Danielle Martinigol – 100Dünya’nın Gizli Yüzü (2014)

Gezegenlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir konfederasyon: 100Dünya.

Konfederasyonun en gizemli gezegeni: Başkadeniz.

Ve bu Gezegeni araştırırken ürkütücü gerçeklere ulaşan genç bir gazeteci: Sandiane Ravna.

Medeniyetin en parlak devrini yaşıyor gibi göründüğü uzay çağı, meğer eskisinden beter çürümüşlükleri gizlemekten ibaretmiş…

Danielle Martinigol’den bir bilimkurgu distopya.

  • Künye: Danielle Martinigol – 100Dünya’nın Gizli Yüzü, çeviren: Azade Aslan, ON8 Kitap, roman, 190 sayfa

Ute Wegmann – En İyi Arkadaşım (2014)

Zorluklara karşı birbirine destek olan iki çocuğun sarsılmaz dostluğu… Çocukluğunda hastalık geçirmiş Ben’e, yüzmekten şeker yemeye, koşmaktan futbol oynamaya neredeyse her şey yasaktır.

Ben, tam da bir çocuğa yakışır tarzda, en iyi arkadaşı Fritz’le bir olup, çocukluğunu yaşamasına engel olan tüm yasaklara başkaldırır ve macera böylece başlar.

  • Künye: Ute Wegmann – En İyi Arkadaşım, çeviren: Başak Toprakkaz, Kelime Yayınları, çocuk, 176 sayfa

N. Cemal – Köz (2014)

Yıl 1991.

Özal’ın maden ocaklarını kapatma kararı alışını protesto eden 100 bin işçinin Zonguldak’tan Ankara’ya yaptığı uzun ve zorlu yürüyüş.

Bu yürüyüşün hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştirdiği Efraim Usta, Ayfer, Terzi, Aysema ve Yeter…

Eylemden bir yıl sonra Zonguldak Kozlu’da yaşanan grizu patlamasında 263 işçinin can verişi.

Yakıcı bir dönem, sıra dışı karakterler…

  • Künye: N. Cemal – Köz, h2O Kitap, roman, 176 sayfa

Kolektif – Doğumunun 150. Yılında Freud Konuşmaları (2008)

Sigmund Freud’un 150. doğum yılı olan 2006’da, Yapı Kredi’nin Sermet Çifter Salonu’nda bir etkinlik dizisi düzenlenmişti.

İşte bu kitap, etkinliğe katkıda bulunan Bülent Somay, Yavuz Erten, İskender Savaşır, Murat Paker, Saffet Murat Tura, Nilüfer Güngörmüş Erdem, Bella Habip ve Melis Tanık’ın konuşmalarının kayıtlarından oluşuyor. Kitapta yer alan konuşmalar, Freud’un psikanaliz kuramının önemini, bunun bireysel ve toplumsal yaşama etkilerini ve psikanalize bıraktığı mirası ele alıyor.

Psikanalizin bilim, kültür ve edebiyata katkılarını da irdeleyen bu konuşmaların ilgi çeken bir diğer yönü de, kuramın Türkiye özelinde kaydettiği gelişmelere odaklanmaları.

Künye: Kolektif – Doğumunun 150. Yılında Freud Konuşmaları, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 150 sayfa

Fidel Castro – İlk Yıllarım (2008)

Fidel Castro, ‘İlk Yıllarım’da, çocukluk ve gençlik dönemlerini anlatıyor.

Castro bu dönemde, katolik ağırlıklı ilk eğitimi sırasında, Hıristiyanlıkla kurduğu ilişkiyi; ütopyacı bir sosyalistken, üniversite yıllarında nasıl devrimci bir eylemciye dönüştüğünü anlatıyor.

Kolombiya’da 1948 yılında patlak veren, Castro’nun da katıldığı halk isyanı; hücreye kapatılmasıyla sonuçlanan 1953’teki başarısız Moncada kışlası saldırısı, kitapta yer alan başlıca konular.

Genç asi Fidel’i kendi ağzından anlatan kitap ayrıca, Castro’nun hücredeyken kaleme aldığı mektupları da barındırıyor.

  • Künye: Fidel Castro – İlk Yıllarım, çeviren: Mehmet Harmancı, Agora Kitaplığı, anı, 195 sayfa

Mete Çevik (haz.) – Üniversitede Cadı Avı (2008)

Pertev Naili Boratav’ın savunmasını içeren ‘Üniversitede Cadı Avı’, 1947-1948 eğitim yılında Boratav, Niyazi Berkes ve Behice Boran’ı hedef alan üniversite tasfiyesini anlatıyor.

Bu üç isim hakkında bir ceza davası açılmış, üçü de beraat etmişti.

Fakat karara rağmen, kendilerini hedef alan kesim kampanya başlatmış ve nihayet bu üçlü Meclis tasarrufu ile Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nden uzaklaştırılmıştı.

İşte elimizdeki kitap, Boratav’ın söz konusu ceza davasında mahkemeye sunuduğu savunma ile davanın öncesine ve sonrasına dair bir incelemeyi barındırıyor.

Kitap, daha sonra da devamı yaşanacak üniversitelerdeki cadı avlarının ilkine dair önemli ayrıntılar barındırmasıyla önemli.

  • Künye: Mete Çevik (haz.) – Üniversitede Cadı Avı, Dipnot Yayınları, siyaset, 256 sayfa

Ferit Edgü – Bir Gemide (2014)

Sekiz öykülük, bir olgunluk dönemi eseri…

Ayrıca bu, Edgü tarzı fantastik ve gerçekçi temaların ustaca bir araya getirilmesinden de kaynaklanmıyor yalnızca.

En fantastik olanları da dâhil, öykülerde karşılaşılacak simgesel mekânın, kokuşmuş ve yozlaşmış günceli imleyecek denli gerçekçi olmasından.

Mantık dışı, gerçekçi ve absürdün ustaca bireşimi.

  • Künye: Ferit Edgü – Bir Gemide, Sel Yayıncılık, öykü, 83 sayfa

Zaven Biberyan – Meteliksiz Âşıklar (2017)

Kuşkusuz birçok okur Zaven Biberyan’ı, onun başyapıtı olarak kabul edilen ‘Babam Aşkale’ye Gitmedi’ ile bilir.

Yazar söz konusu kitabında, bir ailenin başından geçenler üzerinden İstanbul Ermenileri’nin 1940’lı ve 1950’li yıllardaki yaşamının görkemli bir fotoğrafını çekmişti.

Varlık Vergisi uygulaması altında ezilen bir baba, yaşadığı zorlukları onun yüzüne vuran aile üyeleri ve askerliğini yaptıktan sonra evinde döndüğünde hiçbir şeyi eskisi gibi bulamayan, parçalanmış bir karşı karşıya kalan oğul Baret’in yaşadıkları, romanın çerçevesini oluşturuyordu.

Zaven Biberyan’ın eserleri yalnızca karakterleri ve olay örgüleriyle değil, aynı zamanda romanda geçen dönemin toplumsal dokusunu ve siyasi haletiruhiyeyi çok iyi tasvir etmeleriyle de öne çıkar.

Bu tanım, Biberyan’ın elimizdeki ‘Meteliksiz Âşıkları’ için de sonuna kadar geçerli.

Roman iki genç arasında yaşanan aşk ve bu aşkın yansımaları üzerinden 1950’ler Türkiye’sinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Lise son sınıf öğrencisi Sur, uzun yıllara yayılan çabaları neticesinde Ermeni cemaati içinde bir mevki sahibi olmuş babası ve İstanbullu annesiyle yaşadığı hayattan pek de memnun değildir.

Bunun başlıca sebebi, anne-babasının burjuva yaşam biçimleri ve tutuculukları olsa da, ailenin, Sur’un âşık olduğu Norma’nın da çalışıyor olmasını kabul edememesi de etkilidir.

Bu durum, Sur’un bunalıma girmesine ve yoğunlaşan bir öfke krizine girmesine neden olur.

6-7 Eylül saldırıları sonrasında ve 27 Mayıs askeri darbesinin öncesinde geçen roman, dönemin ruh halini yetkin bir şekilde yansıtan usta işi bir hikâye.

Romanın Türkçe çevirisi, yazar Marc Nichanian’ın Zaven Biberyan’ın edebiyatını ve ‘Meteliksiz Âşıklar’ı ele aldığı bir yazısıyla sunuluyor.

  • Künye: Zaven Biberyan – Meteliksiz Âşıklar, çeviren: Natali Bağdat, Aras Yayıncılık, roman, 224 sayfa

Ian Leslie – Doğuştan Yalancı (2014)

Ya, yalan söylemek doğamızdan bir sapma değil de, onun bir gereğiyse?

Veya iyi yalancılar, geri kalanlardan zihinsel açıdan daha dengeliyse?

Kendini aldatmak bir sorun değil de bir gereklilikse ve başarı, sağlık, mutluluk getiriyorsa?

Tümüyle bilimsel araştırmalara yaslandığını iddia eden Ian Leslie’ye sorarsak, yalana dair bilgilerimizi rafa kaldırmamız gerekecek.

Leslie burada yalan derken, küçük hakikatler konusunda insanın kendini kandırmasını kast ediyor. Daha çok beyaz yalanlardan yani.

Fakat dilimiz çok yandığından biz yine de bildiğimizden şaşmayalım: Yalan en ahlaksız eylemlerdendir!

  • Künye: Ian Leslie – Doğuştan Yalancı, çeviren: Erhan Derya Kibaroğlu, NTV Yayınları, psikoloji, 288 sayfa

Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak (2017)

Kültür, eleştiri ve medya teorisinde uzmanlaşmış bir araştırmacı ve akademisyen olan Dominic Pettman elimizdeki çalışmasında, internet ve sosyal medyanın insan ilişkilerinde yarattığı muazzam dönüşümü kayda alıyor.

İnternet ve sosyal ağlarla teknolojik, kültürel, toplumsal ve politik ilişkilerimizin geldiği yeni boyutu, “dikkat dağılmasının dijitalleşmesi” olarak tanımlayan Pettman, teknolojik vaatlere ve pratiklere kuşkuyla yaklaşmamız ve tetikte olmamız çağrısında bulunuyor.

Dünyanın nasıl işlediğini ne kadar derinden fark edersek, elimizi kolumuzu bağlayan bir öfke, hınç, bunalım, utanç ve acizlik sarmalına kapılmamızın da o kadar kolay olduğunu belirten Pettman’a göre, sosyal medyanın bu kadar bağımlılık yaratmasının başlıca nedenlerinden biri de, kitlelerin yeni afyonu olması.

Bugünün gelip dayandığı yeni sosyallik ve toplumsallaşma biçimleri hakkında aydınlanmak açısından çok iyi bir çalışma.

  • Künye: Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak, çeviren: Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, medya çalışmaları, 126 sayfa