Mikita Brottman – Okuma İlleti (2014)

  • OKUMA İLLETİ, Mikita Brottman, çeviren: Mesut Şenol, Paloma Yayınevi, psikoloji, 251 sayfa

Yazar ve psikanalist Mikita Brottman, mastürbasyona dair Viktorya dönemi İngiltere’sinden gelme “yalnız başına yapılan ahlaksızlık” deyimine atıf yaparak, okumayı da bir mastürbasyon eylemi olarak tanımlıyor. Okuma deneyimini farklı boyutlarıyla irdeleyen Brottman’ın çalışması, okumanın depresyona ne gibi etkilerde bulunduğunu, okumanın başarıya ve mutluluğa ulaşmadaki rolünü sorgulamasıyla da dikkat çekiyor. Verili okuma alışkanlığının, tüketim çağının sonu gelmez seçenek zenginliğiyle ilişkisini tartışan Brottman, düşünerek, özenli ve ayrım gözeterek gerçekleştirilecek bir okuma faaliyeti için de ipuçları sunuyor.

Cem Eroğul – Devlet Nedir? (2014)

  • DEVLET NEDİR?, Cem Eroğul, Yordam Kitap, siyaset, 191 sayfa

Uzun yıllar Anayasa hukuku profesörü olarak ders vermiş Cem Eroğul, ilk baskısı 1990’da yapılan ‘Devlet Nedir?’de, devlet organizasyonunu Marksist kuramın temel araçlarına başvurarak inceliyor. Eroğul, devletin hem egemen sınıfın hem de kendi kendinin çıkarlarını kollamak babında ne gibi işlevler üstlendiğini araştırıyor; aynı zamanda devleti, içinde organize olduğu toplumsal yapıyla birlikte analiz ediyor. Bu bağlamda, devletin çıkarları, toplumun ortak çıkarları, egemen sınıfın çıkarları, devletin doğası ve devlet biçimlerini irdeleyen Eroğul, devletin geleceğine dair sürdürülegelen tartışmalara da katkıda bulunuyor.

Howard Gardner – Geleceği İnşa Edecek Beş Zihin (2008)

  • GELECEĞİ İNŞA EDECEK BEŞ ZİHİN, Howard Gardner, çeviren: Filiz Şar ve Asiye Hekimoğlu Gül, Optimist Yayınları, kişisel gelişim, 180 sayfa

Psikolog ve eğitimci Howard Gardner, ‘Geleceği İnşa Edecek Beş Zihin’de, küreselleşmenin her alanda hızlandığı, bilim ve teknoloji egemenliğinin tehlikeli sınırlara dayandığı, muazzam bir bilgi bombardımanı altındaki insanların birbirine karşı her türlü önyargıyla davrandığı, silahların insanları yok edebilecek boyutlara ulaştığı günümüz dünyası için, yeni bir zihin tipinin yaratılması gerektiğini söylüyor. Bundan kurtularak geleceği inşa etmenin biricik yolunun, insan zihninden başka bir yerde olmadığını savunan Gardner, bu inşanın da, “disiplinli zihin”, “sentezci zihin”, “yaratıcı zihin”, “saygılı zihin” ve “etik zihin” bireşimleriyle mümkün olabileceğini belirtiyor. Bu beş zihnin “Uyumlu bir orkestra gibi, bir arada gelişmesi” gerektiğini vurgulayan yazar, zihinlerimizi bu yönde nasıl geliştirebileceğimizi irdeliyor.

Dilek Şahzâde – Türkçe’yi Doğru,, Etkili ve Güzel Konuşma Kit-Hapı (2008)

  • TÜRKÇE’Yİ DOĞRU, ETKİLİ VE GÜZEL KONUŞMA KİT-HAPI, Dilek Şahzâde, Omega Yayınları, dil, 452 sayfa

Dilek Şahzâde’nin ‘Türkçe’yi Doğru, Etkili ve Güzel Konuşma Kit-Hapı’, dilin ne olduğundan sunum tekniklerine ve yaratıcı okumaya kadar, Türkçe’nin düzgün kullanımına dair birçok ayrıntı barındırıyor. Türkçe’nin zenginliği, ses özellikleri, türetme gücü, sözdizimi, yapısı, evreleri ve sık yapılan yanlışlar, kitabın ele aldığı konuların başında geliyor. Şahzâde bu yanlışları açıkladıktan sonra, Türkçe’nin doğru kullanımında gözetilmesi gereken teknik, pratik ve kuramsal süreçleri anlatıyor. Çalışma, bununla da yetinmeyerek, Türkçeyi konuşmanın ve yazmanın on bir altın kuralını da sunuyor. ‘Doğallık’ ‘Anlamlılık’, ‘Akıcılık’, Vurgu ve Tonlama’, ‘Anlaşılabilirlik’, ‘Harflerin Doğru Çıkışı’, ‘Hız’ ve ‘Ses Kalitesi’ gibi, bir dilin doğru konuşulmasının olmazsa olmazları konusunda nitelikli bir kılavuz.

 

William Morris – Umudun Yolcuları (2008)

  • UMUDUN YOLCULARI, William Morris, çeviren: Buket Akgün, Otonom Yayıncılık, roman, 135 sayfa

‘Gelecekten Anılar’ ve ‘John Ball’un Rüyası’, sosyalist yazının önemli isimlerinden olan William Morris’in şu ana kadar Türkçede yayınlanmış eserleri. Ütopya türünde öncü romanlar yazmış Morris, ‘Gelecekten Anılar’da, 22. yüzyıla giden kahramanının devrimin gerçekleştiği  bir dünyaya dair gözlemlerini anlatıyordu. Morris’in 1886 yılında yazdığı ‘John Ball’un Rüyası’ adlı bu eseri de, uykuya dalan başkahramanının, kendini köylü isyanlarıyla çalkalanan Ortaçağ İngiltere’sinde bulmasından sonra yaşadıklarını hikâye ediyor.

Melike Kara – Girit Kandiye’de Müslüman Cemaati (2008)

  • GİRİT KANDİYE’DE MÜSLÜMAN CEMAATİ, Melike Kara, Kitap Yayınevi, tarih, 127 sayfa

Melike Kara, ‘Girit Kandiye’de Müslüman Cemaati’ isimli bu incelemesinde, söz konusu cemaatin Girit’teki 1913-1923 yıllarındaki on yıllık karmaşık ve sıkıntılı tarihine odaklanıyor. Osmanlı Devleti 1913 yılında, 1. Balkan Savaşı sonucunda imzalanan Londra Antlaşması ile Girit üzerindeki haklarından vazgeçtiğini bildirmiş ve aynı yıl Yunan Kralı, Girit’in resmen Yunanistan’a bağlandığını ilan etmişti. Girit’in Yunanistan’a bağlanması, burada yaşamakta olan Müslümanlar için zor bir sürecin başlamasını da beraberinde getirdi. 1913’ten sonra Girit Müslümanları, Türkiye ile yapılan nüfus mübadelesine kadar Yunanistan vatandaşı olarak on yıldan fazla bir süre adadaki yaşamlarını sürdürdüler. Kara, iyi bir kaynak araştırmasının ürünü olan çalışmasında, bu yeni koşullarda Kandiye Müslümanlarının sosyo-ekonomik durumunu ve yaşamlarında meydana gelen değişimleri ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

 

Hüsamettin Arslan – Epistemik Cemaat (2008)

  • EPİSTEMİK CEMAAT, Hüsamettin Arslan, Paradigma Yayıncılık, sosyoloji, 203 sayfa

Hüsamettin Arslan’ın ‘Epistemik Cemaat’i, ‘Bir Bilim Sosyolojisi Denemesi’ alt başlığını taşıyor. Batı’da 1960’lı yıllardan bu yana, Batı sosyolojisinde bilimi ve bilimsel bilgiyi sosyolojik eleştirinin odağına alan bir sosyoloji disiplini bulunuyor. Arslan’ın doktora tezi olan ve ilk olarak 1992 yılında yayınlanan kitap, aynı zamanda, konu hakkında Türkiye’deki yapılan ilk çalışma. Arslan’a göre, bilgi Batı’da üretilir ve Doğudakiler de sadece onları, yani bilginin asıl üreticilerini takip ederler. Yazar, bu grubu, “bilimin eşik bekçileri” anlamında kullandığı “epistemik cemaat” kavramıyla tanımlıyor. Türkiye’de klasik ve modern epistemik cemaat olmak üzere iki cemaat bulunduğunu söyleyen Arslan, Cumhuriyet ile beraber, modern epistemik cemaatin diğerini bertaraf ettiğini savunuyor. Arslan bunun yanı sıra, fazlasıyla “ortodoks” bulduğu Türkiye’deki egemen bilim ideolojisini de eleştiriyor.

 

Ahmet Çakır – Dostun Ölümü (2008)

  • DOSTUN ÖLÜMÜ, Ahmet Çakır, Yalın Ses Yayınları, öykü, 160 sayfa

Ahmet Çakır’ın ‘Dostun Ölümü’nün ilk baskısı, 1983 yılında yapılmıştı. 1982 yılında, Çakır’ın kitaba da ismini veren öyküsü, Akademi Kitabevi öykü ödülünü kazanmıştı. ‘Hocaların Hocası’, ‘Araba Sevdası 1980’, ‘Orman Yangını’, ‘Şairin Ölümü’ ve ‘Arkadaşın Ölümü’ ise kitapta yer alan diğer öyküler. Kitaba adını veren öykü, 11 Nisan 1980 yılında uğradığı saldırı sonucu öldürülen öğretmen, folklor araştırmacısı, televizyon programcısı ve edebiyatçı Ümit Kaftancıoğlu’nun ölümünden duyulan derin acıyı anlatıyor. 1983 yılında, Gösteri edebiyat dergisi tarafından yılın en umut veren beş öykücüsü arasında gösterilen Çakır, daha sonra spor yazarlığına geçerek, bu türdeki çalışmalarına ara vermişti.

 

Bekir Şişman – Şehnamenin Türk Kültür ve Edebiyatına Etkileri (2008)

  • ŞEHNAME’NİN TÜRK KÜLTÜR VE EDEBİYATINA ETKİLERİ, Bekir Şişman, Ötüken Yayınları, inceleme, 184 sayfa

  1. yüzyılda, Firdevsî tarafından otuz yılda yazılabilen ‘Şehname’, İran tarihine yer veren, altmış bin beyitlik bir eser. ‘Şehname’, daha sonra, Doğu yazınında Şehname türünün gelenekselleşmesini sağlaması; gerek kahramanları, gerekse konuyu işleyişiyle, daha sonraki eserler için nirengi noktaları oluşturmuş olması ve bazı şairler tarafından sık sık dönem Türkçesine aktarılmasıyla oldukça etkili olmuş eserlerden biri. Bekir Şişman bu çalışmasında, ‘Şehname’yi mitik, destansı, masalsı, efsanevi ve tarihi unsurlar çerçevesinden değerlendiriyor. Kitapta, ‘Şehname’de adı geçen kahramanların tanıtımları ile olayların gelişimi hakkında genel bilgiler yer alıyor.

 

Osman Ulagay – AKP Gerçeği ve Laik Darbe Fiyaskosu (2008)

  • AKP GERÇEĞİ VE LAİK DARBE FİYASKOSU, Osman Ulagay, Doğan Kitap, siyaset, 140 sayfa

Milliyet gazetesi yazarı Osman Ulagay, ‘AKP Gerçeği ve Laik Darbe Fiyaskosu’ isimli bu kitabında, 22 Temmuz seçimleriyle birlikte büyük bir zafer kazanan AKP’ye ve onun bugüne gelmesinde payı olanlara isyan ediyor. AKP’nin Türkiye’nin kaderine yön verecek tek güç haline gelmiş olduğunu belirten Ulagay, dünyanın, Türkiye’yi modernleştirecek bir güç olarak karşısında sadece AKP’yi bulduğunu söylüyor. AKP’nin, Türkiye ve dünyada rakipsiz bir güç olarak kabul görmesine ortam hazırlayan siyasetçi ve aydınlar; ufuksuz siyasetçi ve aydınların peşine takılanlar; buna tepki duydukları halde entelektüel birikimlerini ortaya koymayanlar ve tartışmaktan ziyade ezberleri tekrarlayanlar, Ulagay’ın isyanını yönelttiği başlıca kişi ve kesimler.