Yakov M. Rabkin – Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı (2014)

Yakov M. Rabkin, “acımasız ve geniş kapsamllı bir tehdit” olarak tanımladığı Siyonizmi ve Siyonizme karşı direnişin bir tarihçesini sunuyor.

Tevrat’a bağlılığın Siyonizme dinsel muhalefetin ortak paydasını oluşturduğunu ifade eden yazar, Yahudilerin kaderini İsrail’in kaderinden ayırmaya girişiyor.

Çalışmasında sıklıkla Yahudilikte önemli yer tutan rabinik düşüncenin zengin geleneğine başvuran Rabkin’in çalışması, ülkesi İsrail’deki milliyetçilik tartışmalarını kamçılamıştı.

  • Künye: Yakov M. Rabkin – Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı, çeviren: Şahika Tokel, İletişim Yayınları, tarih, 372 sayfa

Yves Stavridès – Sanat Tacirleri: Daniel Wildenstein (2008)

‘Sanat Tacirleri: Daniel Wildenstein’, ağırlıklı olarak tablo taciri olan bir ailenin 82 yaşındaki üyesi Daniel Wildenstein’la yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Resim sanatının yaklaşık altı yüz yıllık geleneği üzerine kurulan ve bir milyarlık mal stoku bulunduğu iddia edilen Wildenstein Inc., Daniel’in büyükbabası Nathan Wildenstein çabalarıyla bir sanat alım-satım imparatorluğu haline geldi.

Daniel dışında, aileye dair bilinenler, her zaman sır olarak kaldı.

Çünkü Wildenstein’lar, işlerine ve özel hayatlarına dair hiçbir söyleşiye katılmamış ve kendilerine yöneltilen eleştiriler karşısında sessiz kalmıştı.

Daniel, dedesi Nathan’dan itibaren, ailesinin 1905’ten bu yana süregelen sessizliğini ilk kez, L’Express dergisine verdiği bir söyleşiyle bozmuştu.

Bu kitap ise, otuz seans süren bu uzun söyleşinin kısaltılmış halinden oluşuyor.

  • Künye: Yves Stavridès – Sanat Tacirleri: Daniel Wildenstein, çeviren: Kaya Özsezgin, Rh + Sanart Yayınları, sanat, 245 sayfa

Özcan Karabulut – Amida, Eğer Sana Gelemezsem (2008)

‘Hüzünle Bazı Günler’, ‘Aşkın Halleri’, ‘Belki de Kaybeden Zaman’ ve ‘Baştan Sona Yalnızlık’, Özcan Karabulut’un daha önce yayınlanmış öykü kitapları.

Bu kez, ‘Amida, Eğer Sana Gelmezsem’ isimli bu romanıyla okuyucunun karşısına çıkan Karabulut, karakteri Arat üzerinden, Türkiye’nin doğusunda yaşanan şiddeti ve bunun neden olduğu çıkışsızlığı, kısır döngüyü hikâye ediyor.

Karabulut’un öykülerinde karşımıza çıkan güçlü politik hava, romanın ele aldığı konuya da bağlı olarak daha da baskın bir hal alıyor.

Arat, çocuk işçilerle ilgili bir araştırma için Diyarbakır’a gider.

Burada bir kadına âşık olur ve ona, zamanında kente hükümdarlık etmiş Amida ismiyle seslenir.

Fakat bu yasak aşk, Arat’ı, siyasal çatışmalardan, kimlik ve aidiyet sorunundan oluşan zorlu bir mücadeleye sürükleyecektir.

Arat’ın hikâyesi, bölgenin içinde bulunduğu sıkıntıyı, gerçekçi ayrıntılar eşliğinde veriyor.

  • Künye: Özcan Karabulut – Amida, Eğer Sana Gelemezsem, Can Yayınları, roman, 316 sayfa

Metin Özata – Vitamin, Mineral ve Bitkisel Ürün Rehberi (2008)

Tiroid, Diyabet ve Obezite üzerine araştırmaları olan Prof. Metin Özata, ‘Vitamin, Mineral ve Bitkisel Ürün Rehberi’nde, zayıflama, sağlıklı yaşlanma, bitkisel ürünler, antioksidanlar, mineraller ve sağlıklı beslenme gibi konularda, okurlarına pratik bilgiler veriyor.

Vitamin, mineral ve doğal gıda rüzgârı, son zamanlarda tüm dünyada hızla esmeye başladı.

Fakat bunların seçiminin nasıl yapılacağı ve dozajlarının nasıl ayarlanacağı, faydalarını birebir etkiliyor.

İşte Özata’nın kitabı, değindiği vitaminlerin özelliklerini, günlük ihtiyacının ne kadar olduğunu ve hangi gıdalarda bulunduğunu vermesiyle bu anlamda önemli bir işlev üstlenmiş oluyor.

Hangi ilaçla hangi vitaminin alınmaması gerektiği; kimlerin ek vitamin alması gerektiği; hangisinin fazlasının vücutta biriktiği ve bebeklerin hangi vitamine ihtiyaç duyduğu, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Metin Özata – Vitamin, Mineral ve Bitkisel Ürün Rehberi, Gürer Yayınları, sağlık, 200 sayfa

Sait Yılmaz – Güç ve Politika (2008)

Sait Yılmaz ‘Güç ve Politika’da, devletlerin uluslararası ilişkilerde uyguladığı güç politikasına odaklanıyor.

Yılmaz’ın çalışması, güç ve politika ilişkisinin tarihini ve bugün geldiği aşamayı tespit etmeyi amaçlıyor.

Güç kullanmayı, politika, strateji, güvenlik gibi kategorileri üzerinden değerlendiren yazar, günümüzde güç politikalarının nasıl oluştuğunu, ABD ve dünyanın diğer güçlü ülkelerini de analiz ederek açıklıyor.

Kitabın ilk bölümü, ideoloji, teori, güç ve hegemonya ilişkisi yanında, güç ve güç merkezlerini analiz ediyor.

İkinci ve üçüncü bölüm, ABD’nin güvenlik-hegemonya kurgusunu ve güç politikalarını anlatıyor.

Kitabın son bölümü de, ABD dışındaki ülkelerin bu anlamdaki konumlarına odaklanmakta.

  • Künye: Sait Yılmaz – Güç ve Politika, Alfa Yayınları, siyaset, 624 sayfa

Kenan Biberci – Dullar ve Reçeller (2008)

‘Dullar ve Reçeller’, daha önce yayınlanan ‘Kimse Ölmesin Ben Ölürüm’ ve ‘Küçük Hayat Ansiklopedisi’ isimli eserleriyle bilinen genç kalemlerden Kenan Biberci’nin son öykülerinden oluşuyor.

Biberci’nin on öyküsünü bir araya getiren bu kitapta da, yazarın daha önceki eserlerinden aşina olunduğu şekliyle, yine duyarlı kahramanlar ve iç içe geçmiş olay örgüleri yer alıyor.

Bu arada, Biberci’nin neredeyse çoğu öyküsünün asıl başarısını oluşturan diyalog tarzı da, yine bu kitaptaki öykülerin ayırt edici özelliklerini oluşturuyor.

Öykülerde, birbirinden farklı insanların hikâyeleri, duyarlı bir üslupla anlatılıyor.

Biberci, üçüncü durağıyla öyküsünü geliştirmeye devam ediyor.

  • Künye: Kenan Biberci – Dullar ve Reçeller, Kanat Yayınları, öykü, 131 sayfa

Julia Lovell – Çin Seddi (2008)

Julia Lovell, ‘Dünyaya Karşı 3000 Yıl’ alt başlığını taşıyan ‘Çin Seddi’ isimli bu çalışmasında, Çin Seddi’nin öyküsünü anlatıyor.

Bu anlatımda, sadece setin öyküsü değil, Çin’in dünyanın geri kalanıyla ilişkileri ve hanedanlarından günümüze uzanan tarihi de yer buluyor.

Çin Seddi’ne dair büyük efsaneler var.

Lovell da, bu efsaneler ve bunların günümüzdeki anlamları üzerinden, Çin’in set inşasının arka planını ele alıyor.

Lovell, “Setin hikâyesi, Çin devletinin ve seti belirleyen sınır politikasının hikâyesinin arasında; seti destekleyen, eleştiren, inşa eden ve ona saldıran milyonlarca bireyin hayatlarının arasından esip gitmektedir.” diyor.

  • Künye: Julia Lovell – Çin Seddi, çeviren: Yasin Kara, NTV Yayınları, tarih, 397 sayfa

Ahmet Rasim Küçükusta – Biri Bizi Hasta Ediyor (2008)

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, ‘Biri Bizi Hasta Ediyor’da, daha çok ilaç satılması için oynanan oyunlar yüzünden sağlığımızın büyük tehlikede olduğunu savunuyor.

Üzerinde çok düşünülmüş ilaç pazarlama taktikleri, gizli reklamlar ve icat edilen yeni hastalıklarla, bu ilaçların satılmaya çalışıldığını ve bazı doktorların ilaç firmalarıyla noter onaylı anlaşmalar imzaladığını söyleyen Küçükusta, kitabın bu ve bunun gibi birçok örnek veriyor.

Karamsar, fakat aynı zamanda gerçekçi bir tablo çizen Küçükusta, “Tüm dünyada doktorlar ilaç endüstrisinin kucağında oturan finolardan farksızlar. Tıp, ilaç endüstrisinin denetimi ve kontrolü altında. İnşallah, bir an önce özgürlüğümüze kavuşuruz,” diyor.

  • Künye: Ahmet Rasim Küçükusta – Biri Bizi Hasta Ediyor, Hayy Kitap, sağlık, 116 sayfa

Onur Yıldırım ve Uğur Şahin Umman – Çizmelerimi Çıkarayım mı? (2017)

Türkiye, kitlesel katliamların yaşandığı bir ülke haline geldi.

Zonguldak, Reyhanlı, Roboski, Soma, Ermenek, Suruç, Ankara, İstanbul, Cizre ve Ege kıyıları…

Bu katliamların içinde 13 Mayıs 2014’te Soma madeninde öldürülen 301 işçi de, yüreğimizde kanayan bir yara olarak durmakta.

Onur Yıldırım ve Uğur Şahin Umman, olay yerine cinayetin ilk saatlerinde varan, İzmir’de gazetecilik yapan iki isim.

İki gazetecinin bizzat deneyimlerine dayanan kitap, oraya vardıkları andan itibaren yaşadıklarını, gördüklerini, duyduklarını ve düşündüklerini okurlarına aktarıyor.

Kitap, olayın bir kaderden ya da kazadan çok, siyasi ve ekonomik boyutuyla tarihsel derinliğe sahip bir mesele olduğunu apaçık bir şekilde ortaya koyuyor.

Birçok insanla yapılan birebir görüşmelere dayanan kitap, olayın nitelikli bir belgeselini çekiyor.

Devletin ve medyanın ölümleri, katliamları ve iş cinayetlerini normalleştirmeye, unutturmaya çalıştığı bir dönemde bu kitap, yaşananları birer birer kayda almasıyla altın değerinde.

Bir daha Somalar olmasın diye.

  • Künye: Onur Yıldırım ve Uğur Şahin Umman – Çizmelerimi Çıkarayım mı?, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 352 sayfa

 

İlhami Güneral – Kanser, Alzheimer, Parkinson ve Kalp-Damar Hastalıklarında Keleyşın Tedavisi (2017)

Keleyşın tedavisi, son zamanların methedilen tedavi yöntemlerinden biri.

Op. Dr. İlhami Güneral da bu çalışmasında, söz konusu tedavi yöntemine dair bilinmeyenleri açıklıyor.

Yüksek tansiyonun, keleyşın tedavisine en hızlı yanıt veren rahatsızlıklardan olduğunu belirten Güneral, bu yöntemin kanser, alzheimer, parkinson ve kalp-damar hastalıklarının tedavisinde olağanüstü sonuçlar ortaya koyduğunu söylüyor.

Başta EDTA ve DMSO olmak üzere hastalığa göre kullanılacak kelatörlerin neler olduğu ve bunların hangi rahatsızlıklar ile hastalıklara iyi geldiği ve

Keleyşın tedavisinin önleyici tıpta nasıl sonuçlar verdiği, kitabın omurgasını oluşturuyor.

Keleyşın tedavisinde kullanılan bileşenler ve bunun uygulandığı hastalıklar hakkında iyi bir rehber.

  • Künye: İlhami Güneral – Kanser, Alzheimer, Parkinson ve Kalp-Damar Hastalıklarında Keleyşın Tedavisi, H2O Kitap, sağlık, 138 sayfa