşünememesinin sebebi, bir yerde her yolun, hiç anlamadığı matematiğe ve hiç inanmadığı Tanrı’ya çıkıyor olması. Karşıtı diyebileceğimiz Lars ise, tabi daha mütevazı. Onun düşünememesinin asıl sebebi ise, tümüyle aptal olması. İşte iki karakter, hiçbir şey bekledikleri gibi gitmese de, düşünme eylemini icra edebilmek ve kendilerine yaşamak için amaçlar yaratmak niyetiyle yola koyulacaktır.

Michel Houellebecq – Temel Parçacıklar (2013)

  • TEMEL PARÇACIKLAR, Michel Houellebecq, çeviren: Osman Senemoğlu, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

 TEMEL

Michel Houellebecq ‘Temel Parçacıklar’da, birbirine zıt karakterde iki kardeşin dünyasına iniyor. Kardeşlerden ilki, başarılı bir bilim insanı olmasına rağmen insanı sevmekten uzak   Michel, diğeri de vasat bir edebiyat öğretmeni olan ve saplantılı cinselliğinin esiri olmuş Bruno’dur. Birbirinden haberi olmayan iki kardeşin neredeyse ortak özelliği de, annelerinin onları terk etmesinin verdiği travmanın hayatlarında silinmez izler bırakışıdır. İki kardeş bir gün, rastlantı sonucu karşılaşacaktır. Houellebecq, bu karşılaşmanın yıkıcı sonuçları üzerine, tüketim toplumunu ve modern bireyin karmaşalarını inşa ediyor.

Natalie Zemon Davis, Jean-Claude Carriere ve Daniel Vigne – Martin Guerre Döndü mü? (2013)

  • MARTIN GUERRE DÖNDÜ MÜ?, Natalie Zemon Davis, Jean-Claude Carriere ve Daniel Vigne, çeviren: Pınar Kalkanlı, Yeni İnsan Yayınevi, roman, 114 sayfa

 MARTIN

Martin Guerre, on iki yıl ortadan kaybolduktan sonra yeniden ortaya çıkmasıyla 16. yüzyılın en ünlü davalarından birinin baş aktörü olmuştu. Yargıç Jean de Coras’ın kaleme aldığı bu ünlü hikâye, bilindiği gibi Montaigne’in denemelerinin yanı sıra, başrollerinde Gerard Depardieu ve Nathalie Baye’nın oynadığı filme de konu olmuştu. Elimizdeki kitap, tarihçi Nathalie Zemon Davis’in 16. yüzyıl Fransa’sının toplumsal yapısı, etik ve adalet anlayışına dair yaptığı saptamalarla söz konusu öyküye yeni bir boyut kazandırıyor. Roman, ansızın ortadan kaybolan Martin Guerre kadar onun yerine geçen sahte Martin’le de dikkat çekiyor.