Rudolfo Anaya – Alburquerque, Yılanın Dansı (2007)

  • ALBURQUERQUE, YILANIN DANSI, Rudolfo Anaya, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

alburquerque

Meksikalı edebiyatçı Rudolfo Anaya, daha önce aynı yayınevi tarafından yayınlanan ‘Kutsa Beni, Ultima’ isimli romanıyla hatırlanacaktır. Anaya yeni yayınlanan bu romanında da, kahramanı Abrán González’in inişli-çıkışlı hikâyesini anlatıyor. New Mexico’nun yoksul bir mahallesinde büyüyen González, hiç tanımadığı öz babasının gerçek kimliğini, annesi ölüm döşeğindeyken öğrenir. Bu arayış González’i, Alberquerque kentinin en zengin çevrelerine götürecek; onu açgözlü işadamları, hırslı politikacılarla yüz yüze getirecektir. Kahramanımız tam bu esnada, kendini kentin geleceği uğruna verilen bir savaşın içinde bulacak ve böylece ruhunu yeniden keşfedecektir.

Carmen Laforet – Hiç (2007)

  • HİÇ, Carmen Laforet, çeviren: Zerrin Yanıkkaya, Metis Yayınları, roman, 249 sayfa

hic

Carmen Laforet’in, genç yaşta yazdığı ‘Hiç’, İspanyol edebiyatının önemli klasiklerinden biri sayılıyor. On sekiz yaşındaki Andrea, öksüz kaldıktan sonra üniversite eğitimi için köyünden Barselona’ya, zenginliği ve kültürüyle hep gözünü kamaştırmış olan anne tarafından akrabalarının evine gelir. Ancak akrabaları, savaş sırasında servetlerini kaybetmiş, yoksullukla baş etmeye çalışmaktadırlar. Genç kız bir yandan okuldaki zengin öğrenciler arasında bocalarken bir yandan da evde tanık olduğu tuhaflıklarla masumiyetini yitirmeye başlar. Laforet, Andrea’nın sancılı büyüme öyküsünü, Franco rejiminin ilk günlerinin ürkütücülüğü ve karanlığı ekseninde anlatıyor.

Ayşe Çolakoğlu – Kıskaç (2007)

  • KISKAÇ, Ayşe Çolakoğlu, Doğan Kitap, roman, 162 sayfa

kiskac

Alt başlığı ‘Bir İmparatorluğun Sancılı Yılları’ olan ‘Kıskaç’, iki farklı kahramanının gözünden, Osmanlı’nın çöküş yıllarını anlatan bir tarihi roman. Çolakoğlu, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı İmparatorluğu’nun sancılı yıllarında doğan Tahir ve Ali Bedri Beylerin, Mektebi Sultani’deki öğrencilik yıllarında başlayan ve sonrasında da iç içe geçecek trajik öykülerini anlatıyor. Tahir Bey, okulu bitirdikten hemen sonra Jön Türklere katılacak ve beslediği idealler onu Trablusgarp ve Balkan cephelerine kadar sürükleyecektir. Hayatı zevkleri çerçevesinde gören Ali Bedri Bey ise, Osmanlı’nın yaşadığı çöküşe hiç aldırmadan evi ve Pera’daki eğlence mekânları arasında ömrünü geçirmeye devam edecektir.

Aysel Özakın – Genç Kız ve Ölüm (2007)

  • GENÇ KIZ VE ÖLÜM, Aysel Özakın, Yordam Kitap, roman, 205 sayfa

genc-kiz-ve-olum

‘Genç Kız ve Ölüm’, sol edebiyatın önemli ismi Aysel Özakın’ın, roman içinde roman özellikleriyle öne çıkan bir eseri. Roman, yazar kahramanı Nuray İlkin’in ödül almak için İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı bir yolculuk üzerinden kurgulanır. İlk etapta basit gibi görünen bu yolculuk, kahramanımızın Anadolu kadınının yaşadığı eşitsizliklerle hesaplaşmasını, Cumhuriyet kuşağının idealist öğretmenlerinden olan annesinin yıllar önceki intiharını yeniden anımsamayışını ve kocasıyla ayrılmanın yaşattığı vicdan azabını da beraberinde getirecektir. Romanın öne çıkan bir yanı da, Özakın’ın 1 Mayıs 1977’e dair en iyi romanlardan biri olan ‘Alnında Mavi Kuşlar’ romanına benzer şekilde, dönemin politik atmosferini iyi yansıtması.

Hakkı Özkan – Grevden Sonra (2007)

  • GREVDEN SONRA, Hakkı Özkan, Yaba Yayınları, roman, 296 sayfa

grevden-sonra

Hakkı Özkan’ın duru ve sıcak bir Türkçeyle kaleme aldığı ‘Grevden Sonrası’nın ilk baskısı, 1976 yılında Milliyet Yayınları tarafından yapılmıştı. Roman, grevci önderliği yapan ve bu nedenle işsiz kalan Nuri isimli bir basımevi emekçisinin hikâyesini anlatıyor. Grev önderliği sonucu işinden olan Nuri, sonradan başka bir işe girecektir. Fakat hiçbir eyleme katılmak istememesine karşın, koşulların ve çevresinin zorlamasıyla, yine benzer bir duruma itilir. 1999 yılında aramızdan ayrılan Özkan’ın kendisi de yıllarca basın işçisi olarak çalışmıştı. Roman özellikle, bir dönemin basın-yayın merkezi olan Cağaloğlu ve Babıali’ye dair yetkin ve ayrıntılı tasvirleriyle öne çıkıyor.

André Malraux – İnsan Yazgısı (2007)

  • İNSAN YAZGISI, André Malraux, çeviren: Bertan Onaran, Zigana Yayınları, roman, 394 sayfa

insan-yazgisi

André Malraux, 1925 yılında Çin’e giderek, oradaki toplumcu devrime katılmıştı. Yazarın bu romanı da, kendisinin o dönemdeki politik çalışmalarının ve hayallerinin bir meyvesi. Malraux’nun kurgusunda, düzenli bir orduya sahip İmparator Çan Kay Şek’i öldürerek, kendilerini devrimi gerçekleştirmeye adamış bir grup militanın hikâyesi anlatılıyor. Romanın, Rus kökenli Katov, Alman Hemmelrich, bilge Gisors, Kyo ve Çen gibi karakterleri, tüm umutlarını Çan Kay Şek’i ortadan kaldırarak tarihin akışını değiştirmeye bağlayacaklardır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar – Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (2007)

  • KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ / MELEK SANMIŞTIM ŞEYTANI, Hüseyin Rahmi Gürpınar, yayına hazırlayan: Sevengül Sönmez, Everest Yayınları, 232 sayfa

kuyruklu-yildiz-altinda-bir-izdivac

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türkiye edebiyatının en üretken yazarlarından biriydi. Everest Yayınları, bu önemli ismin tüm eserlerini yayınlamaya başladı. Bunların ikinci kısmı olan yukarıdaki iki kitap da, özellikle genç okurlar için sadeleştirildi. Birinci eser, dünyaya çarpması beklenen Halley kuyrukluyıldızının İstanbul insanının hayatında büyük çalkantılara sebep oluşunu hikâye ediyor. Bir öykü derlemesi olan ikinci kitapta ise, dönemin İstanbul halkının mahalle aralarında yaşadıkları, evlerinin içinde olup bitenler canlı bir şekilde anlatılıyor. Gürpınar’ın kendine has mizahi üslubunu yeniden hatırlamak için iyi bir fırsat.

Talip Apaydın – Sarı Traktör (2007)

  • SARI TRAKTÖR, Talip Apaydın, Literatür Yayıncılık, roman, 189 sayfa

sari-traktor

‘Sarı Traktör’, Türkiye gerçekçi köy edebiyatının önemli isimlerinden olan Talip Apaydın’ın yeniden yayına hazırlanan tüm eserlerinin ilk kitabını oluşturuyor. Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden Apaydın’ın eserlerinin yeniden yayınlanması, kuşkusuz sevinç duyulacak bir durum. Roman, Anadolu’nun sıradan bir köyü olan Özeler’de, İzzet Ağa’nın oğlu Arif’in traktör sevdasını hikâye ediyor. Sakinlerinin çoğunluğunun tarımla geçindiği bu köyde, herkes köye bir traktörün gelmesiyle işlerin çok kolaylaşacağını düşünür. Arif de, inatçı babasını bunun için ikna etmeye çalışacaktır. Roman, tarımda makineleşme sürecini hikâye ederken, zengin doğa tasvirleriyle de dikkat çekiyor.

Paco Ahlgren – Ölümsüz (2007)

  • ÖLÜMSÜZ, Paco Ahlgren, çeviren: Duygu Günkut, Siren Yayınları, roman, 504 sayfa

olumsuz

Paco Ahlgren’in ‘Ölümsüz’ü, hayatta sahip olduğu her şeyi genç yaşta yitiren ve bu nedenle umutsuz bir hayat süren Douglas Cole’un hikâyesini anlatıyor. On sekiz yaşına basmadan, ailesinin tüm fertlerini kaybeden, madde ve alkol bağımlılığı eşliğinde varını yoğunu borsada harcayıp, akıl sağlığından şüphe etmesine neden olacak tuhaf olaylara tanıklık eden Cole’un yaşamı, çöp tenekesini karıştırırken bulduğu bir mektupla tamamen değişir. Kendisini, gerçeğin tüm olasılıklarını zorlayan bir olaylar zincirinin içinde bulan Cole, sadece kendi kaderini değiştirmekle kalmayacak, dünya para ve borsa piyasasına da olağanüstü değişimler yaşatacak bir maceraya sürüklenecektir.

İrfan Değirmenci – Bir Uyuyup Uyanalım (2017)

  • BİR UYUYUP UYANALIM, İrfan Değirmenci, İnkılap Kitabevi, roman, 496 sayfa

bir-uyuyup-uyanalim

Yakın zamanda, referandumda “Hayır” diyeceğini açıkladığı için işinden çıkarılan İrfan Değirmenci’den baskıya maruz kalan, hor görülen, aşağılanan, fakat her şeye rağmen mücadelelerinden taviz vermeyen insanların yaşadıklarını anlattığı bir ilk roman. Kısmet Apartmanı’nda geçen hikâye, burada yaşayan Nergis, Poyraz, Mert, Yusuf, Meryem ve Belkıs gibi karakterlerin yaşadıkları üzerinden ilerliyor. Roman, mücadele ederek, birbirlerine sevgi ve umutla bağlanarak tüm ötekileştirmelere ve baskılara karşı mücadele eden karakterlerinin hüzünlü ama umut dolu dünyasını tasvir ediyor.