Jonathan Weiner – Zaman, Aşk, Bellek (2008)

‘The Beak of the Finch’ isimli kitabıyla Pulitzer Ödülü kazanan Jonathan Weiner’dan, davranışların kökeni konusunda araştırmalarıyla ün yapmış Biyolog Seymour Benzer’ın hayatını konu edinen bir hikâye.

Roman, okurunu hem Benzer’ın bilimsel çalışmaları konusunda bilgilendiriyor hem de Pascal, Ezra Pound, Darwin ve Antigone’a uzanan bir edebiyat yolculuğuna çıkarıyor.

Roman her şeyden önce, yüzyılın bilimsel mirasına ve bu mirasa, “meyve sinekleri” teorisiyle büyük katkıda bulunmuş bir biyologa övgü niteliğinde.

  • Künye: Zaman, Aşk, Bellek, Jonathan Weiner, çeviren: Nihal Gökçe, Epsilon Yayıncılık, roman, 388 sayfa

Roy E. Stier – Muhteşem Savaşçı: Timurlenk (2008)

Roy E. Stier, Batıda Tamerlan olarak bilinen, kendi ismiyle anılan imparatorluğun komutanı Timurlenk’in hayatı ve öyküsü.

Stier, 1336 doğumlu Timurlenk’i “Yüce Savaşçı” şeklinde tanımlıyor.

Timurlenk yaşadığı dönemlerde, İran, Irak, Azerbaycan, Hindistan, Suriye, Çin ve Delhi’ye kadar bütün Asya’yı ve 1402 Ankara Savaşı’nda da, Osmanlı ordusunu mağlup ederek Anadolu’nun İzmir’e kadar olan bölümünü fethetmişti.

Kargaşanın, hırsın ve mutlak iktidarın hüküm sürdüğü Moğol topraklarında doğan Timurlenk’i, gençlik yıllarından başlayarak anlatan Stier, onun iktidar hırsı ve şiddetle örülü dünyasının nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Muhteşem Savaşçı: Timurlenk, Roy E. Stier, çeviren: Elçin Aşuroğlu, Elips Kitap, biyografi, 224 sayfa

İsmail Mert Başat – Gökyüzünden Başka Sınır Yok (2008)

İsmail Mert Başat’ın geçmiş yıllarda yayınlanmış üç deneme kitabından yaptığı bir seçki ile daha sonra kaleme aldığı denemeleri, bu kitapta bir arada…

Başat’ın, adını Endülüslü bir köylünün tümcesinden alan kitabındaki denemeler, dayatılmış bir hayat karşısında, bireyin ne tür savunma araçları yaratabileceğine odaklanıyor.

Başat bu savunma araçlarının başında sanatın geldiğini, çünkü sanatın küresel ve zihinsel hegemonya karşısında direnmeci ve özgürleştirici olanaklar barındırdığını düşünüyor.

Sanatta anlamın kuruluşu, estetik, sanatın felsefe, demokrasi ve barışla kurduğu bağlar, denemelerin konularını oluşturuyor.

  • Künye: Gökyüzünden Başka Sınır Yok, İsmail Mert Başat, Kırmızı Yayınları, deneme, 356 sayfa

Liz Greene ve Juliet Sharman-Burke – İçimizdeki Mitoloji (2008)

Günümüz insanının iç dünyasına, antik çağ mitolojilerindeki karakterlerin kişilikleri ve karakterleri çerçevesinden bakması, bu kitabın başlıca özgünlüğü.

Mitolojilerdeki bireyler de ayrılık, ihanet, geçim sıkıntısı, üçlü ilişkiler, ensest, kariyer kıskançlığı, ilişkilerde yaş farkından doğan sorunlar ve yıkıcı rekabet gibi, günümüzde de hissedilen sorunlardan mustaripti.

Modern çağ insanının kendi sorunlarıyla hesaplaşırken, eski söylencelerden de yararlanması gerektiğini savunan yazarlar, yaşanan bu sıkıntılara mitolojik hikâyelerin izini sürerek çözüm sunmayı amaçlıyor.

  • Künye: İçimizdeki Mitoloji, Liz Greene ve Juliet Sharman-Burke, çeviren: Rita Urgan, MB Yayınevi, mitoloji, 253 sayfa

Cevat Çapan – Şiir Çevir, Denize At (2008)

Cevat Çapan’ın, uzun yıllara yayılan çabalarının ürünü olan bu antoloji, otuz bir ülkeden, yetmiş dört şairin yüzlerce şiirini kapsayan dört dörtlük bir şiir hazinesi.

Şiirlerin çoğunluğu da, 1993 yılından 2004 yılına kadar, Cevat Çapan’ın Cumhuriyet gazetesinin ilk olarak Cumartesi ekinde, daha sonra da Kitap ekinin ‘Şiir Atlası’ sayfalarında kendilerine yer bulmuştu.

Çevirilerin bir süreli yayında yer alması ise, günümüz dünya şiirini geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırmak anlamında önemli bir katkısı olmuştu.

  • Künye: Şiir Çevir, Denize At, çeviren ve hazırlayan: Cevat Çapan, Cumhuriyet Kitapları, antoloji, 559 sayfa

Joseph A. Michelli – Starbucks Deneyimi (2008)

‘Starbucks Deneyimi’, bu kahve zinciri bağlamında “sıradanlığın sıra dışılığa dönüşmesi”nin beş ilkesini anlatıyor.

Joseph A. Michelli, “Starbucks bir bardak kahveyi nasıl dünya çapında bir iş fenomeni haline getirdi?” sorusundan yola çıkarak, bu küresel şirketin başarısını, şirketin ticaret anlayışı, müşteri yaklaşımı ve çalışan profili üzerinden analiz ediyor.

1992’den beri hisseleri yüzde beş bin gibi büyük bir artış gösteren Starbucks, içecek alanında küresel anlamda da en ünlenmiş şirketlerden biri.

Michelli, kendine has çalışma yöntemleri olan bu şirket örneği üzerinden kurduğu beş ilkenin, benzer bir başarıya ulaşmayı hayal eden başka şirketler için de emsal teşkil edebileceği fikrine.

  • Künye: Starbucks Deneyimi, Joseph A. Michelli, çeviren: Leyla Aslan, Optimist Kitap, iş dünyası, 195 sayfa

Steve Wright – Gökyüzünü Fethetmek (2008)

Steve Wright ‘Gökyüzünü Fethetmek’te, bir diğer adıyla ‘Operaismo’ olan, İtalyan işçi sınıfının 2. Dünya Savaşı sonrasındaki durumuna odaklanıyor.

Kitap, 1950’lerin sonundan itibaren, daha iyi bir dünya için umutlarını bu sınıfın iktidarlara meydan okuma çabalarına dayandıran genç bir Marksist çevrenin çalışmalarını ortaya koymayı amaçlıyor.

Özellikle 1970’lerin sonlarında, İtalyan solunun entelektüel ve siyasal yaşamında merkezi bir konum işgal etmeye başlayan Operaismo’yu kapsamlı bir şekilde değerlendirmesiyle ilgi çeken, ufuk açıcı bir çalışma.

  • Künye: Gökyüzünü Fethetmek, Steve Wright, çeviren: Özgür Yalçın, Otonom Yayıncılık, siyaset, 300 sayfa

Aydan Üstkanat – Un (2017)

Anadolu, Batı İran ve Kafkasya ile birlikte, tarihte buğdayın anavatanı olmuş üç bölgeden biri.

Yakın zamanda ise, “Çiftinin kara gün dostu” Türkiye Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), Avrupa Birliği’nden buğday alımı için uluslararası ihale açtığını öğrendik.

Bu şaka bile değil. Olsa olsa kötü bir rüya, bir karabasan.

Yemek stilisti ve gastronomi danışmanı Aydan Üstkanat’ın elimizdeki kitabı, tam da bu gelişmelerin üstüne geldi.

Bu kitap, kimi diyetisyenlerin buğdaya açtığı savaşa, buğday yerine bulgur tüketilmesi gerektiği savlarına karşı çıkıyor, hepimizi Anadolu topraklarındaki atalık buğdaya sahip çıkmaya davet ediyor.

Üstkanat’a göre 1: Bulgur, buğday kırığıdır ve asla buğday kadar besleyici ve değerli bir besin olamaz. 2: Türkiye’nin saflığı bozulmamış saf buğday türleri günümüzde varlığını sürdürüyor ve bize düşen, bunları elimizden geldiğince korumak.

Örneğin Kastamonu’nun siyesi ile Kars’ın kavılca buğdayının, soğuk kış şartlarında bile ayakta durabildiğini ve bu nedenle saf olarak kalmayı başardıklarını biliyor muydunuz?

Bu kitap, Neolitik çağdan bugüne uzanarak unun Anadolu’daki tarihini izliyor, buğdayın gen haritasını çıkarıyor ve bunu da hammaddesi un olan birçok lezzetli tarifle taçlandırıyor.

  • Künye: Un, Aydan Üstkanat, Altın Kitaplar, yemek, 234 sayfa

Birol Aktaş – 100 Yasaklı Kitap (2017)‏

Geçmişten günümüze kimilerinin canını sıkıp da yasaklanmış ne çok kitap var.

Fakat yazık ki, buna dair bilgimiz bölük pörçük ve oldukça sınırlı. Tüm bu yasaklı eserlere yer veren bir çalışma olsaydı ne güzel olurdu diye düşündüğümüz bir anda, Birol Aktaş’ın kaleme aldığı bu şahane kitap çıkageldi.

Aktaş’ın gösterdiği gibi, yasaklamalara kimi zaman kitabın içeriği, kimi zamansa yazarının kişiliği bahane olmuş.

Kitaptan, tadımlık niyetine üç örnek:

‘Alice Harikalar Diyarında’: Hayvanlara haddinden fazla insan özellikleri yüklenmiş olmasının insanlara hakaret sayılacağı, ilerde çocukların, hayvanlarla insanlara eşit düzeyde yaklaşacağı gerekçeleriyle 1931’de Çin’de yasaklanır.

‘Şeker Portakalı’, Jose Mauro de Vasconcelos: Milli Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser” olarak okullarda çocuklara önerdiği kitaplardandı. Bir öğretmenin bu kitabı öğrencilerine performans ödevi olarak vermesi üzerine işler değişir. Zira bu öğrencilerden birinin velisi, kitapta küfürler ve argo sözcükler bulunduğu gerekçesiyle bakanlıktan kitabın yasaklanmasını talep eder. Bakanlık durur mu! Bakanlık “Türk örf ve âdetlerine uymadığı ve çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyecek unsurlar içerdiği” gerekçesiyle öğretmen hakkında soruşturma başlatarak kitabın sakıncalı olduğunu tesciller.

‘Tommiks’: Dünyanın en apolitik çizgiromanı, 1961’de Türkiye’de yasaklanır. Yasak, “çocukların aklını çeleceği” gibi evlere şenlik bir gerekçeye dayandırılır…

  • Künye: 100 Yasaklı Kitap, Birol Aktaş, Ağaçkakan Yayınları, inceleme, 312 sayfa

Ayşegül Çoruhlu – Kuantum Beslenme (2017)

Daimi sağlık ve gençliği kim istemez!

Sağlıklı beslenme ve diyet konularıyla ilgilenenlerin yakından bildiği Dr. Ayşegül Çoruhlu, ‘Alkali Diyet’ ve ‘Tokuz Ama Açız’dan sonra, şimdi de beslenmenin biyolojisini irdelediği, hücrelerimizin içine giren ‘Kuantum Beslenme’yle karşımızda.

Çoruhlu’ya göre kilo alma sorunlarında ve hastalıklarda ilk bakmamız gereken şey, mitokondri. Daha açık bir ifadeyle, her hastalık mitokondri bozulmasıyla başlar…

Yazar bu durumu şöyle açıklıyor: “Zayıflamak için doğru çalışan mitokondriler lazım. Mitokondrimiz yeterince çalışmıyorsa zaten kilo veremeyiz.”

Kitap öncelikle işlenmiş yiyeceklerin, kötü proteinlerin ve aşırı alkolün hücreler üzerinde ne gibi yıkıcı etkiler yarattığını gözler önüne seriyor, ardından da buna karşı neler yapabileceğimizi.

Biyolojik sistemin yapısını merak eden ve hücreleri daha sağlıklı ve uzun ömürlü kılacak bir beslenme ve diyet programı arayanlar kaçırmamalı.

Künye: Kuantum Beslenme, Ayşegül Çoruhlu, Okuyan Us Yayınları, sağlık, 232 sayfa