Terry Cannon – Vietnam: Bin Yıllık Mücadele (2018)

Amerikan uçaklarının Vietnam’ı bir baştan diğer başa bombaladığı bir dönemde yazılmış bu kitap, Vietnam direnişini selamlıyor.

Vietnam halkının tarihsel direnişiyle metnini ören Cannon, Amerika’nın temsil ettiği emperyalist dünyanın kirli çamaşırlarını da bir bir ortaya döküyor.

Kendi ülkesindeki gençleri, emekçileri, kadınları, savaş karşıtı askerleri ve demokratları, savaş isteyen patronlara, savaş sanayiine, generallere ve siyasetçilere karşı durmaya çağıran Cannon, her zaman ezilenlerin yanında saf tutmanın herkes için vazgeçilemez bir sorumluluk olduğunu söylüyor.

Terry Cannon, 68 kuşağının önde gelen aktivistlerindendi.

Burada yakın zamanda, ‘Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi’ adlı önemli kitabına yer verdiğimiz Cannon’un ‘Vietnam’ kitabı da, yine ülkesi Amerika’ya sert ve cesur eleştiriler yöneltmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Terry Cannon – Vietnam: Bin Yıllık Mücadele, çeviren: Esra Karaoğullarından, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 104 sayfa, 2018

Stephen Frederic Dale – İbn Haldun ve İnsan Bilimi (2015)

İbn Haldun’un sosyal bilimlere ve tarihyazımına en önemli katkısı, ünlü eseri ‘Mukaddime’de tarihsel kanıtları değerlendirmedeki yaklaşımı ve Aristotelesçi kavramlardan yola çıkan bir yöntem geliştirmiş olmasıydı.

Yapısal tarih ve tarihsel sosyolojinin dünyadaki ilk örneğini temsil eden ‘Mukaddime’, Aydınlanma’dan tam dört yüz yıl önce çağdaş tarihyazımı ve sosyal bilimleri öngörmüştü.

İşte bu önemli kitap, döneminin önde gelen entelektüel ve dini otoritelerinden olan İbn Haldun, yaşadığı dönem ve O’nun başyapıtı ‘Mukaddime’ üzerine nitelikli bir inceleme.

Hem iyi bir tarih hem iyi bir biyografi hem de iyi bir felsefe kitabı olarak önerebileceğimiz çalışma, İbn Haldun’un sistemini ve bu sistemin öncü rolünü dönemin düşünsel ortamının iyi bir fotoğrafı eşliğinde ortaya koyarken, ‘Mukkadime’yi daha iyi kavramamız konusunda anahtar işlevi görecek değerlendirmeler sunuyor.

  • Künye: Stephen Frederic Dale – İbn Haldun ve İnsan Bilimi, çeviri: Canan Coşkan ve Ayşecan Ay, Say Yayınları, felsefe, 392 sayfa, 2018

Emre Gör – II. Abdülhamid’in Hafiye Teşkilatı (2015)

İkinci Abdülhamid, Osmanlı’nın en çok sözü edilen padişahlarından biriyse, kendisinin kurduğu Hafiye Teşkilatı da, onun döneminin en tartışılan kurumudur.

Emre Gör’ün bu ilgi çekici çalışması da, teşkilatın kuruluş amacı ve faaliyetlerini inceliyor ve Osmanlı istihbarat teşkilatının tarihsel gelişimini izliyor.

Hem de söz konusu teşkilat bünyesinde yer almış hafiyelerin listesi eşliğinde.

  • Künye: Emre Gör – II. Abdülhamid’in Hafiye Teşkilatı, Ötüken Yayınları

John Covel – Bir Papazın Osmanlı Günlüğü (2009)

‘Bir Papazın Osmanlı Günlüğü’, İngiltere Kralı II. Charles’ın sefaret papazı olarak 1670’te Osmanlı imparatorluğuna gelen John Covel’ın saray, merasimler ve gündelik hayata dair gözlemlerinden oluşuyor.

Osmanlı topraklarında yedi yıl kalan Covel, bu süre içinde yaşadığı ve gördüğü neredeyse her şeyi günlüğüne kaydetmiş.

Bu dönemde, duraklama dönemine girmiş bir Osmanlı’yla karşı karşıyayız.

Papazın günlüğünde, Osmanlı’da sosyal hayat, adetler ve alışkanlıklar, ayrıntılı arazi ölçümleri, toprağın kalitesi, yetiştirilen ürünler, yerel ticaret, üretim biçimleri, sarayın yönetim yapısı, saray protokol, merasim ve eğlenceleri ayrıntılı bir biçimde yer alıyor.

Dördüncü Mehmed’in kızı Hatice Sultan ile Musahip Mustafa Paşa’nın düğünü ve II. Mustafa olarak tahta çıkan Şehzade Mustafa’nın sünnet düğünü, günlükte dikkat çeken konuların başında geliyor.

  • Künye: John Covel – Bir Papazın Osmanlı Günlüğü, çeviren: Nurten Özmelek, Dergâh Yayınları, günlük, 189 sayfa

Sven Beckert – Pamuk İmparatorluğu (2018)

Pamuk, hem milyonlarca insanın geçim kaynağı oluşuyla hem de 1000-1900 yılları arasında dünyada imalat sanayiinin en önemli girdisi olmasıyla kapitalizm tarihinde de emperyalizm tarihinde de başrol üstlenmiş metalardandır.

Sven Beckert’ın bu önemli çalışması ise, pamuğun uzun macerasından yola çıkarak herkesin zevkle okuyacağı bir dünya tarihi sunuyor.

Kapsamlı oluşuyla da dikkat çeken kitap, pamuğun yüzyıllar boyunca nasıl Hindistan’da refahın ana kaynağı olduğunu, Britanya’da ve Avrupa’da nasıl Sanayi Devrimi’nin kalbinde yer aldığını, Amerika’da köleliğin gelişiminde neden belirleyici olduğunu ve bunun gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Modern dünyanın nasıl ortaya çıktığını, kapitalizmin küresel tarihinin nasıl bir seyir işlediğini daha iyi kavramak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: Sven Beckert – Pamuk İmparatorluğu: Tek Bir Meta ile Kapitalizmin Kısa Tarihi, çeviren: Ali Nalbant, Say Yayınları, tarih, 792 sayfa, 2018

Jane Hathaway – Osmanlı Mısırı’nda Hane Politikaları (2009)

Tarih Bölümü’nde İslam ve Dünya Tarihi profesörü olan Jane Hathaway bu ilgi çekici çalışmasında, Mısır’da Kazdağlı hanesinin yükselişini çok yönlü bir bakışla inceliyor.

Bu hanedan en çok, 1760’ların sonunda Osmanlı sultanına karşı Mısır’ın bağımsızlığını ilan eden meşhur Ali Bey’in liderliğindeki grup olmasıyla bilinir.

Hathaway, Kazdağlıların Osmanlı’nın adem-i merkeziyetçi hale gelmesi ve imparatorluk genelinde hanelere dayalı askeri ve yönetimsel bir kültürün ortaya çıkması çerçevesinde evrilmelerin tahlil ederek, imparatorluğun genelinde geçerli olan hane temelli politik kültürün Mısır’daki yansımalarına odaklanıyor.

  • Künye: Jane Hathaway – Osmanlı Mısırı’nda Hane Politikaları: Kazdağlıların Yükselişi, çeviren: Nalan Özsoy, İş Kültür Yayınları, tarih, 249 sayfa

Mostafa Minawi – Osmanlılar ve Afrika Talanı (2018)

Mostafa Minawi’nin bu önemli çalışması, II. Abdülhamid döneminde Osmanlı’nın Afrika’daki emperyalist yayılmacılık çabalarını kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Bu bağlamda 19. yüzyıl sömürgeciliğin karakteristik özelliklerini irdeleyen Minawi, Osmanlı İmparatorluğu’nun söz konusu dönemin sömürgecilik dünyası içindeki yerini aydınlatıyor.

Bunu yaparken, okurunu Berlin’e, doğu Sahra’ya, Çad Gölü havzasına, Hicaz’a ve ardından yeniden İstanbul’a uzanan uzun bir yolculuğa çıkaran kitap, Osmanlı’nın rekabetçi emperyalizm denemesinin nasıl sonuçlandığını adım adım izliyor.

Zengin arşiv kayıtlarına dayanan kitap, padişahın emriyle çok defa Libya’ya ve Hicaz’a görev yolculukları yapmış bir Osmanlı paşası olan Sadik al-Mouayad Azmzade’nin seyahat günlüklerine de başvuruyor.

Kitabın bir diğer katkısı da, şimdiye değin hakkında yeteri kadar çalışma yapılmamış Hicaz Telgraf Hattı’nın ilginç hikâyesini de aydınlatmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Mostafa Minawi – Osmanlılar ve Afrika Talanı: Sahra’dan Hicaz’a İmparatorluk ve Diplomasi, çeviren: Ayşen Gür, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 232 sayfa, 2018

Simeon Trayçev Radev – Galatasaray Mekteb-i Sultanisi (2018)

Galatasaray Lisesi, eski adıyla Mekteb-i Sultani, Osmanlı’dan bugüne Türkiye’nin çağdaş eğitim geleneğinin en önemli taşıyıcılarından biri olageldi.

Simeon Trayçev Radev’in anılarından oluşan bu kitabı ise, hem bu önemli okulun tarihi hem dönemin atmosferi ve hem de Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde yaşananlar hakkında harika bir kaynak.

On dokuzuncu yüzyıl boyunca İstanbul ve çevresinde cemaat oluşturan, Radev’in de üyesi olduğu Osmanlı tebaası Bulgarların tarihini anlatarak açılan kitap, bağımsız Bulgar Kilisesi’nin kuruluşu ve

İstanbul’a gönderilen Bulgar gençlerinin eğitimlerine yönelik çalışmalarla ilerliyor.

Kitabın devamında ise,

  • Galatasaray Lisesi’nde nasıl bir eğitim verildiği,
  • Mektebin hocalarının kimlerden oluştuğu,
  • Okulun uluslararası bir okul olmayı başarmasının altındaki etkenler,
  • Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e Galatasaray Lisesi eğitim ve öğretiminde değişiklikler olup olmadığı,
  • Ve lisede nehari (gündüzlüler) ve leyli (yatılılar) öğrenciler arasındaki farkların neler olduğu gibi konular ele alınıyor.

Kitap bu ve benzeri konuları aydınlatırken, dönemin İstiklal Caddesi’ndeki, Cadde-i Kebir’deki yaşam hakkında zengin bir fotoğraf da çekiyor.

  • Künye: Simeon Trayçev Radev – Galatasaray Mekteb-i Sultanisi: Resneli Bulgar Bir Talebenin Hatıraları, 1879-1898, açıklama, çeviri ve notlar: Georgi P. Kostandov, Kronik Kitap, anı, 160 sayfa, 2018

Fatmagül Demirel – Adliye Nezareti (2009)

Fatmagül Demirel bu önemli çalışmasında, Osmanlı Devleti’nin son döneminde adliye teşkilatının yapısını, işleyişini ve toplumsal rolünü Adliye Nezareti bağlamında analiz ediyor.

Demirel bu analizi, nezaretin ilki 1879, ikincisi de 1911 yılında hazırlanan teşkilat nizamnamelerini temel alarak yapıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Adliye Nezareti’nin idari teşkilatı ve nezarete bağlı komisyonların işleyişiyle nezarete bağlı memurlar,
  • 1879 tarihinde çıkarılan Teşkilat-ı Mehakim Kanunu’yla kurulan mahkemelerin idari teşkilatı ve işleyişi,
  • Adliye müfettişlikleri, müddei-i umumilik, dava vekilleri ve mukavelat muharrirleri gibi, adli teşkilatta ilk defa ortaya çıkan yeni birimler…

Demirel’in çalışması, Osmanlı’nın adalet sisteminin nasıl bir değişim süreci izlediğini, kapsamlı olarak okurlara sunuyor.

  • Künye: Fatmagül Demirel – Adliye Nezareti: Kuruluşu ve Faaliyetleri, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, tarih, 344 sayfa

Kudret Emiroğlu – Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi (2015)

Osmanlı’dan bu yana Türkiye tarihinin çerçevesini oluşturmuş Padişahlık Kültürü’nün eleştirel bir okuması.

Osmanlı modernizminin sınıf siyasetiyle ilişkisi, yönetici zümrenin iktisadi temeli, devlet-halk ilişkisinin biçimlenişi, Osmanlı ve Cumhuriyet bürokrasisinin devamlılığı, Kudret Emiroğlu’nun enine boyuna tartıştığı kimi konular.

Emiroğlu’nun çalışmasını nemli kılan bir başka husus da, tarihe tepeden değil, aşağıdan, yani ezilenlerin çerçevesinden bakması.

  • Künye: Kudret Emiroğlu – Kısa Osmanlı-Türkiye Tarihi, İletişim Yayınları