Kolektif – Sokrates Olsa Ne Derdi? (2009)

‘Sokrates Olsa Ne Derdi?’, felsefecilerin hayatın karmaşık konularına dair görüşlerini okurlara sunuyor.

“Neyi bilebilirim?”, “Ne yapmalıyım?”, “Neyi ümit edebilirim?” ve “İnsan nedir?” başlıklı dört bölümden oluşan kitapta, buna ek olarak her bölümün içinde, yanıtları aranan birçok soru bulunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler, Aristoteles, Locke ve Sokrates gibi filozofların öğretilerini kendi bakış açılarıyla yorumluyor.

Çalışmanın birçok görüşü barındırması ve mizahı ustaca kullanmasıyla, felsefeye ilgi duyan okurlara hitap edeceğini söyleyelim.

  • Künye: Kolektif – Sokrates Olsa Ne Derdi?, editör: Alexander George, çeviren: Hayri E. Özen, Abis Yayıncılık, felsefe, 254 sayfa

Hulki Aktunç – sönmemiş dizeler (2009)

‘sönmemiş dizeler’, şiirden öyküye, romandan denemeye ve sözlüğe, edebiyatın birçok alanında ürün veren ve “Hayatımız bir ateşin yankısıdır / Verilecek ifade yok aşklardan başka” diyen Hulki Aktunç’un son şiirlerini bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan ‘Söz Kuytusunda’ isimli şiir şöyle:

“Sözcük sözcükle konuşur

Konuşur bağrışır savaşır

Adını ararken söner bir şiir

 

Uyaklar uyakların yankısı

Sağır sözcük aksak dize

Od biter köz biter kül biter

 

İki dize birbiriyle konuşur

Dizeler dizelerle konuşur

Biri yanıp sönünce biter şiir

 

Söz kuytusunda bekler

Sönmemiş dizeler”

  • Künye: Hulki Aktunç – sönmemiş dizeler, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 159 sayfa

Harvey J. Kaye – İngiliz Marksist Tarihçiler (2009)

Wisconsin-Green Bay Üniversitesi Tarih ve Toplumsal Araştırma Merkezi’nin başkanı olan Harvey J. Kaye, nitelikli çalışması ‘İngiliz Marksist Tarihçiler’de, Christopher Hill, Eric J. Hobsbawm, Maurice Dobb, E. P. Thompson ve Rodney Hilton gibi, özgün kuramları ve yarattıkları gelenekle, 20. yüzyılda Marksist felsefeyi şekillendiren isimleri anlatıyor.

Bu aktörlerin, tarih alanında önemli kişisel katkılarda bulunmakla kalmadığını söyleyen Kaye, bunun yanı sıra, tarih ve sosyal kurama, hep birlikte kolektif bir katkıda bulunduklarını da vurguluyor.

İngiliz Marksist Tarihçiler’in, demokratik ve sosyalist bir tarih bilincinin oluşmasında gösterdikleri çabayı ortaya koyan Kaye, 20. yüzyıl Marksizm tarihine, İngiliz kültürel tarihinin bir dönemine, tarihçilerin ve tarihin nasıl çalıştığının araştırılmasına önemli bir katkıda bulunuyor.

  • Künye: Harvey J. Kaye – İngiliz Marksist Tarihçiler, çeviren: Arife Köse, İletişim Yayınları, siyaset, 336 sayfa

Ümit Hassan – Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler (2009)

Ümit Hassan, ilk baskısı 1986 yılında yapılan ‘Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler’de, antropoloji ve siyaset bilimi disiplinlerinden yararlanarak, Orta Asya ve eski Türk toplumunun gelişim-değişim dinamiklerini ele alıyor.

Kitapta,

  • Eski Türklerde kabile örgütlenmesi,
  • Örgüt-inanç ilişkisi açısından eski Türklerde şamanlık,
  • Kabileden devlete geçişte töre ve değişimi,
  • Khan’ın (Han), baştan itibaren devlet yöneticisi mi, kandaşlığın şaman-lideri mi, yoksa kandaşlık bağının kendisi mi olduğu,
  • Anaerkil örgütlenmenin esasları,
  • Şamanlığın toplum yapısındaki yeri ve bugüne uzanan etkileri,
  • Türk toplumu hakkındaki kemikleşmiş çarpıtmaların nedenleri ve örneklenmesi,
  • Han/hakan kavramının gerisinde yatan toplumsal gerçeklik ve kavramın tarih içerisindeki değişimi, gibi dikkat çekici konular irdeleniyor.

Eserin, Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü aldığını da hatırlatalım.

  • Künye: Ümit Hassan – Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler, Doğu Batı Yayınları, tarih, 338 sayfa

Fritjof Capra – da Vinci’nin Bilimi (2009)

Popüler bilim kitaplarının yazarı Fritjof Capra, kapsamlı çalışması ‘Da Vinci’nin Bilimi’nde, Leonardo da Vinci’nin bilimsel anlayışını ve çalışmalarını, bilimin ve insanlığın bugünkü ihtiyaçları açısından yorumluyor.

da Vinci’nin ünlü ‘Not Defterleri’ni, kapsamlı bir bakışla irdeleyen Capra, okuru, Rönesans’ın büyük dehasının zihninde bir gezintiye davet ediyor. Da Vinci’yi insani ve bilimci yönleriyle ele alan Capra, Da Vinci’nin biliminin, Galileo, Descartes ve Newton’ın mekanikçi paradigmasıyla anlaşılamayacağını savunuyor.

Kaliteli bir baskıyla da dikkat çeken kitabında Capra, Da Vinci’nin çok yönlü kişiliğini ve bilimini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Fritjof Capra – da Vinci’nin Bilimi, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, Optimist Kitap, bilim tarihi, 301 sayfa

William H. Calvin ve George A. Ojeman – Neil’in Beyniyle Konuşmalar (2009)

‘Neil’in Beyniyle Konuşmalar’, iki doktorla hasta arasında, beyni çok boyutlu bir şekilde ele alan konuşmalara dayanıyor.

Nörobiyolog Calvin ve beyin cerrahı Ojemann’ın birlikte kaleme aldıkları kitap, beyin ameliyatı geçirmek üzere olan epilepsi hastası Neil’le yapılan konuşmalardan oluşuyor.

İki doktor ve hasta arasındaki uzun soluklu konuşma, beynin karmaşık, mucizevi ve kendine has özellikleri konusunda okuru bilgilendiriyor; bilinçten benliğe, düşünmeden algılamaya, ruhsal bozukluklardan dilin öğrenilmesine kadar birçok konuyu anlatıyor.

  • Künye: William H. Calvin ve George A. Ojeman – Neil’in Beyniyle Konuşmalar: Düşünce ve Dilin Sinirsel Doğası, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, bilim, 363 sayfa

Hrant Dink – Bu Köşedeki Adam (2009)

‘Bu Köşedeki Adam’, Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in köşe yazılarından yapılan bir seçkiden oluşuyor.

Çalışma, Dink’in Agos, Yeni Binyıl ve BirGün gazetelerinde 1996-2007 arasında yazdığı bazı köşe yazılarını bir araya getiriyor.

Hrant Dink’in seslendiği farklı kesimleri ve düşüncesini yoğunlaştırdığı temel meseleleri merkeze alarak, tematik bir çerçevede hazırlanan seçkide, yazarın Türkiye’ye, dünyaya, sol siyasete, Kürt sorununa, başörtüsü tartışmalarına, Türkiye Ermeni toplumuna, Türk-Ermeni meselesine, Batı’ya, Diaspora’ya ve Ermeni kimliğine ilişkin deneyim, gözlem ve görüşlerinin izini sürmek mümkün.

Kitabın, Hrant Dink’in yalnızlaştırılma sürecine ilişkin bölümü, okura, basın ve hukuk dünyasında yaşananları, Türkiye’nin yakın geçmişine damga vuran karanlık oyunları, doğrudan tanığının ağzından dinleme fırsatı sunuyor.

  • Künye: Hrant Dink – Bu Köşedeki Adam, Hrant Dink Vakfı Yayınları, siyaset, 317 sayfa

Chimanda Ngozi Adichie – Yükselen Güneşin Ülkesinde (2009)

Chimanda Ngozi Adichie ‘Yükselen Güneşin Ülkesinde’ isimli bu romanında, 1960’ların Afrika’sında, savaşın eziyet ettiği insanların dokunaklı hikâyesini anlatıyor.

O tarihlerde, Biafra’nın bağımsız bir cumhuriyet kurma mücadelesini, hem tarihsel hem güncel ayrıntılarla kurgulayan Adichie, kurgusunu da, başkarakteri on üç yaşındaki zeki uşak Ugwu’nun dünyasından anlatıyor.

Ugwu’nun yanında çalıştığı devrimci Profesör Odenigbo, profesörün sevgilisi Olanna ve İngiliz genç Richard ise, romanın diğer dikkat çeken karakterleri olarak kurgudaki yerlerini alıyor.

Adichie, yetkin bir betimlemeyle, savaşın nasıl bir hayal kırıklığı yarattığını anlatıyor.

  • Künye: Chimanda Ngozi Adichie – Yükselen Güneşin Ülkesinde, çeviren: Nur Küçük, İthaki Yayınları, roman, 623 sayfa

 

Sermed Tezel – Nefesin Gücü (2009)

Kendini “sadık bir Tai Chi öğrencisi” olarak tanımlayan Sermed Tezel, ‘Nefesin Gücü’ başlıklı elimizdeki kitabında, açıklamalar ve video uygulamaları yoluyla, insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal niteliklerini yöneten nefesin doğru bir şekilde kullanılması konusunda önerilerde bulunuyor.

Nefes aracılığıyla, bağımsız sinir sisteminin tüm fonksiyonlarının belirlenen hedefler doğrultusunda kontrol edilebileceğini söyleyen Tezel, doğru kullanılan nefesin, otonom sinir sistemini dengede tuttuğunu ve böylelikle insanın iradesi dışında başına gelebilecek kaza bela dışında, hem doktora hem de hastaneye olan gereksinimi ortadan kaldırdığını savunuyor.

Tezel, nefes konusundaki teoriler, egzersizler ve video uygulamaları yoluyla, bilincin nasıl kontrol edilebileceğini, farkındalığın nasıl kurulabileceğini ve doğal yeteneklerdeki gücün nasıl keşfedilebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Sermed Tezel – Nefesin Gücü, Opus Yayınları, kişisel gelişim, 103 sayfa

Philip Willan – Kuklacılar (2009)

İngiliz The Guardian gazetesinde çalışan gazeteci-yazar Philip Willan, ‘Kuklacılar’ başlıklı elimizdeki kitabında, İtalya’da Gladyo terörünü ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

İtalya’da acımasızca uygulanan, Komünist Parti’nin iktidara gelmesini ve hükümetin ortağı olmasını önlemek için tasarlanan gerilim stratejisi alanında uzun yıllar çalışan Willan, Gladyo terörünün dehşetini, 1991’de yayımlanan bu kitabıyla gözler önüne seriyor.

Kendi “derin” devletiyle yüzleşmeye çalışan Türkiye için de oldukça öğretici olduğunu söyleyebileceğimiz kitabın Türkçe baskısı için kaleme aldığı Önsöz’de Willan, İtalya ve Türkiye’deki “derin” örgütlenmeler konusundaki benzerliğe; her iki ülkede de, organize suç unsurları ve devletin gizli servis yapılanması aracılığıyla kışkırtılan darbe planlarına, terörist saldırılara ve cinayetlerle dopdolu ciddi bir siyasî şiddete dikkat çekiyor.

  • Künye: Philip Willan – Kuklacılar, çeviren: Fatih Dal, Pınar Yayınları, siyaset, 455 sayfa