Candan Badem – Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin (2018)

Çarlık Rusya’sı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Kars, Ardahan ve Artvin ile Erzurum’un önemli bir kısmını topraklarına katmıştı.

Rusya bu bölgeleri, Kars ve Batum oblastları olarak yönetmeye başlamıştı.

Bölgenin tarihinde önemli yer tutan bu dönem, 1878-1918 arasını kapsayacak şekilde, tam kırk yıl sürmüştü.

İşte Candan Badem’in bu kapsamlı incelemesi, bu bölgelerin Çarlık Rusya’sı dönemini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Bununla ilgili Türkçe kaynakların azlığı, en önemlisi de var olan çalışmalardaki milliyetçi perspektifin egemenliği düşünüldüğünde, Badem’in milliyetçi tarihyazımını tersyüz eden ve söz konusu döneme daha zengin yönlerden bakan çalışması önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Kitap, o zaman aralığında bölgenin kendine has iç dinamiklerinin, Çarlık Rusya’sının politikalarının ve zamanın etnik, dinsel ve sınıfsal ilişki ve çatışmalarının canlı bir panoramasını sunuyor.

  • Künye: Candan Badem – Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin (1878-1918), Aras Yayıncılık, tarih, 632 sayfa, 2018

 

Fevzi Kurtoğlu – Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale’de Türk Donanması (2015)

Fevzi Kurtoğlu imzalı bu kitap, 1928’de yazılmış.

Çalışma, Osmanlı deniz kuvvetlerinin 1. Dünya Savaşı’ndaki ve özellikle Çanakkale Savaşlarındaki faaliyetlerini ayrıntılı şekilde ortaya koyan bir kaynak çalışma.

Savaş ilanından önceki hareketlilikten Mondros’un imzalanmasına uzanan süreci ele alan kitap, o dönemin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Fevzi Kurtoğlu – Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale’de Türk Donanması, hazırlayan: Ali Fuat Örenç ve Levent Düzcü, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları

Turhan Feyizoğlu – Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye (2015)

Türkiye’de dinci gençlik hareketinin önemli aktörlerinden Akıncı Gençliğin, 1969’dan 2001’e uzanan ayrıntılı bir hikâyesi.

Turhan Feyizoğlu, Akıncılar hareketinin düşünsel kaynaklarını, örgütlenme faaliyetlerini, önde gelen isimlerini, eylemlerini ve bu hareketin AK Gençlik ile AKP’ye bıraktığı mirası gözler önüne sermekte.

  • Künye: Turhan Feyizoğlu – Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye, Tekin Yayınevi

Reşad Ekrem Koçu – Tarihimizde Kahramanlar (2015)

Osmanlı tarih yazımına kendi tarzını ve rengini verebilmiş Reşad Ekrem Koçu’nun anlatımıyla, tarihin unutulmaz kahramanları.

Abdi Paşa’dan Ahmed Pehlivan’a, Balabancık’tan Yıldırım Bayezid’e, Fevzi Çakmak’tan Davud Paşa’ya, Kasım Voyvoda’dan Sancaktar Ömer Bey’e, Osmanlı askeri tarihinde önemli roller üstlenmiş pek çok aktörün hayatı ve çalışmaları, burada.

  • Künye: Reşad Ekrem Koçu – Tarihimizde Kahramanlar, Doğan Kitap

Refik Ahmet Sevengil – Türk Tiyatrosu Tarihi (2015)

Refik Ahmet Sevengil’in bu çalışması, eski Türklerin dini törenlerinde dramın rolünden saray tiyatrosuna, Türk dram sanatının ayrıntılı bir hikâyesini sunuyor.

Kitap, alanında bir kaynak kitap özelliği taşıyan ilk ciddi çalışma.

Eski Türklerde dram sanatı, sarayda opera ve tiyatroların oynandığı ilk zamanlar, Cumhuriyet tiyatrosunun ilk yılları ve daha fazlası, bu çalışmada.

  • Künye: Refik Ahmet Sevengil – Türk Tiyatrosu Tarihi, Alfa Yayınları

Steven M. Beaudoin – Yoksulluğun Kısa Tarihi (2018)

Yoksulluk dünya tarihinin ilk zamanlarından bugüne süren büyük bir problem.

2001’de, Mozambik, Mascarenha’da 500 binden fazla nüfusa yalnızca bir ambulans hizmet vermekteydi.

Yalnızca bu da değil: Her dört kişiden üçü, günlük 40 cent’ten daha az bir ücretle yaşa mücadelesi veriyordu.

Bu, yoksulluğun korkutucu boyutları hakkında verebileceğimiz pek çok örnekten yalnızca biridir.

‘Yoksulluğun Kısa Tarihi’ de, 16. yüzyıldan başlayarak, yoksulluğun küresel bir sorun haline dönüştüğü döneme uzanarak konuyu geniş bir çerçeveden ele alıyor.

Kitapta,

  • Modern zamanın başlarında yoksullara yapılan yardımlardaki yenilikler,
  • 1500 yılından sonra yoksulluğun küresel bir boyuta ulaşırken ortaya çıkan eğilimlerin nedenleri,
  • 1945’ten bu yana yoksullara yapılan yardımlar,
  • Ve yoksulluğun, bütün dünya için ortaya koyduğu ahlaki sorumluluk gibi birçok konu tartışılıyor.

Kitap, yalnızca yoksulluğa daha yakından bakmak için değil, vahşi kapitalist düzenin dünya çapında yarattığı tahribatın boyutlarını daha iyi kavramak için de birebir.

  • Künye: Steven M. Beaudoin – Yoksulluğun Kısa Tarihi, çeviren: Tugay Kaban, Dedalus Kitap, tarih, 206 sayfa, 2018

Massimo Montanari – Kıtlık ve Bolluk (2018)

Avrupa’nın iki bin yıllık yemek yeme geleneği ve daha da önemlisi yemek yeme alışkanlığının dönüşümünün kültürlerin evriminde nasıl bir rol üstlendiğini ortaya koyan bir inceleme.

Özellikle, Avrupa’da yemeğin tarihinin zıtlıklarla dolu bir tarihe sahip olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çeken kitapta,

  • Avrupa’da sınıflar ile yemek arasındaki ilişkiyi,
  • Bölge ve uluslar bağlamında damak tadındaki farklılaşmaları,
  • Yemek yeme konusunda tarihten bugüne uzanan belli başlı sorunları,
  • Yemeğin değişen üretim ve tüketim alışkanlıklarını,
  • Lezzetin, damak tadının evrimini,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Künye: Massimo Montanari – Kıtlık ve Bolluk: Avrupa’da Yemeğin Tarihi, çeviren: Mesut Önen ve Biranda Hinginar Çoban, Nika Yayınevi, tarih, 224 sayfa, 2018

M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (2009)

Reza Hamzeh’ee, alt başlığı ‘Bir Kürt Cemaati Üzerine Sosyolojik Tarihsel ve Dini-Tarihsel Bir İnceleme’ olan ‘Yaresan (Ehl-i Hak)’ta, İran’da yoğunlaşmış bu önemli Kürt cemaatine odaklanıyor.

Hamzeh’ee, dokuz bölümden oluşan ve uzun soluklu bir araştırmanın ürünü olan çalışmasında, bu insanların sosyolojik ve dini köklerini, cemaatin ortaya çıktığı bağlamı ve cemiyetin bekaasına katkıda bulunan etmenleri anlatıyor.

Yaresan cemaatinin ortaya çıkışlarından beri yaşadıkları bölge; cemaatin barındırdığı toplumsal tabakalar; cemaatin başlıca ayırt edici özellikleri; Yaresan yaratılış hikâyelerinin bazı İrani yaratılış düşünceleriyle ilişkisi; Tecelli, Melekbilim ve Dualizm’in İrani arkaplanı; Yaresan inancının Tenasüh ve Binyılcılık doktrinleri ile bunların İranı arkaplanı; Yaresan’ın toplumsal yaşamı ve örgütlenmesi, konuyla ilgili bu altın değerindeki kaynakta irdelenen konulardan birkaçı.

  • Künye: M. Reza Hamzeh’ee – Yaresan (Ehl-i Hak), çeviren: Engin Öpengin, Avesta Yayınları, sosyoloji, 415 sayfa

Hélène Prigent – Melankoli (2009)

Melankoli, özellikle Batı kültürünü tarih boyunca en çok meşgul eden konuların başında gelir.

İşte Hélène Prignent, melankolinin kapsamlı bir tarihini verdiği bu rehber kitabında, antik mezar taşlarından başlayarak, Dürer, Valentin, Goya, Delacroix, Friedrich, Munch, Redon, Hopper ve Kiefer gibi isimlerin yapıtlarında melankoliye uzanıyor.

“Bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka bir şey değil aslında,” diyen Prignent, tarih boyunca melankoli’nin aldığı “kara safra”, “kutsal hastalığı”, acedia, spleen, nevrasteni ve bunalım gibi farklı adların ve merkezinde Dürer’in ünlü gravürü Melancolia I’ın bulunduğu zengin ikonografinin izini sürüyor; melankolinin yaratıcılıkla ilişkilendirilmesi ve sahip olduğu sürekliliğin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Hélène Prigent – Melankoli: Bunalımın Başkalaşımları, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 159 sayfa

Ümit Kurt – Antep 1915: Soykırım ve Failler (2018)

1915’te Antep’de, birçok Ermeninin ölümüyle sonuçlanan tehcir sürecinde neler yaşandı ve bunda kimler nasıl roller üstlendi?

Ümit Kurt, bu değerli çalışmasında, hem soykırımın izlerini takip ediyor hem de bunda önemli roller üstlendiğini söylediği üç failin; Ali Cenani Bey, Ahmet Faik Erner ve Mehmet Yasin Sani Kutluğ’un dünyasına iniyor

“Belirli koşullar, belirli bir politik iklim ve atmosferde sıradan insanları sıradışı ve örgütlü bir kötülüğün uygulayıcısı yapabilirdi.” diyen Kurt, Ermeni katliamına giden korkunç yolda, bu üç faili harekete geçiren saiklerle katliamın korkunç sonuçları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazar, alışıldığı gibi “milli görev” yerine getirdikleri bahanesinin ardına sığınan faillerin, asıl sebep ve sonuçları nasıl gizlediğini gözler önüne serdiği gibi, Antep İttihat ve Terakki Kulübü’nün üyeleriyle Antep’in ileri gelenlerinin bu suçtaki ortaklıklarını açık seçik ortaya koyuyor.

Belgeler ve faillerin aileleriyle yapılan görüşmelere dayanan kitap, 1915 Ermeni soykırımının, Antep özelinde sağlam bir incelemesi olarak okunmalı.

  • Künye: Ümit Kurt – Antep 1915: Soykırım ve Failler, İletişim Yayınları, tarih, 215 sayfa, 2018