Ülkü Ayvaz – Yatalak Kraliçe (2009)

‘Yatalak Kraliçe’, tiyatro oyunları, öykü kitapları ve incelemeleri de bulunan Ülkü Ayvaz’ın, uzun bir süreden sonra kaleme aldığı on beş öyküsünden oluşuyor.

İlk öykü kitabı ‘İşlerin Yolunda Gitmesine Engel Olan Kim?’ 1983 yılında yayımlanan Ayvaz, bu eseriyle Akademi Kitabevi Öykü Başarı Ödülü’nü kazanmıştı.

Yazar daha sonra ‘Gri Oğullar’ ve ‘Olaylar ve Kahramanlar’ isimli eserleriyle öykü türünde ürünler vermeye, hikâyesini zenginleştirmeye devam etmişti.

Ayvaz’ın elimizdeki kitabı da, sıradan gibi görünen olayların nasıl büyük karmaşalar barındırabileceğini, yüzeye dokunan dilin ne denli yoğun ve derin anlamlara varabileceğini işleyen öykülerini bir araya getiriyor.

  • Künye: Ülkü Ayvaz – Yatalak Kraliçe, Gürer Yayınları, öykü, 106 sayfa

Hikmet Kıvılcımlı – Günlük Anılar (2009)

‘Günlük Anılar’, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın Türkiye’den kaçışından, ölümünden on gün öncesine kadar tuttuğu notlardan oluşuyor.

Günlükler, bir devrimcinin yaşadığı trajediyi dile getirmelerinin yanı sıra, Türkiye’de sol hareketin, sosyalistlerin neden güçsüz kaldığının tarihi köklerini incelemesiyle de çok önemli.

12 Mart darbesinin analiziyle başlayan kitap, Suriye ve Sofya notları, Türkiye’den kaçış hikâyesi ve TKP’nin “dış büro”sunda yer alan isimlerle hesaplaşma çabasıyla devam ediyor; Yugoslavya bölümüyle de sona eriyor.

Kitabın sonuna, Kıvılcımlı’nın dönüş yolunda İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi’ne “ön savunma” anlamında gönderdiği iki mektup ile Brejnev’e yazdığı bir mektup da eklenmiş.

  • Künye: Hikmet Kıvılcımlı – Günlük Anılar, Sosyal İnsan Yayınları, günlük, 400 sayfa

Tristan Jones – Sıradışı Yolculuk (2009)

Hayatı denizlerde geçen Tristan Jones, çoğunlukla küçük yelkenlilerle ve tek başına, kayıtlı 450.000 mil seyir yaptı.

Dokuzu tek başına olmak üzere, on sekiz kez Atlas Okyanusu’nu geçen Jones, neredeyse dünyanın bütün denizlerini dolaşmış bir isim.

Jones’un elimizdeki kitabı, altı yıl süren zorlu bir gezisini anlatıyor.

Gezide kat ettiği mesafeyi, “insanın dayanma gücü sınırının bin kez ötesine geçerek” şeklinde tanımlayan yazar, deneyimini nüktedan bir üslupla kaleme almış.

Jones’un yetkin bir tarih algısı, eski kâşiflere dair öyküler ve denizlere dair destanlarla da zenginleştirdiği kitabı, macera severlerin ilgisini çekecek nitelikte.

  • Künye: Tristan Jones – Sıradışı Yolculuk, çeviren: Tayfun Timuçin ve Kevser Güler, Ataköy Marina Yacht Club Yayınları, anı, 456 sayfa

Kolektif – İstanbullaşmak (2009)

‘İstanbullaşmak’, birçok yazarın İstanbul’u 152 farklı madde üzerinden ele aldığı bir kitap.

Editörler tarafından saptanmış bir dizi başlığın yüzden fazla kişiye yazma teklifiyle sunulması yöntemiyle ortaya konan kitap, bugünkü İstanbul’la simgelenen bir dizi tartışmaya ve sorunsala odaklanıyor.

Dolayısıyla bu bakış açısından hareket eden kitap, kente dair bilinen yargılar ve tanımlamalardan çok, yeni bir bakış açısı ve yorumlama geliştirmeyi amaçlıyor.

Kentsel gerçekliklerin, bireysel biçimde deneyimlenmekten çok hazır bulunan söylemlerle yeniden üretilmesiyle düşünülüp konuşulduğunu söyleyen editörler, kitabın amacının da bu söylemleri yapıbozuma uğratmak olduğunu belirtiyor.

Çalışma böylece, okuru, İstanbul’un bildik, yaygın söylemlerde hiç dile getirilmeyen yönlerini keşfetmeye davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – İstanbullaşmak: Olgular, Sorunsallar, Metaforlar, editör: Pelin Derviş, Bülent Tanju ve Uğur Tanyeli, Garanti Galeri Yayınları, şehir, 362 sayfa

Johann Wolfgang von Goethe – Doğu-Batı Divanı (2009)

Goethe, olgunluk dönemi eserlerinden ‘Doğu-Batı Divanı’nı klasik Doğu şiir geleneği tarzında kaleme almış.

Goethe, ‘Garplı Müellifin Şark Divanı’ alt başlığıyla, yeni bir baskıyla Türkçeye kazandırılan eserinde, başta Hafız, Şeyh Sadi, Nizâmî ve Mevlânâ gibi klasik İslam şairleri olmak üzere birçok Doğulu şair ve devlet adamını Doğu şiiri geleneğine başvurarak değerlendirmiş; onları eserleri ve düşünüş tarzlarıyla birlikte Batıya tanıtmaya çalışmış.

Batı’dan Doğu’ya bir yolculuk gerçekleştiren Goethe’nin eseri, dünya edebiyatının şaheserlerinden olmasının yanı sıra, iki dünyanın, Doğu ile Batı’nın buluştuğu bir kavşak olarak da kabul edilir.

Divan’ın Türkçe çevirisinin girişinde, çevirmen Senail Özkan tarafından kaleme alınmış bir tanıtım yazısının bulunduğunu da belirtelim.

Özkan burada, Goethe’nin din anlayışını, dünya görüşünü, felsefesini, Doğu’ya ve İslam’a bakışını inceliyor.

  • Künye: Johann Wolfgang von Goethe – Doğu-Batı Divanı, çeviren: Senail Özkan, Ötüken Yayınları, divan, 530 sayfa

Emrah Güler – Lost Başucu Kitabı (2009)

Emrah Güler ‘Lost Başucu Kitabı’nı, ünlü diziyle bir şekilde yolları kesişmiş ve bu bağı güçlendirmek için hangi internet sitelerini takip edeceğini, dizide hayati önemi olan geçmiş bilgileri nereden bulacağını merak eden izleyiciler için kaleme almış.

Güler, şimdiki zaman, geri dönüş ve gelecek öyküleriyle, Dharma Girişimi gibi adanın geçmiş mitolojisini kronolojik bir sıraya döküyor; dizinin yayınlanan tüm bölümlerini kısaca özetlerken, her birinin tarihi sahnesini, bölümün önemini ve bilgilerini sıralıyor; altı kategoride dizinin tüm karakterlerinin öykülerini, ada için önemlerini, isimlerinin nereden geldiğini ve karakterlere yönelik cevaplanmamış soruları sunuyor.

Güler ayrıca, dizinin gizemlerini ayrıntılı bir biçimde anlatıyor ve dizide sürekli karşılaşılan, öyküleri şekillendiren, dizi içerisinde göründüğünden daha fazla önemi olan temalardan da söz ediyor.

  • Künye: Emrah Güler – Lost Başucu Kitabı, Doğan Kitap, rehber, 294 sayfa

Mehmet Serhan Tayşi – Ali Emîrî’nin İzinde (2009)

‘Ali Emîrî’nin İzinde’, Milli Kütüphane’nin kurucusu ve Ali Emîrî’nin emanetlerine yıllarca koruyuculuk yapmış Mehmet Serhan Tayşi’nin anılarından oluşuyor.

Tayşi, çocukluğundan ve ailesinden başlayarak, Dolmabahçe Sarayı’nda sekiz yıl boyunca Atatürk’ün muhafızlığını yapan polis babası Ahmet Râsih Tayşi’yi, kütüphanede geçen uzun yıllarını, bu süre zarfında tanıştığı insanları ve deneyimlerini anlatıyor.

Tayşi’nin anıları bu yönüyle, bir dönemin tanıklığını okura sunmalarıyla ilgi çekiyor diyebiliriz.

Kitapta, 2. Dünya Savaşı’nın sıkıntılı günlerinden, dönemin Adana’sına, İzmir Bayındır’ın Melamî, Nakşi ikliminden İstanbul’un çok renkli düşün ve kültür dünyasına kadar birçok ayrıntı yer alıyor.

  • Künye: Mehmet Serhan Tayşi – Ali Emîrî’nin İzinde, Timaş Yayınları, anı, 608 sayfa

Çetin Yetkin – Atatürk: Ben de Bir İnsanım (200)

Çetin Yetkin ‘Atatürk: Ben de Bir İnsanım’da, Atatürk’ü zaafları, tutkuları, merakları, çocuklara ve hayvanlara olan sevgisi ve dostluk ilişkileri çerçevesinden anlatıyor.

Birçok kaynaktan ve Atatürk üzerine yazılmış kitaplardan yararlanan Yetkin, ortaya insan yönleri daha baskın olan bir Atatürk portresi çıkarmış.

Atatürk yaşamı, çocukluğu, öğrencilik dönemi, askerlik hayatı, savaşlardaki başarıları, yeni bir ulus yaratma çabası, yeteneği ve politikalarıyla, hakkında en çok yazılan isimlerin başında geliyor.

Son zamanlarda, Atatürk’ün insani özelliklerini merkeze alan çalışmalarda da artış gözleniyor.

Yetkin’in eseri de, Atatürk’ün bu niteliklerini okurlara sunmasıyla, bu türde çalışmalara iyi bir örnek.

  • Künye: Çetin Yetkin – Atatürk: Ben De Bir İnsanım, Gürer Yayınları, biyografi, 152 sayfa

Kolektif – Eğitim Mirasımız Köy Enstitüleri (2009)

Tam adıyla ‘Eğitim Mirasımız Köy Enstitüleri: Uygulanabilirliği ve Model Çalışmalar’ olan elimizdeki kitap, 17-18 Nisan 2008’de Köy Enstitüleri Araştırma ve Eğitimi Geliştirme Derneği (KAVEG) tarafından düzenlenen bir sempozyuma sunulan bildirilerden oluşuyor.

Uzun zamandır Türkiye gündeminde ağırlığını koruyan Köy Enstitüleri, dönemin politik koşulları gereği planlandığı şekilde uygulanamamıştı.

Kitapta yer alan bildirilerde, ağırlıklı olarak Köy Enstitüleri’nin özellikleri anlatılıyor ve günümüze uygulanıp uygulanamayacağı tartışılıyor.

Bildiriler ayrıca, enstitülerin kuruluş ve yıkılış nedenleri de irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Eğitim Mirasımız Köy Enstitüleri, yayına hazırlayan: Güler Yalçın ve Filiz Kamacıoğlu, Literatür Yayıncılık, eğitim, 165 sayfa

Arif Tekin – Kur’an’da Allah (2009)

Arif Tekin ‘Kur’an’da Allah’ta, Allah’ın Kur’an’da nasıl anlatıldığına odaklanıyor.

Yaratıcı/yaratılan ilişkisini, ayetler ve sureler çerçevesinden analiz eden Tekin, dine dair önyargılarla da hesaplaşıyor.

Kur’an’da tasvir edildiği şekliyle Allah’ın cinsiyeti, sinirlenişi, beddua edişi, savaşa katılması, insanlara hitap edişi ve erkekleri savunuşu gibi konuları araştıran Tekin, Allah’ın varlığı tartışmasına girmeden, din tabusunu hedef alıyor.

Toplumun dinler konusunda yeterli derecede bilgi sahibi olmadığı, konuya dair hurafelerin güçlü olduğu gerçeği düşünüldüğünde, Tekin’in çalışmasının, dogmatik yaklaşımları kıyasıya eleştirmesiyle dikkat çekeceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Arif Tekin – Kur’an’da Allah, Berfin Yayınları, din, 236 sayfa