Şükrü Erbaş – Bütün Şiirleri 1 (2012)

  • BÜTÜN ŞİİRLERİ 1, Şükrü Erbaş, Kırmızı Kedi Yayınevi, şiir, 196 sayfa

 BUTUN

Şükrü Erbaş’ın toplu şiirlerinin ilk cildi, O’nun ‘Küçük Acılar’, ‘Aykırı Yaşamak’, ‘Yolculuk’ ve ‘Kimliksiz Değişim’ adlı kitaplarını bir araya getiriyor. Erbaş, ‘Anılar Söz Dinlemiyor’da şöyle diyor: “Ölülerimizi özledim / Söylesem suç olur mu? / Saysam birer birer, ansam / Adlarını, yaşlarını, sonlarını… / Başlangıçlar bulunur mu? // Anılar söz dinlemiyor, anılar / Korkunun kol gezdiği / O yalnızlık saatlerinde / Sıralı kirpik gibi diziliyorlar / Gözlerimin çevresinde // Susmak… tıkalı bacalarda / Sıkışmış duman, göğsümün gizlisinde. / Aklı yüreğinden utana utana / -yaşasa bile insan- / Yaşamanın bir anlamı kalır mı?”

Edgar Allan Poe – Annabel Lee (2012)

  • ANNABEL LEE, Edgar Allan Poe, çeviren: Erdoğan Alkan, Varlık Yayınları, şiir, 127 sayfa

 

Elimizdeki kitap, Edgar Allan Poe’nun şiirlerinden yapılmış bir seçki. Aralarında ‘Annabel Lee’, ‘Kuzgun’, ‘Ulalume’ ve ‘Cennetteki’ne’ gibi meşhur şiirlerinin de bulunduğu seçkiye, şairin bir yaşamöyküsü de eklenmiş. ‘Annabel Lee’den bir alıntı: “Yıllar önceydi, yıllar yıllar önce, / Deniz kıyısındaki / O diyarda bir genç kız yaşıyordu / Bilirsiniz adını, ANABEL LEE; – / Düşünmezdi hiçbir şey benim olmaktan başka, / Sevmekten başka beni. // Ben çocuktum o çocuk o deniz ülkesinde / Sevdik birbirimizi / Aşktan büyük daha özge bir aşkla / Ben ve canım Anabel Lee – / Bir sevda ki gökte uçan melekler / Kıskanırlardı bizi. (…)”

Şükrü Erbaş – Bağbozumu Şarkıları (2012)

  • BAĞBOZUMU ŞARKILARI, Şükrü Erbaş, Kırmızı Kedi Yayınevi, şiir, 67 sayfa

 

Şükrü Erbaş’ın bir önceki şiir kitabı ‘Unutma Defteri’ 2007’de yayımlanmıştı. Şair, uzun bir aradan sonra ‘Bağbozumu Şarkılarında’yla karşımıza çıkıyor. Kitaptaki ‘Baş Dönmesi’ şiirinden bir alıntı: “Ölümle konuşmaya başlamıştım / Ağaçlar avuçlarımda dünya masalıydı / Çiçekler nasıl da sonsuzdular / Zaman bedenimde tozlanıyordu / Ara sokaklarda bulanık perdeler / Bir eski bahçede sedef düğmeler / Uykulardan kopuyordu yıllardır / Yağmur değil ben çekiliyordum / Yeraltı sularının rahmine / Ey kalabalığın kara yalnızlığı / Yıldızlar taşlarda söyleşiyordu / Sokak köpeklerinden öğreniyordum / Sevgisizliğin açık yarasını (…)”

Cevat Akkanat – Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri (2012)

  • GELENEK VE İKİNCİ YENİ ŞİİRİ, Cevat Akkanat, Okur Kitaplığı, inceleme, 472 sayfa

Cevat Akkanat ‘Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri’nde, geleneğin Türkiye şiirindeki karşılığını ve görünümlerini tespit etmeye çalışıyor. 1950 sonrasında gelişen ve üzerinde yoğun tartışmalar yapılan İkinci Yeni şiir hareketini oluşturan şairlerin gelenekle uyumlu oldukları veya gelenekten uzak düştükleri yönler, çalışmanın omurgasını oluşturuyor. Akkanat ilkin, İkinci Yeni hareketini, çağının sosyal ve edebi manzarası içinde, Batı şiiriyle kurduğu ilişkiler bağlamında değerlendiriyor. Yazar devamında da, hareketi temsil eden şairlerin gelenek hakkındaki görüşlerini, hem şiirleri hem de fikirleri bağlamında irdeliyor.

Hâfız-ı Şirâzi – Hafız Divanı, Cilt 1 – 2 (2011)

  • HAFIZ DİVANI, 1-2, Hâfız-ı Şirâzi, Farsça’dan çeviren ve yayıma hazırlayan: Mehmet Kanar, Ayrıntı Yayınları, divan, 2 cilt, 1342 sayfa
 
Fars edebiyatının en büyük şairi sayılan Hâfız-ı Şirâzi’nin divanı, 17. yüzyıldan itibaren İngilizce, Fransızca, Almanca ve Latince gibi Batı dillerine çevrilmesinin yanı sıra, 15. yüzyıldan itibaren Şeyhî, Ahmet Paşa, Fuzuli, Bakî, Nef’î, Nedim, Şeyh Galib, Yahya Kemal gibi birçok şairi etkiledi. Mehmet Kanar’ın yeni çevirisiyle yayımlanan divanın bu Türkçe baskısında, Hâfız’ın kaside, gazel, mesnevi, kıta ve rubai türlerinde kaleme aldığı şiirleri yer alıyor. Derli toplu bir Hâfız sözlüğünün de yer aldığı bu kitapta ayrıca, ‘Hâfız’ın İlkeleri’ başlıklı bir bölümde, şairin belli başlı özelliklerinden maddeler halinde söz ediliyor.

Deniz Durukan (haz.) – Fahriye Abla’dan Çanakkaleli Melahat’a (2012)

  • FAHRİYE ABLA’DAN ÇANAKKALELİ MELAHAT’A, yayına hazırlayan: Deniz Durukan, Everest Yayınları, inceleme, 258 sayfa

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Fahriye Abla’dan Çanakkaleli Melahat’a başlıklı bu ilginç çalışma, modern Türkiye şiirinde kadın imgesinin izini sürüyor. Kitabın ilk hareket noktası, Türkiye şiirinde özgün bir yeri olan Fahriye Abla, Çanakkaleli Melahat gibi önemli karakterler, ikinci hareket noktası ise Attilâ İlhan, Cemal Süreya, Ece Ayhan ve İlhan Berk gibi, şiirlerinde birçok farklı kadın karakterlere yer veren ve kadın imgesini öne çıkartan şairler ve onların şiirlerindeki kadınlar. Çalışma, Türkiye toplumunda kadının değişen yerini edebiyat üzerinden izlemesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Gonca Özmen – Kuytumda (2011)

  • KUYTUMDA, Gonca Özmen, Kırmızı Kedi Yayınları, şiir, 62 sayfa

 

Gonca Özmen, henüz on sekiz yaşındayken yayımladığı ‘Kuytumda’ ile, kendine has bir şiir evreni kurmuştu. İlk baskısı 2000’de yapılan bu kitap, aynı yıl Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü de kazanmıştı. Özmen’in, kitaba adını veren şiirinden bir alıntı: “Yüzüne baktığım orman yitirdi yankısını / Albümün tozunda darmadağın anılar / Aynalar mı yalnış, kendime benzerliğim mi? / Neye dokunsam çürüyorum kuytumda / Benimki bir iç kanama, bir bozkır sıkıntısı // Sözcükler dalgın ve upuzun üzüntü / Çiçeğin ruhu üşüyor gürültünden / Gölgen de kalmadı bak, o itiraz / Bekleyiş eritiyor buzdan sarayı / Nedense dili yok gecenin ağzında (…)”

Yücel Kayıran – Felsefi Şiir: Tinsel Poetika

  • FELSEFİ ŞİİR: TİNSEL POETİKA, Yücel Kayıran, Yapı Kredi Yayınları, eleştiri, 529 sayfa

 

‘Felsefi Şiir: Tinsel Poetika’, Yücel Kayıran’ın ‘Felsefi Şiir’ ile ‘Evet, Etik’ başlıklı kitaplarından oluşuyor. Kayıran ilk kitabında, felsefi şiiri, “şiirin gösterdiği ve şiire içkin olan tinsel evrendeki durumundan alan bir şiir,” olarak tanımlıyor. Yani Kayıran’ın deyimiyle bu tür şiir, felsefi söylem veya filozofların ortaya koydukları felsefi bilgiyle oluşturulan şiir değildir. ‘Evet, Etik’ isimli ikinci kitapta ise, bir yandan, günümüz Türk şiirindeki pragmatist zihniyetin eleştirisi sunuluyor, öte yandan da, Türk şiirindeki temel sorunlar irdeleniyor. Kayıran şiirin yapısını incelerken, bir “kamusal varlık” olarak tanımlayabileceğimiz şaire de odaklanıyor.

Murathan Mungan – Balgîfa Mar / Yılan Yastığı (2007)

  • BALGÎFA MAR / YILAN YASTIĞI, Murathan Mungan, çeviren: Lal Laleş ve Îrfan Amîda, Lis Yayınları, şiir, 207 sayfa

 

‘Balgîfa Mar / Yılan Yastığı’, Murathan Mungan’ın altı şiir kitabından yapılan bir seçkiden oluşuyor. Kürtçe ve Türkçe yayınlanan kitap, iki dilin kardeşliğine katkı sunuyor. Çalışma, aynı zamanda Türkiye’de eksikliği hissedilen Kürtçe yayınlar konusunda da atılmış nitelikli bir adım. Kitapta yer alan ‘Mehmet’ isimli şiirden bir alıntının Kürtçe ve Türkçesi şöyle: “Rûne li ber siya / Dara ku min ji bo te çandiye û evînê / li min guhdarî bike / wext hindik e / Piştî gotinan belkî em nemînin her du jî (…)” / “Otur gölgesine / Senin için diktiğim ağacın, aşkın / beni dinle / zaman az / Sözlerden sonra belki kalmayız ikimiz de (…)”

Ece Ayhan – Kardeşim Akif (2011)

  • KARDEŞİM AKİF, Ece Ayhan, Dipnot Yayınları, mektup, 144 sayfa

 

‘Kardeşim Akif’, Türkiye şiirinin önde gelen isimlerinden Ece Ayhan’ın, dönemin genç şairi Akif Kurtuluş’a 1982-1984 yılları arasında yazdığı on dokuz mektubtan ve bu mektuplara ve döneme ilişkin Akif Kurtuluş’la yapılmış bir söyleşiden oluşuyor. Her açıdan travma yaratmış 1980 darbesinden iki yıl sonra yazılmaya başlanmış mektupları özgün kılan hususlardan biri, dönemin edebiyat ortamını, toplumunu ve siyasî atmosferini anlamlandırmak konusunda belge niteliği taşıyor olmaları. Mektuplar ayrıca, Ece Ayhan’ın en yalnız ve öfkeli günlerinde kaleme alındığı için, onun travmaların üstesinden gelmeye çabalayan şiirlerini ve düşüncelerini açıklayan kılavuzlardan biri olarak kabul edilebilir. Bunun yanı sıra mektuplar, Ece Ayhan’ın ünlü kitabı ‘Çok Eski Adıyladır’ın yayımlanma sürecine dair ayrıntıları da barındırıyor.