Cihan Aksan ve Jon Bailes (haz.) – Güçlünün Silahı (2014)

Farklı yazarların katkıda bulunduğu ‘Güçlünün Silahı’, Amerikan devlet terörünü masaya yatırıyor.

Gilbert Achcar, Judith Butler, Noam Chomsky, Richard A. Falk ve Edward S. Herman gibi önemli isimlerin yazılarının yer aldığı kitap, Amerika’nın terör uygulamalarını uluslararası hukuk ve insan hakları, ahlak, meşruiyet ve sorumluluk bağlamında irdeliyor.

Kitapta Amerika’nın işkence terörü, medyada terör imgesi, terörizm araştırmaları ve akademi, uluslararası finans kuruluşları ve terör ekonomisi, ABD militarizminin yönlendirme gücü, İsrail devlet terörüne ABD desteği ve ABD’nin Latin Amerika’daki terör faaliyetleri tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Güçlünün Silahı, hazırlayan: Cihan Aksan ve Jon Bailes, çeviren: Serap Arslanpay, Metis Yayınları, siyaset, 265 sayfa

Lars Iyer – Dogma (2014)

Lars Iyer, kısa süre önce Türkçede yayınlanan ‘Kuşku’da, başkahramanları W. ile Lars’ın felsefenin girift labirentindeki gülünç maceralarını anlatmıştı.

Yazar, yine aynı karakterlerle arz-ı endam ettiği ‘Dogma’da da, felsefeyle giriştiği hesaplaşmayı yeni bir boyuta taşıyor.

Kahramanlarımız şimdi ders vermek üzere, kapitalizmin beşiği “Amerika Birleşik Çöplükleri”ne gelmiştir. İkili burada, yaşayageldikleri hayatın anlamsızlığı duygusunu aşmak amacıyla, “Dogma” teorisini geliştirir.

Fakat bu bile onları kurtaramayacaktır. Zira W. çalıştığı üniversiteden kovulacak, Lars ise evini basan sıçanların gazabına uğrayacaktır.

  • Künye: Lars Iyer – Dogma, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 247 sayfa

Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı (2008)

Yücel Sayman’ın ‘Özgürlük Zamanı’, kendisinin 2003 yılından bu yana, pazar günleri Evrensel gazetesinde kaleme aldığı köşe yazılarından yaptığı bir seçme.

Yazılar özgürlük konusunun yanı sıra, korkmak, kıstırılmışlık, söylenti üzerine siyaset yapmak, şiddet, yazmak, insan hakları, küreselleşme, barış hakkını savunmak, demokrasi, laiklik ve yargı gibi pek çok konuya uzanıyor.

“Özgürlük mücadelesi sonsuzluğa açılan yolu döşeme mücadelesidir. Bıkmak, usanmak, vazgeçmek, uzlaşmak, bırakıvermek, ihanet etmek yok!” diyen Sayman, kitabın sonunda yer alan ‘Ah Bir Özgür Olsam’ başlıklı bölümde de, okuyuculara özgürlük konulu bir yazı demeti sunuyor.

  • Künye: Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı, Evrensel Yayınları, deneme, 343 sayfa

Derman Bayladı – Pythagoras: Bir Gizem Peygamberi (2008)

Pythagoras’ı hem bir filozof ve bir bilim insanı hem de bir ermiş ve peygamber olarak irdeleyen bir kitap.

Pythagoras’ı düşünür, matematikçi, gökbilimci, ahlak kuramcısı, müzisyen, hekim, politika kuramcısı ve eğitmen yönleriyle ele alan Derman Bayladı’nın çalışması, Pythagoras’ı anlatan efsaneleri ve ona atfedilen kerametleri irdeleyerek bunlarda filozofun bir ermiş, peygamber ve evliya olarak nasıl yüceltildiğini de serimliyor.

  • Künye: Derman Bayladı – Pythagoras: Bir Gizem Peygamberi, Say Yayınları, biyografi, 128 sayfa

Talât Sait Halman – Ümit Harmanı (2008)

‘Ümit Harmanı’, şair ve çevirmen Talât Sait Halman’ın toplu şiirlerini bir araya getiriyor.

Kendi içinde bir hayli çeşitliliğe sahip olan kitap, serbest vezinle yazılmış şiirlerden hece ve aruz vezinleriyle yazılmış olanlarına kadar uzanmakta.

Kitaptaki ‘Güneşte Kopardığım Çiçek’ başlıklı şiirden bir alıntı: “Ölümü seçeceğim günlerden bir gün

Tanrı, hiçliğine çağırmadan beni…

Gökler belki bir an soluk almayacak,

Avcının astığı kuş

Can bulacak benim ebemkuşağımda…

 

Kara bir özlemle ürperecek deniz.

‘İçimizden’ demişti bilge Seneca

‘Hangi ölüm gelirse onu ölelim.’

Ben ölmek istiyorum yerde bulunca

Öpüp başıma koyduğum ekmek gibi

Murdar ve mübarek…(…)”

  • Künye: Talât Sait Halman – Ümit Harmanı, İş Kültür Yayınları, şiir, 510 sayfa

Nejat Ulusay – Melez İmgeler: Sinema ve Ulusötesi Oluşumlar (2008)

Nejat Ulusay’ın ‘Melez İmgeler’i, Fatih Akın sineması başta olmak üzere, Ferzan Özpetek ve Kutluğ Ataman ile ulusötesi bir nitelik kazanan Türkiye sinemasına odaklanıyor.

Ülkeler arasındaki filmlerin alışverişi ya da ortak yapımlar nedeniyle, başından beri uluslararası bir özelliğe sahip olan sinema, küreselleşme sürecinin ekonomik, politik ve kültürel sonuçlarıyla birlikte, ulusal sınırları daha da aşarak ulusötesi bir nitelik kazandı.

Ulusay, küreselleşmeyle sinema arasındaki ilişkiyi, Türkiye sinemasının ulusötesi niteliğini ve burada öne çıkan başlıca örnekleri anlatıyor.

Kitapta, Ulusay’ın çalışmasına konu aldığı bazı sinemacılarla yaptığı söyleşiler de yer alıyor.

  • Künye: Nejat Ulusay – Melez İmgeler: Sinema ve Ulusötesi Oluşumlar, Dost Kitabevi, sinema, 461 sayfa

Slavoj Žižek – Paralaks (2008)

Slavoj Žižek’in ‘Paralaks’ı, kendisinin Lacancı-Hegelci yaklaşımının önemli duraklarından.

Burada “paralaks”la kastettiği ise, aralarında sentez yada dolayım olasılığı olmayan, asla birbirleriyle çakışmayacak “paralaks aralığı”dır.

Žižek, kuantum fiziğinde dalga-zerreciklerinin ikiliğinden, Freudcu psikanalizde bilinçdışı paralaksa kadar farklı paralakslar bulunduğunu söylüyor.

Kitap, gerçeklikle ilişkimizi belirleyen en önemli paralaks olan ontolojik farkı; gerçekliğin fenomenal deneyimi ve onun bilimsel açıklaması arasındaki indirgenemez farka ilişkin bilimsel paralaksı ve ortak paydaya izin vermeyen toplumsal bir antagonizma olan politik paralaksı ele alıyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Paralaks, çeviren: Sabri Gürses, Encore Yayınları, felsefe, 448 sayfa

İlhan Başgöz – Türkü (2008)

Türkiye’nin önemli folklor araştırmacılarından İlhan Başgöz’ün bu çalışması, halk kültürünün ana kaynaklarından olan türküye odaklanıyor.

Türküyü, “gerçekle hayali birleştiren şiir” olarak tanımlayan Başgöz, türkülerin Anadolu kültüründeki kaynaklarını ve türlerini değerlendiriyor.

  • Gurbet türküleri,
  • Hapishane türküleri,
  • Asker türküleri,
  • Ninniler,
  • Ağıtlar,
  • İş türküleri,
  • Ve mâniler, çalışmada ele alınan başlıca türkü türleri.

Yazar ayrıca, türkülerde anlam kayması, kalıp sözler ve kalıp dizeler, türküde biçim özellikleri ve türkülerin toplumsal işlevi gibi, birçok aydınlatıcı konuyu da irdeliyor.

  • Künye: İlhan Başgöz – Türkü, Pan Yayıncılık, folklor, 191 sayfa

Randa Ghazy – Kanama (2008)

Randa Ghazy ikinci romanı ‘Kanama’da, farklı uluslardan dört gencin kesişen hikâyelerini anlatıyor.

Arap Hayat, Amerikalı Daniel, İsrailli Ruth ve Kızılderili Ishi, romanın dört karakteri olarak okurun karşısına çıkıyor.

Bir yolculuğun başlangıcında birbirlerine rastlayan karakterler, yol boyunca akla gelebilecek her konuda konuşurlar.

Fakat bu konuşmalardaki çeşitlilik, aynı zamanda karakterlerin, ait oldukları kültürlere içkin önyargıları da kapsar.

Ghazy’nin kahramanlarının dünyasından yansıttığı kurgu, kültürlerin birbirine dair önyargılarını hedef alıyor.

  • Künye: Randa Ghazy – Kanama, çeviren: Şadan Karadeniz, Salyangoz Yayınları, roman, 340 sayfa

Panos Karnezis – Doğum Günü Partisi (2008)

Panos Karnezis’in ‘Doğum Günü Partisi’, tüm kahramanlarını ve olay örgüsünü bir güne sığdırmasıyla dikkat çekiyor.

Roman, Marko Timoleon isimli karakterinin, hamile olduğunu öğrendiği kızı Sofia için düzenlediği doğum günü partisinde geçer.

Timoleon’un asıl amacıysa, ilişkisini onaylamadığı kızını, çocuğunu aldırmasına ikna etmektir.

Fakat parti esnasında Timoleon’un öğrendiği bir ayrıntı, hiçbir şeyin bildiği gibi olmadığını gösterecektir.

Kurgu, özellikle Timoleon tiplemesiyle öne çıkıyor. Zira geri dönüşlerle beslenen roman, Timoleon’un İzmir’den Buenos Aires’e, New York’tan Londra ve Paris’e uzanan maceralı hayatıyla demlenmiş ilginç kişiliğini hikâye ediyor.

  • Künye: Panos Karnezis – Doğum Günü Partisi, çeviren: Kıvanç Güney, Merkez Kitaplar, roman, 240 sayfa