Brian Barry – Sosyal Adalet Neden Önemlidir? (2017)

Avrupa’da bir zamanlar görkemli günlerini yaşayan refah devletleri bir bir ortadan kalktı.

Şimdi hiçbirinin esamisi okunmuyor.

Bunun bir sonucu olarak sosyal adalet sorunu gün geçtikçe daha yakıcı bir hal aldı.

İşte bu kitap, yalnızca sosyal adalet sorununu saptamakla kalmıyor, aynı zamanda bu sorunun çözümü için oldukça somut önerilerde bulunuyor.

Örneğin Brian Barry, servet ve gelir eşitsizliğini dar bir aralıkta sabitlersek en azından eğitim ve sağlık gibi alanlarda eşitliğin sağlanabileceğini belirtiyor.

Kitapta sosyal adaletin temelleri, sosyal adalet mekanizması, fırsat eşitliği, eğitim, sağlık, meritokrasi, bilimin kötüye kullanılması, kişisel sorumluluk kültü ve eşitsizliğin yarattığı patolojiler gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

  • Künye: Brian Barry – Sosyal Adalet Neden Önemlidir?, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 322 sayfa

Kolektif – Türkiye’nin 1960’lı Yılları (2017)

Türkiye’nin 1960’lı yılları için arşivlik bir eser.

Pek çok yazarın katkıda bulunduğu çalışma, bu dönemi farklı yönleriyle ele alıyor.

Kitapta,

  • 27 Mayıs darbesi,
  • Yassıada yargılamaları,
  • 1960’lı yıllarda Türkiye ekonomisi, dış politikası ve siyasi düşünce ortamı,
  • 1960’lı yıllarda Türkiye kapitalizmi ve ordu kuruluşu OYAK’ın bu bağlamda yeri,
  • Meşhur Johnson mektubunun yansımaları,
  • Merkez sağ, darbeler, krizler ve koalisyonlardan oluşan siyasi iktidar profili,
  • 68 hareketi,
  • Türkiye İşçi Partisi (TİP) deneyimi,
  • Yön ve Milli Demokratik Devrim hareketleri,
  • Demirkırat’tan Adalet Partisi’ne merkez sağın sancılı serüveni,
  • 1960’lı yıllarda Türkiye’de anti-komünizm,
  • Efsanevi 15-16 Haziran eylemleri,
  • 1960’lı yıllarda Kürt siyasal aktivizmi,
  • Ve 1960’lı yıllarda edebiyat, müzik, sanat, kültür ve gündelik hayat gibi pek çok konu yer alıyor.

Kitapta ayrıca, Adnan Menderes, Cemal Gürsel, Talat Aydemir, Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Süleyman Demirel, Ragıp Gümüşpala, Suat Hayri Ürgüplü, Alparslan Türkeş ve Cevdet Sunay gibi, bu dönemde etkili olmuş aktörlerin hayatları ve çalışmaları da irdeleniyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin 1960’lı Yılları, hazırlayan: Mete Kaan Kaynar, İletişim Yayınları, tarih, 1184 sayfa0

Cenk Sidar – Türkiye Rüyası (2014)

Gezi Direnişi, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yeni, etkili bir muhalefetin aciliyetini ortaya koydu.

Cenk Sidar, tam da bu ihtiyaçtan yola çıkarak, ülkede tam demokrat ve özgürlükçü bir siyasetin nasıl inşa edilebileceğini tartışıyor ve solu, özgürlükçü, demokrat ve yenilikçi ilkeler ışığında politikalarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.

  • Künye: Cenk Sidar – Türkiye Rüyası, GOA Yayınları

Ahmet İnsel ve Ümit Kıvanç – Ergenekon’a Gelmeden (2008)

Ahmet İnsel ve Ümit Kıvanç’ın kaleme aldıkları ‘Ergenekon’a Gelmeden’, Türkiye’de gündemi alt üst eden Ergenekon örgütünü, bu örgütün arka planındaki devlet zihniyetine odaklanarak analiz ediyor.

Dolayısıyla kitap, Ergenekon’u, küçümsendiği şekliyle sadece bir “devlet çetesi” olarak değil, yakın tarihte tanık olunan “Susurluk”, “Şemdinli” gibi yapılanmaların bir parçası şeklinde ve Türkiye’nin resmi devlet felsefesiyle yakın ilişkileri çerçevesinden değerlendiriyor.

Ergenekon soruşturması vesilesiyle, Genelkurmay bünyesinde bazı isimlerin topluma çekidüzen verme çabalarına tanık olduk.

Yazarlar bu tavrın, devlet katından topluma bakış tarzıyla ilişkili olduğunu belirterek olup bitenleri bu çerçeveden irdeliyor.

  • Künye: Ahmet İnsel ve Ümit Kıvanç – Ergenekon’a Gelmeden, Birikim Yayınları, siyaset, 111 sayfa

Canan Koç ve Yıldırım Koç – DİSK Tarihi (2008)

İki yazarlı ‘DİSK Tarihi’, Türkiye sendikal hareketin önemli kalelerinden Devrimci İşçi Sendikaları’nın 1967-1980 zaman aralığındaki duruşuna odaklanıyor.

1960’lı yılların başlarından itibaren dünyada ve Türkiye’de sendikacılık hareketinde meydana gelen gelişmeler ışığında, 1967 yılında DİSK’in kuruluşunu ve on üç yıllık çalışmalarını ele alan kitap, sendikanın tarihini 12 Eylül 1980’e kadar analiz ediyor.

İki yazarın 35 yılı aşkın bir süre işçi sınıfı ve işçi hareketiyle ilişkili olmalarının kitabın içeriğini zenginleştiren başlıca unsur olduğunu söyleyelim.

Çalışma, konuya tarafsız yaklaşması ve sol hareketin yakın tarihindeki önemli durakları analiz edebilmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Canan Koç ve Yıldırım Koç – DİSK Tarihi, Epos Yayınları, inceleme, 668 sayfa

Çiğdem Toker – Abdüllatif Şener (2008)

Ödüllü gazeteci Çiğdem Toker’in kitabı, son dönemlerde adı yeni bir siyasi oluşumla anılan Abdüllatif Şener’le yapılan uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

Abdüllatif Şener’le on beş yıla uzanan bir tanışıklığı olan Toker, Şener’in Refahyol’un Maliye Bakanlığı’nı, AKP’deki Başbakan yardımcılığını ve son seçimlerde adaylıktan çekilmesini yakından izlemiş bir isim.

Toker’in Şener’e dair bu deneyimi, çalışmayı güçlü kılan unsurların başında geliyor.

Şener’in çocukluğundan başlayarak günümüz Türkiye siyasetindeki konumuna uzanan söyleşi, Toker’in sorgulayıcı üslubunun da etkisiyle, ülkenin yakın tarihindeki birçok gelişmeyi yeniden hatırlıyor.

  • Künye: Çiğdem Toker – Abdüllatif Şener, Doğan Kitap, söyleşi, 497 sayfa

Alex Callinicos – Eşitlik (2014)

Son dönemin etkili düşünürlerinden Callinicos’tan, eşitlik ve adalet üzerine bir yoğunlaşma.

Kavramı felsefi açıdan detaylıca irdelemesi ve bunu yaparken, eşitlik ve adaletin politik ve tarihsel önemini saptayarak, bunu kapitalizm, toplum ve demokrasi üçgeni içerisinde yerli yerine oturtması, kitabı özgün kılıyor.

  • Künye: Alex Callinicos – Eşitlik, çeviren: Öncel Sencerman, Bilgesu Yayınları

Kemal Aslan – İkna Ekranları (2014)

Medyanın çok seslilik yerine tek sesliliğe yöneldiği herkesin malumu.

Aslan, TRT Haber ve NTV’yi örneklem olarak inceliyor ve haberin üretiminden yayınlanmasına televizyonların nasıl birer ikna ekranına dönüştüğünü, neoliberal politikaların uygulandığı günümüzde editoryal bağımsızlığın yalnızca söylemden ibaret kaldığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kemal Aslan – İkna Ekranları, Anahtar Kitaplar

Zygmunt Bauman – Yaşam Sanatı (2017)

Tüketim toplumunun, yozlaşmanın ve çürümenin tam göbeğinde yaşarken kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Değerlerimizi ve onurumuzu nasıl koruyabiliriz?

Tam da böylesi bir toplumun nitelikli bir tasvirini yaparak kitabına başlayan Zygmunt Bauman, tüm kuşatılmışlıklara rağmen kendini gerçekleştirmenin yol ve yordamını tartışıyor.

Kendini gerçekleştirmeyi bir “yaşam sanatı” olarak tanımlayan Bauman, toplum içinde olmanın beraberinde getirdiği sorumluluklar ile bireyin özgür ve mutlu olma talebinin buluşabileceği ortak paydanın izini sürmekte.

Olmakta olan, “normal” olan ve olması gereken üzerine derinlemesine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Yaşam Sanatı, çeviren: Akın Sarı, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 176 sayfa

Rıfat Dağ – Kırsal Kalkınma Siyaseti (2008)

Rıfat Dağ, ‘Kırsal Kalkınma Siyaseti’nde, kalkınma/gelişme imkânlarını, verili toplumsal gerçeklikler ışığında ve yeni ihtiyaçlar temelinde gözden geçiriyor.

Dağ’ın konuya eleştirel yaklaşan çalışmasında, Türkiye’de nüfusun önemli bir kesimini oluşturan kırsal alanda yaşanan değişimler, gelişmeler ve sorunlar kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.

Kalkınma ve demokrasi arasındaki ilişki, Türkiye’nin bölgesel kalkınma planı, kırsal nüfusun kaynaklara ve kararlara ulaşımının nasıl sağlanabileceği, demokrasinin toplumsallaşmasında kooperatiflerin önemi ve 12 Eylül’ün kooperatifleşmenin önüne çıkardığı engeller, Dağ’ın çalışmasında yer alan başlıklardan birkaçı.

  • Künye: Rıfat Dağ – Kırsal Kalkınma Siyaseti, Dipnot Yayınları, siyaset, 199 sayfa