Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı? (2018)

Uzun zamandır Arap ve İslâm dünyasında modern sanat, görsel temsil ve tasvir konularını inceleyen Silvia Naef’ten, İslam’da tasvir sorununu çok yönlü bir bakışla irdeleyen ufuk açıcı bir eser.

İslam’ın tasviri tabu olarak görüp görmediği konusu, evveliyatı çok eski tartışmalardandır.

Naef ise, İslam’da tasvirin hep var olduğunu, başka bir deyişle Müslümanların geçmişten bugüne, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren canlı bir imge dünyasına sahip olduğunu belirtiyor.

Naef, çalışmasına, İslam dininin kurucu metinlerinin tasvir konusunda aldığı tavırdan yola çıkıyor ve devamında,

  • İslam’ın ilk zamanlarından başlayarak, öncelikle Ortadoğu’da, sonra da İran ve esas olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan figüratif tasvirlere bakarak İslam medeniyetinin bünyesinde tasvirin nerede ve nasıl var olabildiğini,
  • Modern çağda ve bugün, yani Müslüman dünyanın tarihindeki algısıyla 19. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde “resmin çoğaltılması”nı,
  • yüzyılın başından itibaren fotoğrafın, heykel sanatının, resmin, sinema ve televizyonun İslam coğrafyasında kendilerini nasıl ifade ettiklerini ve din adamlarının bu fiilî duruma verdikleri tepkileri,
  • Gündelik hayatta tasvire yeni bir yer açan bu yeni medya aygıtlarının, gelişen toplumla dinin arasına nasıl girdiğini,
  • Bu durum karşısında, özgün metinlerin yeni duruma uyarlanarak nasıl yeniden yorumlandığını,
  • Bu yeniden yorumların tasvirin tamamen ya da kısmen kabulünden tamamen yasaklanmasına kadar uzanan bir yelpazede yer alışını,
  • Peygamberlerin ve başka kutsal kişiliklerin temsilindeki tutumları,
  • Ve bunun gibi, birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Naef’in çalışması, konuya, İslam dünyasını bugün hâlâ yaygın bir biçimde sırf din adamlarının düşüncelerinden yola çıkarak açıklamak isteyen ve oryantalist bakışın uzantısı olan yorumların dışında bakmasıyla çok önemli.

  • Künye: Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı?, çeviren: Can Belge, Ayrıntı Yayınları, sanat, 128 sayfa, 2018

Molly Greene – Osmanlı Devleti ve Rumlar (2018)

Princeton Üniversitesi’nde Helen Araştırmaları ve Tarihi bölümünde öğretim üyesi Molly Greene’in bu yetkin çalışması, 1453-1774 arasında Rumların Osmanlı devletiyle ilişkilerini yeni araştırmaların ışığında yorumluyor.

Osmanlı’nın yönetimi altında yaşamanın genelde Hıristiyanlar, özel olarak da Rumlar için ne anlama geldiğini kapsamlı bir şekilde ele alan Greene,

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun eski Bizans İmparatorluğu’nun Ortodoks dünyasını coğrafi olarak yeniden birleştirmesinin kilise ve cemaat için ne anlama geldiğini,
  • Rum Ortodoks cemaatinin ve kilisenin Osmanlı yönetimine ne ölçüde dâhil olduğunu,
  • Osmanlı iltizam sisteminin bir büyük mültezim olarak kiliseye nasıl etki yaptığını,
  • Osmanlı şeriyye sisteminin Ortodokslar için bir nebze de olsa esnetilip esnetilmediğini,
  • Ve bunun gibi pek önemli konuyu tartışıyor.

Osmanlı devletiyle Ortodoks Hıristiyan cemaatin ilişkilerini kültürel, ekonomik ve siyasal gelişmeler çerçevesinde irdelemesi, kitabın en önemli katkılarından.

  • Künye: Molly Greene – Osmanlı Devleti ve Rumlar (1453-1768), çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, tarih, 268 sayfa, 2018

Çetin Yetkin – Struma (2009)

Çetin Yetkin ‘Struma’da, 2. Dünya Savaşı’nda Nazi soykırımından kaçarak Filistin’e gitmek isteyen, içinde Yahudilerin bulunduğu Struma gemisinin torpillenerek batırılmasını inceliyor.

Aralarında kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve hamilelerin de bulunduğu 769 Romanya Yahudisi’ni taşıyan gemi, 1942’de Karadeniz’de batırılmış, bu olay tarihe, Struma faciası olarak geçmişti.

Yetkin, geminin kimler tarafından batırıldığı, İstanbul limanında neden yetmiş gün alıkonulduğu, neden Filistin yerine Karadeniz’e gönderildiği, gemiyi batırarak, bir kişi dışında bütün yolcularını öldürmenin hangi ülkenin suçu olduğu ve o dönemlerde, Yahudi düşmanı Batılı ülkelerin hangileri olduğu gibi soruların yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Çetin Yetkin – Struma, Gürer Yayınları, inceleme, 178 sayfa

Yaşar Yılmaz – Anadolu Antik Tiyatroları (2009)

Yaşar Yılmaz, uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan, elimizdeki nitelikle eseri ‘Anadolu Antik Tiyatroları’nda, 115 antik kentin ve bu kentlerde bulunan 119 tiyatronun tarihini okurlarına sunuyor.

Bu kentler ile tiyatrolarının tarihçesini, o dönemin kültürel özellikleriyle birlikte aktaran Yılmaz, Anadolu’nun dört bir yanına serpilmiş tiyatro yapılarının yanı sıra, onlara hayat vermiş sanatçı ve yapı ustalarının öykülerini de anlatıyor.

Çalışmasıyla, Anadolu’nun tarihi zenginliğini yerinde tespit eden Yılmaz ayrıca, tiyatro olgusunun neden Mısır, Mezopotamya, Çin, Hint, Pers kültürlerinde değil de, Ege Denizi kıyılarında ortaya çıktığını da tartışıyor.

  • Künye: Yaşar Yılmaz – Anadolu Antik Tiyatroları, Yem Yayın, arkeoloji, 256 sayfa

Julius R. Van Millingen – Osmanlı’dan İnsan Manzaraları (2018)

Julius R. Van Millingen, bir zamanlar İstanbul’da bankerlik yapmıştı.

Millingen’in bu kitabı da, 1800’lü yılların ortalarındaki Osmanlı toplumu hakkında zengin gözlemler barındırmasıyla önemli bir kaynak.

Millingen’in kitabı, gittikçe güçten düşmüş, artık son dönemlerini yaşamakta olan Osmanlı’nın içinde bulunduğu kaotik durumu gözler önüne seriyor.

Yazar bunun yanı sıra, çalışmasını, toplumun farklı kesimlerinin yaşayışına dair değerlendirmelerle de zenginleştirmiş.

Arnavutların, Tatarların, Pomakların, Bulgarların, Kırgızların, Lazların, Ermenilerin, Yunanlıların, Ulahların, Yahudilerin, Çingenelerin, Suriyelilerin, Dürzilerin, Marunilerin, Bedevilerin ve Türklerin karakterleri, dini inançları, kıyafetleri ve yemek anlayışlarını ayrıntılı bir şekilde anlatan Millingen, imparatorluğun kültür ortamının iyi bir tasvirini sunuyor, ayrıca toplumun gündelik hayatından birçok ilginç ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Julius R. Van Millingen – Osmanlı’dan İnsan Manzaraları, çeviren: Osman Yıldız, Doruk Yayınları, tarih, 104 sayfa, 2018

Gonca Girgin – 9/8 Roman Dansı (2015)

Çingene-Roman toplulukları, Osmanlı’dan bugüne nasıl bir dönüşüm geçirdi?

Bu konuya doyurucu yanıtlar veren Gonca Girgin, Çingene-Roman topluluklarını ötekileştirme, sermaye-iktidar ilişkileri, yerinden etme ve yeniden inşa gibi kavramlarla ele alıyor.

Kitap bütün bunların yanı sıra, 1990’ların sonlarından beri gittikçe popülerleşen 9/8’lik Roman Dansı’nın ticari bir ürün haline evrilmesini de izliyor.

  • Künye: Gonca Girgin – 9/8 Roman Dansı, Kolektif Kitap

Candan Badem – Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin (2018)

Çarlık Rusya’sı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Kars, Ardahan ve Artvin ile Erzurum’un önemli bir kısmını topraklarına katmıştı.

Rusya bu bölgeleri, Kars ve Batum oblastları olarak yönetmeye başlamıştı.

Bölgenin tarihinde önemli yer tutan bu dönem, 1878-1918 arasını kapsayacak şekilde, tam kırk yıl sürmüştü.

İşte Candan Badem’in bu kapsamlı incelemesi, bu bölgelerin Çarlık Rusya’sı dönemini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Bununla ilgili Türkçe kaynakların azlığı, en önemlisi de var olan çalışmalardaki milliyetçi perspektifin egemenliği düşünüldüğünde, Badem’in milliyetçi tarihyazımını tersyüz eden ve söz konusu döneme daha zengin yönlerden bakan çalışması önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Kitap, o zaman aralığında bölgenin kendine has iç dinamiklerinin, Çarlık Rusya’sının politikalarının ve zamanın etnik, dinsel ve sınıfsal ilişki ve çatışmalarının canlı bir panoramasını sunuyor.

  • Künye: Candan Badem – Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin (1878-1918), Aras Yayıncılık, tarih, 632 sayfa, 2018

 

Fevzi Kurtoğlu – Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale’de Türk Donanması (2015)

Fevzi Kurtoğlu imzalı bu kitap, 1928’de yazılmış.

Çalışma, Osmanlı deniz kuvvetlerinin 1. Dünya Savaşı’ndaki ve özellikle Çanakkale Savaşlarındaki faaliyetlerini ayrıntılı şekilde ortaya koyan bir kaynak çalışma.

Savaş ilanından önceki hareketlilikten Mondros’un imzalanmasına uzanan süreci ele alan kitap, o dönemin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Fevzi Kurtoğlu – Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale’de Türk Donanması, hazırlayan: Ali Fuat Örenç ve Levent Düzcü, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları

Turhan Feyizoğlu – Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye (2015)

Türkiye’de dinci gençlik hareketinin önemli aktörlerinden Akıncı Gençliğin, 1969’dan 2001’e uzanan ayrıntılı bir hikâyesi.

Turhan Feyizoğlu, Akıncılar hareketinin düşünsel kaynaklarını, örgütlenme faaliyetlerini, önde gelen isimlerini, eylemlerini ve bu hareketin AK Gençlik ile AKP’ye bıraktığı mirası gözler önüne sermekte.

  • Künye: Turhan Feyizoğlu – Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye, Tekin Yayınevi

Reşad Ekrem Koçu – Tarihimizde Kahramanlar (2015)

Osmanlı tarih yazımına kendi tarzını ve rengini verebilmiş Reşad Ekrem Koçu’nun anlatımıyla, tarihin unutulmaz kahramanları.

Abdi Paşa’dan Ahmed Pehlivan’a, Balabancık’tan Yıldırım Bayezid’e, Fevzi Çakmak’tan Davud Paşa’ya, Kasım Voyvoda’dan Sancaktar Ömer Bey’e, Osmanlı askeri tarihinde önemli roller üstlenmiş pek çok aktörün hayatı ve çalışmaları, burada.

  • Künye: Reşad Ekrem Koçu – Tarihimizde Kahramanlar, Doğan Kitap