Selahattin Yıldırım – Gramsci’yi Okumak (2018)

Antonio Gramsci, 20. yüzyılın ilk yarısındaki düşünsel, siyasal, toplumsal ve kültürel mücadeleleri içinde yoğun etkinlik gösteren en özgün düşünür ve eylem insanlarından biridir.

Kendisi yılmaz bir direnişçi olduğu kadar, siyasal ve düşünsel dünyamıza getirdiği yeni açılım ve yaklaşımlarla özgün ve etkili bir düşünürdür.

İşte Selahattin Yıldırım’ın elimizdeki özenli eseri de, bu çok yönlü şahsiyetin hayatına ve düşünce dünyasına girmek konusunda bir başucu kitabı.

Yıldırım, kitabının ilk bölümünde, Gramsci’nin kendisinin, kendi hakkında söylediklerinden ve yazdıklarından, ardından Gramsci hakkındaki görüşlerden yararlanarak Gramsci’nin, bir insan ve düşünür olarak portresini sunuyor.

Kitabın ikinci bölümü, Gramsci’nin dili ve Gramsci’yi hangi arka plan üzerinden okuyabileceğimizi ele alıyor.

Üçüncü bölümde, bizzat Gramsci’nin metinlerinden yola çıkarak düşünürün temel kavramları ve görüşleri açıklanıyor.

Dördüncü bölüm, Gramsci’nin kişisel, düşünsel ve siyasal ilişki içinde bulunduğu, ancak dünyada ve Türkiye’de nispeten az tanınan kimi insanları tanıtıyor.

Beşinci bölüm, Gramsci’nin hayatı, mücadelesinin evrimi ve döneminin kronolojisine yer veriyor.

Yıldırım’ın anlaşılabilir bir tarzda kaleme aldığı kitabı her seviyeden okura hitap ettiği gibi, Gramsci’ye ait birçok metni barındırmasıyla konunun uzmanlarının da fazlasıyla ilgisini çekebilecek nitelikte.

  • Künye: Selahattin Yıldırım – Gramsci’yi Okumak, İletişim Yayınları, felsefe, 336 sayfa, 2018

Kolektif – Bugünün Türkiyesi’nde Mimarlık (2018)

Türkiye’nin bugünkü mimari ikliminde öne çıkan mesele ve gündemler hakkında iyi bir derleme.

Pek çok mimarı bir araya getiren çalışma, ülkemizin mimarlık alanında yaşadığı dönüşümü, mimarlık mesleğinin güncel sorunlarını, mimarlık ve siyaset ilişkisini, mimarlığın üstlendiği ve üstlenmesi gereken rolleri, mimarlık eğitimini, Türkiye’deki mimarlık pratiklerinin dünyadaki benzer uygulamalarla ilişkisini, mimarlıkta alternatif yaklaşımları ve bütün bu faktörlerin mekânsal üretimle ilişkilerini geniş bir perspektifle tartışıyor.

Soru-cevap şeklinde hazırlanmış diyaloglarla ilerleyen kitap, konuya ilgi duyan okurlar güncel bir eser olarak tavsiye edilir.

  • Künye: Kolektif – Bugünün Türkiyesi’nde Mimarlık, derleyen: Evren Aysev, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, mimari, 292 sayfa, 2018

Marina MacKay – Roman Nedir? (2018)

Roman ortaya çıktığı zamanlardan bugüne, kitleleri en çok etkilemiş edebi türlerden biri olarak kendini kabul ettirdi.

Kimilerinin romanı modern zamanların temel edebi türü olarak tanımlaması bu nedenle yerindedir.

İşin ilginç tarafı ise, roman, çıktığı ilk zamanlarda birçok eleştirmen tarafından kadınların zaman öldürmek için okudukları hafif metinler olarak küçümsenmişti.

İşte bu kitap da, romanın gelişiminin tarihsel, kültürel ve toplumsal hikâyesini sunmasıyla oldukça zengin.

Edebiyat alanında önemli çalışmalara imza atmış Marina MacKay burada,

  • Romanın 18. yüzyıldaki doğuşunu,
  • Romanın bir tür olarak yükselişinin altındaki kültürel/toplumsal dinamikleri,
  • Farklı dönemlerde yazılmış romanlarda türün geçirdiği biçimsel dönüşümleri,
  • Romanda üslup ve teknik, karakter ve olay örgüsü, mekân ve siyaset gibi konuları irdeliyor.

Bunu yaparken ‘Don Quixote’, ‘Tristram Shandy’, ‘Kırmızı Harf’, ‘Madame Bovary’, ‘Deniz Feneri’ ve ‘Geceyarısı Çocukları’ gibi roman tarihinde iz bırakmış eserleri derinlemesine irdeleyen MacKay’in çalışması, iyi kotarılmış bir terimler sözlüğü ve sağlam bir okuma listesiyle de zenginleşmiş.

  • Künye: Marina MacKay – Roman Nedir?, çeviri: Fazilet Akdoğan Özdemir, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, edebiyat inceleme, 333 sayfa, 2018

Atilla Keskin – Bir Başka Kandil (2015)

Bu kitap, 1970 yılında El Fetih eğitim kampına giden ve tam kırk yıl aradan sonra Kandil’i yeniden ziyaret eden Atilla Keskin’in gözlem ve değerlendirmelerini sunuyor.

Keskin, hem bölgenin doğasının, insanının ve siyasetinin dönüşümünü tanıklıklara dayanarak anlatıyor hem de zorluklardan yola çıkıp yok sayılamaz bir güç haline gelen Kürt siyasal hareketinin gelişimini izliyor.

  • Künye: Atilla Keskin – Bir Başka Kandil, Tekin Yayınevi

Christine Peltre – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadınlar (2015)

Christine Peltre’nin bu özenli çalışması, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde kimsenin adını göz ardı edemeyeceği koleksiyoncu Pierre de Gigord’un altın değerindeki kartpostal koleksiyonunun rehberliğinde Türkiyeli kadınların Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihini anlatıyor.

Peltre’nin değerlendirme ve analizleriyle güç kazanan bu koleksiyon, Türkiye’de kadınlığın 50 yıllık dönüşümünü gözler önüne seren nadide bir kaynak.

  • Künye: Christine Peltre – Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kadınlar, çeviren: Gülüş Arsoy, Yapı Kredi Yayınları

Şevket Dedelioğlu – Melek Çocukları Kulübü (2015)

Annesi, babası tarafından katledilmiş bir çocuğun trajik arayışı üzerinden, Türkiye’deki kadın cinayetlerini işleyen bir hikâye.

Yıllar önce annesi öldürülmüş Ali Cesur’un, Ankara’nın bir kasabasından New York’a uzanan hayatına hüzün ve çaresizlik egemen olmuştur.

Genç adamın burada tanıdığı Victoria, yaşamına çok yeni bir boyut katacaktır.

  • Künye: Şevket Dedelioğlu – Melek Çocukları Kulübü, Profil Yayınları

Scott Stossel – Anksiyete Çağım (2015)

Stresli yaşam koşullarının, modern hayatın bol ama içinden çıkılmaz seçeneklerinin yılgınlığa uğrattığı bir yazarın, kendi anksiyete bilmecesiyle, esprili bir üslupla hesaplaşması.

Genetik ve sinirbilimi alanındaki çalışmaların rehberliğinde bu illetin tarihi ve anksiyete mağduru ünlülerin ilginç hikâyelerini öğrenmek isteyenlere.

  • Künye: Scott Stossel – Anksiyete Çağım, çeviren: Gamze Sart, Boyner Yayınları

Habib Bektaş – Öykülerle Deyimler: Uzun Lafın Kısası (2015)

Deyimlerin çağdaş öykülerle anlatımı…

Genç okurları hedefleyen Bektaş, bir roman kurgusu içinde, anlatımın akışına göre deyimlerin bağlam içinde kullanımlarına yer veriyor.

Gençlerin bu deyimleri daha iyi anlayabilecekleri keyifli sınıf etkinlikleri ile kapsamlı bir deyimler sözlüğünün de, çalışmanın sonuna eklendiğini belirtelim.

  • Künye: Habib Bektaş – Öykülerle Deyimler: Uzun Lafın Kısası, Tudem Yayın Grubu

Birant Yıldız – David Kohen (2015)

Beş nesildir sigortacılık yapan Kohen ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi David Kohen, Türkiye’de sigortacılık denince ilk akla gelen isimlerden.

Kohen ailesinin Selanik’te başlayıp İstanbul’da devam eden ilginç serüveni, Varlık Vergisi ile kararan hayatlar ve bu vergiyi ödeyemeyen baba Marko Kohen’in Erzurum Aşkale’ye sürülüşü, kitaptan birkaç detay.

  • Künye: Birant Yıldız – David Kohen, Literatür Yayıncılık

Engin Bermek – Türkiye’nin Bilim (Akademisi) Sınavı (2015)

2011’de yayınlanan bir kanunla özerkliği ortadan kaldırılan Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) sekiz yıl boyunca başkanlığını yürütmüş Engin Bermek’ten, Akademi’nin kuruluşundan kendi döneminde yürüttüğü çalışmalara uzanan bir hikâyesi.

Kitap, Türkiye’de iktidarların bilime ve bilimsel özerkliğe beslediği düşmanlığın ibretlik hikâyesi olarak okunmalı.

  • Künye: Engin Bermek – Türkiye’nin Bilim (Akademisi) Sınavı, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları