Elaine Scarry – Kitapla Hayal Etmek (2006)

‘Kitapla Hayal Etmek’, edebiyat eleştirisi, felsefe ve bilişsel psikolojinin bir sentezini yaparak, daha önce üzerinde pek çalışılmamış bir alan açıyor: Edebiyat eserlerinde tasvir edilen kişileri, sahneleri, ayrıntıları okurların zihinlerinde nasıl olup da canlandırabildiğini, kitaplarla nasıl hayal kurabildiğini ve örtük talimatlarla oluşturulan bu hayallerin neden çoğu kez gerçek hayatta kendi başına kurulan hayallerden çok daha canlı ve kalıcı olabildiğini inceliyor.

Elaine Scarry, şair ve yazarların bazen bilinçli, çoğunlukla da bilinçsiz olarak başvurduklarını söylediği tekniklerle, okuyucuya hayal etmeyi öğrettiklerini savunuyor.

Scrry’nin çalışması, esas olarak, hayal etmenin nasıl, ne şekilde ve hangi teknikler üzerinden öğretildiğini incelemesiyle, kitapla haşır neşir olan her okurun severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Elaine Scarry – Kitapla Hayal Etmek, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, eleştiri, 247 sayfa

Köksal Alver – Edebiyat Sosyolojisi (2006)

  • EDEBİYAT SOSYOLOJİSİ, Editör: Köksal Alver, Hece Yayınları, edebiyat kuramı, 294 sayfa

Edebiyata farklı çerçeveden bakan disiplinler var. Edebiyat-toplum ilişkisi ve bağını merkeze alarak, bu ilişkinin tüm boyutlarını araştıran edebiyat sosyolojisi de edebiyata değişik pencerelerden bakma girişimlerinden biri. Bu yaklaşım, edebiyatın birikimi ile toplumsal durumları tahlil etme, edebiyatı izlek alarak sosyolojik olgu analizine varma çabasına denk düşer. Köksal Alver’in editörlüğünü yaptığı bu kitap ise, edebiyat sosyolojisi hakkında, on beş ayrı yazarın kaleme aldığı konuyla ilgili makalelerden oluşuyor. Kitabın birinci bölümü edebiyatın sosyolojik imkanlarını, ikinci bölüm edebiyat sosyolojisini ve son bölüm olan üçüncü bölüm de, edeibyat sosyolojisinde yöntemi konu alıyor. Alver’in edisyonu, bu disiplinin Türkiye’ye uygulamaya yönelik ilk örneklerden biri.

Friedrich Dürrenmatt – Şüphe (2006)

  • ŞÜPHE, Friedrich Dürrenmatt, çeviren: Zeyyat Selimoğlu, İş Kültür Yayınları, roman, 132 sayfa

Friedrich Dürrenmatt, sahne ve radyo oyunlarıyla anımsanır. Fakat bu oyunların yanı sıra, yazdığı polisiyelerle de bu türün önemli bir ismi olmuştu. Polisiyede Edgar Allan Poe’nun izinden giden Dürrenmatt, bu türü hem insanın hem de toplumun hallerine ayna tutacak denli iyi yazmasıyla iz bıraktı. Şüphe romanı, yazarın polisiye türünde yazdığı iyi eserlerine örnek olarak gösterilebilir. Ameliyatından sonra beş yıllık ömrü kaldığından emekli edilen bir dedektif ile, 2. Dünya Savaşı sonrasında cerrah kimliğiyle yaşamını sürdüren bir Nazi savaş suçlusu, romanın polisiye unsurlarını oluşturan iki önemli kahraman. Bu kahramanlardan birincisi olan Komiser Berlach’ın, öykü boyunca seyreden şüpheciliği ve iz sürmekteki ısrarı romanın gerilimini arttıran asıl yönleri oluşturur.

Calixthe Beyala – Kocanızı Afrika Usülü Nasıl Pişirirsiniz? (2006)

  • KOCANIZI AFRİKA USÜLÜ NASIL PİŞİRİRSİNİZ?, Calixthe Beyala, çeviren: Sevgi Tamgüç, İstiklal Kitabevi, öykü, 152 sayfa

‘Kocanızı Afrika Usülü Nasıl Pişirirsiniz?’, kocası tarafından sürekli aldatılan Parisli Aissatou’nun başından geçenlere dayanan uzun bir öykü. Aissatou’nun kocasını geri kazanmak için elindeki tek silahı ise, biraz trajik olsa bile yaptığı birbirinden güzel yemeklerdir. ‘Bir erkek nasıl baştan çıkarılmalı ve onu nasıl elde tutmalı?’ sorusunun cevabı, Aissatou’nun yaptığı taze ananaslı yengeç ya da hindistancevizi kremalı langust’ta yatıyormuş. Öykünün ilginç yönlerinden biri de, “Boynuzlarım ormanda ağaç dallarına takılmadan geçmemi olanaksızlaştıracak kadar dal budak sardı.” diyen Aissatou’nun öyküsüne paralel olarak verilen çok sayıdaki yemek tarifi. Beyala’nın, Fransız Akademisi’nin roman ödülüne değer görüldügünü de belirtelim.

Thor Heyerdahl – Kon-Tiki / Pasifik’te 100 Gün (2006)

  • KON-TİKİ / PASİFİK’TE 100 GÜN, Thor Heyerdahl, çeviren: Deniz Canefe, Kelebek Arges Yayınları, gezi, 263 sayfa

Thor Heyerdahl ismi, gezginler için yabancı değil. Kendisi, Norveç’in en ünlenmiş araştırmacısı ve maceracısı. Heyerdahl bu geziyi, bir tezini kanıtlamak için yapmış. Bu tez de, Polinezya’da yaşayanların, geçmişte balsa sallarla buraya gelmiş Güney Amerika yerlileri olduğu tezidir. Ve Heyerdahl bunun için, 8000 kilometrelik, imkansız gibi görünen bir yolculuğa çıkar. Gezi için hazırladığı ve balsa kütüğünden yapılan Kon-Tiki isimli tekneleri de, balsa sallarla çok uzun geziler yapılabileceği tezini kanıtlamayı amaçlıyordu. Neticede gezi tamamlandı ve Heyerdahl’ın tezi ve tezleri de kanıtlanmış oldu. Yolculuktan sonra, 1948’de yayımlanan ve 70 dile çevrilen bu gezi izlenimleri ‘Pasifik’te 100 Gün’ ismiyle şimdi Türkçe’ye çevrildi. Gezginlere önerilir.

Aleksandr Ikonnikov – Lizka ve Erkekleri (2006)

  • LİZKA VE ERKEKLERİ, Aleksandr Ikonnikov, çeviren: Metin Alemdar, Merkez Kitaplar, roman, 143 sayfa

 

‘Lizka ve Erkekleri’, komünizmin yerini giderek kaosa bıraktığı günümüz Rusya’sında, çığırından çıkmış bir şehir ve “eskiden kurtulmaya çalışan, ama yeniden de bir o kadar korkan” insanların hikâyesini anlatıyor. Aleksandr Ikonnikov’un kahramanı Lizka, yaşadığı kasabanın tutucu yaşamından bunalıp, büyük ümitlerle şehre göç eder. Ancak bu göç ettiği yerlerde fakirlik, yolsuzluklar ve toplumu esir alan ümitsizlik, onu hayallerinden vazgeçmek zorunda bırakır. Lizka’nın bu kaçışında karşısına çıkan erkekler de, bir anlamda Rusya’nın kendisini sembolize eder. Gitarist Mişa, komünizm döneminin kurumlarını Gorbaçov Rusya’sına uygulamaya çalışan Victor, kondüktör Artur ve kaç savaşa katıldığını hatırlamayan alkolik, topal ve asabi asker Maks bu sembol kahramanlardan birkaçı. Bunun yanında roman, Lizka üzerinden, bir kadının sevgi arayışına ve erkeklere duyduğu güvensizliğe de odaklanıyor. Rusya’nın genç kuşak yazarlarından olan Ikonnikov’un romanı, Fransa ve Almanya’da büyük ilgi görmüştü.

Blain Brown – Sinematografi (2006)

  • SİNEMATOGRAFİ, Blain Brown, çeviren: Selçuk Taylaner, Hil Yayın, sinema, 371 sayfa

Blain Brown’un tam adı ‘Sinematografi: Kuram ve Uygulama’ olan bu kitabı, sinematografinin temel kavramlarını, yöntemlerini ve teknik yönlerini, sadece uzmanların değil amatörlerin de anlayacağı bir dille anlatıyor. Tasarım ve görsel düzenleme ilkelerine, kameranın her türlü kullanımına, pozlama, ışık ve ışıklandırmaya, renkler ve görüntü denetimine, kısacası sinematografiyle ilgili hemen her konuya ayrıntılı olarak yer veriliyor. Brown’un çalışması, eski Yunanca’da “hareketle yazı yazmak” anlamına gelen sinematografiyi aktarırken, bu “yazı”nın tekniğini, araçlarını, anlamlarını ve ayrıntılarını ele alıyor. Kitap ‘Film Uzamı’, ‘Görsel Dil’, ‘Objektif Dili’, ‘Kameranın Dinamikleri’, ‘Sinemasal Devamlılık’, ‘Pozlama’, ‘Renk Kuramı’, ‘Işıklandırma Araçları’, ‘Anlatım Unsuru Olarak Işık’, ‘Rengi Denetlemek’, ‘Objektif’, ‘Video ve Yüksek Seçiklikli (High Def) Video’, ‘Görüntü Denetimi’, ‘Set Çalışmaları’, ‘Teknik Meseleler’ ve ‘Profesyonel Formatlar’ bölümlerinden oluşuyor.

Alice Miller – Yetenekli Çocuğun Dramı (2006)

  • YETENEKLİ ÇOCUĞUN DRAMI, Alice Miller, çeviren: Emine Avşar, Profil Yayıncılık, psikoloji, 157 sayfa

Alice Miller’in ‘Yetenekli Çocuğun Dramı’, ilk kez 1979 yılında, daha sonra 1996’da yayımlanmıştı. Bu kitap, yazarın 1996’da yaptığı bu yeniden yazmanın çevirisinden oluşuyor. Kitap, Miller’in giderek çok önemli ve belirleyici olarak görmeye başladığı çocuğun duygusal dünyasına, doğumu izleyen aylara ve ilk yıllara dikkat çekmeye çalışıyor. Miller Freud Ekolü’nden aldığı deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak, psikanalitik görüşün ve genel olarak da geleneksel psikolojinin insanın özellikle de çocuğun duygu dünyasını ihmal ettiğini savunuyor. Miller, 1988’de Uluslararası Psikanalistler Derneği’nden ayrılmasını, “psikanalitik görüşün çocuk dünyasını ihmal etmesi ve çocuğun psikolojik durumuna dair verileri çarpıtması” olarak gerekçelendirmişti.

Winfried Georg Maximilian Sebald – Satürn’ün Halkaları (2006)

  • SATÜRN’ÜN HALKALARI, Winfried Georg Maximilian Sebald, çeviren: Yeşim Tükel Kılıç, Can Yayınları, roman, 268 sayfa

‘Satürn’ün Halkaları’, 1998 yılında Los Angeles Times Kitap Ödülü’ne değer görülmüştü. Berlin Edebiyat Ödülü, Heinrich Böll Ödülü, Mörike Ödülü ve Heinrich Heine Ödülü, yazarın aldığı diğer ödüller. Bu roman ise, W. G. Sebald’in İngiltere’nin doğu kesimindeki Suffolk Kontluğu’nda yaptığı yolculuğunun notlarından oluşuyor. Suffolk öyküsünün çerçevesinde çocukluğa, tarihe, savaşlara, soykırımlara uzanan, doğanın ve kültürün neden olduğu yıkımların tarihteki izini süren bir yol romanı. 2001 yılında bir trafik kazasında hayatını kaybeden Sebald’in bu yolculuğu, aynı zamanda bir düşün yolculuğu olduğu da söylenebilir. Çünkü anlatılan öyküye paralel olarak, Ömer Hayyam, Descartes, Borges, Joseph Conrad ve Chateaubriand gibi isimlerin düşüncelerine de geçişler yapılıyor.

Jonathan Wolff ve Michael Rosen (der.) – Siyasal Düşünce (2006)

  • SİYASAL DÜŞÜNCE, derleyen: Michael Rosen ve Jonathan Wolff, çeviren: Sevda Çalışkan ve Hamit Çalışkan, Dost Kitabevi, siyaset, 550 sayfa

‘Siyasal Düşünce’, güncel siyaset yorumlarından çok, bu söylemin tarihini, oluşma aşamalarını inceleyen ve siyaset kuramı ile siyaset tarihine dahil edilebilecek nitelikli bir rehber çalışma. Siyaset toplumsal bir şebeke olduğu düşünüldüğünde, bu şebekenin arkeolojisini yapmak, politika dediğimiz “kurum”u anlamanın tek yolu. Kitabın derleyenleri Michael Rosen ve Jonathan Wolff’un yaptıkları da, bu kurumun arkelojisini yaparak daha bütünlüklü bir tanım sunmak. “İnsanın Doğası”, “Devletin Varlık Nedeni”, “Demokrasi ve Zorlukları”, “Ekonomik Adalet”, “Liberalizmin Alternatifleri”, “İlerleme ve Uygarlık” gibi bölümlerden oluşan kitap, siyaset kuramı hakkında derli toplu tanımlar ve kavramlar vermeyi amaç ediniyor.