İbrahim Balcı – Milli Mücadele’de Boğaziçi (2008)

‘İpsiz Recep ve Denizlerimizdeki Adsız Leventlerin Destanı’, İbrahim Balcı’nın ‘Milli Mücadelede Boğaziçi’ isimli bu kitabının alt başlığı.

Kitap, Kurtuluş Savaşı’ndaki kara mücadelesinden çok, o dönem denizlerde ne gibi mücadeleler yaşandığına odaklanmasıyla ilgi çekiyor.

Armatör turizmci Kahraman Sadıkoğlu’nun ailesinden kişiler; CHP milletvekili Ahmet Gülyüz Ketenci’nin dedeleri; bugünün Mudo’su olarak bilinen Tavilzadeler; Prof. Dr. İsmet Giritli’nin babası Tahir ve kardeşi Ali; Kalkavan ailesinin akrabaları; Doç. Dr. Emin Gürses’in amcası ve tabi kitapta ağırlık nostasını teşkil eden İpsiz Recep’in Milli Mücadele’de yaptıkları, Balcı’nın kitabında anlatılan konulardan birkaçı.

Balcı’nın ilk baskısı 2004’te yapılan çalışması, Kurtuluş Savaşı’nın şu ana kadar çok işlenmemiş bir cephesini ve bu cepheye katkıda bulunmuş isimleri anlatmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: İbrahim Balcı – Milli Mücadele’de Boğaziçi, İgüs Yayınları, tarih, 203 sayfa

Jeffrey N. Katz ve Gloria Parkinson – Bel Ağrısıyla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz? (2008)

Jeffrey N. Katz ve Gloria Parkinson’ın kaleme aldığı ‘Bel Ağrısıyla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?’ isimli bu eser, bel ağrısından mustarip olanlar için birebir.

Bel ağrısına neyin yol açmış olabileceği; bu durumda doktora gidilmesinin en uygun zamanı; tıbbi tanıların nasıl okunabileceği; tedavi yöntemlerinin neler olduğu ve ağrıların tekrarlanmasının nasıl önlenebileceği, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Yazarlardan Katz’ın, Harvard Tıp Okulu uzmanı olmasının yanı sıra, Birgham Omurga Merkezi’nin eş direktörü olduğunu ve aynı zamanda bel ağrılarını bizzat yaşamış bir ortopedik cerrah olduğunu da belirtelim.

Tıbbın bel ağrıları konusunda kaydettiği son gelişmelerin de yer aldığı kitapta ayrıca, okurun bel ağrıları konusundaki tıbbi terimlerin anlamlarını bulacağı bir sözlük de bulunuyor.

  • Künye: Jeffrey N. Katz ve Gloria Parkinson – Bel Ağrısıyla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?, çeviren: Özlem Tüzel Akal, Optimist Kitap, sağlık, 239 sayfa

Kolektif – Yiğit İken Ölenlere: 12 Mart Öyküleri Antolojisi (2008)

Hürriyet Yaşar’ın hazırladığı ‘Yiğit İken Ölenlere’ isimli antoloji, Türkiye’nin usta kalemlerinin yapıtlarında, 12 Mart askeri darbesinin izini sürüyor.

Darbe dönemini ve sonrasında yaşanan büyük yıkımı metinlerine katık eden bu isimlerin, yaşananların sonraki kuşaklara edebiyat yoluyla aktarılması anlamında önemli bir görev üstlendikleri kuşkusuz.

Darbe döneminde ve sonrasında yaşananlar, alt üst olan toplumsal hayat, öykülerin asıl çerçevesini oluşturuyor.

Kitapta ayrıca, 12 Mart’ın yarattığı tahribata odaklanan, bu darbenin 12 Eylül’e giden yolu nasıl döşediğini anlatan, Hürriyet Yaşar’ın kaleme aldığı bir yazı da bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Yiğit İken Ölenlere: 12 Mart Öyküleri Antolojisi, hazırlayan: Hürriyet Yaşar, Can Yayınları, antoloji, 280 sayfa

Faruk Bildirici – Serkis Bu Toprakları Sevmişti (2008)

Türkiye siyasetinin önemli isimlerine dair biyografileriyle bildiğimiz Faruk Bildirici, ‘Serkis Bu Toprakları Çok Sevmişti’de, Elazığlı bir Ermeni olan ve geçen sene hayatını kaybeden Serkis Imas’ın hayat macerasını anlatıyor.

Tehcir esnasında ailesinden kırk beş kişiyi kaybeden Imas’ın, kuşkusuz bu topraklara dair söyleyebileceği çok şey var.

Fakat yaşadığı tüm acılara rağmen Imas, kendini hep bu topraklara ait hissetti ve Alman vatandaşı olduktan sonra da, Türkiye’ye ve memleketi Elazîz’e duyduğu özlem azalmadı, aksine gün geçtikçe arttı.

Imas, anılarını ve büyüklerinden duyduklarını on beş deftere kaydetti.

Bu defterler, Bildirici’nin aracılığıyla okura ulaşıyor.

  • Künye: Faruk Bildirici – Serkis Bu Toprakları Sevmişti, Doğan Kitap, biyografi, 166 Sayfa

Ergun Aydınoğlu – “Sol Hakkında Her Şey” mi? (2008)

Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Ergun Aydınoğlu, ‘“Sol Hakkında Her Şey” mi?’ başlıklı bu kapsamlı çalışmasında, İletişim Yayınları’nın ‘Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce’ dizisinin Türkiye’deki sol düşünceyi ele alan 8. cildini eleştiriyor.

İletişim Yayınları’nın yetmiş küsur yazar, araştırmacı, akademisyen ve solcu militanın katkıda bulunduğu, yaklaşık bin üç yüz sayfa tutan söz konusu makale derlemesi düşünüldüğünde, Aydınoğlu’nun bu çalışmasının ne denli zor bir görev üstlendiği daha iyi anlaşılır.

Aydınoğlu’nun polemik-tartışma tarzında kurduğu çalışması, Türkiye solunun “yanlış” veya “sorunlu” bulduğu yanlarını eleştirirken, eski TKP’den TİP’e, MDD’den Dev-Genç ve silahlı mücadele deneyimine, 1974 sonrası TKP’den Devrimci Yol’a kadar, Türkiye solunun önemli duraklarına uğruyor.

  • Künye: Ergun Aydınoğlu – “Sol Hakkında Her Şey” mi?, Versus Kitap, siyaset, 368 sayfa

Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler, Patronlar (2008)

Prof. Oya Köymen ‘Kapitalizm ve Köylülük’te, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümleri analiz ediyor.

Bu analizin, tarihsel/kuramsal veriler ve köylülükle ilgili tartışmalar ekseninde yapılması, eserin asıl zenginliğini oluşturuyor.

Köylülüğü “mülksüzleşme ve bağımlılık” çerçevesinden ele alan Köymen,

  • Kapitalist modellerde köylülüğün farklı değişim/dönüşüm süreçlerini, bunların sanayileşmeye etkilerini,
  • Yirminci yüzyılda tarımın önemli dönüm noktalarını,
  • Türkiye’de 1923’ten günümüze tarımsal yapının değişimini ve tarım politikaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitap, Türkiye’de köylülüğün başına gelenleri kapsamlı örnekler üzerinden değerlendirmesiyle alan için önemli.

  • Künye: Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler, Patronlar, Yordam Kitap, iktisat, 232 sayfa

H. Bahadır Türk – Şirket ve Parti (2008)

‘Genç Parti ve “Yeni Siyaset”‘, H. Bahadır Türk’ün ‘Şirket ve Parti’ isimli bu kitabının alt başlığı.

Alt başlıktan da tahmin edilebileceği gibi Türk, Genç Parti’nin kendisinden çok, Türkiye siyasî arenasından rüzgâr gibi geçen partinin temsil ettiği siyaset yapma biçimini analiz ediyor.

Türk çalışmasının ilk bölümünde, Uzanlar’ın genel yapısı, yükselişi ve çöküş sürecini, Genç Parti’nin beş yıllık dönemde yaşadığı dönüşümlerle birlikte değerlendiriyor.

İkinci bölümde de, Genç Parti’nin nasıl bir ideoloji ve söyleme sahip olduğu, nasıl bir kitleye hitap ettiği ve liderinin özellikleri ve kendine has örgütsel yapısını inceliyor.

  • Künye: H. Bahadır Türk – Şirket ve Parti, İletişim Yayınları, siyaset, 304 sayfa

Robert Schild – Savunmanın Son Çaresi: Gülmek (2014)

Acının mizahla dışa vurumu, tarihin ötekilerinden olan Aşkenaz Yahudilerinde gelişmiş bir duygu.

Kitap, Aşkenazların, Freud’un dahi başka örneğinin olmadığını söylediği harikulade zekâsının en iyi örneklerini sunarak mizahın neden bilgelikle eşdeğer olduğunu ortaya koyuyor. İrvin Mandel’in sayfalara neşe katan çizgileriyle.

  • Künye: Robert Schild – Savunmanın Son Çaresi: Gülmek (Aşkenaz Mizahında Gezintiler), Arkeoloji ve Sanat Yayınları

Christian Jacq – Tutankamon: Son Sır (2008)

Christian Jacq, Türkiyeli okurların yakından izlediği isimlerden.

Jacq ‘Tutankamon: Son Sır’ isimli bu romanında, Tutankamon’un gizlediği hazineyi bulmaya çalışan Amerikalı avukat Mark Wilder’ın başından geçenleri anlatıyor.

Wilder, 1951 yılında “Gerçekten kim olduğunuzu bilmek istiyor musunuz?” cümlesiyle başlayan bir mektupla Mısır’a davet edilir.

Çağrıya uyan Wilder’ın yolu Papaz Pakom’la kesişir.

Papaz, Tutankamon’un son sırrının henüz aydınlığa kavuşamadığını ve bu sırrın da Firavunun özenle gizlediği hazinesi olduğunu açıklar.

Wilder hazineyi bulma görevini üzerine alır.

Fakat hazineyi koruyan büyü, avukatın bu işi başarmasına engel olmaya çalışacaktır.

  • Künye: Christian Jacq – Tutankamon: Son Sır, çeviren: Haldun Bayrı, Doğan Kitap, roman, 309 sayfa

Necati Göksel – Kayıp Yolcu (2008)

Necati Göksel, fantastik romanı ‘Kayıp Yolcu’da, bir yolculuk esnasında aniden ortadan kaybolan ve uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkan bir otobüsü ve yolcularını hikâye ediyor.

İstanbul’a doğru yola çıkan bir otobüs, yolcularıyla birlikte aniden ortadan kaybolur.

Tüm arama çabalarına rağmen, ne otobüsün ne de yolcularının izine ulaşılır.

Fakat aradan on beş yıl geçtikten sonra, otobüsün yola çıktığı şehirde, kayıp otobüsün bir gece görüldüğü ve şoförünün birine yol sorduğu söylentisi yayılır.

Roman özellikle, farklı karakterleri barındıran kurgusu, otobüsün gizemli, gerilimli hikâyesi ve bu gizemin küçük bir taşra şehrinde yarattığı çalkantıyı iyi tasvir etmesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Necati Göksel – Kayıp Yolcu, Altın Kitaplar, roman, 286 sayfa