John Yeoman – Beatrice ve Vanessa (2017)

  • BEATRICE VE VANESSA, John Yeoman, resimleyen: Quentin Blake, çeviren: Behlül Dündar, Hep Kitap, çocuk, 32 sayfa

Kadim dostlar koyun Beatrice ile keçi Vanessa, çiftlikteki sıkıcı hayatlarına bir mola vermek için tatile çıkmaya karar verirler. Fakat daha önce hiç tatil deneyimleri olmayan iki kafadar, yanlarına ne alacaklarını bilememektedir. Çiftlikte buldukları alakalı alakasız neredeyse her şeyi çantalarına tıkıştıran ikili, ormandaki maceralı yolculuklarına koyulur. Peki, yanlarına aldıkları eşyalar onların işine yarayacak mı? Yoksa kahramanlarımız bu eşyaları kullanacakları daha yaratıcı alanlar mı bulacaklar? 1960’lardan bu yana ortaklıkları devam eden yazar John Yeoman ile çocuk kitapları resimleyen Quentin Blake’ten keyifli ve esprili bir hikâye. Blake’in 2002’de Hans Christian Andersen Ödülü kazandığını da belirtelim. İki ismin ortak imzalı 46 kitabı bulunuyor ve kısa bir süre önce de, ikilinin ‘Gökte Kuşlarla’ adlı kitabı da yine Hep Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Umur Bugay – Oğlum Adam Olacak (2017)

  • OĞLUM ADAM OLACAK, Umur Bugay, Tarihçi Kitabevi, anı, 288 sayfa

‘Kapıcılar Kralı’, ‘Düttürü Dünya’ ve ‘Çöpçüler Kralı’ gibi filmler ile ‘Bizimkiler’ ve ‘Yazlıkçılar’ gibi dizilerin senaryo yazarı olarak Türkiye sinema ve dizi dünyasına unutulmaz katkılar yapmış senarist, oyuncu, yönetmen, dramaturg ve yazar Umur Bugay’dan anılar ve öyküler. Bugay, 1940 yılının Ekim ayında Ankara Etlik’te Kâzım Karabekir Paşa’nın eski köşkünde hayata gözlerini açışından başlayarak ailesini, yetiştiği çevreyi, eğitim yıllarını, erken yaşlarında başlayan tiyatro aşkını, sinema dizi dünyasındaki günlerini ve bu dönemde tanıdığı isimlere dair anı ve gözlemlerini çarpıcı ve kendine has bir üslubuyla bizimle paylaşıyor. Kitap ayrıca, ilginç kişi ve olaylar barındıran öyküleriyle de okurunu tebessüm ettiriyor. Bugay’ın keyifle okunacak ve yakın tarihten birçok olayı yeniden gözümüzde canlandıracak güçte bir tanıklık.

Doğan Hasol – 20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı (2020)

Yirminci yüzyılda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de birçok alanda çarpıcı gelişmeler, değişmeler ve dönüşümler yaşandı.

Mimarlık da, bu dönüşümlerin yaşandığı alanlardan biri olarak öne çıktı.

Doğan Hasol, bu aralar yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan eldeki kapsamlı çalışmasında, 600 yıl sonra ömrünü tüketmiş bir imparatorluğun ardından kurulan Cumhuriyet’in ülkenin mimarlığında ne gibi dönüşümler meydana getirdiğini araştırıyor.

Türkiye’nin yüz yıllık mimarlık birikimini yorumlayan Hasol, konu hakkında derli toplu bir envantere imza atmış.

Yirminci yüzyıl başındaki Türk mimarlığından ulusalcı mimarlık akımına, genç Cumhuriyet’in konuğu olan yabancı mimarların katkılarından 1930’lardaki modernlik arayışına, 1950’lerdeki modernist arayışlardan 1980’lerle birlikte küreselleşme ve neoliberalizm süreçlerinin mimarlığa yansımalarına kadar ilgi çekici pek çok konu, zengin örnekler eşliğinde burada ele alınıyor.

Yakın tarihlerde, rant uğruna, örneğin 1940’lı yıllarda inşa edilmiş ve erken Cumhuriyet döneminin özgün yapılarından biri olarak kabul edilen Karaköy Yolcu Salonu gibi pek çok eşsiz yapı, sessiz sedasız şekilde yıkıldı.

Bu kitap ise, benzer kayıplar yaşanmaması adına bir uyarı niteliğinde.

  • Künye: Doğan Hasol – 20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı, YEM Yayın, 307 sayfa, 2020

Jorge Amado – Mucizeler Dükkânı (2017)

  • MUCİZELER DÜKKÂNI, Jorge Amado, çeviren: Sevgi Tamgüç, İletişim Yayınları, roman, 380 sayfa

Latin Amerika edebiyatının önde gelen isimlerinden olan ve modernist edebiyatta iz bırakmış Jorge Amado’nun hemen her yapıtının arka planında, doğup büyüdüğü Bahia eyaleti ve ortaokula gittiği Salvador şehrinin tropikal ortamı önemli yer tutar. Amado’nun bu tür yapıtlarına örnek verebileceğimiz ‘Mucizeler Dükkânı’ da, Brezilya’da 1968’de gerçekleşen askeri darbenin üç yıl sonrasında geçiyor. Roman, Brezilya uygarlığı, melez bir kültürün olanakları gibi toplumsal tahayyüller kurmuş, sosyal bilimci ve yazar Pedro Arkanjo’nun hayatını anlatıyor. Roman, sırtını Afro-Brezilya folkloruna yaslaması, sözlü gelenekle yazılı geleneği harmanlaması ve karakterlerini Brezilya’nın zengin yöresel kültüründen damıtmasıyla keyifli bir okuma vaat ediyor. Kitabın Türkçe çevirisinin bir katkısı da, Latin Amerika büyülü gerçekçiliği ile Amado’nun bu ekoldeki yerini serimleyen Barış Özkul imzalı bir önsözle açılması.

Murat Sevinç – Türkiye’nin Anayasa İmtihanı (2017)

  • TÜRKİYE’NİN ANAYASA İMTİHANI, Murat Sevinç, İletişim Yayınları, hukuk, 192 sayfa

16 Nisan’da referanduma sunulacak “Partili Cumhurbaşkanlığı” anayasa değişikliğinin dünyada örneği yok. Cumhurbaşkanı’nın hiçbir güç tarafından denetlenemediği bu anayasa, toplumun önemli bir kesiminin gözünde “rejim değişikliği”ni yaratacak büyük bir tehdit olarak da algılanmakta. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Kürsüsü öğretim üyesiyken 2017 Şubatı’nda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’yle görevine son verilen, Türkiye’nin önde gelen anayasa hukukçularından Murat Sevinç de, “Partili Cumhurbaşkanlığı”nın siyasal, tarihsel ve anayasal boyutunu analiz ediyor ve bu konuda merak edilen birçok noktayı aydınlığa kavuşturuyor. 1924 Anayasası’ndan son dönemde gerçekleştirilen anayasa değişikliklerine kadar Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı kurumunun serüvenini izleyen Sevinç, ardından, Türkiye sağ/muhafazakâr/İslâmcı siyaset çizgisinin hükümet sistemi önerilerini çok yönlü bakışla irdeliyor. Kitabın ekler bölümünde ise, 1982 Anayasası döneminde ses getirmiş anayasa önerileri yer alıyor. Sevinç’in kitabını, halkoylaması sürecinde konuyla ilgili bize yol gösterecek kısa ve öz bir rehber olarak öneriyoruz.

Emma Marriott – Hatalı Tarih (2017)

Amerikalı yazar ve düşünür George Santayana, “Tarih, hiç olmamış olayların, orada bulunmayan insanlar tarafından anlatıldığı bir yalanlar yığınıdır.” demişti.

Daha önce ‘Bir Nefeste Dünya Tarihi’ adlı eseriyle beğeni toplayan Emma Marriott da ‘Hatalı Tarih’te, özellikle siyaset aracı haline geldikleri zaman tehlikeli olmaya başlayan tarihi söylenceleri inceliyor.

Kitap, toplumsal hafızamızda yer ederek dünyayı ve hakikati yanlış kavramamıza neden olan kimi temelsiz söylencelerin ve yanlışlıkları gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

V. Henry İngiltere’yi yönetmiş en muazzam insan mıydı?

Frengi hastalığını Avrupa’ya Kristof Kolomb mu taşımıştı?

Giyotin, Dr. Joseph Guillotin tarafından mı icat edilmişti?

Abraham Lincoln’ın Amerikan İç Savaşı’ndaki temel amacı köleleri özgürleştirmek miydi?

Kitap, bu ve bunun gibi pek çok ilgi çekici tarihi olayın perdesini aralıyor.

  • Künye: Emma Marriott – Hatalı Tarih, çeviren: Okcan Yıldırımtürk, Maya Kitap, tarih, 187 sayfa

 

Roger A. Deal – Namus Cinayetleri, Sarhoş Kavgaları (2017)

  • NAMUS CİNAYETLERİ, SARHOŞ KAVGALARI, Roger A. Deal, çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, tarih, 176 sayfa

İlgi alanı geç Osmanlı toplumsal tarihi, özellikle de suç ve ceza adaleti sistemi olan Amerikalı akademisyen Roger A. Deal bu çalışmasında, II. Abdülhamid dönemindeki şiddet suçlarını inceliyor. Deal, arşiv belgeleri, dönemin gazeteleri ve popüler tarih kitaplarından oluşan geniş bir kaynak çeşitliliğinden yararlanarak namus cinayetleri, kabadayı çatışmaları, sarhoş kavgaları, gasp ve hırsızlık gibi o dönemin kimi suçlarının izini sürüyor. Birçok önemli ayrıntıyla zenginleşen kitap, İstanbul’daki şiddet olaylarını biçimlendiren özel etkenlerin ne olduğunu; kabadayı ve külhanbeylerin neden yalnızca Osmanlı kentlerinde bulunduğunu ve İstanbul’un kabadayı ve külhanbeylerinin, imparatorluğun diğer kentlerindekilerden hangi yönlerle ayrıldığını kavramak açısından sağlam bir kaynak.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Savaş ve Barış (2016)

  • SAVAŞ VE BARIŞ, 1-4, Lev Nikolayeviç Tolstoy, çeviren: Mete Ergin, Yordam Kitap, roman, 4 Cilt, 2016 sayfa

Tolstoy’un dünya edebiyatında çığır açmış ve halen aşılamamış romanı ‘Savaş ve Barış’, Yordam Kitap’ın özel edisyonuyla bir kez daha Türkçede. Mete Ergin’in uzun uğraşlarıyla ortaya çıkan bu özenli çeviriyi diğerlerinden ayıran başlıca husus ise, dünyada “en başarılı çeviri” olarak kabul edilen Louise-Aylmer Maude çevirisini esas alması. Bu baskıda ayrıca, Hasan Âli Ediz’in meşhur Tolstoy incelemesini ve Tolstoy’un bu büyük yapıtını irdelediği yazısı da yer alıyor. Gelelim romana… ‘Savaş ve Barış’ 1805-1807 savaşı ile 1812 savaşı gibi, Rusların tarihsel ve toplumsal hafızasında büyük etkiler yaratmış iki savaş ekseninde bir dizi karakterin özgün dünyalarına iniyor. Farklı toplumsal sınıfları işlemesiyle evrensel edebiyatın başyapıtı haline gelmiş bu dev roman, aynı zamanda hem bir tarihsel anlatı, hem bir belgesel, hem felsefi bir metin, hem Rus toplumunu irdeleyen sosyolojik bir inceleme, hem bir dönem romanı, hem bir savaş ve hem de bir aşk romanı olarak okunabilir.

Elif Çongur – Ulusal Kimliği Tiyatro ile Kurmak (2017)

  • ULUSAL KİMLİĞİ TİYATRO İLE KURMAK, Elif Çongur, İmge Kitabevi, tiyatro, 190 sayfa

Elif Çongur, 686 sayılı son OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi’yle, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden atılan yedi akademisyenden biri. Bilen bilir, DTCF’nin Tiyatro bölümü hem hocası ve öğrencisiyle efsanedir hem de yetiştirdiği isimlerle ülke tiyatrosuna büyük katkılar sunmuştur. Çongur ‘Türk Tiyatrosunun Kimlik İnşasındaki İşlevi’ alt başlığını taşıyan bu kitabında, ulusal kimliğin inşa edilişini ve tiyatronun bundaki rolünü kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda kimlik sorununu ele alarak kitabına başlayan Çongur, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından kültür, sanat ve tiyatronun ulusal kimlik inşasında nasıl kullanıldığını inceliyor. Türkiye tiyatrosunda modernleşmenin dinamikleri, ulusal kimlikte “öteki”nin konumlanışı ve ulusal kimlik inşasında oyun kişileri, kitapta yer alan diğer ilgi çekici konular.

Will Jones – Evler Nasıl Okunur? (2017)

  • EVLER NASIL OKUNUR?, Will Jones, çeviren: Volkan Atmaca, Yapı Endüstri Merkezi (YEM) Yayınları, mimari, 256 sayfa

Kabul gören bir anlayışa göre evler, mimarlığın insanlık tarihini diğer yapı tiplerinden çok daha iyi anlatır. Bu kitap da, evlerin mimari tarzını ve tarihsel bağlamını anlamak için dört dörtlük bir rehber. Evlerde kullanılan malzemeler ve bileşenleri açıklayarak açılan kitap, hem Tudor’dan Rönesans’a, Amerikan Kolonyal’den Victoria’ya, Arts and Crafts’ten Praire’e, Modernist’ten Monte Evler’e, evlerin ana mimari tarzlarını açıklıyor hem de ele aldığı konuyu görsellerle olabildiğince zenginleştiriyor. Yurt dışı gezilerinizde karşınıza çıkan binaların tarzını anlamak açısından çokça yardımı dokunacak kitap, kendi evinizi ya da çevrenizi mimari açıdan keşfetmenize de zemin hazırlayacak.