Kolektif – Matrix ve Felsefe (2017)

Hangi hapı seçerdiniz, kırmızı mı yoksa mavi mi?

Cehalet mutluluk mudur yoksa ne olursa olsun gerçek bilinmeye değer mi?

Matrix’i seyrettikten sonra aksiyon ve özel efektlerinden çok etkilendik, ama bir yandan da zihnimiz yukarıdaki gibi sorularla dolup taştı.

İşte bu kitap, tam da bu sorularla ilgileniyor ve Matrix ve felsefe ilişkisini çok zengin bir perspektiften irdeliyor.

Bu çok mantıklı, çünkü felsefe her yerdedir; herkesin hayatıyla alakalıdır; Matrix gibi, “O her yerdedir.”

  • Matrix’te şüphecilik ve ahlak,
  • Matrix olasılığı,
  • Gerçekliğin algılanışı,
  • Olasılık ve yanılsama,
  • Matrix’in metafiziği,
  • Matrix usulü zihin felsefesi,
  • Neo-materyalizm ve öznenin ölümü,
  • Kader, özgürlük ve önceden bilme,
  • Matrix ve Budizm,
  • Kant ve Matrix dünyası,
  • Nihilizm ve Matrix,
  • Matrix ve ‘Bulantı’daki varoluşçu gerçeklik,
  • Matrix ve Marx,
  • Matrix simülasyonu ve postmodern çağ…

Bunun gibi birçok ilgi çekici felsefi sorun ve konuyla Matrix’i karşılaştıran kitap, hem felsefe hem de sinema tutkunlarını sevindirecek türden.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gerald J. Erion, Barry Smith, David Mitsuo Nixon, Carolyn Korsmeyer, Jorge J. E. Gracia, Jonathan J. Sanford, Jason Holt, Daniel Barwick, Theorode Shick Jr., Michael Brannigan, Gregory Bassham, Charles L. Griswold Jr., James Lawler, Thomas S. Hibbs, Jennifer L. McMahon, Sarah E. Worth, Deborah Knight, George McKnight, Cynthia Freeland, Martin A. Danahay, David Rieder, David Weberman ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Matrix ve Felsefe, derleyen: William Irwin, çeviren: Esra Gül Coşkun, Olimpos Yayınları, felsefe, 407 sayfa, 2017

Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı (2009)

Giorgio Vincenti ‘Sinemanın Yüzyılı’nda, kolay anlaşılır bir dille, son yüz yıllık zaman diliminde Batı Avrupa ve ABD’de sinemanın gelişim sürecini anlatıyor.

Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir?”

Temel olarak bu sorusunun yanıtını arayan Vincenti, kitabında,

  • İlk gösteriler ve sinemasal anlatımın doğuşunu,
  • Öncü sinemaları,
  • Stüdyo sistemi ve tür sinemasının doğuşunu,
  • İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ni,
  • Bunalım ve yenilenme arasındaki 1950’li yılları,
  • Modern sinemanın biçemi,
  • Yeni bir yazım aracı olarak kamerayı,
  • Ve 1960’lı yılların yeni sinemaları gibi, sinemanın yüzyıla yayılan gelişiminden önemli kavşakları bizimle paylaşıyor.

Vincenti, yüzyılın başlarında Amerika’nın belli başlı kentlerinde bir nikel parayla içeri girilen ve gece gündüz durmadan kısa filmler gösteren salonlardan (nickelodeon’lar) başlayarak, sinemanın günümüze uzanan seyrini, gerçekçi ve yalın bir dille anlatıyor.

Künye: Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı, çeviren: Engin Ayça, Evrensel Basım Yayın, sinema, 160 sayfa

Stanley Kubrick – Stanley Kubrick (2009)

Bu önemli kitap, 1999’da hayata veda eden ünlü Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick’le yapılmış röportajlardan oluşuyor.

Kubrick’in sinemasını sıra dışı kılan unsurların başında, film çekme tekniklerini kendi kendine öğrenmesi, bir film stüdyosunda çıraklık ya da daha alt düzeyde işler yapmayarak kendi özgün ve özgür sinemasını yaratabilmesiydi.

Bazı film eleştirmenleriyle sinema tarihçilerinin Kubrick’i, çağının en büyük Amerikan film yönetmeni ilan etmeleri de bu durumdan kaynaklanıyor.

Yönetmenle 1950’lerin sonları ile 1960’ların başlarında yapılan ilk röportajlar, kendisinin bağımsız bir film yapımcısı olma konumuna odaklanıyor.

Kitaptaki röportajlar, yapıldıkları dönemde Kubrick’in henüz başlangıç aşamasında olan projelerine referanslar da içeriyor ve yönetmenin fikirlerini olgunlaştırana kadar onları uzun zaman boyunca beslediğini de gösteriyor.

  • Künye: Stanley Kubrick – Stanley Kubrick, derleyen: Gene D. Phillips, çeviren: Neşfa Dereli, Agora Kitaplığı, sinema, 266 sayfa

Andrea Valente – Fantastikomik Sinema Ailesi (2015)

Sinemayı hayatın merkezi kılmış, nevi şahsına münhasır bir ailenin filmler ve maceralarla örülü hayatı.

Okurlar burada sıra dışı karakterlerle tanışırken, sinema tarihinde iz bırakmış Zorro, Yüzüklerin Efendisi ve Miki Fare gibi başarılı filmler vesilesiyle sinemanın yaşamımızdaki önemine yeniden tanık olacak.

  • Künye: Andrea Valente – Fantastikomik Sinema Ailesi, resimleyen: Julia Binfield, çeviren: Âlâ Sivas Gülçur, Kelime Yayınları

Slavoj Žižek – Kieślowski ya da Maddeci Teoloji (2009)

‘Kieślowski ya da Maddeci Teoloji’, Slavoj Žižek’in, ünlü Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieślowski’ye odaklanan metinlerinden oluşuyor.

Kieslowski, ‘Kırmızı’ isimli filmini bitirdikten sonra, sinemayı bırakarak sakin bir hayat yaşamaya karar vermiş, fakat kısa bir süre sonra ölmüştü.

Žižek kitabında, Kieslowski sinemasını farklı açılardan yorumlarken, onun ani ölümünü de tartışıyor.

Žižek, ölümünün, Kieslowski’nin “meslek ya da sakin hayat” arasında yaptığı seçimi boşa çıkardığını belirterek, “Acaba ani ölümü sakin kır yaşamındaki emekliliğin sahte bir konu olduğunu, aslında ölümün metaforu işlevini gören bir fantazi perdesi olduğunu mu işaret eder?” diye soruyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Kieślowski ya da Maddeci Teoloji, çeviren: Sabri Gürses, Encore Yayınları, felsefe, 111 sayfa

Richard Porton – Sinema ve Anarşizm (2015)

Anarşistlerin kendi başlarına yürüttükleri sinema çalışmalarını irdeleyen dikkat çekici bir inceleme.

Sinemadaki belli başlı anarşist klişelerle de hesaplaşan Porton, Rene Clair, Godard, Lina Wertmüller, Ken Loach, Bakunin, Kropotkin ve Emma Goldman gibi figürleri tartıştığı, bir nevi sinemasal anarşizm tarihi sunuyor.

  • Künye: Richard Porton – Sinema ve Anarşizm, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı

Şükran Kuyucak Esen – Ömer Kavur: Sinemamızda Bir ‘Auteur’ (2015)

Derinliği, sinema duygusu ve ustalığıyla öne çıkan Ömer Kavur sinemasının gelişimi, belli başlı duraklarıyla ele alınıyor.

Kavur’u tamı tamına bir Auteur yapan, filmlerini birer sanat eseri kılan unsurları irdeleyen Şükran Kuyucak Esen, aynı zamanda Kavur sinemasını zaman, mekân, insan, tema, dil ve yapısal özellikleri bağlamında ele alıyor.

  • Künye: Şükran Kuyucak Esen – Ömer Kavur: Sinemamızda Bir ‘Auteur’, Agora Kitaplığı

Kolektif – Sinemada Bir Asır (2015)

Sinemaya emek ve gönül vermiş yapımcı, yönetmen, senarist, oyuncu, yazar, akademisyen ve sanat insanlarının Türkiye sinemasının 100. yılı vesilesiyle kaleme aldıkları makale ve yazılar.

Türkiye sinemasının, bundan yüz yıl önce Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin yıkılışıyla başlayıp bugüne uzanan kapsamlı bir hikâyesi.

  • Künye: Kolektif – Sinemada Bir Asır: Altın Portakal Film Festivali Armağan Kitabı, editör: Ş. Abdurrahman Çelik, Altın Portakal Film Festivali Yayınları

Burak Göral – Neden Bazı Filmler Daha İyi (2008)

‘Neden Bazı Filmler Daha İyi’, Burak Göral’ın, anlatı sanatındaki ustalıklarıyla öne çıkan filmlerden yaptığı bir derleme.

‘Scarface’, ‘Kuzuların Sessizliği’, ‘Leon’, ‘Esaretin Bedeli’, ‘Olağan Şüpheliler’, ‘Çığlık’, ‘Koş Lola Koş’, ‘Gladiator’ ve ‘Snatch’, Göral’ın değerlendirdiği filmlerden birkaçı.

Göral’ın, ağırlıklı olarak 1990’lı yıllardan seçtiği bu on altı film, sadece yapıldıkları dönemde değil, günümüzde de etkilerini sürdürüyor.

Kitap, film izleme alışkanlıklarını geliştirmek isteyen gençler ile bu filmleri yeni bir gözle izlemek isteyen tüm sinemaseverlere önerilir.

  • Künye: Burak Göral – Neden Bazı Filmler Daha İyi, Hayalet Kitap, sinema, 224 sayfa

Orhan Kemal – Senaryo Tekniği ve Senaryolar (2008)

Orhan Kemal, Türkiye edebiyatına roman, öykü ve tiyatro türünde eserler vermesinin yanı sıra, kuşkusuz, sinemaya verdiği emekle de bilinen bir isim.

Orhan Kemal, başlangıçta senaryoya, daha çok geçim kaygısıyla başlamış olsa da, Türkiye sinemasının en güzel senaryoları onun kaleminden çıkma.

İşte Orhan Kemal, rehber bir kitap niteliğindeki bu eserinde, senaryo yazımı konusunu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Orhan Kemal’in ‘Murtaza’ ve ‘Yörük Ali Efe’ senaryolarını da barındıran kitap, senaryo yazım tekniği konusunda hem nitelikli olması hem de ülke sinemasının sorunlarını yakından inceleme fırsatı bulmuş yazarın deneyimlerini barındırmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Orhan Kemal – Senaryo Tekniği ve Senaryolar, Everest Yayınları, sinema, 318 sayfa