A. Hicri İzgören – Acıyla Diri (2011)

  • ACIYLA DİRİ, A. Hicri İzgören, Avesta Yayınları, şiir, 62 sayfa

 

A. Hicri İzgören’in ilk baskısı 1981’de yapılan ‘Acıyla Diri’si, otuz yıl sonra yeniden yayımlandı. İzgören’in kendine özgü şiir arayışının ilk basamağını oluşturan kitap, yaralanmış ve kanlı bir coğrafyadan imgelerle bezeli. İzgören, kitaba adını veren şiirinde şöyle diyor: “Bozgun sonu beklemelerde / Gör ki zehir zemberek günler / Yaşanır diri // Sevdaya tutsak / Yeşile yasak bellemişler / Ki öyle dilsiz dillene / Ve her gün böyle / Yüklü gelir antenler / ‘İzmir’de iki kişi öldürüldü / Çorum’da bir öğretmen / Siverek’te üç kişi daha’ / Bir hüzün senfonisidir tutkun / Sen çoğaladur yürekte / Emek emek / Gün be gün eksilir / Ocakta çorba (…)”

Sevim Dabağ – Gezindim Boş Odalarda (2011)

  • GEZİNDİM BOŞ ODALARDA, Sevim Dabağ, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 129 sayfa

 

‘Gezindim Boş Odalarda’, gazeteci Sevim Dabağ’ın, Türkiye edebiyatının önde gelen şairlerinin eşleriyle yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Şair eşleri burada, kendi tanıklıklarıyla eşlerini, onlarla geçirdikleri hayatlarını anlatmalarının yanı sıra, yaşadıkları dönemin kültürel, sanatsal ve tarihsel atmosferine dair ayrıntıları da okurla paylaşıyor. Kitabı önemli kılan hususların başında da, Türkiye edebiyatını etkilemiş şairlerin hayatlarına dair belki de son tanıklıkları barındırıyor olması. Kitaba konuk olan şair eşleri şöyle: Münire Aksal (Sabahattin Kudret Aksal), Jale Birsel (Salâh Birsel), Mefharet Cansever (Edip Cansever), Münire Dıranas (Ahmet Muhip Dıranas), Biket İlhan (Attila İlhan), Huriye Necatigil (Behçet Necatigil), Vildan Saraç (Tahsin Saraç), Zühal Tekkanat (Cemal Süreya) ve Güler Yücel (Can Yücel).

Tuncer Erdem – Kar, Kömür, Keder (2011)

  • KAR, KÖMÜR, KEDER, Tuncer Erdem, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 65 sayfa

 

Tuncer Erdem, öykü, şiir ve çizgiyi bir arada ustalıkla kullanan yazarlardan. Erdem’in daha önce bu türde yayımlanmış ‘Hayalifener ve İstanbul’ adlı bir kitabı bulunuyor. Yazar şimdi de, bu çalışmalarının devamı olan yeni bir kitapla, ‘Kar, Kömür, Keder’le okurun karşısına çıkıyor. Erdem ‘Fısıltı’ isimli şiirinde şöyle diyor: “raylara kulak veren çocuklar bir ses bekler şehirde, ıssız kalmış / köylerinden // güç gelince sararan çalıların ıslığını, ağıllarına çekilen sürülerin / uğultusunu… // gece rüzgârıyla gelir bazen kırların mızıkası, avare dolanır boş / meydanlarda // usulca fısıldar göçmen kanatlar, uyuyan çocukların kulağına”

Mirze Elekber Sabir – Hophopname (2007)

  • HOPHOPNAME, Mirze Elekber Sabir, çeviren: İsa Öztürk, İş Kültür Yayınları, şiir, 188 sayfa

 

1911 yılında ölen Mirze Elekber Sabir, Azerbaycan’ın önemli şairlerinden. ‘Hophopname’de yer alan seçme şiirler, mizahın, özellikle de hicvin yetkin kullanımına iyi örnekler sunuyor. Elekber’in şiirleri, devrimci, demokratik, çağdaş, halkçı ve gerçekçi yönleriyle, Azerbaycan şiirinin yenilikçi ve batılı yönlerini geliştirmişti. Sabir’in ilk şiirleri, çağdaşlaşmayı savunan anlayışıyla dikkat çeken ‘Molla Nasreddin’ dergisinde yayımlanmıştı. Kitabın bu çevirisinin sunuşu İlber Ortaylı, önsözü ise, Sabir’in şiirlerini Türkçeye kazandıran İsa Öztürk tarafından kaleme alınmış. Sabir’in şiirleri, yergi şiirlerine ilgi duyan okurlara hitap edecek nitelikte.

Jorge Luis Borges – Yaratan (2011)

  • YARATAN, Jorge Luis Borges, çeviren: Peral Bayaz Charum ve Ayşe Nihal Akbulut, İletişim Yayınları, anlatı, 98 sayfa

 

‘Yaratan’da, sadece Arjantin’in değil, dünya edebiyatının meşhur ismi Jorge Luis Borges’in şiir ve düzyazı türündeki metinleri yer alıyor.

Bu kitabı için, “Baskıya verdiğim bütün kitaplar arasında sanırım hiçbiri bu küçük koleksiyon kadar kişisel ve düzensiz değil,” diyen Borges, okurlarına, kendi yazım kaynakları konusunda önemli ipuçları veriyor.

Bununla birlikte kitap, yalnızca edebi ustalığıyla değil, barındırdığı şiirleri ve felsefi halesiyle de dikkat çeken bir metinler bütünü.

Borges’in ince işçiliğinin egemen olduğu kitabın, yazarın kişisel dünyasına inmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz.

Federico Garcia Lorca – Aşk Şiirleri (2007)

  • AŞK ŞİİRLERİ, Federico Garcia Lorca, yayıma hazırlayan: Fahri Özdemir, Kırmızı Yayınları, şiir, 146 sayfa

‘Aşk Şiirleri’, İspanyol şiirinin önde gelen ismi Lorca’nın aşk temalı şiirlerinden oluşuyor. Kitabın sonunda, Pablo Neruda’nın bir Lorca yazısı da bulunuyor. Kitaptaki ‘Mecnunun Biri’ isimli şiir şöyle: “Ey Mecnun / zavallı sevdalı, / evinde yaktılar kekik dalını. // Ne git derim sana, ne de kal, / kitlemiş bir kere kapını anahtar. // Gümüş kaplı anahtar / bir kurdeladan sarkar. // Kurdelada şu bir satır; / yüreğim uzaklardadır. // Sokağımda hiç dolanma. / bırak kalsın her şey havada. // Ey mecnun, / zavallı sevdalı. / Evinde yaktılar kekik dalını.”

Sıddık Akbayır – Şiir Adımlı Bir Yolcu: Haydar Ergülen (2011)

  • ŞİİR ADIMLI BİR YOLCU: HAYDAR ERGÜLEN, Sıddık Akbayır, Ferfir Yayınları, inceleme, 425 sayfa

Sıddık Akbayır, bir Haydar Ergülen ansiklopedisi olarak tanımlanabilecek ‘Şiir Adımlı Bir Yolcu’da, şairin hayatını, kişiliğini, çevresini ve eserlerini kuşatıcı bir bakışla irdeliyor. Ergülen’in yirmi iki yıllık okuru olduğunu söyleyen Akbayır’ın bu ilgi ve sevgisinin izlerini kitabın sıcak ve samimi üslubunda görmek mümkün. Ergülen’in Eskişehir günleriyle başlayan kitap, devamında, Ergülen’in lise yıllarındayken solculuğu keşfedişine, ilk şiirlerini ne zaman yazmaya başladığına, Ankara ve İstanbul günlerine ve reklamcılık sektöründe çalıştığı uzun yıllara kadar birçok konuya uzanıyor. Ergülen’in yayımlanmış on iki kitabının değerlendirildiği ve şiirlerinin çözümlendiği kitap ayrıca, kapsamlı kaynakçası, şairin birçok fotoğrafını ve bilhassa, derli toplu bir ‘Haydar Ergülen Sözlüğü’ barındırmasıyla dikkat çekiyor.

Metin Fındıkçı (der.) – Çağdaş Arap Aşk Şiirleri Antolojisi (2011)

  • ÇAĞDAŞ ARAP AŞK ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ, derleyen ve çeviren: Metin Fındıkçı, Can Yayınları, şiir, 295 sayfa

Metin Fındıkçı’nın hazırladığı ‘Çağdaş Arap Aşk Şiirleri Antolojisi’, 12 Arap ülkesinden çok sayıda şairin üretimlerine yer veriyor. Antolojinin en dikkat çeken yönlerinden biri, Sadi Yusuf, Muzaffer El Nevvab, Mahmud Derviş ve Hasan Tayyib gibi toplumcu şairlerin, hiç bilinmeyen, eskilerde kalmış şiirlerine yer vermesi. Mısır’dan Salah Abdelsabur’un, antolojide yer verilen ‘Rüya’ adlı şiirinden bir alıntı: “Her akşam, / Saatler gece yarısını vurduğunda, / Sesler köşelerine çekilir / Derimin içine girer canımı içer / Gölgemi duvarın üstüne serer / Özel tarihimde dolaşırım, anılarımda süzülürüm / Ölü günde çektiği cezada ufalan bedenimin sınırında / Ufalan bedenimde gömülü günlerim uyanır / Mahzun hâkimin, kimsesizliğin ve çocukluğun / penceresinden / Karar ve yanıt gibi hem gülüşüm hem ağlayışım / yaşlanır (…)”

Kolektif – Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları (2011)

‘Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları’, 2009 yılında yitirdiğimiz sosyalist gerçekçi şiirin önemli isimlerinden Kemal Özer’e adanmış bir armağan kitap.

Özer’in kızı Simge Özer Pınarbaşı tarafından hazırlanan kitapta, şairin hayatı, şiirinin genel özellikleri, dergicilik ve yayıncılık alanındaki çalışmaları kapsamlı bir şekilde anlatılıyor.

Özer’i tanıyan, Türkiye edebiyatının ünlü birçok kaleminin tanıklıklarıyla katkıda bulunduğu kitap, görsel açıdan da oldukça doyurucu.

Uzun soluklu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan eser, bu üretken ve değerli şairin hayatının, şiirinin ve eserlerinin hatırlanmasına, kuşkusuz önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları, hazırlayan: Simge Özer Pınarbaşı, Yordam Kitap, armağan, 240 sayfa, 2011

A. Hicri İzgören – Verilmiş Sözdür (2011)

  • VERİLMİŞ SÖZDÜR, A. Hicri İzgören, Avesta Yayınları, şiir, 63 sayfa

İzgören’in ‘Verilmiş Sözdür’ü, ilk olarak 1987 yılında yayımlanmıştı. İzgören, burada, Türkiye’nin yaralanmış ve kanlı bir coğrafyasında yaşanan şiddete, imgeleriyle ad koymaya çalışmıştı. Şair, ‘Kitaplar Yazmaz’ adlı şiirinde şöyle diyor: “Elimizin ayasında kaya kınası / Sırtımızda çizgili fistan / Taylar kankardeşi canciğer / Ardımızda ikindi yeli / Yarpuz günebakan ve kenger // Memelerine süt yürümüş / Öpülmemiş kızlardık / Uçarı kuşlar inatçı oğlaklardık / Damlara serili yataklara dizilir / Geceleri yıldızlara şaşardık // Sonrası bir yangındır / Kimvurduya ve mezartaşsız / Sonrası bir yangındır hayatımızın / Kitaplar yazmaz (…)”