Joseph Heller – Madde 22 (2019)

Joseph Heller’ın kült yapıtı ‘Madde 22’, İkinci Dünya Savaşı üzerine şu ana kadar yazılmış en muazzam romanlardan biri.

Özellikle sıra dışı karakterleri ve kendine has kurgusuyla öne çıkan roman, hem faşizmle hesaplaşması hem insanın savaşta nasıl korkutucu bir varlığa dönüşeceğini çarpıcı şekilde göstermesi ve hem de kara mizahı adeta bir enstrüman gibi kullanmasıyla çoktan bir modern klasik oldu.

‘Madde 22’, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusunda bombardıman pilotu olarak görev yapmış Yossarian’ın başından geçenler üzerine kurulmuş.

Yossarian burada, savaş bürokrasinin nasıl çalıştığını görecek, iktidarın ne denli pervasız olabileceğine ve insanın nasıl raydan çıkabileceğine yakından tanıklık edecektir.

Çürümüş, yoldan çıkmış bir dönemi resmetmekle birlikte ‘Madde 22’, edebiyata mizahı getiren bir roman olarak da bilinir ve ayrıca yayımlandığı günden itibaren savaş karşıtlığının en güçlü metinlerinden biri haline geldi.

Kitabın başkahramanı Yossarian gibi Joseph Heller’ın de İkinci Dünya Savaşı’nda bombardıman uçağı pilotu olarak çalıştığını ve romanın aslı gücünü Heller’ın bu deneyimden aldığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Joseph Heller – Madde 22, çeviren: Niran Elçi, İthaki Yayınları, roman, 608 sayfa, 2019

Marguerite Yourcenar – Düş Parası (2015)

Marguerite Yourcenar bu çarpıcı romanında, İtalya’da Musolini diktatörlüğünün hüküm sürdüğü zor bir dönemde, tam olarak 1933 yılında her biri farklı kişilik ve hayallere sahip karakterlerin yaşadıklarını hikâye ediyor.

Hayat kadını Lina, yaşamını diktatörü yok etmeye adamış Marcella, çıkarcı Dida Ana ve yaşlı ressam Clément, romanda karşımıza çıkan unutulmaz karakterlerden.

‘Düş Parası’, bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlanan öykülerden oluşuyor.

Yourcenar, hepsi de bir şekilde birbiriyle ilişkili olan bu karakterlerin hikâyelerini, elden ele dolaşan 10 liretlik bir madeni para aracılığıyla anlatılıyor.

Para bir karakterden diğerine geçecek ve her geçişte hikâye bambaşka bir boyut kazanacaktır.

  • Künye: Marguerite Yourcenar – Düş Parası, çeviren: Roza Hakmen, Metis Yayınları, roman, 144 sayfa, 2015

Paolo Giordano – Asal Sayıların Yalnızlığı (2009)

Ünlü İtalyan yazar Paolo Giordano ilk romanı ‘Asal Sayıların Yalnızlığı’nda, Alice ve Mattia isimli karakterlerinin geçmişten devraldıkları mirasın etkisinden kurtulamamalarını hikâye ediyor.

Romanın adı, sadece kendilerine ve bire bölünebilen asal sayılardan hareketle, her şeye rağmen hayallerindeki dünyayı kurabilen bu iki karakterin yaşadığı karmaşayı ve birbirleri için ifade ettikleri anlamı metaforize ediyor.

Alice ölümden döndüğü bir kayak kazasının izlerini halen taşır.

Mattia ise, engelli kız kardeşinin kaybolmasıyla ilgili suçluluk duygusuyla boğuşur.

Yaşananlar, ikisinin de dünyasına karabasan gibi çökmüştür.

Çünkü onların geleceği de, uzun süre önce meydana gelen fakat izleri büyük oranda devam eden bu olayların olumsuz etkileriyle tehdit edilmektedir.

İkisi de, sadece kendilerine ve birbirlirine bölünebilen asal sayılar gibi, yaşadıkları trajik olayları, birbirlerine bağlanarak aşmaya çalışacaktır.

  • Künye: Paolo Giordano – Asal Sayıların Yalnızlığı, çeviren: Eren Yücesan Cendey, Doğan Kitap, roman, 292 sayfa

Alasdair Gray – Lanarak (2009)

İskoç yazar ve ressam Alasdair Gray’in, fantazi edebiyatının özgün eserlerinden ‘Lanark’ı, korkutucu, soğuk bir dünyada yaşayan başkahramanının, buradan hayallerinin dünyasına kaçma çabalarını hikâye ediyor.

Romanın başkahramanı Lanark, güneşin hiç olmadığı, kurşuni bir dünyada yaşar.

Onun tek hayali de, bu cehennemden kaçarak güneşin ve sevginin bulunduğu bir dünyaya gitmektir.

Böylece yola koyulan Lanark, saf bilinçten ibaret bir kâhinden, Duncan Thaw’un öyküsünü dinler.

Öyküde, sanatın zincire vurulduğu bir dünyadan kaçarak sanatsal özgürlüğe ve yetkinliğe ulaşmaya çalışan Thaw’un trajikomik hayatı anlatılır.

Lanark öyküyü dinlediği andan itibaren, Thaw’u kendine yakın görür.

Zira ikisinin de kaderi benzerdir.

Gray, başına gelen tüm aksiliklere ve belalara rağmen, yolculuğuna inatla devam eden Lanark’ın yaşadıklarını anlattığı romanında, tüketim toplumunu da kıyasıya eleştiriyor.

  • Künye: Alasdair Gray – Lanarak, çeviren: Emine Ayhan, Metis Yayınları, roman, 611 sayfa

Knut Hamsun – Rosa (2009)

‘Rosa’, Knut Hamsun’un en önemli yapıtları arasında yer alıyor.

Hamsun 1908’de yazdığı romanında, gezgin bir öğrenci olan Parelius’un, Norveç’in bir liman kentinde, güzel ve çekingen tavırlı Rosa’yla karşılaşmasını ve ikisi arasında yaşanan aşkı hikâye ediyor.

Hamsun, iki karakteri arasında yaşanan aşkı da, ekonomik etkenlerin insanlarda yarattığı sarsıntılar eşliğinde veriyor.

Bireyin, etrafını saran dünyanın saçmalığı ve anlamsızlığı karşısında, kendini maddiyata ve oburca zevklere kaptırması, bu sarsıntıların başında gelir.

Hamsun, iki karakterin narin, kırılgan aşkını, ekonomik dalgalanmaların insanların duygu dünyasında yarattığı dönüşümler ekseninde veriyor.

Behçet Necatigil’in usta işi çevirisiyle.

  • Künye: Knut Hamsun – Rosa, çeviren: Behçet Necatigil, Can Yayınları, roman, 194 sayfa

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Hacı Murat (2009)

Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy’un 1896-1904 yılları arasında yazdığı ‘Hacı Murat’ yazarın olgunluk dönemi eserlerinden kabul edilir.

On dokuzuncu yüzyılın Kafkas halkları arasında efsaneleşen Şeyh Şamil’le çekişen Hacı Murat’ın hikâyesini kaleme alan Tolstoy, zayıflıklarının ve gücünün farkında olan bir kahramanı anlatıyor.

Hacı Murat yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve iktidar sarmalında biçimlenen bir davanın kahramanıdır.

Rus Çarı I. Nikolay ile dağlı halkların önderi Şeyh Şamil arasında fark görmeyen Tolstoy romanında, dağların gözüpek savaşçısı Hacı Murat’ın, Çar ve Şeyh Şamil’le mücadelesini ve trajik sonunu hikâye ediyor.

  • Künye: Tolstoy – Hacı Murat, çeviren: Günay Çetao Kızılırmak, İmge Kitabevi, roman, 159 sayfa

Fadhil al-Azzawi – Hücre (2009)

Iraklı edebiyatçı Fadhil al-Azzawi, siyasi gerilim türündeki romanı ‘Hücre’de, başkahramanı Aziz Mahmud Sayid’in bir hücreye düşmesini ve burada tanık olduğu olayları hikâye ediyor.

Sayid, hiç hesapta olmadığı halde, kendini hapishanede bulur.

Hapishanenin politik suçluların yer aldığı bölümünde tutulan Sayid, burada örgüt liderleri ve entelektüel tutuklularla tanışarak hiç alışık olmadığı bir dünyaya adım atar.

Sayid’in, işkence ve hücreyle tanışması da, bu döneme denk gelir.

Fakat daha kötü günler, gelmekte gecikmeyecektir.

Zira hapishane yönetimi ona, işlemediği bir suçu üstlenmesi için baskı yapacaktır.

Sayid, suçu kabul etmekle, işkenceye maruz kalmak arasında seçim yapmak zorundadır.

  • Künye: Fadhil al-Azzawi – Hücre, çeviren: Gökhan Soyşekerci, Pupa Yayınları, roman, 110

Sophy Burnham – Montségur Hazinesi (2009)

Sophy Burnham, Ortaçağ’da geçen romanı ‘Montségur Hazinesi’nde, Katharların inanç ve yaşam tarzını anlatıyor.

Fransa’da dinsel grup olarak ortaya çıkan Katharlar, diğer adıyla “Arınmışlar”, İncil’i konuştukları dile çevirerek geniş kitlelere sunmuş ve kilisenin görüşlerine karşı çıkarak reenkarnasyonu kabul etmiş bir tarikat.

Bu nedenle kilise ve Fransa Krallığı, Katharları imha girişimlerinde bulunmuş, nihayetinde bu imha, Haçlı orduları eliyle gerçekleşmiş.

İşte Burnham’ın elimizdeki romanı, Katharları yok etmek amacıyla başlayan bu acımasız savaşları anlatıyor.

Roman aynı zamanda, okuru, Katharların özgün inançları ve yaşam tarzları hakkında da bilgilendiriyor.

  • Künye: Sophy Burnham – Montségur Hazinesi, çeviren: Suat Kaya, Abis Yayıncılık, roman, 380 sayfa

Aytaç Ars – Hiç Anadolu Piç Amerika (2015)

Gülünç karabasan olur mu demeyin!

Aytaç Ars’ın eldeki romanı, en başta bu ezberi bozarak cinnetin kahkahayla harmanlandığı fantastik bir hikâye sunuyor.

Sapık bir Noel Baba, ölü bir Bugs Bunny, anormal bir Bruce Willis ve Victoria Secret mankenleri gibi, gerçekçe hiç bir araya gelemeyecek karakterler, bu gülünç karabasanda arzı endam ediyor.

  • Künye: Aytaç Ars – Hiç Anadolu Piç Amerika, Aylak Kitap

Nihat Genç – İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı? (2015)

Türkiye’nin İslamcı kesimindeki dönüşümü, Erol isimli karakterinin yaşadıkları aracılığıyla tasvir eden bir roman.

Nihat Genç, sade, ideal sahibi bir Müslüman olarak yaşarken çevresindeki İslamcı kesimin savruluşuna tanık olan ve büyük bir yalnızlık yaşayan Erol ile hakikatin peşine düştüğünü savunan manevi bir hareketin hızla yozlaşmasının hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Nihat Genç – İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı?, APRIL Yayıncılık