Lotta Nuotio – Milyonlardan Biri (2018)

Suriye’de 2011’de başlayan savaş, yüzbinlerce insanın ölümüne milyonlarcasının zorunlu göçüne neden oldu.

‘Milyonlardan Biri’, bununla ilgili iç burkucu olduğu kadar gerçekçi bir hikâye.

İdealist bir tıp öğrencisiyken ülkesi Suriye’nin cehennemi bir savaşa sürüklenişine tanık olan Modi’nin hikâyesi.

Modi’nin cerrahlık stajını tamamlamayı düşündüğü bir zamanda, Suriye’de iç savaş patlak verir.

İktidara öfkeli gençlerden biri olan Modi, bir hekim olarak hastaneye gelen yaralılara yardım etmektedir.

Modi, isyancılara yardım ettiği için mahkûmiyet alır.

Fakat cezaevinden çıktıktan sonra durumun düzelmek yerine daha da kötüleştiğini görür.

Şimdi önünde iki yol vardır:

Ya ülkesinde kalıp öfkesine rağmen yaşamaya devam edecek veyahut da ülkesini terk edecektir.

Modi, mecburen ikincisini seçer.

Yalnız önünde, düşündüğünden daha zorlu bir yolculuk vardır.

Suriye’den Türkiye’ye oradan da Avrupa’ya uzanan bu çileli yolculuğunda Modi, IŞİD üyesi insan kaçakçılarına, Akdeniz’in hırçın sularında yitip gidenlere, ötekileştirilmeye, yabancı olmaya, sürgünlüğe ve bunun gibi büyük trajedilere tanık olacaktır.

Romanın yazarı Lotta Nuotio, serbest gazeteci.

Nuotio, ilk olaylardan itibaren Suriyeli mültecilerin durumlarını takip etmiş, hem Suriye sınırında hem Türkiye’de hem de Bulgaristan’da mülteci kamplarında bulunmuş ve mültecilerle birebir görüşmeler yapmıştı.

‘Milyonlardan Biri’ de, Nuotio’nun bu süreçten edindiği deneyimlerinin çarpıcı ve iç burkucu meyvesidir.

  • Künye: Lotta Nuotio – Milyonlardan Biri, çeviren: Ezgi Özdil, Ayrıntı Yayınları, roman, 240 sayfa, 2018

Agatha Christie – Hercule’ün On İki Görevi (2009)

Agatha Christie’nin ünlü dedektif karakteri Hercule Poirot ‘Hercule’ün On İki Görevi’nde, tarihte işlenmiş suçlardan çıkarımlar yaparak becerilerini kullanmaya çalışıyor.

Roman böylece, okurunu mitolojik bir yolculuğa çıkarıyor.

Poirot’nun görevlerinden bazıları şöyle: Nemea Aslanı’nı öldürüp derisini yüzmek, Lerna Gölü’ndeki Hydra Ejderi’ni öldürmek, Artemis’in kutsal hayvanlarından Arkadia Geyiği’ni yakalamak, Erymanthian Dağı’nda yaşayan büyük yabandomuzunu yakalamak, Augias’ın Ahırlarını bir günde temizlemek, Girit’e gidip, Poseidon’un Minos’a verdiği azgın Girit Boğası’nı getirmek, Troya Kralı Diomedes’in insan eti yiyen kısraklarını yakalamak…

  • Künye: Agatha Christie – Hercule’ün On İki Görevi, çeviren: Çiğdem Öztekin, Altın Kitaplar, roman, 333 sayfa

Daniel Glattauer – Poyraza Çare (2009)

Alman edebiyatçı Daniel Glattauer’in 2006 yılında yayımlanan ‘Poyraza Çare’ isimli romanı, Emmi Rothner ve Leo Leike isimli karakterleri üzerinden sanal aşkları alaycı bir üslupla hikâye ediyor.

Emmi Rothner, Like dergisine aboneliğini iptal ettirmek için, dergiye bir e-mail göndermek ister.

Fakat mail, yanlışlıkla Leo Leike’ye gider, bu da ikili arasında sanal bir ilişkinin başlamasına vesile olur.

Bu tesadüfi ilişki, karakterlerin yabancılaşma ve yakınlaşma gibi karşıt duygular arasında gidip gelmelerine neden olur.

Glattauer, Rothner ve Leike tarafından yazılan yüzlerce mail üzerinden, günümüzün kadın-erkek ilişkilerini hicvediyor.

  • Künye: Daniel Glattauer – Poyraza Çare, çeviren: Sezer Duru, Kanat Kitap, roman, 196 sayfa

Can Gürses – Kırık Beyaz (2015)

Türkiye’nin bir iç savaşta debelendiği, 90’ların o yakıcı günlerinde, toprağından sökülüp atıldıktan sonra İstanbul’a göç eden bir genç kız: Kuzgun.

Kahramanımız için İstanbul acı bir durak olsa da, şehir Emek Sineması’nı, Çiçek Pasajı’nı, dostluğu, sevgiyi, Edip Cansever’i ve en çok da Zambak’ı, yani aşkı armağan etmesiyle, Kuzgun’un yaralarını tedavi eder.

  • Künye: Can Gürses – Kırık Beyaz, Doğan Kitap

Sevgi Saygı – Gezgin (2015)

Tek dostu motosikletiyle uzun yolları aşan, adsız bir gezginin arayış ve yüzleşmelerle örülü hikâyesi.

Kahramanımız bu uzun yolculuğunda bir akşam, yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalır ve geceyi geçirmek üzere bir köye sığınır.

Bu köyün, ilk başta sadece bir gece konaklamak için kaldığı garip evinde yaşadıkları, gezginin iç dünyasında büyük bir dönüşüme neden olur.

  • Künye: Sevgi Saygı – Gezgin, On8 Kitap

Mehmet Polatoğlu – İpsiz Recep “Emice” (2009)

Mehmet Polatoğlu ‘İpsiz Recep’te, Kurtuluş Savaşı döneminde, Karadeniz bölgesinde işgal kuvvetlerine karşı mücadele eden İpsiz Recep ve arkadaşlarının yaşadıklarını hikâye ediyor.

Bilindiği gibi, balıkçı tekneleri ile Kuvay-ı Milliye güçlerine asker ve silah taşıyan İpsiz Recep, Milli Mücadele’nin simge isimlerinden.

1928 yılında hayata veda eden İpsiz Recep, Sakarya Sevahili Komutanı iken, bölgenin düşmandan ve Aznavur kuvvetlerinden temizlenmesi için yaptığı mücadeleyle dikkat çekmişti.

Polatoğlu, Mustafa Kemal’in kendisine “Emice” dediği İpsiz Recep’in iç dünyasını, işgal kuvvetlerine karşı verdiği mücadeleyi ve bunu yaparken yaşadığı zorlukları okurlara sunuyor.

  • Künye: Mehmet Polatoğlu – İpsiz Recep “Emice”, Yolculuk Yayınevi, roman, 160 sayfa

Frank McCourt – Umuda Doğru (2009)

Frank McCourt’un ‘Angela’nın Külleri’, sinemaya da uyarlanmış ve yazarına dünya çapında ün getirmişti.

McCourt’un ‘Umuda Doğru’ isimli elimizdeki eseri ise ‘Angela’nın Külleri’nin devamı.

Burada, ilk romanda yoksul bir göçmen olarak karşımıza çıkan Frankie’nin öğretmen ve sevilen bir yazara dönüşmesinin hikâyesi anlatılıyor.

Zorlu bir yolculuktan sonra, on dokuz yaşında New York’a gelmeyi başaran Frankie, kısa bir süre sonra Almanya’ya savaşa gönderilir.

Savaştan döndükten sonra iyi bir hayat yaşamak için çırpınan Frankie, New York Üniversitesi’ne kabul edilecektir.

Kahramanımız, önce öğretmen ardından da yazar olacak, böylece hayallerini gerçekleştirecektir.

  • Künye: Frank McCourt – Umuda Doğru, çeviren: Neşe Olcaytu, Epsilon Yayıncılık, roman, 392 sayfa

Joanna Trollope – İkinci Balayı (2009)

Joanna Trolloppe, modern insanın sorunlarına eğildiği ‘İkinci Balayı’nda, çocukları evden ayrılan ve böylece başbaşa kalan ebeveynlerin yaşadıklarını hikâye ediyor.

Üç çocukları da evden ayrılan Eddie ve Russel Boyd çifti, kendilerini boşlukta hisseder.

Kısa bir süre sonra ikisi de kendi kariyerlerine odaklanır ve böylece daha sakin bir hayat yaşamaya başlarlar.

Fakat Eddie’nin, annelik içgüdüsüyle, genç oyuncu Lazlo’yu kol kanat germesi ve evde ona bir oda ayırması, bu sakinliğe gölge düşürür.

Ayrıca, evden ayrılan çocukların çeşitli sorunlarla baş edemeyip tekrar eve dönmeleri, ikili için sıkıntılı bir süreci de beraberinde getirecektir.

  • Künye: Joanna Trollope – İkinci Balayı, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Turkuvaz Kitap, roman, 328 sayfa

Hans Fallada – Kurtlar Sofrasında (2015)

Ekonomik ve siyasi darboğazda debelenen, değerlerin alt üst olduğu Hitler öncesi Almanya’nın görkemli tasviri.

Toplumun farklı kesimlerinden üç karakterin yaşadıklarını merkeze alan, gerilimin doruk noktasına ulaştığı, çökmüş bir toplumun destansı hikâyesi.

Alman edebiyatına yön vermiş bir yazarın, Hans Fallada’nın özgün kaleminden ‘Kurtlar Sofrasında’.

  • Künye: Hans Fallada – Kurtlar Sofrasında, çeviren: Ahmet Arpad, Everest Yayınları

Turan Uysal – Bir Dersim Hikâyesi (2015)

Bir kuşağı yok eden, ardından gelen kuşakları da derinlemesine etkilemiş Dersim katliamının romanı.

Dağın taşın askere kestiği, toplar ve tüfeklere Munzur’un, Aliboğaz’ın semalarındaki tayyarelerin eşlik ettiği o acı yıllar.

Pilveng köyünde yaşayan bir avuç insanın yaşadıklarını merkeze alarak katliamın öncesi ve sonrasını kayda geçiren bir roman.

  • Künye: Turan Uysal – Bir Dersim Hikâyesi: Kül ve Duman, Ceylan Yayınları