Rebecca Stead – İlk Işık (2014)

  • İLK IŞIK, Rebecca Stead, çeviren: Serim As Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi, roman, 295 sayfa

Rebeca Stead ‘İlk Işık’ta, biri yer üstünde, diğeri yer altında yaşayan iki çocuğun maceralarını anlatıyor. Amerikalı Peter, Grönland’da bir keşif gezisine katılmıştır. Grönland’da yaşayan Thea ise, yıllar önce buzların altına kaçmış ve burada bir yeraltı dünyası kurmuş bir kabileden gelmektedir. Meraklı Peter, araştırmaları neticesinde Thea’ya ulaşır. Peter burada Thea’dan bir sır öğrenecek ve bu sır da iki çocuğu, gizemli ve tehlikeli maceraların içine çekecektir.

Işık Temur – Akrebin Yazı (2014)

  • AKREBİN YAZI, Işık Temur, Telos Yayıncılık, roman, 332 sayfa

‘Akrebin Yazı’, dışarıdan sağlam görünen dostlukların, çıkar hesaplarıyla paramparça oluşunu hikâye ediyor. İkizler Müslim ve Latif ile birlikte büyüdükleri amca çocukları Azmi arasında, sarsılmaz bir arkadaşlık vardır. Fakat bir süre sonra eski şehrin karşısına yeni bir şehir kurulur. Yeni şehrin beraberinde getirdiği farklı değerler, arkadaşların arasına girmeye başlayacak, paranın gücü ve kirli iktidar ilişkileri, bu dostluğu beklenmedik şekilde gölgeleyecektir.

William Morris – Umudun Yolcuları (2008)

  • UMUDUN YOLCULARI, William Morris, çeviren: Buket Akgün, Otonom Yayıncılık, roman, 135 sayfa

‘Gelecekten Anılar’ ve ‘John Ball’un Rüyası’, sosyalist yazının önemli isimlerinden olan William Morris’in şu ana kadar Türkçede yayınlanmış eserleri. Ütopya türünde öncü romanlar yazmış Morris, ‘Gelecekten Anılar’da, 22. yüzyıla giden kahramanının devrimin gerçekleştiği  bir dünyaya dair gözlemlerini anlatıyordu. Morris’in 1886 yılında yazdığı ‘John Ball’un Rüyası’ adlı bu eseri de, uykuya dalan başkahramanının, kendini köylü isyanlarıyla çalkalanan Ortaçağ İngiltere’sinde bulmasından sonra yaşadıklarını hikâye ediyor.

Andrew Gross – Mavi Bölge (2008)

  • MAVİ BÖLGE, Andrew Gross, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Merkez Kitaplar, roman, 320 sayfa

Andrew Gross’un macera-gerilim yönleriyle öne çıkan ‘Mavi Bölge’si, başkahramanı Kate Raab’ın, ailesinin karanlık geçmişini keşfedişini hikâye ediyor. Parlak bir kariyerin ilk basamaklarına adım atmış Raab, sevgi dolu bir ailede yaşıyor ve yakın zamanda, âşık olduğu adamla evlilik yapmayı planlıyordu. Günün birinde, Raab’ın babası, FBI tarafından gözaltına alınır. Ailesiyle beraber zorunlu olarak tanık koruma programına alınan Raab, kendini uyuşturucu karteliyle FBI arasında yaşanacak bir mücadelenin ortasında bulur. İster istemez bu mücadelenin tarafı olmak zorunda kalacak Raab, üzerine titrediği ailesiyle hayatını adadığı kariyerini korumaya çalışacaktır.

 

A. Kadir Konuk – Gido (2008)

  • GİDO: SIRAT KÖPRÜSÜNDE İKİ GÜN, A. Kadir Konuk, Ceylan Yayınları, roman, 320 sayfa

 

A. Kadir Konuk’un ‘Gido: Sırat Köprüsünde İki Gün’ isimli bu romanı, Deli Dumrul köprüsünden geçmek isteyen Gido’nun zorlu mücadelesini hikâye ediyor. Konuk’un iki farklı hayatı anlatan romanın karikatürleri de İlhami Erdoğan imzasını taşıyor. Gido, Gido’nun sağdıcı Derviş, askerlik arkadaşı Rıfkı, babası çaycı Ali, Sultan hanım, Güllü, Musa Usta ve kızı Güler etrafında dönen kurgu, Kürtlerin ve Türklerin Alevilerin ve Sünnilerin bir arada huzurlu bir şekilde yaşadıkları Erzincan’da geçiyor. Konuk’un kara mizah öğeleriyle öne çıkan romanı, Gido’nun sırat köprüsünde geçirdiği iki gün üzerinden Türkiye’nin sıkıntılı yakın tarihiyle bir hesaplaşmaya girişiyor.

Todd Strasser – Dalga (2014)

  • DALGA, Todd Strasser, çeviren: Dilek Berilgen Cenkçiler, APRIL Yayıncılık, roman, 154 sayfa

Todd Strasser, ilgi çekici romanı ‘Dalga’da, bir lise sınıfında gerçekleştirilen kötücül bir deneyin çığırından çıkarak neredeyse öğrencilerin tümünü ele geçiren bir yıkıcılıkla sonuçlanışını anlatıyor. Lisede tarih öğretmenliği yapan Ben Ross, öğrencileri üzerinde bir deney yapar. Deneyin amacı, Yahudi soykırımını yaratan Nazi Almanya’sını yeniden canlandırmaktır. Deney icabı öğrencileri manipüle eden Ross, onların içindeki korkunç yıkıcılığı yüzeye çıkaracaktır.

Ali Bolat #direnAŞK (2014)

  • #direnAŞK, Ali Bolat, Yabancı Yayınları, roman, 406 sayfa

Ali Bolat #direnAŞK’ta, Gezi Direnişi’nde yaşanan bir aşk ve yüzleşme hikâyesi sunuyor. Roman, kötü bir geçmişin tüm anılarını yüklenmiş Aslı’nın yaşadıkları üzerine inşa edilmiş. Gezi Direnişi sırasında, Aslı’nın yakın arkadaşı olan Sibel’in on dokuz yaşındaki oğlu Cem, geçici bir süre için Aslı’nın yanında kalmaya başlar. Cem, bu dönemde başlayan Gezi Parkı’ndaki eylemlere katılır ve Aslı da böylece kendini direnişin içinde bulur. Bu süreçte Aslı ile Cem’in arkadaşı Ufuk arasında aşk yaşanmaya başlar. Aslı’nın terk ettiği ve unutmak istediği bir şehirden gelen Ufuk, onun geçmişiyle yüzleşmesine vesile olacaktır.

Paul Nizan – Fesat (2017)

  • FESAT, Paul Nizan, çeviren: Özdemir İnce, Yordam Kitap, roman, 239 sayfa

Paul Nizan’ın ‘Fesat’ının Türkçedeki son baskısı 1996 yılında Telos Yayınları tarafından yapılmıştı. Uzun bir zamandır piyasada bulunmayan roman, nihayet yeni bir baskıyla okurun karşısına çıkıyor. Romanın çevirmeni İnce’nin, bu baskı için çeviriyi yeniden gözden geçirdiğini ve kimi dipnotlarla zenginleştirdiğini de belirtelim. Henüz 35 yaşındayken savaşta öldürülen ve cephede yazdığı bu romanında Nizan, Fransa’nın en büyük beyinlerinin gittiği Yüksek Öğretmen Okulu’ndan bir grup öğrencinin devrimcilik günlerinde yaşadıklarını hikâye ediyor. Zengin bir Yahudi ailesinden gelen Bernard Rosenthal’ın başını çektiği bu grup, İç Savaş adlı bir dergi çıkaracak, burada kapitalizmi ve iktidarı kıyasıya eleştirmektedir. Fakat 1930’ların baskı ortamında, ülkede acımasız bir komünist avı başlar. Bu süreç, gençlerin devrimci idealleri, iktidara karşı mücadele etme kararlılıkları ve en önemlisi de sınıfsal çelişkileriyle yüzleşecekleri bir sınava dönüşecektir.

Mihail Bulgakov – Kader Yumurtaları (2014)

  • KADER YUMURTALARI, Mihail Bulgakov, çeviren: Erdem Erinç, Everest Yayınları, roman, 98 sayfa

Mihail Bulgakov, hiciv romanı ‘Kader Yumurtaları’nda, Rusya’da bir profesörün adeta bir Frankenstein yaratarak ülkeyi büyük bir karmaşaya sürüklemesi üzerinden, Stalin döneminin “büyüme” ve “ilerleme” politikalarıyla alay ediyor. Romanın başkahramanı olan zooloji profesörü Vladimir Persikov, canlı organizmaların büyüme hızını artıran bir “kızıl” ışın keşfeder. Fakat keşif, felaketle sonuçlanacaktır. Keşfin neticesinde korkunç değişimler geçiren sürüngenler, Moskova’nın kapılarına dayanacaktır. Bulgakov, başkahramanı Persikov’da Lenin’i, işler bozulunca çareyi kaçmakta bulan Kadert’te ise Troçki’yi resmetmiş.

Jonny Glynn – Katilin 7 Günü (2008)

  • KATİLİN 7 GÜNÜ, Jonny Glynn, çeviren: Burak Burhan, Siren Yayınları, roman, 215 sayfa

Jonny Glynn’in ‘Katilin 7 Günü’ romanı, kahramanı Peter Crumb’ın ilginç hayatını anlatıyor. Geçmişte yaşadığı korkunç bir trajediyle sarsılmış, küçük kızının bir cinayete kurban gitmesiyle hayatı darmadağın olmuş bir adam olan Crumb, insanlığa, topluma inancını kaybetmiş, kişiliği parçalanmıştır. Crumb, bu trajediden kurtulmanın tek yolunu, yaşadığı dehşeti dışarıya yansıtmakta bulur. Tam da bu aşamada, kendisini soğukkanlı bir katile, bir caniye dönüştürecek yedi günlük süreç başlamış olur. Pazartesi gününden itibaren işe koyulan Crumb, haftanın yedi günü boyunca, uyuşturucu ve dehşet dünyasına dalacaktır. Glynn’ın, İngiltere’de 11 Eylül’den sonra yaşanan terör tehdidinin etkisinde kalarak kaleme aldığı roman, günümüz toplumunun çıkmazlarına ve bu toplumlarda yaşayan bireyin savrulduğu şiddet sarmalına ışık tutmayı amaçlıyor.