Emrah Cilasun – ‘Bediüzzaman’ Efsanesi ve Said Nursî Gerçeği (2015)

Rusya, Fransa ve İngiltere’de bulunan arşiv belgeleri ışığında Said Nursî’nin hayatı ve çalışmalarının derinlikli bir analizi.

Emrah Cilasun’un çalışmasını özgün kılan hususlardan biri de, Said Nursî’yi ilk kez Marksist bir bakış açısıyla incelemesi.

Cilasun, Jön Türk hareketi, 31 Mart olayları, 1. ve 2. Dünya Savaşları, Cumhuriyet’in ilanı, Demokrat Parti’nin kuruluşu gibi Türkiye tarihine yeniden yön vermiş pek çok olayın, Nursî’nin doksan yıllık hayatındaki rolünü aydınlatıyor.

  • Künye: Emrah Cilasun – ‘Bediüzzaman’ Efsanesi ve Said Nursî Gerçeği, Patika Kitap

Hasan Basri – Arnavutluk ve Buhran-ı Osmani (2015)

İkinci Meşrutiyet döneminde Debre mebusu olarak Osmanlı parlamentosunda görev yapmış Hasan Basri beyin anıları.

Kitap, Basri beyin parlamentoya dâhil olduğu 1909 başları ile Arnavut isyanının alevlendiği ve yaklaşık üç ay sonra Arnavutluk’un bağımsızlığını ilan edeceği 1912 arasındaki dönemde yaşanan siyasi olayları aktarmasıyla önemli.

  • Künye: Hasan Basri – Arnavutluk ve Buhran-ı Osmani, Klasik Yayınları

Orlando Figes – Nataşa’nın Dansı (2018)

Modern Rusya tarihi üzerine birçok çalışma bulunuyor.

Fakat bu büyük ülkenin kültürel tarihi hakkında pek fazla bilgiye sahip değiliz.

Oysa Rusya, tek bir ulusal kültürden ibaret olmayıp, farklı sosyal bileşenlere sahip, politik açıdan da oldukça çeşitli bir yapı sergiler.

Öte yandan, Rus kültürünün altın çağında da, Rusya’nın Doğulu mu yoksa Batılı mı olduğu konusu, ülkenin önde gelen birçok aktörünün aklını meşgul eden önemli sorulardan biriydi.

İşte Rus tarihi konusunda önde gelen isimlerden Orlando Figes’in, yeni bir baskıyla yayınlanan bu kitabı, Rusya’nın çok yönlü, zengin ve hep çelişkilerle dolu olmuş kültürel tarihi hakkında derinlemesine bir inceleme.

Üst sınıfın Avrupai kültürü ile köylü sınıfının Rus kültürünün karşılaştırılması üzerinden ilerleyen kitap, Rus toplumunun gerçekçi bir fotoğrafını çekmesiyle önemli.

Fikir ve davranışlar tarihini, Rus tarihinin kültürel ve sanatsal dönüşümleri, Rusya ve Avrupa arasındaki karmaşık etkileşimi akademik olmayan bir dille aktaran ‘Nataşa’nın Dansı’, Rus kültürüyle ilgilenmek isteyen her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Orlando Figes – Nataşa’nın Dansı: Rusya’nın Kültürel Tarihi, çeviren: Figen Dereli, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 592 sayfa, 2018

Nesim Ovadya İzrail – Osmanlı ve Türkiye Tiyatrosunda Şahinyanlar (2018)

Osmanlı’da 1915-16 yıllarında Ermeni vatandaşlara yönelik tehcir, Osmanlı tiyatrosuna yıllarca emek vermiş Ermeni sanatçıları da vurdu.

Örneğin Şahinyanlar ailesi.

Şahinyanlar, 100 yıla yakın bir süre Osmanlı tiyatro sahnelerinde yer almış, üyeleri adeta tiyatroyla yatıp kalkan, köklü bir aileydi.

İşte Nesim Ovadya İzrail de, Vahan ve Oksen Şahinyan’ı merkeze alarak bu kadim ailenin hikâyesini anlatıyor.

Vahan Şahinyan, 1922’de güvenli görmediği bu toprakları terk ederek Bulgaristan’a göç eder.

Oksen Şahinyan ise, benzer duygularla, o zaman Türkiye toprağı olmayan İskenderun’a göç eder.

Kitap, bu ailenin Osmanlı ve Türkiye tiyatrosuna katkılarını ortaya koyarken, aynı zamanda bu iki tiyatrocuyu ülkeden koparan ortamın ve olayların kapsamlı bir fotoğrafını da çekiyor.

  • Künye: Nesim Ovadya İzrail – Osmanlı ve Türkiye Tiyatrosunda Şahinyanlar, Bgst Yayınları, tiyatro, 271 sayfa, 2018

Chris Brazier – Dünya Tarihi (2018)

Yaşam çamur birikintilerinde kımıldanmaya başlayıp balıklara, sürüngenlere ve nihayet memelilere doğru evrildi.

Ardından sahneye insanlar çıktı ve gezegeni kolonileştirmeye başladı.

İnsanlık tarihi işte o günden bu yana inişli çıkışlı bir seyir halinde yoluna devam ediyor.

Tarihçi Chris Brazier’in elimizdeki kitabı da, bu tarihi belli başlı dönüm noktaları üzerinden ve eleştirel bir bakışla yorumluyor.

Kitabın en güzel yanı, kalın tarih kitapları okumaktan sıkılanlar için iyi bir özet çıkarmasıdır diyebiliriz.

Yani Brazier, dünya tarihi gibi ciltlere yayılacak bir tarihi, görece pek gerekli olmayan ve yorucu ayrıntılardan ayıklayarak 192 sayfa gibi kısa bir hacimde anlatmayı başarıyor.

Firavunlar ve rahibelerden süper güçlere ve barbarlara, Yunan ve Latin dünyasından dinin önlenemez yükselişine, Haçlı seferlerinden yeni dünyanın keşfine, Fransız Devrimi’nden Ekim Devrimi’ne, Dünya savaşlarından kapitalizm ve faşizme pek çok önemli konu, burada.

  • Künye: Chris Brazier – Dünya Tarihi, çeviren: Kübra Kelebekoğlu, Sel Yayıncılık, tarih, 192 sayfa, 2018

W. Hodding Carter – Sifon (2018)

Uygarlık tarihine baktığımızda, temiz suyun evlerimize kadar ulaşması ve evdeki atıkların dışarı taşınması, başka birçok teknoloji düşünüldüğünde görece yeni sayılır.

Hodding Carter, su tesisatına özellikle ilgi duyuyor ve bu ilginin bir neticesi de, tesisat sisteminden önceki ve sonraki dönemi ilgi çekici ayrıntılarla ortaya koyduğu elimizdeki kitabı.

Carter burada, Roma hamamları gibi görece bilgi sahibi olduğumuz sistemler kadar Harappalılar’ın MÖ 3000’de inşa ettiği ilk su tesisatı, Ortaçağ manastırlarında temizlik yöntemleri, Londra’da kanalizasyon sisteminin olmadığı dönemleri ve saraylardaki tuvalet âdetleri de dahil birçok aydınlatıcı konuyu ele alıyor.

Carter bununla da yetinmeyerek, bugünün tesisat sisteminin nasıl evrim geçirdiğini, günümüzde uygulanan, geliştirilmekte olan yöntemleri ve yeni tesisat teknolojilerini de bizimle paylaşıyor.

Kitap, temiz su ve tuvalet sisteminin sağlık alanında olduğu kadar uygarlık tarihinde de nasıl büyük bir fark yarattığını aydınlatmasıyla keyifli bir okuma vaat ediyor.

  • Künye: W. Hodding Carter – Sifon: Su Tesisatçısı Uygarlığı Nasıl Kurtardı?, çeviren: Defne Karakaya, Koç Üniversitesi Yayınları, kültür, 168 sayfa, 2018

Damla Demirözü – İşgal, Direniş, İç Savaş (2015)

Yunanistan’ın II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yaşadığı zorlu yıllar Yunan edebiyatında nasıl yankı buldu?

Damla Demirözü, savaş öncesi ve sonrası Yunan toplumunu etkileyen belli başlı siyasal ve toplumsal olayları özetledikten sonra, bu zorlu dönemin Yunan edebiyatında roman, öykü ve deneme türlerine nasıl yansıdığını saptıyor.

  • Künye: Damla Demirözü – İşgal, Direniş, İç Savaş: Yunan Edebiyatında II. Dünya Savaşı Yılları, İstos Yayın

Daniel Panzac – Osmanlı Donanması (2018)

Osmanlı’da nüfus, sağlık ve denizcilik konularındaki çığır açıcı çalışmalarıyla uluslararası alanda ün kazanmış Daniel Panzac’ın ‘Osmanlı Donanması’ adlı bu eseri, Türk denizcilik tarihi literatüründe çok önemli bir yere sahip.

Osmanlı donanmasının tam üç buçuk yüz yıllık tarihinde aydınlatıcı bir yolculuğa çıkan Panzac, bu süre zarfında donanmanın hem İmparatorluğun korunması hem de kendini yeni şartlara uyarlama ve yenilenme konularında ne denli mahir bir yapı olduğunu gösteriyor.

Panzac, Osmanlı donanmasının yalnızca başarılarla dolu macerasını değil, gitgide daha Batı’ya bağımlı bir hale gelişinin dinamiklerini ve nihayet çökmüş bir kurum olarak Almanya’nın avucuna nasıl düştüğünü de açıklıyor.

Panzac, Karadeniz’den Ege’ye, Kızıldeniz’den Cezayir’e, Selanik’ten Muha’ya, kalyonlarından zırhlı gemilerine, tersanelerinden leventlerine, korsanlarından Avrupalı mühendislerine, Osmanlı donanmasının serüvenini canlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Daniel Panzac – Osmanlı Donanması (1572-1923), çeviren: Ahmet Maden ve Sertaç Canpolat, İş Kültür Yayınları, tarih, 600 sayfa, 2018

Taşköprülü Mehmed Efendi – Savaşın ve Esaretin Günlüğü (2015)

Birinci Dünya Savaşı’ında Osmanlı Ordusu’nda ihtiyat zabitliği yapmış Mehmed Efendi’nin sürece ışık tutan anı ve tecrübeleri.

Kitap, Mehmed Efendi’nin İstanbul’daki talimgâhta başlayan, Irak Cephesi’nde devam eden askerliğini ve Kûtülamare kuşatmasındaki esaretini aktarmakta.

Kitapta, Mesut Uyar ve Ahmet Özcan’ın, Mehmed Efendi’nin anlattıklarından yola çıkarak dönemin kapsamlı bir fotoğrafını çektikleri birer yazısı da bulunuyor.

  • Künye: Taşköprülü Mehmed Efendi – Irak Cephesi’nden Burma’ya, Savaşın ve Esaretin Günlüğü, hazırlayan: Mesut Uyar ve Ahmet Özcan, İş Kültür Yayınları

Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri (2018)

Kürt medreseleri, Kürt halkının dini ve milli kültürünün şekillendiği ve geliştiği kurumlar olarak bilinir.

Eğitimin Kürtçe yapıldığı bu medreselerden şu ana kadar Selahaddîn Eyyûbî, Seydayê Xanî, Mevlana Halid, Şeyh Ubeydullah Nehrî, Şeyh Said ve Said Nursî gibi pek çok tarihi aktör yetişti.

Kadri Yıldırım’ın uzun yıllar süren çalışmalarının ürünü olan ve toplamda üç cildi bulan bu eser de, Kürt medreseleri ve âlimleri konusunda şu ana kadar yapılmış en kapsamlı çalışma.

Yıldırım kitabında, Kürt medreselerinde teori ve müfredattan beylik medreselerine ve tekkelere bağlı medreselerden hücrelere en az bin yıldır varlık gösteren bu kurumlara dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Kitabın ilk cildinde medreselerdeki eğitim teori ve müfredat yönleriyle irdeleniyor ve Kürt beyleri tarafından kurulmuş beylik medreselerinin nitelikleri anlatılıyor.

İkinci cilt, tekkelere bağlı medreselere, üçüncü cilt ise, Kürt bölgelerinde çokça bulunan cami ve hücrelere ayrılmış.

Yıldırım bunu yaparken, yalnızca Türkiye’yi değil, İran, Irak ve Suriye coğrafyalarını da kat ediyor, ayrıca Eyyûbiler dönemini de Kürt medrese geleneği içindeki özgün yeri bağlamında irdeliyor.

  • Künye: Kadri Yıldırım – Kürt Medreseleri ve Âlimleri, Avesta Yayınları, tarih, 3 Cilt, 1368 sayfa, 2018