Ranajit Guha – Dünya Tarihinin Sınırında Tarih (2006)

  • DÜNYA-TARİHİNİN SINIRINDA TARİH, Ranajit Guha, çeviren: Erkal Ünal, Metis Yayınları, tarih, 139 sayfa

Ranajit Guha’nın ‘Dünya-Tarihinin Sınırında Tarih’ isimli bu kitabı, Avrupamerkezci tarih felsefesi yaklaşımını eleştirerek, tarihyazımını yeniden etkilemiş ve yakın zamanların klasikleri arasına girmiş bir çalışma. Hintli tarihçi Guha, bilindiği gibi, sömürgecilik sonrası tarihyazımını besleyen en önemli akımlardan biri denebilecek Madun Araştırmaları’nın (Subaltern Studies) kurucu isimlerinden. Madun Araştırmaları, Batı tarihçiliğinin bazı halkları yok saydığını ve olabildiğince emperyalist özellikler taşıdığını deşifre eden önemli akımlardan biri. Bu akımın öncüsü Guha’nın açtığı yolun bu anlamdaki önemi, kendisinin eserini daha da değerli kılıyor diyebiliriz.

Oral Çalışlar – Denizler İdama Giderken (2010)

  • DENİZLER İDAMA GİDERKEN, Oral Çalışlar, Everest Yayınları, anı, 119 sayfa

‘Denizler İdama Giderken’, Oral Çalışlar’ın Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı bir dizi sonucu ortaya çıktı. İlk yayımlandığı tarihin üzerinden uzun bir zaman geçtiği halde kitap, hem işlediği konu itibariyle hem de yazarın rahat üslubuyla değerini hâlâ koruyor. Burada, Çalışlar’ın yazılarının yanı sıra, 68 hareketinden birçok ismin Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve dönemin diğer önemli aktörlerine dair tanıklıkları da yer alıyor. Denizler’in idam edilişinin üzerinden otuz sekiz yıldan fazla bir zaman geçti. Çalışlar’ın kitabı, yakıcılığını ilk günkü gibi koruyan bu olayı, dönemin sağlam bir çerçevesini çizerek anlatıyor.

Akın Ural – Medya-Sermaye-Siyaset Üçgeni (2010)

  • MEDYA-SERMAYE-SİYASET ÜÇGENİ, Akın Ural, Siyah Beyaz Yayınları, medya, 368 sayfa

Siyasal iktidarların, toplumsal yapıyı etkilemek için medyayı bir araç olarak kullanmaları, bugün çok iyi bildiğimiz gerçeklerden. Akın Ural elimizdeki nitelikli çalışmasında, bu etkiyi bireyi merkeze alarak araştırıyor; bireylerin çok yönlü manipülasyonlar sonucunda birer “medya mahkumu”na dönüşmelerini mercek altına alıyor. Tarihsel bir akış içinde ilerleyen kitabında Ural, olguyu farklı disiplinlerin ışığında ele alıyor ve gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’de yüzyıllarca dini söylemin etkisiyle şekillendirilmiş bireyin, şimdilerdeyse sermaye ve teknoloji zengini yeni medyaların etkileriyle nasıl esir alındığını ortaya koyuyor.

Murat Erdin – Silahsız Kuvvetler: Medya (2010)

  • SİLAHSIZ KUVVETLER: MEDYA, Murat Erdin, Destek Yayınevi, siyaset, 225 sayfa

Murat Erdin ‘Silahsız Kuvvetler: Medya’da, darbelerde basının ayak seslerinin izini sürüyor. Türkiye’de 27 Mayıs 1960’tan bu yana defalarca darbe oldu, muhtıralar verildi ve adına “post-modern darbe” denilen süreçler yaşandı. 20 Ekim 2008’de başlayan tarihi Ergenekon Davası’nda ise, meşru hükümete karşı darbe faaliyeti içinde olduğu belirtilen yüzlerce asker ve sivil yargılanıyor. İşte Erdin’in kitabı, geçmişte medyanın darbe işbirliğini anlatıyor. Türkiye medyasının darbeler ve darbecilerle yaptığı işbirliği çerçevesinde attığı manşetleri ve yapılan haberleri kapsayan kitap, bir ibret belgesi olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Zahir Kızmaz – Cezaevi Müdavimleri (2007)

  • CEZAEVİ MÜDAVİMLERİ, Zahir Kızmaz, Orion Yayınları, psikoloji, 405 sayfa

Zahir Kızmaz ‘Cezaevi Müdavimleri’nde, sıklıkla suç işlemiş, dolayısıyla birden çok kez cezaevine girmiş ve “suç makineleri”, “kronik suçlular” ve “tehlikeli suçlular” gibi isimlerle nitelendirilen suçluları anlatıyor. Kitap, suç ve suçlu konusuna, suçluların da anlatımlarından yararlanarak iki farklı çerçeveden bakıyor. Bununla yapılmak istenenlerden ilki, bazı bireylerin niçin suç işlemeye eğilimli olduklarını veya suç işler duruma geldiklerini açıklamaya çalışmak. İkincisi ise, işledikleri suç eylemlerinden dolayı özellikle ceza yaptırımı ile karşı karşıya gelen veya hapis cezasına çarptırılan bazı suçluların, cezaevinden çıktıktan sonra neden tekrar suç işlediklerini anlamaya çalışmak.

Astrid Menz ve Christopher Schroeder (der.) – Türkiye’de Dil Tartışmaları (2007)

  • TÜRKİYE’DE DİL TARTIŞMALARI, derleyenler: Astrid Menz ve Christopher Schroeder, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, dil, 257 sayfa

‘Türkiye’de Dil Tartışmaları’nın temeli, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Türkiye’de Dil Tartışmalarında Yeni Yönelimler’ adı altında düzenlenen önemli bir sempozyuma dayanıyor. Kitaptaki makaleler iki ana bölümden oluşuyor. ‘Dil Tartışmalarının Çoksesliliği’ bölümünde, Türkçenin kullanımı ve bu kullanıma ilişkin tartışmalar tasvir edilirken, ‘Değişen Dünyada ve Değişen Dilsel İlişkilerde Türkçenin Konumu’ başlıklı ikinci bölümde ise dil politikası ve sosyolengüistik gibi çeşitli alanlarda güncel oluşumlar konu ediliyor. Kitapta çeşitli disiplinlerden yazarların konuyla ilgili on makalesi bulunuyor.

George Monbiot – Manifesto (2007)

  • MANİFESTO, George Monbiot, çeviren: Pınar Şengözer Şiraz, Plan B Yayınları, siyaset, 232 sayfa

George Monbiot’nun ‘Manifesto’su, bir dünya parlamentosu çerçevesinde farklı bir dünya düzeni tasarlıyor. IMF ve Dünya Bankası’nın kapatılması, Keynes’in planladığı Uluslararası  Kliring Birliği’nin kurulması, yoksul dünyanın borç sorununu çözme önerileri, Monbiot’nun tasarılarından birkaçı. Çevreci, eylemci, akademisyen ve gazeteci kimliğine sahip Monbiot’nun bu kitabı, günümüzdeki politik çıkmazlara kendince çözüm önerileri getirmesiyle ilgiye değer. Şirketler ve hükümetlerin iktidarına son vererek dünya halklarının demokratik iktidarını başlatmak, kendisinin kavramsallaştırmasıyla “Baskı Çağı’nı sona erdirip Rıza Çağı’nı başlatmak”, yazarın kendine koyduğu başlıca hedef.

Amartya Sen – Kimlik ve Şiddet (2006)

  • KİMLİK VE ŞİDDET, Amartya Sen, çeviren: Ahmet Kardam, Optimist Yayınları, siyaset, 222 sayfa

1998 Nobel İktisat Ödülü sahibi Amartya Sen’in ‘Kimlik ve Şiddet’i, ırk, kimlik ve çatışma gibi günümüzün başlıca sorunlarından bazılarının kökenlerini sorguluyor. Sen’in çalışması, esas olarak, öteki insanların insanlıklarına ve çeşitliliklerine saygı göstererek barışa ulaşılabileceği teziyle öne çıkıyor. Kimlik ve şiddet konusuyla çerçevelenen çalışma, beraberinde çokkültürlülük, köktencilik, terörizm ve küreselleşme gibi birçok sorunlu konuya da odaklanıyor. Özellikle şiddet ve kimlikler konusundaki basmakalıp düşüncelere ve yargıları araştıran Sen, şiddetin, Batı ve Doğu toplumlarında yanlış yorumlanan kimlikler üzerinden oluşturulduğunu savunuyor.

Bernard Williams – Hakikat ve Hakikatlilik (2006)

  • HAKİKAT VE HAKİKATLİLİK, Bernard Williams, çeviren: Ertürk Demirel, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 350 sayfa

Bernard Williams’ın ‘Hakikat ve Hakikatlilik’ isimli bu çalışması, düşünsel yaşamda hakikat kavramının merkezi önemiyle, ilgilenen bir kitap. Williams çalışmasını, modernitede hakikate karşı gösterilen iki tutum üzerine inşa ediyor. Bunlardan biri, hakikate duyulan inanç, diğeriyse bu inanca karşı duyulan şüphe. Williams, çağımızda bu ikili yaklaşım arasındaki gerilime dikkat çekerek, gerilimin salt felsefi bir ayrıntı olmadığını, büyük bir öneme haiz siyasî ve etik sonuçlara uzandığını savunuyor. Williams söz konusu gerilimden hareket ederek, hakikate niçin ihtiyaç duyulduğunu, hakikatin soykütüğünü izleyerek irdeliyor.

Harry Magdoff – Sömürgecilikten Günümüze Emperyalizm (2006)

  • SÖMÜRGECİLİKTEN GÜNÜMÜZE EMPERYALİZM, Harry Magdoff, çeviren: Erdoğan Usta, Kalkedon Yayınları, siyaset, 295 sayfa

Harry Magdoff’un ‘Emperyalizm’i, emperyalizmin sömürgecilik adı altında 1763 yılında ilk ortaya çıktığı zamandan günümümüze kadarki seyrini mercek altına alan bir çalışma. Kitaptaki yazılar, yazarın daha önce yayımladığı ‘Emperyalizm Çağı’ isimli çalışmasındaki tezleri geliştirmek amacıyla kaleme alınmış. Magdoff’un çalışmasında, ekonomik emperyalizmden kültürel emperyalizme, Batı’nın Asya’ya girişinden Rusya’nın Doğu’ya doğru genişlemesine, Japonya’nın bir sömürgeci güç olarak yükselişinden Afrika’nın paylaşımına, Sahra-Altı bölgelerdeki sömürgelerden 1. Dünya Savaşı’ndaki sömürge paylaşımına ve klasik emperyalizmden 2. Dünya Savaşı’yla başlayan yeni emperyalizme kadar çok sayıda ayrıntı barındırmasıyla konuya dair rehber nitelikte bir eser.