Burcu Bostanoğlu ve Mehmet Akif Okur – Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Kuram (2009)

Burcu Bostanoğlu ve Mehmet Akif Okur imzalı ‘Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Kuram’, uluslararası ilişkiler düşüncesinde eleştirel kuramın öncülerinden Robert W. Cox’un fikirlerini tanıtıyor.

Cox’un alana getirdiği en büyük katkı, realizmin değişen dünyanın olaylarını kapsamakta yetersiz kaldığı gerçeğinden hareketle, tarihi birbirinden kopuk, rastgele olayların dizisi gibi algılayan geleneksel teorinin yerine, olayların içinde cereyan ettiği ortam olarak incelemesinin ortasına yerleştirmesi.

Cox’un, statükonun nasıl değiştirilebileceğinin bilimsel koşullarını araştıran “Eleştirel Kuram”ı, siyaset için alternatif manevra alanlarını irdelemesiyle dikkate değer.

  • Künye: Burcu Bostanoğlu ve Mehmet Akif Okur – Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Kuram, İmge Kitabevi, siyaset, 135 sayfa

Murat Gülsoy – 602. Gece (2009)

Murat Gülsoy, alt başlığı ‘Kendini Fark Eden Hikâye’ olan ‘602. Gece’ başlıklı elimizdeki incelemesinde, yazma eylemi üzerine ayrıntılı bir şekilde düşünüyor.

Jorge Louis Borges’in “Hiçbiri, tüm o gecelerin içindeki büyülü 602. gece kadar altüst edici değildir.” cümlesinden hareketle o gecenin izini süren Gülsoy, sanatın ve edebiyatın temsil sorununa odaklanıyor; modernizmin edebi mirasını çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Söz konusu tartışmaya, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay ve Orhan Pamuk gibi Türkiye modern edebiyatının önde gelen üç ismi üzerinden katkı sunan Gülsoy, bunun biraz da, kendi edebiyatı için bir kök arayışının ifadesi olduğunu söylüyor.

  • Künye: Murat Gülsoy – 602. Gece, Can Yayınları, inceleme, 197 sayfa

Bartoloméo de las Casas – Yerlilerin Gözyaşları (2009)

1474 yılında Sevilya’da doğan Bartoloméo de las Casas, tarihçi olmasının yanı sıra, bir Dominiken papazıydı.

Ayrıca Casas, uluslararası hukuk ve insan hakları normlarının ilk savunucularından ve köleciliğe karşı çıkan ilk Avrupalı olarak da bilinir.

Casas, 1552’de yayımlanan ‘Yerlilerin Gözyaşları’nda, yerlilerin sömürgeci Batılı güçlerce acımasız bir şekilde nasıl yok edildiğini anlatıyor.

Yayımlandığı dönemlerde büyük ilgi gören ve Batılıları sömürgecilik üzerine düşünmeye sevk eden eser, yerlilerin yaşadığı trajediye ahlaki, vicdani bir yükümlülükle bakışıyla günümüzde de önemini koruyor.

  • Künye: Bartoloméo de las Casas – Yerlilerin Gözyaşları: Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi, çeviren: Oktay Etiman, İmge Kitabevi, tarih, 142 sayfa

Hayri Kozanoğlu – Küresel Krizin Anatomisi (2009)

‘Küresel Krizin Anatomisi’, Hayri Kozanoğlu’nun BirGün gazetesinde yayımlanan köşe yazılarını bir araya getiriyor.

Kitabın “Sunuş” kısmında, 2008 yılında Amerika’da başlayıp hızla bütün dünyaya yayılan küresel krizin genel bir panoramasını çizen Kozanoğlu, devamındaki yazılarında da, bunalımı çok boyutlu bir bakışla irdeliyor.

Krizin henüz başlarında bulunduğumuzu savunan yazar, 2007 krizinin, kapitalist küreselleşmenin ilk buhranı olduğunu ve etkisinin daha uzun süreceğini söylüyor.

Kozanoğlu’nun yazıları, muazzam şiddetiyle tüm coğrafyaları, sektörleri ve toplumsal kesimleri etkileyen krizi farklı yönleriyle inceliyor.

  • Künye: Hayri Kozanoğlu – Küresel Krizin Anatomisi, Agora Kitaplığı, iktisat, 156 sayfa

Deniz Gürsoy – Puro: Mavi Dumandaki Lezzet (2009)

Deniz Gürsoy’u, yeme/içme kültürü konusunda kaleme aldığı beğenilen kitaplarıyla biliyoruz.

Gürsoy’un, tiryaki kitap kurtlarını hedefleyen ‘Puro: Mavi Dumandaki Lezzet’ adlı elimizdeki kitabı da, puroya dair derli toplu bir çalışma olmasının yanı sıra, puroseverlere, bu yaşam tarzıyla ilgili temel bilgileri aktaran, rehber nitelikte bir eser.

Çalışmasına, tütünün batıya yolculuğuyla başlayan Gürsoy, puronun tarihi, el sarımı iyi purolar, tütün hasadı, puro aksesuarları, puro içme seremonisi, puro dumanı, puro ülkeleri, puro çeşitleri, bir yaşam tarzı olarak puro, Havana puro ebatları, puro ile ilgili adresler ve puro sözlükçesi gibi birçok konuyu anlatıyor.

  • Künye: Deniz Gürsoy – Puro: Mavi Dumandaki Lezzet, Oğlak Yayınları, kültür, 136 sayfa

Emine Demirel Yılmaz – Tembel Yemek Kitabı (2009)

Emine Demirel Yılmaz ‘Tembel Yemek Kitabı’nda, yemek yapamayacak kadar tembel olanlara, başka bir deyişle yemek yapmak için zamanı olmayanlara pratik tarifler sunuyor.

Kitaptaki tarifler, ilk kez yemek yapacak biri düşünülerek ayrıntılandırılmış.

Kitabın, yemek yapma hızını arttıracak püf noktaları sunması; alfabetik “malzeme dizini” sayesinde, eldeki malzemeyle ne yapılacağına dair uzun uzun düşünmenin önüne geçmesi; “alfabetik yemek dizini”yle aranan yemeğin bulunmasında kolaylık sunması ve bazen sıkıntılara neden olan özel davetlerde hangi yemeklerin yapılacağı konusunda yemek listeleri barındırmasıyla, oldukça pratik olduğunu söyleyelim.

  • Künye: Emine Demirel Yılmaz – Tembel Yemek Kitabı, İmge Kitabevi, yemek, 340 sayfa

Kadir Üredi – Şehrin Ahşap Zamanı (2009)

Kadir Üredi ‘Şehrin Ahşap Zamanı’nda, yüzyıllarca insanlara mesken olan ahşap evlerin yapılış hikâyesini anlatıyor.

Sivas’ın son dülgerlerinden Kara Şükrü’nün oğlu olan Üredi, babasının yanında pek çok binanın yapımında ve tamirinde çalışmış.

Üredi’nin doğrudan gözlemlerine ve birinci elden bilgilerle kaleme aldığı kitabında, ahşap evlerin yapılışı, kullanılan inşa teknikleri, konak yapılırken dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları, evin tamiri ve ahşap evin dokusunda yer alan malzemeler gibi konuları anlatıyor.

Kitapta ayrıca, bu işin son temsilcilerinin kısa biyografileri de yer alıyor.

  • Künye: Kadir Üredi – Şehrin Ahşap Zamanı, Ötüken Yayınları, mimari, 119 sayfa

Jodi Picoult – Cam Çocuk (2009)

Bu sayfada daha önce ‘Yapboz’ ve ‘Kızkardeşim İçin’ isimli kitaplarını da tanıttığımız Jodi Picoult ‘Cam Çocuk’ta, küçük bir kızın hastalığından yola çıkarak, bir aile trajedisini hikâye ediyor.

Çocukları Willow’un, tıp dilinde “osteogensis imperfecta” olarak adlandırılan bir hastalığa yakalanması, O’Keefe ailesinin hayatını alt üst etmiştir.

Bir dizi tesadüften sonra aile, kızlarının hastalığının aslında daha doğmadan öğrenilebileceği gerçeğiyle yüz yüze gelir.

Öte yandan, aile bireylerinin asıl hesaplaşması gereken gerçeklerden biri de, hastalığın hayatlarına getirdiği zorlukların yanı sıra, çocuklarının, kendilerinin gözünde dahi istenmeyen kişi ilan edilişidir.

  • Künye: Jodi Picoult – Cam Çocuk, çeviren: Cihat Taşçıoğlu, APRIL Yayıncılık, roman, 486 sayfa

Michael Shermer – Evrim ve Yaratılışçılık (2009)

‘Bilimin Sınır Bölgeleri’ ve ‘İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır?’, bilim, batıl inançlar ve zamanımızın diğer kafa karışıklıkları konusunda çok satan kitapların yazarı Michael Shermer’in daha önce Türkçede yayımlanmış eserleri.

Shermer elimizdeki nitelikli eserinde ise, yaratılışçıların evrim teorisine, Darwin’e ve bilime saldırılarına yanıt veriyor.

Shermer, rahat okunabilir bir üslupla evrim teorisini anlatıyor; din ve bilimin neden bir araya getirilemeyeceğini gösteriyor.

Shermer, “yaratılış bilimi”nin sadece ad olarak bilimsel olduğunu; bunun aksine evrim teorisininse dini bir doktrinden ziyade bilimsel bir teori olduğunu bir kere daha gözler önüne seriyor.

  • Künye: Michael Shermer – Evrim ve Yaratılışçılık, çeviren: Zeynep Beyhan Koç, Altın Bilek Yayınları, bilim, 123 sayfa

Kolektif – Dünya İçin Bir Şey Yap (2009)

‘Dünya İçin Bir Şey Yap’, okurlarını, dünyayı hep birlikte kurtarmaya davet ediyor.

Kitabın çevreci niteliği, yayımlandığı gibi başlamış.

Zira basımda kullanılan iki ağaç yerine, bir köyde 22 ağaç dikilmiş. Kitapta, günden güne küresel ısınma ve daha birçok nedenle dünyadaki yaşamın bitmesine neden olan insanoğlunun, bir an önce içinde bulunduğu gezegeni nasıl yaşanılabilir bir hale getireceğini anlatıyor.

Elektronik atıklar, pet şişeler, piller gibi birçok atığın nasıl geri dönüştürülebileceği ve evlerde hem tasarruf edilmesini hem de ekolojik sisteme katkıda bulunulmasını sağlayacak herkesin uygulayabileceği yöntemler, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Kolektif – Dünya İçin Bir Şey Yap, hazırlayan: Orhan Kural, Han Yayınları, ekoloji, 64 sayfa