Mehmet Ziya – Bursa’dan Konya’ya Seyahat (2010)

1912 yılında İstanbul’da basılan ‘Bursa’dan Konya’ya Seyahat’, Mahmudiye Rüştiyesi Coğrafya öğretmeni Mehmet Ziya Bey’in gezi izlenimlerinden oluşuyor.

Ziya Bey’in yolculuğunda, onun Mevleviliğe duyduğu ilginin de büyük etkisi olmuş.

Yol hikâyelerinden, seyahatnamelerden hoşlananlara hitap edebilecek kitap, dönemin Osmanlı toplumuna dair analizleriyle de dikkat çekiyor.

Yazar, akıcı bir üslupla kaleme aldığı kitabında, ziyaret ettiği şehir hakkında genel bilgiler verdikten sonra, şehir halkının nasıl geçindiğine ve şehrin sosyal, demografik durumuna dair bilgiler veriyor.

  • Künye: Mehmet Ziya – Bursa’dan Konya’ya Seyahat, yayına hazırlayan: Melek Çoruhlu, Kırkambar Kitaplığı, gezi, 368 sayfa

Tama Janowitz – Alan Kodu 212 (2010)

Hatırlanacağı gibi ‘New York Köleleri’, genç kuşak Amerikan kalemlerinden Tama Janowitz’in daha önce yayımlanmış romanlarından biriydi.

Janowitz’in yalnızca New York’luları değil, dünyadaki bütün büyük kent insanlarını ilgilendirecek tanıdık ve ilginç ayrıntıları işlediği söz konusu romanı, James Ivory tarafından filme de alınmıştı.

Elimizdeki ‘Alan Kodu 212’ başlıklı eser ise, daha çok romanlarıyla bilinen Janowitz’in denemelerini bir araya getiriyor.

Janowitz burada da, yaşadığı New York’u anlatmaya devam ediyor.

Andy Warhol, New York’un gün ve gecelerinden trajikomik yaşanmışlıklar, kendine has tarzıyla Manhattan ve eğlencelerinden, zevklerinden taviz vermeyen sosyete dünyası, denemelerde karşımıza çıkan konulardan birkaçı.

Yazar, New York’un şık ve sanatsal mekânları kadar, şehrin zorlu ve tehlikelerle dolu yönlerini de kaleme getiriyor.

  • Künye: Tama Janowitz – Alan Kodu 212, çeviren: Ünver Alibey, Everest Yayınları, deneme, 410 sayfa

Çağatay Demir – Mutlu Diyet (2010)

Daha önce ‘Sağlıkta ve Kanserde Doğru Beslenme’ adlı çalışması yayımlanan Çağatay Demir’in, diyetisyenlikten edindiği deneyimleriyle kaleme aldığı elimizdeki çalışmasında, aç kalmadan, rahat ve sağlıklı zayıflamanın yolları anlatılıyor.

“En iyi diyet uygulanabilen diyettir.” diyen Demir, insanın sevmediği yiyeceklerle, alışık olmadığı tatlarla yaşamasının ve mutlu olmasının zor olduğunu söylüyor.

Yazar, buradan hareketle, kilo vermek isteyenin beslenme alışkanlıklarına, hangi yiyeceği sevip sevmediğine ve diyette kullanılabilecek yiyeceklere erişimlerine göre program oluşturuyor.

Kendisinin obeziteyi yenme sürecini de okurlarıyla paylaşan Demir, kilo sorunu yaşayanların diyete başlarken yapmaları gerekenleri ve bu esnada onları mutlu edebilecek bir diyetin nasıl oluşturulabileceğini ayrıntılarıyla ele alıyor.

Kitabın sonunda da, sağlıklı ve lezzetli yemek tarifleri yer alıyor.

  • Künye: Çağatay Demir – Mutlu Diyet, Say Yayınları, sağlık, 160 sayfa

Orhan Doğan – Yarıda Kalan Hayat (2010)

‘Yarıda Kalan Hayat’, 2007 yılında bir kalp krizi sonucu hayatını kaybeden, Kürt siyasetinin önde gelen simalarından Orhan Doğan’ın anısına hazırlanmış.

Yaşar Kemal’in önsözüyle katıldığı kitapta, Orhan Doğan’ın savunmaları ve kendisiyle yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Orhan Doğan, 1991 yılında Kürt kimliğiyle TBMM’ye katılan milletvekillerinden biriydi.

Doğan’ın da içinde bulunduğu dört milletvekilinin, Meclis’in önünde apar topar gözaltına alınışı, yakın tarihin utanç veren sayfalarından biri olarak tazeliğini hâlâ koruyor.

Kitap, on yılı aşkın süre hapis yatan Doğan’ın, 1994’te parlamentoda yaptığı konuşmayla açılıyor.

Türkiye’de Kürt sorununa dair konuşmanın yasaklı olduğu bir dönemde, sorunun adını cesaretle ortaya koyan bu konuşmayı, Doğan’ın savunmaları ile gazete ve dergilerde yayımlanmış söyleşileri takip ediyor.

  • Künye: Orhan Doğan – Yarıda Kalan Hayat (Nîv Jıyan), yayına hazırlayan: Ayşegül Doğan, İletişim Yayınları, siyaset, 311 sayfa

Fuzuli Bayat – Türk Kültüründe Kadın Şaman (2010)

Fuzuli Bayat ‘Türk Kültüründe Kadın Şaman’da, farklı coğrafyalarda kadın şamanlığının izlerini sürüyor.

Türk kültüründe ağırlıklı bir yer işgal etmesine rağmen, şu ana kadar kadın şamanlığı hakkında kayda değer bir araştırma yapılmadığını söyleyen Bayat, bunun bir sebebinin kadın şamanların erkek şamanlara göre daha az olması, ikinci sebebinin ise, toplumsal yaşamda kadın şamanların işlevlerinin çok aza indirgenmesi olduğunu belirtiyor.

Kitapta, kadın şamanlığının geçirmiş olduğu evreler, şamanlıkta cinsiyet değiştirme, kadın şamanların işlevleri, tanrılaştırılmış kadın şamanlar hakkında mitolojik ve destansı bilgiler ile günümüzde kadın şamanlık kurumu gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: Fuzuli Bayat – Türk Kültüründe Kadın Şaman, Ötüken Yayınları, kadın, 187 sayfa

Aylin Sayın – Hindistan Günlüğü (2010)

Aylin Sayın, bir yıla yakın bir süre Hindistan’da kalmış.

Elimizdeki ‘Hindistan Günlüğü’ de, Sayın’ın bu süre zarfındaki deneyimlerini paylaşıyor.

Sayın, bu ülkeye turist olarak değil, yaşamak için gitmiş olmasının, ülkeye dair beklentileriyle hesaplaşmasını sağladığını söylüyor.

Yazar, Bollywood, danslar, renkler, kamasutra ve festivallerin ülkesi olarak bilinen Hindistan’ın yanı sıra, kapitalizmin vahşice hüküm sürdürdüğü, ailelerin sokakta yaşadığı, tüm yoksulluklara rağmen insanların yine de paylaşmaktan vazgeçmediği gerçek Hindistan’ı da gözler önüne seriyor.

Sayın, Durga Puja festivali, Hinduizm, Hindistan’da kadın, Hindistan mutfağı, Kathakali dansı, Rajasthan’daki çingeneler, Khajuraho’nun aşk tapınakları, kara kent Agra, Işıldayan saray Tac Mahal, Hindistan’daki komünist yönetimler ve Hint sineması gibi birçok konuyu, akıcı ve renkli bir üslupla anlatıyor.

  • Künye: Aylin Sayın – Hindistan Günlüğü, Kalkedon Yayınları, gezi, 156 sayfa

İlhan Tekeli – Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgibilimi Yazıları (2010)

‘Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgilimi Yazıları’, İlhan Tekeli’nin, ağırlıklı olarak epistemolojiye odaklandığı yazılarını bir araya getiriyor.

Toplumsal bilimlerde mekân boyutunun, zaman boyutuna göre büyük ölçüde ihmal edilmiş olduğunu savunan yazılar, mekâna ve zamana eş önem veren bir toplumsal bilimin olanaklarını araştırıyor.

Tekeli, kitabının ilk bölümde, mekân önecelikli bilim alanlarına ilişkin epistemolojik tartışmalar üzerinde duruyor.

İkinci bölümde, toplumsal bilimlerin toplumla ilişkileri konusunu irdeleyen Tekeli, son bölümde ise, toplumsal bilimler alanına yeni epistemolojik pozisyonlar ve bakış açıları getirmeye çalışıyor.

  • Künye: İlhan Tekeli – Mekansal ve Toplumsal Olanın Bilgibilimi Yazıları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, inceleme, 291 sayfa

R. Selçuk Uysal – Belâgat ve Edebî Sanatlar Lügati (2010)

Selçuk Uysal ‘Belâgat ve Edebî Sanatlar Lügati’nde, İslamiyetle beraber önce Arap dünyasında şekillenmiş, sonra Farslara geçmiş, daha sonra da İslam dünyasının diğer bölgelerine yayılmış belâgatin tarihsel gelişimini izliyor ve çalışmasını bir edebi sanatlar sözlüğüyle zenginleştiriyor.

Uysal, yerinde ve güzel söz söyleme sanatı olarak özetlenebilecek belâgat hakkında bilgi verdikten sonra, İslam kültür dünyasında belâgatın kaynakları; belâgat ile retorik arasındaki bağı; Batı’da değişik şekillerde ortaya çıkmış belâgati; Türk edebiyatında belâgat ve 19. yüzyılda basılmış belâgatle ilgili eserler gibi konuları ele alıyor.

Kitabın son bölümü ise, edebi sanatlarla ilgili bir sözlükten oluşuyor.

  • Künye: R. Selçuk Uysal – Belâgat ve Edebî Sanatlar Lügati, Doğu Kitabevi, sözlük, 229 sayfa

Alphonse Daudet – Tarasconlu Tartarın (2010)

Fransız edebiyatının en parlak yıldızlarından Alphonse Daudet ‘Tarasconlu Tartarin’de, mizah yönü ağır basan bir romanla okurun karşısına çıkıyor.

Küçük Tarascon kentinde yaşamakta olan Tartarin’in en büyük hayali, büyük serüvenler yaşamak ve aslan avına çıkmaktır.

Öte yandan, yaşadığı süre boyunca hiç evinden ayrılmamış Tartarin için Afrika’ya gitmek, bambaşka zorluklara da gebe olduğu için onu korkutmaktadır.

Fakat Tartarin günün birinde, her şeyi göze alıp yola koyulmaya karar verir.

Bu aşamada, başkaları tarafından kandırılmaya pek müsait olan Tartarin’in başına beklenmedik olaylar gelecektir.

Her şeye rağmen, çocukça saflığını elden bırakmamaya çalışan muzip Tartarin, amaçladığı yolda ilerlerken birbirinden ilginç maceralar yaşayacaktır.

Daudet’nin klasik eseri, olay örgüsüyle olduğu kadar, özgün karakteri Tartarin’le de dikkat çekiyor.

  • Künye: Alphonse Daudet – Tarasconlu Tartarın, çeviren: Tahsin Yücel, Can Yayınları, roman, 116 sayfa

İbrahim Şimşek – Neden Köy Enstitüleri (2010)

İbrahim Şimşek ‘Neden Köy Enstitüleri’nde, Türkiye eğitim tarihinin önemli duraklarından biri olan Köy Enstitülerini, kendi tanıklığından yola çıkarak anlatıyor.

Kendisi de İvriz Köy Enstitüsü’nde okumuş olan Şimşek, kırk yılı aşkın bir süre, Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra, Almanya’da da Türk işçi çocuklarına öğretmenlik yapmış.

Bir anlamda Şimşek’in görev yaptığı zaman aralığında edindiği deneyimleri okura sunan çalışma, Köy Enstitüleri’nin kuruluşu, buradaki öğrencilik yılları, öğretmenlik mesleğine atılan ilk adım, Türkiye’de ve Almanya’da öğretmenliğin halleri gibi konulara uzanıyor.

Şimşek bunları da, Türkiye yakın tarihinde meydana gelmiş olaylar ekseninde ele alıyor.

  • Künye: İbrahim Şimşek – Neden Köy Enstitüleri, Polat Kitapçılık, eğitim, 334 sayfa