Mehmet Altun – Yukarı Deniz (2008)

‘Yukarı Deniz’, daha önce ‘Rüyamda Hayat Vardı’ ve ‘Su Zılgıtları’ kitaplarıyla hatırlanacak Mehmet Altun’un üçüncü şiir kitabı.

Kitapta yer alan ‘Kar Değdi Yamaçlarıma’ isimli şiir şöyle:

 

“Büyük atlaslar gerdim göğüne

Avuntunun ve mavinin resmiyle

Hesaplayıp yaralarını dünyanın

Denize karşı olsun diye

Havadan suya dönüşmek kadar

Sudan havaya bölünmek üzre

yalvardım ateşe

 

Menekşeler kadar derin

Çiniler için pırıl pırıl mavi oldum

Uygarlıklara hayat olmak üzre

Yüksek dağlara kuruldum

Kar değdi yamaçlarıma,

Avlularımda tipiden kalma parkalar

soğudukça vuruldum

 

Gün için gece, geceye mabet oldum

Toprak yahut ekmeğin huzurunda

Huzurum oooy, sevgilim oldun”

  • Künye: Mehmet Altun – Yukarı Deniz, Babil Yayınları, şiir, 111 sayfa

küçük İskender – Ölü Evinde Seks Partisi (2008)

‘Ölü Evinde Seks Partisi’ küçük İskender’in son şiirlerini bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan ‘kış salgınında kayıp’ şiirinden bir alıntı:

“Zamanın ayarını kuşatmış gölgeli ruh sürüsü

Onlar çocuk değil siyahın avuçlarında koşan,

Kurşuni gözlerle suları delirten bir sonbahar

Aşk köpükleri içinde

Sevişen atların ahırında bir nebze yorgun

Hayata kalsa ihtiyar.

 

Çok solgun acılarla korkunç ölüleri topluyorlar

Arzulara dağılmış silik mutluluklardan,

Hatıralara karışmış bir katil gibi aranıyor hakikat,

emniyetli sevgililer

kestikleri evlatlarında cerahat.

 

Can fakirliği, göğün göğsünden kararması;

Bir sözün ağızdan çıkıp ağır ağır toprağa akması. (…)”

  • Künye: küçük İskender – Ölü Evinde Seks Partisi, Sel Yayıncılık, şiir, 85 sayfa

Ali Çelik – Türk Halk Şiiri Antolojisi (2008)

Ali Çelik’in uzun soluklu çalışmasının ürünü olan ‘Türk Halk Şiiri Antolojisi’, çok sayıda halk şairini, kronolojik sırayla okurun karşısına çıkarıyor.

Çelik’in farklı yazılı kaynakların yanı sıra, yaşayan halk şairleriyle yaptığı birebir görüşmelerle ortaya çıkardığı antoloji, İslamiyet’in kabulünden önceki halk edebiyatı ürünleri ile Azerbaycan’ı da kapsayan Osmanlı coğrafyasında 20. yüzyıla gelinceye kadar ortaya çıkan halk şiiri örneklerini barındırıyor.

Halk şiiri hakkında bilgilendirici yazıların da bulunduğu antolojinin, özel bir baskıyla yayımlandığını da belirtelim.

  • Künye: Ali Çelik – Türk Halk Şiiri Antolojisi, Timaş Yayınları, şiir, 459 sayfa

Tuğrul Keskin – Zito i Epanastasis: “Yaşasın İsyan” (2014)

Tuğrul Keskin’den, kardeşçe bir dünya özleminden geri adım atmadıkları için, Ege’de 1921 yılında kurşuna dizilerek öldürülen ve unutuşa terkedilen 200 Yunan askerinin anısına şiirler.

Kardeşine silah doğrultmama ve tüm baskılara rağmen insanlığa sahip çıkmak uğruna katledilen bu askerlerin anısına sahip çıkan kitabında Keskin, “Barış ve kardeşlik, nasıl büyülü sözcüklerdi.” diyor.

  • Künye: Tuğrul Keskin – Zito i Epanastasis: “Yaşasın İsyan”, Everest Yayınları

Yunus Emre – Yunus Bir Söz Söylemiş Hiçbir Söze Benzemez (2008)

‘Yunus Bir Söz Söylemiş Hiçbir Söze Benzemez’, Yunus Emre’nin biyografisi ile şairin Divan’ından seçilmiş yüzü aşkın şiirden oluşuyor.

Yunus Emre şiirlerini başlık koymadan yazdı.

Bu kitapta ise, okur için kolaylık olması amacıyla şiirlerinin içinden uygun bir mısra veya kelime grubu başlık olarak seçilmiş.

‘Taştın Yine Deli Gönül’ başlıklı şiirden bir alıntı:

“Taştın yine deli gönül sular gibi çağlar mısın

Aktın yine kanlı yaşım yollarımı bağlar mısın

 

N’idem elim ermez yâre bulunmaz derdime çâre

Oldum ilimden âvâre beni bunda eğler misin

 

Yavu kıldım ben yoldaşı onulmaz bâğrımın başı

Gözlerimin kanlı yaşı ırmağ olup çağlar mısın (…)”

  • Künye: Yunus Emre – Yunus Bir Söz Söylemiş Hiçbir Söze Benzemez, hazırlayan: İbrahim Erşahin, Ötüken Yayınları, şiir, 215 sayfa

Oya Uysal – Siyah Saten Bir Gecelik (2014)

Sonbaharın hüznü, sönmeye yüz tutmuş bir mumun solgun ışığıyla buluşuyor.

İşte Oya Uysal, ‘Siyah Saten Bir Gecelik’te, bu pencereden bakacağımız şiirler sunuyor bize.

Şair, “Nereye gittiğini bilmeyen biri var içinde ve yürüyor acının kalbine”, “Yılların yıpranmış kumaşı altında hâlâ çocuk kalan kalbinle” ve “Affetmek ve sabır; zamanın ruhundan öğrendiklerim bunlar” diyor.

  • Künye: Oya Uysal – Siyah Saten Bir Gecelik, Kırmızı Kedi Yayınevi

İlhan Sami Çomak – Kedilerin Yazdığı İlahi (2014)

Türkçenin yanı sıra anadili Kürtçe ile de şiirler yazmış İlhan Çomak, iki dilli bir şair.

İki dilliliğin bir avantajı, dil kadar imgeleri de beslemesi.

Çomak’ta, tam da bu anlamda bir bireşim görülüyor diyebiliriz.

Çomak, “Ayrılığın ilk sebebi kavuşmaya alışmakmış” ve “Çünkü gözden düşmek en çok Kürtçe yaralar insanı.” diyor.

  • Künye: İlhan Sami Çomak – Kedilerin Yazdığı İlahi, Yasakmeyve Yayınları

Roni Margulies – Telgrafçiçeği (2014)

Şiirde ustalıktan ziyade sahiciliğe önem veren Margulies’in, ‘Her Rind Bilir’den ‘Apollo Yılları’na uzanan toplu şiirleri.

“Her içtiğimiz şarap şişesi / uzun bir ayindi adeta, / birlikteliğimizi teyid ederdi.” diyen Margulies, okurunu şiirin duru sularına davet ediyor.

Margulies külliyatını merak edenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: Roni Margulies – Telgrafçiçeği, Everest Yayınları

İsmail Uyaroğlu – Kirli Şiirler (2008)

İsmail Uyaroğlu’nun son kitabı ‘Kirli Şiirler’, insanı sadece yüce duygularıyla değil, kötücül, kara yönleriyle de işleyen şiirlerini barındırıyor.

‘Şölen’ isimli şiir şöyle:

“Bir bıçak edin artık kendine

Bırak avutmayı bedenini

Ucuz zehirlerle, alkol vb.

Balkırken ölümün çelik dikeni

 

Bir bıçak…

Kromaj kaplı bir kan lekesi

Parlasın üstünde

Ve uğuldasın ölümün sesi

 

Bir bıçak edin…

Önce ucunu dene

İyi gelirse eğer

Gömersin şehveti etine

Bir bıçak edin artık…

Bileğine bir şans tanı

Eğlenirsin hem giderayak, ne güzel

Seyrederken hışırtıyla akan kanı

 

Bir bıçak edin artık kendine

Tutarken henüz elin

Bulamazsın sonra yaşlanınca damarı

Kaçar tadı şölenin”

  • Künye: İsmail Uyaroğlu – Kirli Şiirler, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 125 sayfa

Haydar Ergülen – Hafız ile Semender (2014)

Haydar Ergülen’in bütün şiirlerinin ikinci cildinin yeni baskısı, güzel bir yaz hediyesi.

“aşk bir varlığa sığmaz / sürer yokluğa kadar” diyen Ergülen’in, kimi bir çocuğun zengin düş dünyasından, kimi de duru bir masaldan yol alıyormuş hissi veren şiirleri, hayatın ve insanın olduğu kadar, doğanın imgelerini de usulca kuruyor.

  • Künye: Haydar Ergülen – Hafız ile Semender, Kırmızı Kedi Yayınları