Alper Akçam – Geçmiş, Bir Zamandı (2009)

Alper Akçam, elimizdeki romanı ‘Geçmiş, Bir Zamandı’da, bir Kuzeydoğu Anadolu köyünden Ankara’ya uzanan kurgusuyla, 12 Eylül öncesi dönemin devrimci gençlik hareketlerini sorguluyor.

Köylülerin bu hareket içindeki konumları ve dönüşümleri de, Akçam’ın dönem romanında ağırlıklı bir yer tutuyor.

Bir aileye ait biyografik öğelerle de zenginleştirilen roman, Ankara varoşlarında başlayan devrimci gençlik hareketinden Ardahan yaylalarındaki bir doğa kavgasına uzanıyor.

Akçam, darbe öncesi Türkiye’sinin öne çıkan figürlerini işlerken, günümüzde yaşanan sorunların kökenine inmeyi amaçlıyor.

Romanda sıklıkla başvurulan Anadolu Türkçesinin de eserin dilsel zenginliğine katkıda bulunduğunu belirtelim.

  • Künye: Alper Akçam – Geçmiş, Bir Zamandı, Abis Yayıncılık, roman, 504 sayfa

Filiz Zabcı – Dünya Bankası (2009)

Filiz Zabcı, uzun soluklu çalışması ‘Dünya Bankası’nda, bugün Dünya Bankası’nın biçimlendirdiği, temel çerçevesini çizdiği politikaları, derinlemesine analiz ediyor.

Zabcı, Banka’nın kısa bir tarihçesini verdikten sonra; Banka’nın özellikle 1990’lı yıllardan itibaren küresel pazar için ortaya koyduğu stratejiyi çok yönlü bir biçimde irdeliyor.

Zabcı’nın çalışması, Dünya Bankası’nın, bize başka bir alternatifin olmadığını benimsetmeye çalışan kapitalizmin yapısal gerekliliklerinin ve kendisine özgü mantığının bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitap, eşitsiz ve adaletsiz sistemin önemli bir oyuncusunu, eleştirel bir bakışla masaya yatırmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Filiz Zabcı –Dünya Bankası: Yanılsamalar ve Gerçekler, Yordam Kitap, siyaset, 160 sayfa

Kolektif – Yazarın Odası (2009)

‘Yazarın Odası’nda, edebiyat tarihini etkilemiş pek çok yazar, kendi yazarlık deneyimlerine ait sırlarını okurla paylaşıyor.

Truman Capote, Ernest Hemingway, T. S. Eliot, Jorge Luis Borges, Rebecca West, Graham Greene, William Faulkner, Gabriel Garcia Marquez ve Stephen King, okurlarını odalarına davet ediyor; çalışma masalarının düzenlerinden yazma alışkanlıklarına, kendi çağdaşları hakkında düşündüklerinden etkilendikleri edebiyatçılara kadar pek konuyu tartışmaya açıyor.

Orhan Pamuk’un önsözüyle Türkçeye çevirisi yapılan söyleşiler, ünlü edebiyat eleştiri dergisi Paris Review’da yayımlandığında büyük ilgiyle takip edilmişti.

  • Künye: Kolektif – Yazarın Odası, hazırlayan: Philip Gourevitch, çeviren: Öznur Ayman, Timaş Yayınları, söyleşi, 302 sayfa

D. H. Lawrence – İtalya’da Alacakaranlık (2009)

David Herbert Lawrence, İtalya’daki Garda Gölü’nün kıyısında, göle bakan bir evde, 18 Eylül 1912’den 3 Nisan 1913’e kadar Frieda Weekley’le beraber yedi ay kaldı.

Göle, Almanya ve Alpler’den geçerek yaptığı bir yolculuk sonunda ulaşan Lawrence’ın bu kitaptaki denemeleri, dünyanın bozulmaya yüz tuttuğu, komşu ülkelerle ilgili bilgilerin önem kazandığı, İngiltere’nin kime karşı duracağı ve kiminle ittifak yapacağının tartışıldığı bir dönemde kaleme alındı.

Her biri başka bir konuyu ele alan denemeler, böylece birbirlerinden bağımsız olarak da okunabiliyor.

Fakat yaklaşan savaş tehdidi ve Avrupa’nın alacakaranlığa doğru ilerlemesi, denemelerin tümünü kapsayan bir ana tema olarak öne çıkıyor.

  • Künye: D. H. Lawrence – İtalya’da Alacakaranlık, çeviren: Eda Dedebaş, Notos Kitap, gezi, 211 sayfa

Oktay Özel – Dün Sancısı (2009)

Alt başlığı ‘Türkiye’de Geçmiş Algısı ve Akademik Tarihçilik’ olan Oktay Özel imzalı ‘Dün Sancısı’, Türkiye tarihçiliği ve onu etkileyen güncel gelişmelere dair değerlendirmelerden oluşuyor.

Türkiye’de ciddi bir tarihçilik sorununun olduğunu söyleyen Özel, bu sorunlu ilişkiye karşılık tarihin ve tarihçilik mesleğinin bir savunusuna girişiyor.

Genelde sosyal bilimlerin, özel olarak da tarihçiliğin kendilerine özgü zorlukları düşünüldüğünde, Özel’in bu kitapta bir araya gelen metinlerinin, bu konulardaki tartışmalara verimli bir katkı sunduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye’de tarihçilik konusundaki tıkanmayı inceleyen yazar, kimi toplumlarda tarihle gerçekliğin iç içe geçtiğini ve bu durumun da gerçeklik duygusunun yitirilmesine neden olduğunu söylüyor. Türkiye’nin durumunun da buna benzediğini ifade eden Özel, tarih-hayat ilişkisinde gözlemlediği sorunları okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Oktay Özel – Dün Sancısı, Kitap Yayınevi, tarih, 170 sayfa

küçük İskender – Galileo’nun Pergeli (2009)

‘Galileo’nun Pergeli’, küçük iskender’in daha önce ‘Bisiklet’ ve ‘Makas’ kitaplarını yayımladığı, deneme-aforizma üçlüsünün son kitabı.

Şair aforizmaları ve şiirsel denemeleriyle, toplumu keskin, muhalif ve aykırı bir gözle irdelemeye devam ediyor.

küçük iskender’in çocukluk fotoğraflarıyla da zenginleştirilen kitaptan tadımlık:

“Yaşarsam kurtaracağım seni bu cennetten.”

“Herkes bir dine bağlı olabilir. Ancak o dinin peygamberi bir tanedir. Uğraşmaya değmez.”

“İnsan, yalnızlığıyla alay edebildiği sürece hayatta kalır. Bundan vazgeçer geçmez de ölür.”

“Acı, istihkakını aşmamalı.”

“Jiletle ağaç kesilmez. Üzülme.”

“Aşk, bozuk bir pusuladır; seni yanlış bedene götürür.”

“Acı, içini yakan bir ateşse eğer, söndürme onu; onunla ısınmayı öğren.”

“Beslediğim hayvanı yolluyorum kimilerine, onlara insanlık dersi versin diye.”

“İnsanın haklılık payı, tanrının yanılgı payına eşittir.”

  • Künye: küçük İskender – Galileo’nun Pergeli, Sel Yayıncılık, aforizma, 79 sayfa

Kolektif – Halil İnalcık Armağanı 1 (2009)

Türkiye’nin yanı sıra dünya çapında da tarihçilik alanına önemli katkılarda bulunan Halil İnalcık için hazırlanan armağan kitabın elimizdeki ilk cildi, tarih araştırmaları konulu makalelerden oluşuyor.

İnalcık’ın farklı kesimler tarafından da sayıldığının güzel bir örneği, kitaba yazılarıyla katılan çok sayıda isim.

Bu isimlerin ayrıca, birikimlerini iyi bir şekilde yansıttığı da görülüyor.

Kitap, Halil İnalcık Bibliyografyası ile ‘Türk Tarihi’, ‘Klasik Osmanlı Çalışmaları’, ‘Tarih, Metodoloji ve Tartışmalar’, ‘Tiyatro Tarihi’ ve ‘Cumhuriyet Dönemi’ bölümlerinden oluşuyor.

Kitaba katılan isimler ise şöyle: Selim Aslantaş, İsenbike Togan, Ahmet Yaşar Ocak, Mübahat Kütükoğlu, Feridun M. Emecen, Nenad Moacanin, Evangelia Balta, Evgeni Radushev, İdris Bostan, Geza David, Erdem Sönmez, Özgür Türesay, Mehmet Yüksel, Kemal Beydilli, Metin And ve A. Teyfur Erdoğdu.

  • Künye: Kolektif – Halil İnalcık Armağanı 1: Tarih Araştırmaları, yayına hazırlayan: Taşkın Takış ve Sunay Aksoy, Doğu Batı Yayınları, tarih, 470 sayfa

Nazan İpşiroğlu ve Mazhar İpşiroğlu – Sanatta Devrim (2009)

Nazan ve Mazhar İpşiroğlu, nitelikli eserleri ‘Sanatta Devrim’de, sanat yaşamının hareketli akımlarını barındıran 20. yüzyıl sanatına odaklanıyor.

İlk baskısı 1978’de yapılan çalışma, görsel sanatlar ve özellikle de resim sanatı konusunda güncelliğini ve önemini halen koruyor.

“20. yüzyılın sanatı bize yeni bir düşünceyi öğretiyor. Topluma karşı sorumluluk duyan, gücünü toplumdan alan oluşturucu ve yapıcı bir düşünmeyi.” diyen yazarlar, günümüz sanatıyla hesaplaşabilmek için 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanan “devrim”in ardındaki düşünceyi ve bu düşüncenin sanat tarihine katkısını kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Yirminci yüzyıl sanatı, birçok akım barındırdığından, bu dönemi ele almaya çalışanlar kendilerini sıklıkla bir karmaşa içinde bulur. Çalışmanın, sanatın devrimci dönemini bütünlüklü bir bakışla ele almasıyla, söz konusu karmaşayı aştığını söyleyelim.

  • Künye: Nazan İpşiroğlu ve Mazhar İpşiroğlu – Sanatta Devrim, Hayalbaz Kitap, sanat, 142 sayfa

Yiğit Karahanoğulları – Marx’ın Değeri Ölçülebilir mi? (2009)

Yiğit Karahanoğulları, alt başlığı ‘1988-2006 Türkiyesi İçin Ampirik Bir İnceleme’ olan ‘Marx’ın Değeri Ölçülebilir mi?’de, Marksist değer kategorilerinin ampirik tahlilini yapıyor.

Kitabın isminde dile getirilen soruya “evet” yanıtını veren Karahanoğulları, değer kategorilerini Türkiye ekonomisi açısından ölçüyor ve bu ölçümlerden hareketle, Türkiye’nin yakın dönem geçmişinde kriz dinamiklerine ilişkin yorumlar üretiyor.

Çalışmasına, “değer nedir?” sorusunun iktisat bilimi için anlamını sorgulayarak başlayan yazar, Marksist iktisadın 20. yüzyıldaki dönüşümü; değerin hesaplanması ve üretken emek konularına odaklanıyor ve nihayetinde, ampirik bulgular ile 1988-2006 yıllarında Türkiye kapitalizminin yapısal dönüşümü arasındaki ilişkileri tartışıyor.

Kitabın, Marksist iktisadı öğrenmek ve geliştirmek isteyen okurlara özellikle hitap edeceğini söylemeliyiz.

  • Künye: Yiğit Karahanoğulları – Marx’ın Değeri Ölçülebilir mi?, Yordam Kitap, iktisat, 320 sayfa

Hasan Basri Efendi – Bir Gemi Kâtibinin Esaret Hatıraları (2009)

‘Bir Gemi Kâtibinin Esaret Hatıraları’, 1. Dünya Savaşı’nda batırılan Mithatpaşa Şilebi’nin kâtibi Hasan Basri Efendi’nin Rus esaretinde geçirdiği günlerine dair anlatımlarını barındırıyor.

Kitapta, Hasan Basri Efendi’nin Sibirya’daki esir kamplarında yaşadıklarının yanı sıra, duyguları, sıkıntıları, gözlem, düşünce ve eleştirileri samimi bir üslupla okurun karşısına çıkıyor.

Anılarda ayrıca, o günün şartlarında ulaşabilen savaş haberleri ile sonraki yıllarda meydana gelen Bolşevik İhtilali ile ilgili bilgiler de yer alıyor.

6 Kasım 1914’te, yazarının içinde bulunduğu şilep ile birlikte Bezm-i Âlem ve Bahr-i Ahmer şilepleri, konvoy halinde seyrederken Rus donanmasına ait savaş gemileri tarafından batırılır.

Şileplerden sağ kurtulanlardan Hasan Basri Efendi, bu trajik anı ve devamındaki esaret günlerini anlatıyor.

  • Künye: Hasan Basri Efendi – Bir Gemi Kâtibinin Esaret Hatıraları, hazırlayan: Bedrettin Görgün, Yapı Kredi Yayınları, anı, 423 sayfa