Kolektif – İktidarın Şiddeti (2014)

‘İktidarın Şiddeti’ne katkıda bulunan yazarlar, AKP’nin neoliberal sistemle harmanlanmış İslamcı politikalarını tarih, sınıf ve toplumsal cinsiyet bağlamında ele alıyor.

Partinin iktidara gelişini, 1980 darbesi ve ardından yaşanan gelişmeleri merkeze alarak irdeleyen makaleler, uzlaşmaz gibi görünen bireycilik ve cemaatçiliğin AKP döneminde nasıl bir araya getirildiği, partinin hukuk sisteminde yaptığı değişiklikler, AKP’li yıllarda muhafazakâr milliyetçi politika tercihlerinin liberal değerlerle sentezlenmesi, İslamcı burjuvazinin demokrasiyle sınavı ve AKP’nin sosyal politikalar ve toplumsal cinsiyet meselesindeki rolünü tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – İktidarın Şiddeti, hazırlayan: Simten Coşar ve Gamze Yücesan-Özdemir, Metis Yayınları, siyaset, 284 sayfa

Hasan Kösebalaban – Türk Dış Politikası (2014)

Hasan Kösebalaban, ulusal ve uluslararası kimlik politikaları bağlamında Türk dış politikasının yerini tespit etmeyi amaçlıyor.

Kösebalaban, yakın Türkiye tarihinde dış politikanın oluşturucusu olan ana aktörler olarak sekülarizm (Kemalizm), liberal sekülarizm, milliyetçi İslamcılık ve liberal İslamcılık şeklinde dört kimlik grubu tanımlıyor.

Yazar, sosyal kimlik gruplarının dış politika perspektiflerini, Osmanlı’nın çöküş dönemindeki entelektüel ve siyasi iklimi, tek parti döneminde genç Cumhuriyet’in yüzleştiği dış politika sorunlarını, Türk dış politikasının Soğuk Savaş döneminden bugüne inişli çıkışlı gelişimini inceliyor.

  • Künye: Hasan Kösebalaban – Türk Dış Politikası, çeviren: Hüsamettin İnaç, BigBang Yayınları, diplomasi, 431 sayfa

Steven Cook – Yönetmeden Hükmeden Ordular (2008)

Ortadoğu uzmanı Steven Cook, ‘Yönetmeden Hükmeden Ordular’da, askeri vesayetin siyaset üzerinde etkin olduğu üç Akdeniz ülkesini, Türkiye, Mısır ve Cezayir’i inceliyor. Cook, ilk bakışta farklı olduğu düşünülen bu ülkelerin silahlı kuvvetlerinin, ideolojik, siyasal, iktisadi ve stratejik konumları, kurumsal çıkarları ve misyonları düşünüldüğünde büyük benzerlikler gösterdiğini savunuyor.

Yazara göre kışlasından “gerektiğinde” çıkan ya da her an için çıkabilme ihtimali olan ordu kurumunun yarattığı vesayet, üç ülkenin silahlı kuvvetlerinin benzer paralellikleri.

Türkiye’de şu günlerde gündemde olan Ergenekon davası ve darbe günlükleri, Mısır’ın yeni bir darbenin eşiğinde olduğu iddiaları ve Cezayir’de bir türlü durulmayan siyaset-ordu ilişkileri düşünüldüğünde, kitabın, olayların perde arkasındakileri kavramak açısından önemli ayrıntılar sunduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Steven Cook – Yönetmeden Hükmeden Ordular, çeviren: Bahar Şahin, Hayy Kitap, siyaset, 344 sayfa

İrfan Kaya Ülger – Avrupa Birliği Rehberi (2008)

İrfan Kaya Ülger, ‘Avrupa Birliği Rehberi’nde, Batı Avrupa’daki bütünleşme hareketinin ne olduğunu, oldukça basit ve anlaşılabilir bir biçimde anlatıyor.

Kitabın birinci bölümünde AB’nin nasıl kurulduğu; ikinci ve üçüncü bölümlerde Maastricht Antlaşması öncesi ve sonrası gelişmeler ele alınıyor.

AB’nin organlarına odaklanan dördüncü bölümde, bu konuda 2007 yılı sonuna kadar kaydedilen gelişmeler inceleniyor.

Beşinci bölüm ortak politikalarına, altıncı bölüm de AB hukuk düzenine ayrılmış.

Kitabın yedinci bölümü, Türkiye-AB ilişkileri ve tam üyelik müzakerelerine, sekizinci bölümü ise AB’nin en aktüel konularından olan gelecek tartışmaları ile Türkiye’nin Avrupa’nın geleceğinde ne şekilde yer alabileceğine odaklanıyor.

Kitabın sonuna da, günümüzde ve geçmişte bütünleşme hareketine katkı sağlayan siyasilerin kısa biyografilerine yer veren bir bölüm eklenmiş.

  • Künye: İrfan Kaya Ülger – Avrupa Birliği Rehberi, Umuttepe Yayınları, rehber, 310 sayfa

Mahir Çayan – Toplu Yazılar (2008)

Türkiye solunun öncü isimlerinden Mahir Çayan’ın ‘Toplu Yazılar’ı ilk kez, bundan tam otuz yıl önce, 1978 yılında yayınlanmıştı.

Marksist-Leninist düşünceyi Türkiye’ye özgü koşullara uyarlamak, Çayan’ın ekler de dâhil beş bölümden oluşan kitabının ana çerçevesini oluşturuyor.

Devrimci gençliğin parlak isimleri, günümüzde birer popüler kültür ikonuna dönüştürülmüş olsa da, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarında da tanık olduğumuz gibi, sosyalist siyaset alanındaki asıl üretimlerini, taleplerini ve bakış açılarını, net ve tutarlı bir üslupla aktarmışlardır.

Çayan’ın buradaki yazıları da, bunun en somut örneklerinden biri olarak elimizde duruyor.

Çayan’ın, sol siyaset sorunlarıyla ilgili teorik araştırma ve yazıları, sosyalist hareketin gündeminde hâlâ güncelliğini koruyor.

  • Künye: Mahir Çayan – Toplu Yazılar, Su Yayınları, siyaset, 352 sayfa

İrfan Karaca – Apê Musa’nın Küçük Generalleri (2008)

İrfan Karaca’nın ‘Apê Musa’nın Küçük Generalleri’, sıcak savaşın yoğun bir şekilde yaşandığı 1992-97 yılları arasında Diyarbakır’da gazete dağıtımcılığı yapan çocukların maruz kaldıkları gözaltına alınmanın, işkenceye uğramanın ve ajanlık dayatmalarının bir belgeseli.

Gazete muhabirlerinin, yazarlarının, dağıtımcılarının, bayilerin ve okurların öldürüldüğü o günlerde, JİTEM, kontr-gerilla ve polis kıskacında gazete dağıtmak, hatırlanacağı gibi, inanılmaz zorluklar ve bedel ödemelerle yapılan işlerdi.

Karaca belgelerle desteklediği kitabı, çocukların başından geçenleri ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sererken, o sıkıntılı dönemde öldürülen gazeteci-yazar, muhabir, dağıtımcı, gazete bayii ve gazete çalışanlarının bir listesini de sunuyor.

  • Künye: İrfan Karaca – Apê Musa’nın Küçük Generalleri, Berçem Yayınları, siyaset, 311 sayfa

Nazif Ay – İslam’a Veda (2017)

Bizde, dinde hurafeler fazladır.

Türkiye’de iktidara gelmiş sağ partilerin çoğu da hem olan hurafeleri kullanmayı çok iyi bilir, hem de hurafe bulamadığı yerde onu icat etmede mahirdir.

Peki dindar tam olarak kime denir?

Din bilimleri alanında uzman Nazif Ay, Türkiye’de dinin ne olduğu ve dindarın tam olarak ne anlama geldiği üzerine düşünüyor.

Tarikat ve cemaatlerin dini ahlaktan uzaklaştırdığını belirten Ay, bu veriyi merkeze alarak bizdeki din anlayışına bakıyor.

Kitabın yanıtını aradığı sorular şöyle:

Mütedeyyin kesim tam olarak kimlerden oluşur?

Belli başlı tarikatlar hangileridir?

Fethullah Gülen mitinin İslamcı kesimdeki karşılığı nedir?

15 Temmuz dindarlar arasındaki bir çatışma mıydı?

Erdoğan’ın Başkanlık talebinin dini boyutu nedir?

Hz. Muhammed yaşasaydı, referanduma “evet” mi “hayır” mı derdi?

Din konusunda güncel tartışmalar için iyi bir kaynak.

  • Künye: Nazif Ay – İslam’a Veda, Librum Kitap, din, 248 sayfa

Franco “Bifo” Berardi – Gelecekten Sonra (2014)

Karl Marx ‘Grundrisse’de, kapitalist üretim mekanizmasını “çeşitli mekanik ve entelektüel organlardan oluşan geniş bir otomat” olarak gözlemlemişti.

İtalyan Otonomist Franco “Bifo” Berardi de bu çalışmasında, Marx’ın tezini dijital kapitalizmin yeni koşulları için tekrarlıyor.

“Otomatın”, yani emeğin organlarını ve kısımlarına parçalara ayırma ve yeniden düzenleme gücünün katbekat arttığını söyleyen Berardi, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin ağsal gücü sayesinde, kapitalist emek süreçlerinin emeği düzenleme kapasitesinin, sadece uzamsal olarak tüm dünyaya yayılmakla kalmadığını, zamansal olarak da yoğunlaştığını söylüyor.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Gelecekten Sonra, çeviren: Osman Şişman ve Sinem Özer, Otonom Yayıncılık, siyaset, 198 sayfa

Kolektif – İş Cinayetleri Almanağı 2013 (2014)

Soma’daki iş cinayeti, Türkiye çapında haklı bir infial yarattı.

Adalet Arayana Destek Grubu tarafından hazırlanan verilerine göreyse, geçen yıl ölen işçi sayısı en az 1235.

Bu tabloya, basına haber olmayan ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmiş işçilerimiz dâhil değil.

Almanak, Gökdere Köprü Barajı inşaatında 2012’de meydana gelen patlamanın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen halen naaşlarına ulaşılamayan beş işçiyi, 2011’de Elbistan’da meydana gelen göçükten beri 50 milyon metreküp toprağın altında ulaşılmayı bekleyen dokuz işçiyi ve bunun gibi ihmallerin kurbanı olmuş işçilerimizi unutmamaya davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – İş Cinayetleri Almanağı 2013, hazırlayan: Adalet Arayana Destek Grubu, Bir Umut Yayıncılık, almanak, 311 sayfa

Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili (2014)

Psikolog Marshall B. Rosenberg, genç yaşlarında karşılaştığı şiddete karşı barışçıl bir alternatif sunmak için, karşılaştırmalı din bilimleri ekseninde şiddetin dil, düşünce ve iletişim tarzımızda aşılmasına ön ayak olması açısından şiddetsiz iletişim kuramını geliştirmişti.

Şiddeti “yıkıcı bir mitoloji” olarak tanımlayan ve bunun insanları nesnelere dönüştüren bir dille tamamlandığını söyleyen Rosenberg’in elimizdeki kitabı, kimi tarihsel ve güncel örnek üzerinden şiddetsiz iletişimin nasıl olması gerektiğini anlatıyor, okuruna kişisel, sosyal, siyasi ve kültürel alanda barış dilini nasıl inşa edebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili, çeviren: Vivet Alevi ve Can Baldan, Maya Kitap, psikoloji, 191 sayfa