Damla Demirözü – İşgal, Direniş, İç Savaş (2015)

Yunanistan’ın II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yaşadığı zorlu yıllar Yunan edebiyatında nasıl yankı buldu?

Damla Demirözü, savaş öncesi ve sonrası Yunan toplumunu etkileyen belli başlı siyasal ve toplumsal olayları özetledikten sonra, bu zorlu dönemin Yunan edebiyatında roman, öykü ve deneme türlerine nasıl yansıdığını saptıyor.

  • Künye: Damla Demirözü – İşgal, Direniş, İç Savaş: Yunan Edebiyatında II. Dünya Savaşı Yılları, İstos Yayın

Daniel Panzac – Osmanlı Donanması (2018)

Osmanlı’da nüfus, sağlık ve denizcilik konularındaki çığır açıcı çalışmalarıyla uluslararası alanda ün kazanmış Daniel Panzac’ın ‘Osmanlı Donanması’ adlı bu eseri, Türk denizcilik tarihi literatüründe çok önemli bir yere sahip.

Osmanlı donanmasının tam üç buçuk yüz yıllık tarihinde aydınlatıcı bir yolculuğa çıkan Panzac, bu süre zarfında donanmanın hem İmparatorluğun korunması hem de kendini yeni şartlara uyarlama ve yenilenme konularında ne denli mahir bir yapı olduğunu gösteriyor.

Panzac, Osmanlı donanmasının yalnızca başarılarla dolu macerasını değil, gitgide daha Batı’ya bağımlı bir hale gelişinin dinamiklerini ve nihayet çökmüş bir kurum olarak Almanya’nın avucuna nasıl düştüğünü de açıklıyor.

Panzac, Karadeniz’den Ege’ye, Kızıldeniz’den Cezayir’e, Selanik’ten Muha’ya, kalyonlarından zırhlı gemilerine, tersanelerinden leventlerine, korsanlarından Avrupalı mühendislerine, Osmanlı donanmasının serüvenini canlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Daniel Panzac – Osmanlı Donanması (1572-1923), çeviren: Ahmet Maden ve Sertaç Canpolat, İş Kültür Yayınları, tarih, 600 sayfa, 2018

Taşköprülü Mehmed Efendi – Savaşın ve Esaretin Günlüğü (2015)

Birinci Dünya Savaşı’ında Osmanlı Ordusu’nda ihtiyat zabitliği yapmış Mehmed Efendi’nin sürece ışık tutan anı ve tecrübeleri.

Kitap, Mehmed Efendi’nin İstanbul’daki talimgâhta başlayan, Irak Cephesi’nde devam eden askerliğini ve Kûtülamare kuşatmasındaki esaretini aktarmakta.

Kitapta, Mesut Uyar ve Ahmet Özcan’ın, Mehmed Efendi’nin anlattıklarından yola çıkarak dönemin kapsamlı bir fotoğrafını çektikleri birer yazısı da bulunuyor.

  • Künye: Taşköprülü Mehmed Efendi – Irak Cephesi’nden Burma’ya, Savaşın ve Esaretin Günlüğü, hazırlayan: Mesut Uyar ve Ahmet Özcan, İş Kültür Yayınları

Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri (2018)

Kürt medreseleri, Kürt halkının dini ve milli kültürünün şekillendiği ve geliştiği kurumlar olarak bilinir.

Eğitimin Kürtçe yapıldığı bu medreselerden şu ana kadar Selahaddîn Eyyûbî, Seydayê Xanî, Mevlana Halid, Şeyh Ubeydullah Nehrî, Şeyh Said ve Said Nursî gibi pek çok tarihi aktör yetişti.

Kadri Yıldırım’ın uzun yıllar süren çalışmalarının ürünü olan ve toplamda üç cildi bulan bu eser de, Kürt medreseleri ve âlimleri konusunda şu ana kadar yapılmış en kapsamlı çalışma.

Yıldırım kitabında, Kürt medreselerinde teori ve müfredattan beylik medreselerine ve tekkelere bağlı medreselerden hücrelere en az bin yıldır varlık gösteren bu kurumlara dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Kitabın ilk cildinde medreselerdeki eğitim teori ve müfredat yönleriyle irdeleniyor ve Kürt beyleri tarafından kurulmuş beylik medreselerinin nitelikleri anlatılıyor.

İkinci cilt, tekkelere bağlı medreselere, üçüncü cilt ise, Kürt bölgelerinde çokça bulunan cami ve hücrelere ayrılmış.

Yıldırım bunu yaparken, yalnızca Türkiye’yi değil, İran, Irak ve Suriye coğrafyalarını da kat ediyor, ayrıca Eyyûbiler dönemini de Kürt medrese geleneği içindeki özgün yeri bağlamında irdeliyor.

  • Künye: Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri, Avesta Yayınları, tarih, 3 Cilt, 1368 sayfa, 2018

Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı? (2018)

Uzun zamandır Arap ve İslâm dünyasında modern sanat, görsel temsil ve tasvir konularını inceleyen Silvia Naef’ten, İslam’da tasvir sorununu çok yönlü bir bakışla irdeleyen ufuk açıcı bir eser.

İslam’ın tasviri tabu olarak görüp görmediği konusu, evveliyatı çok eski tartışmalardandır.

Naef ise, İslam’da tasvirin hep var olduğunu, başka bir deyişle Müslümanların geçmişten bugüne, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren canlı bir imge dünyasına sahip olduğunu belirtiyor.

Naef, çalışmasına, İslam dininin kurucu metinlerinin tasvir konusunda aldığı tavırdan yola çıkıyor ve devamında,

  • İslam’ın ilk zamanlarından başlayarak, öncelikle Ortadoğu’da, sonra da İran ve esas olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan figüratif tasvirlere bakarak İslam medeniyetinin bünyesinde tasvirin nerede ve nasıl var olabildiğini,
  • Modern çağda ve bugün, yani Müslüman dünyanın tarihindeki algısıyla 19. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde “resmin çoğaltılması”nı,
  • yüzyılın başından itibaren fotoğrafın, heykel sanatının, resmin, sinema ve televizyonun İslam coğrafyasında kendilerini nasıl ifade ettiklerini ve din adamlarının bu fiilî duruma verdikleri tepkileri,
  • Gündelik hayatta tasvire yeni bir yer açan bu yeni medya aygıtlarının, gelişen toplumla dinin arasına nasıl girdiğini,
  • Bu durum karşısında, özgün metinlerin yeni duruma uyarlanarak nasıl yeniden yorumlandığını,
  • Bu yeniden yorumların tasvirin tamamen ya da kısmen kabulünden tamamen yasaklanmasına kadar uzanan bir yelpazede yer alışını,
  • Peygamberlerin ve başka kutsal kişiliklerin temsilindeki tutumları,
  • Ve bunun gibi, birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Naef’in çalışması, konuya, İslam dünyasını bugün hâlâ yaygın bir biçimde sırf din adamlarının düşüncelerinden yola çıkarak açıklamak isteyen ve oryantalist bakışın uzantısı olan yorumların dışında bakmasıyla çok önemli.

  • Künye: Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı?, çeviren: Can Belge, Ayrıntı Yayınları, sanat, 128 sayfa, 2018

Molly Greene – Osmanlı Devleti ve Rumlar (2018)

Princeton Üniversitesi’nde Helen Araştırmaları ve Tarihi bölümünde öğretim üyesi Molly Greene’in bu yetkin çalışması, 1453-1774 arasında Rumların Osmanlı devletiyle ilişkilerini yeni araştırmaların ışığında yorumluyor.

Osmanlı’nın yönetimi altında yaşamanın genelde Hıristiyanlar, özel olarak da Rumlar için ne anlama geldiğini kapsamlı bir şekilde ele alan Greene,

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun eski Bizans İmparatorluğu’nun Ortodoks dünyasını coğrafi olarak yeniden birleştirmesinin kilise ve cemaat için ne anlama geldiğini,
  • Rum Ortodoks cemaatinin ve kilisenin Osmanlı yönetimine ne ölçüde dâhil olduğunu,
  • Osmanlı iltizam sisteminin bir büyük mültezim olarak kiliseye nasıl etki yaptığını,
  • Osmanlı şeriyye sisteminin Ortodokslar için bir nebze de olsa esnetilip esnetilmediğini,
  • Ve bunun gibi pek önemli konuyu tartışıyor.

Osmanlı devletiyle Ortodoks Hıristiyan cemaatin ilişkilerini kültürel, ekonomik ve siyasal gelişmeler çerçevesinde irdelemesi, kitabın en önemli katkılarından.

  • Künye: Molly Greene – Osmanlı Devleti ve Rumlar (1453-1768), çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, tarih, 268 sayfa, 2018

Çetin Yetkin – Struma (2009)

Çetin Yetkin ‘Struma’da, 2. Dünya Savaşı’nda Nazi soykırımından kaçarak Filistin’e gitmek isteyen, içinde Yahudilerin bulunduğu Struma gemisinin torpillenerek batırılmasını inceliyor.

Aralarında kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve hamilelerin de bulunduğu 769 Romanya Yahudisi’ni taşıyan gemi, 1942’de Karadeniz’de batırılmış, bu olay tarihe, Struma faciası olarak geçmişti.

Yetkin, geminin kimler tarafından batırıldığı, İstanbul limanında neden yetmiş gün alıkonulduğu, neden Filistin yerine Karadeniz’e gönderildiği, gemiyi batırarak, bir kişi dışında bütün yolcularını öldürmenin hangi ülkenin suçu olduğu ve o dönemlerde, Yahudi düşmanı Batılı ülkelerin hangileri olduğu gibi soruların yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Çetin Yetkin – Struma, Gürer Yayınları, inceleme, 178 sayfa

Yaşar Yılmaz – Anadolu Antik Tiyatroları (2009)

Yaşar Yılmaz, uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan, elimizdeki nitelikle eseri ‘Anadolu Antik Tiyatroları’nda, 115 antik kentin ve bu kentlerde bulunan 119 tiyatronun tarihini okurlarına sunuyor.

Bu kentler ile tiyatrolarının tarihçesini, o dönemin kültürel özellikleriyle birlikte aktaran Yılmaz, Anadolu’nun dört bir yanına serpilmiş tiyatro yapılarının yanı sıra, onlara hayat vermiş sanatçı ve yapı ustalarının öykülerini de anlatıyor.

Çalışmasıyla, Anadolu’nun tarihi zenginliğini yerinde tespit eden Yılmaz ayrıca, tiyatro olgusunun neden Mısır, Mezopotamya, Çin, Hint, Pers kültürlerinde değil de, Ege Denizi kıyılarında ortaya çıktığını da tartışıyor.

  • Künye: Yaşar Yılmaz – Anadolu Antik Tiyatroları, Yem Yayın, arkeoloji, 256 sayfa

Julius R. Van Millingen – Osmanlı’dan İnsan Manzaraları (2018)

Julius R. Van Millingen, bir zamanlar İstanbul’da bankerlik yapmıştı.

Millingen’in bu kitabı da, 1800’lü yılların ortalarındaki Osmanlı toplumu hakkında zengin gözlemler barındırmasıyla önemli bir kaynak.

Millingen’in kitabı, gittikçe güçten düşmüş, artık son dönemlerini yaşamakta olan Osmanlı’nın içinde bulunduğu kaotik durumu gözler önüne seriyor.

Yazar bunun yanı sıra, çalışmasını, toplumun farklı kesimlerinin yaşayışına dair değerlendirmelerle de zenginleştirmiş.

Arnavutların, Tatarların, Pomakların, Bulgarların, Kırgızların, Lazların, Ermenilerin, Yunanlıların, Ulahların, Yahudilerin, Çingenelerin, Suriyelilerin, Dürzilerin, Marunilerin, Bedevilerin ve Türklerin karakterleri, dini inançları, kıyafetleri ve yemek anlayışlarını ayrıntılı bir şekilde anlatan Millingen, imparatorluğun kültür ortamının iyi bir tasvirini sunuyor, ayrıca toplumun gündelik hayatından birçok ilginç ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Julius R. Van Millingen – Osmanlı’dan İnsan Manzaraları, çeviren: Osman Yıldız, Doruk Yayınları, tarih, 104 sayfa, 2018

Gonca Girgin – 9/8 Roman Dansı (2015)

Çingene-Roman toplulukları, Osmanlı’dan bugüne nasıl bir dönüşüm geçirdi?

Bu konuya doyurucu yanıtlar veren Gonca Girgin, Çingene-Roman topluluklarını ötekileştirme, sermaye-iktidar ilişkileri, yerinden etme ve yeniden inşa gibi kavramlarla ele alıyor.

Kitap bütün bunların yanı sıra, 1990’ların sonlarından beri gittikçe popülerleşen 9/8’lik Roman Dansı’nın ticari bir ürün haline evrilmesini de izliyor.

  • Künye: Gonca Girgin – 9/8 Roman Dansı, Kolektif Kitap