David Trend – Medyada Şiddet Efsanesi (2008)

California Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan, ayrıca kültürel incelemeler ve medya analizi konularında uzmanlaşmış bir yazar olan David Trend ‘Medyada Şiddet Efsanesi’nde, günümüzde medyada karşılaşılan şiddetin gelişimini ve değişimini değerlendiriyor.

Kitabı ilgi çekici kılan bir husus da, Trend’in medyadaki şiddetin tipik görüşlerini sorgularken konuyu daha geniş bir bağlamda, şiddet içerikli eğlenceyi teşvik eden ve arttıran sosyal, ekonomik ve politik etkenleri ihmal etmeden incelemesi.

Trend ayrıca, medyada şiddetin neden var olduğu ve onunla başa çıkmanın nasıl öğrenilebileceğiyle ilgili önerilerde de bulunuyor.

  • Künye: David Trend – Medyada Şiddet Efsanesi, çeviren: Gül Bostancı, Yapı Kredi Yayınları, medya, 181 sayfa

Yan Marchand ve Yann Le Bras – Başkan Sokrates! (2017)

Çocuklara yönelik hazırlanmış, hem içeriği hem de görsel zenginliğiyle dikkat çeken Küçük Filozoflar dizisi ‘Başkan Sokrates!’ ile yirmi üçüncü kitaba ulaştı.

Şimdi hep birlikte Tartaros’un zindanlarına gidiyoruz ve dünyayı esir almış adaletsizliğe karşı insanoğlunun yaşadığı çaresizliğe tanık oluyoruz.

Şimdi tek çare, Sokrates’in gelip dünyaya başkan olmasıdır.

Zira Sokrates hem adaletli liderlik yapma ve hem de insanlara iyiliği öğretme becerisine sahip olarak başkanlık için biçilmiş kaftandır.

Sokrates’e başkanlığı sürecinde ona yardımcı olacak kişi de, ağzı iyi laf yapan, zehir gibi bir zihne sahip Gorgias olacaktır.

Yan Marchand’ın ABD Başkanı Donald Trump’a dokundurmalarla ilerleyen bu güzel hikâyesi, Platon’un retorik üzerine en iyi yapıtlardan biri olarak kabul edilen Gorgias diyalogundan esinlenmiş.

  • Künye: Yan Marchand ve Yann Le Bras – Başkan Sokrates!, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, çocuk, 64 sayfa

John B. Thompson – Medya ve Modernite (2008)

John B. Thompson ‘Medya ve Modernite’de, modern toplumların yükselişini iletişim medyasının gelişimi ekseninde inceliyor.

Zira Thompson’a göre modern toplumların yükselişiyle ilgili kültürel dönüşümlerinin anlaşılabilmesi, medyanın gelişimine ve etkisine merkezi bir yol vermekle mümkündür.

Thompson’ın bu tezden hareket eden çalışması, yayıncılığın ilk biçimlerinden elektronik iletişimin en son türlerine uzanan iletişim medyasının, modern toplumların yükselişinin asli bir parçası olduğunu savunuyor.

Yazar, bu ilişkiyi uzun bir zaman diliminde ele alırken, iletişimin sosyal etkilerinden iktidarın değişen doğasına kadar birçok durağa uğruyor.

  • Künye: John B. Thompson – Medya ve Modernite, çeviren: Serdar Öztürk, Kırmızı Yayınları, medya, 410 sayfa

Halit Refiğ – Gazi ile Latife (2008)

Türkiye’nin önemli sinemacılarından Halit Refiğ, tartışmalı senaryosu ‘Gazi ile Latife’de, Cumhuriyet tarihinin günümüzde de etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen bir dönemini anlatıyor.

Sinema için yazıldığı halde bir türlü filmi çekilemeyen senaryo, Atatürk’ün 1922-1925 yılları arasındaki üç yılını kapsıyor.

Bu üç yılın içinde, İstiklal Savaşı’nın kazanılması, İzmir geri alındıktan sonra Latife Hanım’la tanışmaları, Cumhuriyet’in ilanı, hilafetin kaldırılması, 1925’te Şeyh Sait İsyanı’nın başlaması, isyanın bastırılması ve kısa bir süre sonra Mustafa Kemal ile Latife Hanım’ın evliliklerinin bitişi bulunuyor.

Refiğ, bir “sinematografik tarih” olarak tanımladığı kitabında ayrıca, Atatürk’ün yukarıda sözünü ettiğimiz üç yıllık zaman dilimi içinde, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele gibi, Milli Mücadele’nin önde gelen isimleriyle Atatürk’ün yollarının nasıl ayrıldığını da anlatıyor.

  • Künye: Halit Refiğ – Gazi ile Latife, Alfa Yayınları, senaryo, 221 sayfa

Ömürkul Karayev – Türkler ve Kağanlıkları (2008)

‘Türkler ve Kağanlıkları’nın yazarı Ömürkul Karayev, Kırgız tarihi konusundaki çalışmalarının yanı sıra, asıl uzmanlığını Karahanlı tarihinde yapmış bir isim olarak bilinir.

Karayev’in ‘Türkler ve Kağanlıkları’ isimli bu çalışması ise, Türkler ve kurdukları devletlere odaklanıyor.

Beş bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde eski Türkler ve Kırgızlar, ikinci bölümünde 6.-8. yüzyıllarda Yenisey Kırgızları anlatılıyor.

Kitabının üçünçü bölümünü Karluk Kağanlığı’na ayıran Karayev, ardından Karahanlı Kağanlığı’nı ve son olarak Moğol İstilası’nı inceliyor.

Karayev’in ölümünden iki yıl önce tamamladığı kitabının diğer bir özelliği de, ele aldığı konuya dair birçok tartışmaya açıklık getirmiş olması.

Karayev isminin, SSCB döneminde önemli araştırmalara imza atan Baskakov, Kononov, Potapov, Hudyakov ve Klyaştorniy gibi akademisyenlerle birlikte anıldığını hatırlatalım.

  • Künye: Ömürkul Karayev – Türkler ve Kağanlıkları, çeviren: Mustafa Kalkan, Bilge Kültür Sanat Yayınları, tarih, 277 sayfa

Hayrettin Ökçesiz – Düşündüşlem Deyişler (2008)

Muhtelif eserleri yayınlanan Hayrettin Ökçesiz, en çok ‘Sivil İtaatsizlik’ isimli ufuk açan kitabıyla hatırlanır.

Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyoloji anabilim dalı öğretim üyesi Ökçesiz’in son kitabı ‘Düşündüşlem Deyişler’i ise felsefi temalardaki deyişlerden oluşuyor.

Kitabının bir yerinde “Elbette kimsenin kötülüğünü istememelidir. Ama iyiliğini de zinhar istememeli. İnsanlara kendi iyiliklerini kendilerinin isteyebilmelerine olanak sağlayacak koşulları sağlamalı yalnızca. Onlar için isteyebileceğimiz en büyük ve tek iyilik budur. Gerisi işgüzarlıktır,” diyen Ökçesiz, uzun yıllardır kâğıda döktüğü aforizmalarını ve deyişlerini okurla paylaşıyor.

Sağlıklı olmak, verimli yaşamak, mutlu olmak, kalıcılığı istemek, kitaplar, insan, kuralcılık, tutku, toplum, çocukluk, yaratmak ve bilgi, Ökçesiz’in deyişlerinin odaklandığı birkaç konu.

  • Künye: Hayrettin Ökçesiz – Düşündüşlem Deyişler, Yeni İnsan Yayınevi, felsefe, 112 sayfa

Tarık Velioğlu – Osmanlı’nın Manevi Sultanları (2008)

Tarık Velioğlu ‘Osmanlı’nın Manevi Sultanları’ başlıklı bu kitabında, Osmanlı İmparatorluğu zamanında bu topraklarda yetişmiş önemli ârif ve velilerden yüzünün portresini sunuyor.

Somuncu Baba, Emir Sultan, Eşrefoğlu, Hacı Bayram, Şeyh Vefa, Sünbül Sinan, Merkez Efendi, Hamza Bâlî, İdris Mehtefî, Beşiktaşlı Yahya Efendi, Şaban-ı Velî, Hüsammeddin Uşşâkî, Hz. Hüdayî, Niyâzî-i Misrî, Nasûhî Efendi, İsmail Hakkı Bursevî, Mehmed Emin Tokadî, Mevlânâ Halîd, Tâhâ Hakkârî, Ahmed Ziyaeddin Gümüşhânevî, Esad Erbilli, Abdülkâdir Belhî, Abdülhâkim Arvasî, Kenan Rifâî, Ali Haydar Efendi ve Fahreddin Cerrâhî, bu portrelerden birkaçı.

Söz konusu isimlerin sahip oldukları şöhret, bir yolun kurucusu veya en önemli temsilcisi olmaları ve eserleri veya takipçileri aracılığıyla kendi zamanlarında ve günümüzde sahip oldukları etki, portrelerin tespitinde gözetilmiş başlıca kriterleri oluşturuyor.

  • Künye: Tarık Velioğlu – Osmanlı’nın Manevi Sultanları, Hayy Kitap, portre, 439 sayfa

Can Yücel – Düzünden: Can’dan Yazılar 1 (2008)

Can Yücel’in toplu yazılarının ilk cildini oluşturan ‘Düzünden’, Yücel’in 1967’de Ant dergisinde düzenli olarak başladığı gazete/dergi yazarlığının 1992’ye kadar olan kesitini kapsıyor.

Bu süre, otuz yıllık bir zaman aralığına tekabül eder ki, tüm olumsuzluklar bir yana, Türkiye bu dönemde iki askeri darbe yaşadı.

Yücel bu kötü durumda bile, hapis yatmak dâhil bütün bedelleri ödeyerek şiirinden ve yazılarından vazgeçmedi.

İşte burada bir araya getirilen yazılar, dürüst ve duruşundan ödün vermeyen isimlerden Can Baba’nın zengin külliyatına katkıda bulunuyor.

Sakınmasız eleştiri, politik mizah, fıkra ve yerginin bu usta isminin yazıları, yeni bir baskıyla okurun karşısında.

  • Künye: Can Yücel – Düzünden: Can’dan Yazılar 1, Doğan Kitap, makale, 660 Sayfa

Carl Honoré – Yavaş! (2008)

Carl Honoré ‘Hız Çılgınlığına Başkaldıran Yavaşlık Hareketi’ alt başlıklı ‘Yavaş!’ta, çağımızın önemli bir sorununa odaklanıyor.

“Eğer bu şekilde devam edecek olursak, bu hıza tapma durumu daha da kötüye gidecek. Herkes hız seçeneğine göre yaşarsa hızlı olmanın avantajları ortadan kaybolup hepimizi daha da hızlı davranmaya itecek. Sonuç olarak da geriye hıza bağlı bir silahlanma yarışından başka bir şey kalmıyor; bunun nelere mal olacağını gayet iyi biliyoruz. Herkesin sonunun yıkım olduğu, acımasız bir çıkmazda sıkışıp kalacağız.” diyen Honoré, bu çılgınlık nedeniyle, insanlığın şu ana kadar çok şey kaybettiğini ve bireyin artık bu duruma isyan etmesi gerektiğini söylüyor.

Kitabı dikkat çekici kılan başlıca unsurun, yazarın içinde bulunduğumuz modern kapitalist dünyayı iyi analiz etmesi ve önerilerini de bu analizler üzerinden kurmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Carl Honoré – Yavaş!, çeviren: Esen Gür, Alfa Yayınları, kişisel gelişim, 288 sayfa

Ataol Behramoğlu – Nâzım Hikmet: “Tabu ve Efsane” (2008)

Ataol Behramoğlu, Türkiye şiirinin devrimci siması Nâzım Hikmet’in şiirini, tiyatrosunu ve kişiliğini inceliyor.

Kitapta, Nâzım’ın şiirlerinde biçim özelliklerinden şairin modern Türkiye şiiri üzerindeki etkilerine; Nâzım Hikmet’in düşünce dünyasından dünya şiirinin önemli isimleriyle ilişkilerine ve bir tabu olmasından önüne geçilemez bir efsane haline gelişine kadar birçok konu yer alıyor.

Kitapta ayrıca, Nâzım Hikmet üzerine yazılmış şiirler ve yurt dışında kendisi hakkında kaleme alınmış yazılar da yer alıyor.

Behramoğlu böylece, başta şair Pablo Neruda’nın Nâzım Hikmet için yazdığı şiir ile Yunanistanlı şair Yannis Ritsos’un Nâzım Hikmet’i anlattığı yazıyı da barındıran kapsamlı bir çalışmaya imza atmış.

Kitap, Nâzım Hikmet’in kişiliğini anlattığı kadar, yaratıcılığındaki evrensel niteliklerin altını çizmesiyle de ilgi çekiyor.

  • Künye: Ataol Behramoğlu – Nâzım Hikmet: “Tabu ve Efsane”, Evrensel Yayınları, inceleme, 216 sayfa