Cynthia Cockburn – Buradan Baktığımızda (2009)

Feminist araştırmacı ve yazar Cynthia Cockburn ‘Buradan Baktığımızda’ isimli bu eserinde, farklı savaşlarda, kadınların militarizme karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor.

Cockburn kitabını, savaşı yaşayan, savaştan kurtulan, savaşı gözlemleyen ve protesto eden, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu on beş ülkeden yüzlerce kadının yaşam deneyimleri üzerine kurmuş.

Yazar, ziyaret ettiği her ülkede ya da kentte, önde gelen militarizm ve savaş karşıtı kadın örgüt ve ağlarından üyelerle görüşmüş ve onların içinde bulundukları politik koşulları, karşı çıktıkları şiddetin doğasını, çatışmayla ilgili analizlerini ve eylem stratejilerini okurlara sunuyor.

  • Künye: Cynthia Cockburn – Buradan Baktığımızda, çeviren: Füsun Özlen, Metis Yayınları, kadın, 324 sayfa

Mary Beard – Kadın ve İktidar (2018)

Mary Beard’in ‘Kadın ve İktidar’ı, ilk olarak antik zamanlardan günümüze uzanarak kadın düşmanlığının sağlam bir dökümünü yapıyor.

Medusa’dan dili kesilen Philomela’ya, tarih boyunca güçlü kadınlara yapılan haksızlıkları ortaya çıkaran Beard, kadınların gündelik yaşamda liderlik rollerinden nasıl uzak tutulduğunu ve kadınların iktidarla ilişkisine dair verili kültürel kodlarla hesaplaşıyor.

Beard, bütün bunları yaparken de, çok ama çok önemli şu sorunun yanıtını arıyor:

Eğer kadınların, iktidar yapılarına dâhil oldukları düşünülmüyorsa, yeniden tanımlamamız gereken şey iktidar değil midir?

‘Kadın ve İktidar’, kadınlara seslerini yükseltmeye, harekete geçmeye ve en önemlisi de, kendi güçlerini yeniden tanımlamaya davet ediyor.

  • Künye: Mary Beard – Kadın ve İktidar: Bir Manifesto, çeviren: İrem Sağlamer, Pegasus Yayınları, feminizm, 128 sayfa, 2018

Kolektif – İşçi Filmleri, Öteki “Sinemalar” (2015)

2015’te 10. yılını kutlayan İşçi Filmleri Festivali deneyimini irdeleyen yazılar.

Dünyada ve Türkiye’de işçi sinemasının gelişiminin çok yönlü bir şekilde ele alındığı kitapta, kapatılan Türkiye Sinematek Derneği gibi örnekler üzerinden film gösteriminin ticari olmayan alternatifleri de değerlendirilmekte.

Kitapta,

  • İşçi sineması tarihi,
  • Geç 1970’ler Hollywood işçi filmlerinde işçi sınıfı dayanışması,
  • Ken Loach ve Avrupa sinemasında emekçi sınıfın durumu,
  • Türk sinemasında işçi,
  • Sınıf bilincinin oluşumunda sinema deneyimi,
  • Film festivalleri ve karşı-hegemonya,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Funda Başaran, Aydan Çelik, S. M. Ayzenştayn, Keith B. Wagner, Derek Nystrom, Seray Genç, Necla Algan, İnan Öner, Nezih Coş, Bülent Görücü, Ahmet Soner, Z. Tül Akbal Süalp, Tufan Sertlek, Önder Özdemir, Jak Şalom ve Anthony Killick.

  • Künye: Kolektif – İşçi Filmleri, Öteki “Sinemalar”, hazırlayan: Funda Başaran, Yordam Kitap

Mustafa Oral – Türk Ulusunun İnşası (2015)

Türk Tarih Tezi, tarihi aşan, geniş ve iddialı bir kültür söylemi boyutuna sahip.

Mustafa Oral da, bu tezin ortaya çıkışını Tanzimat dönemi romantik Türkçülerinden I. ve II. Türk Tarih Kongresi’ne değin izliyor.

Kitabın dikkat çekici bir yanı da, Atatürk dönemi tarih çalışmalar ile Atatürk sonrası tarih anlayışı arasındaki bariz farkları saptaması.

  • Künye: Mustafa Oral – Türk Ulusunun İnşası, Yeni İnsan Yayınevi

Thomas Schmidinger – Suriye Kürdistanı’nda Savaş ve Devrim (2015)

IŞİD saldırılarına karşı verilen destansı direnişle gündeme gelen Suriye Kürdistanı’na dair gözlem ve deneyimler, bu kitapta.

Bölgenin güncel ve tarihsel tablosundan önemli detaylar sunan, Salih Müslim ve Asya Abdullah gibi önde gelen siyasi kişiliklerle yapılmış söyleşiler barındıran, bölgeye ve gelişmelere dair aydınlatıcı bir çalışma olarak öneririz.

  • Künye: Thomas Schmidinger – Suriye Kürdistanı’nda Savaş ve Devrim: Rojava’dan Sesler, Analizler, çeviren: Sevinç Altınçekiç, Yordam Kitap

Belma Akçura – Derin Devlet Oldu Devlet (2009)

Belma Akçura, beşinci baskısıyla raflardaki yerini alan ‘Derin Devlet Oldu Devlet’te, Derin Devlet’in aile albümünü sunuyor.

Susurluk’tan Şemdinli’ye ve Ergenekon’a uzanan süreci, öncesiyle ve sonrasıyla araştıran Akçura, örtbas edilen, yargıdan kaçırılan, dosyaları kaybedilen ve belgeleri gizlenen kirli ilişkiler ağını gözler önüne seriyor.

Susurluk, Şemdinli gibi üzeri örtülen, kapatılan, geçiştirilen kirli işleri; Ergenekon’a doğru yol alan korkutucu ağı anlatan Akçura, “Derin devlet yöntemiyle yolunda ilerleyen bir Türkiye mi istiyoruz? Yoksa bir hukuk toplumuna doğru ilerleyen, demokrasiyi içine sindirmiş bir ülkede yaşamayı mı tercih ediyoruz?” diyerek, Türkiye’nin tüm bu olup bitenlerden sonra karar vermesi gerektiğini söylüyor.

Akçura kapsamlı çalışmasıyla, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin ve bunu engellemeye çalışan “derin” güçlerin hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Belma Akçura – Derin Devlet Oldu Devlet, New Age Yayınları, siyaset, 528 sayfa

Cavit Orhan Tütengil – Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak (2009)

‘Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak’, Cavit Orhan Tütengil’in Atatürk ve Cumhuriyet Türkiye’si üzerine 1953’ten itibaren kaleme aldığı makalelerden oluşuyor.

Tütengil bu eserinde, temelde, Atatürk’ü anlamanın, Atatürkçü düşünceyi canlı tutmanın ilk basamağı olduğunu ve Atatürk’ü tamamlamanın da, Atatürkçü eylemi geliştirmenin ilk koşulu olduğunu söylüyor.

Yazara göre, Atatürk’ün yüklendiği misyonun ulusal ve evrensel tarihteki yeri, düşünce-eylem bütünlüğü içinde ele alınıp değerlendirilmelidir.

Tütengil’in, 1975 yılında yayımlanan çalışması, Atatürk ve Atatürkçülük konusunda günümüzde halen devam eden tartışmalara, kendi cephesinden katkı sunuyor.

  • Künye: Cavit Orhan Tütengil – Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak, İş Kültür Yayınları, siyaset, 156 sayfa

Zygmunt Bauman – Iskarta Hayatlar (2018)

Ekonomik ve teknolojik ilerlemenin büyük bedelleri oldu.

Örneğin Sanayi Devrimi’nden itibaren yeni üretim yöntemlerinin bulunuşundan günümüze, geleneksel mesleklerin çoğu geriledi.

Bu durum, ihtiyaç fazlası, gereksiz, ıskartaya çıkarılmış insanların çoğalmasına neden oldu.

Özellikle küreselleşme ve teknolojideki gelişmeler atık insan sorunun sadece belli ülkelerin değil, tüm dünyanın meselesi haline getirdi.

İşte Zygmunt Bauman ‘Iskarta Hayatlar’da, sürekli büyüyen “atık insan” ve “insan atığı” sorununun geldiği vahim boyutu gözler önüne seriyor.

“Atık insanların” neden ortaya çıktığı, bu insanların günümüzde büyük bir sorun haline gelmesinin ekonomik ve siyasi nedenleri, ülkelerinde yaşama seçenekleri azaldığı için göç eden insanların başka ülkelerin siyasetçileri tarafından nasıl vatandaşlarının güvenlik endişelerini depreştirmek amacıyla kullanıldıkları, kitabın odaklandığı kimi konular.

Bauman, yalnızca bu büyük sorunun dinamiklerini çok yönlü bir bakışla ortaya koymakla yetinmiyor, aynı zamanda insan atıklarının siyasete, kültüre, hayatımıza ve hatta ilişkilerimize etkilerini de tartışıyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Iskarta Hayatlar: Modernite ve Safraları, çeviren: Osman Yener, Can Yayınları, sosyoloji, 168 sayfa, 2018

 

Mustafa Sönmez – 100 Soruda Küresel Kriz ve Türkiye (2009)

Mustafa Sönmez ‘100 Soruda Küresel Kriz ve Türkiye’de, neoliberal kapitalizmin günden güne derinleşen krizine ve bunun Türkiye’ye yansımalarına odaklanıyor.

Kriz tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de tüm yıkıcılığıyla devam ediyor.

Dünyadaki bu altüst oluşu ve Türkiye’ye etkilerini analiz eden Sönmez, krizin dinamiklerini, krize hangi ülkenin, hangi bloğun, hangi şartlarda girdiğini saptamaya ve Türkiye’nin bu küresel krize nasıl girdiğini anlamaya çalışıyor.

Sekiz bölümden oluşan nitelikli çalışmasında Sönmez ayrıca, özellikle emek kesimlerinin krizin tahribatından kayıplarını en aza indirmek için nelerin yapılması gerektiğini de anlatıyor.

  • Künye: Mustafa Sönmez – 100 Soruda Küresel Kriz ve Türkiye, Alan Yayıncılık, ekonomi, 232 sayfa

Feryal Saygılıgil – Bir Kadın Grevi (2018)

Novamed’li kadınların efsanevi direnişinin derinlikli analizi, bu kitapta.

2006’da, Petrol-İş Sendikası’na üye 83 kadın, düşük ücret verilmesi, hamileliğin takvime bağlanarak sıraya konulması, tuvalete girmenin yasaklanması ve ardından dakikalara bağlanması ve hatta kadınların aybaşı dönemlerinin dahi sorun olması gibi nedenlerle FMC’ye bağlı Novamed’te greve çıktı.

448 gün süren bu grev, kadınların zaferiyle sonuçlanıp sendikalı işçilerin direniş ve örgütlenme tarihine altın harflerle yazıldı.

Feryal Saygılıgil de, bu muazzam deneyimi inceliyor ve gelecek kuşaklara aktarıyor.

Saygılıgil bu grevi başından sonuna izlerken, aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadın işçilerin durumunu, Türkiye’de kadının işgücü piyasasındaki konumunu ve kadın işçilerin sendikal hareket içindeki yerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

‘Bir Kadın Direnişi’, kadınların örgütlenme deneyimleri ve direniş stratejilerine daha yakından bakmak için çok önemli bir çalışma.

  • Künye: Feryal Saygılıgil – Bir Kadın Grevi: Serbest Bölgede Kadın Olmak, Güldünya Yayınları, siyaset, 243 sayfa, 2018