Tarquin Hall – Gülmekten Ölen Adam Vakası (2014)

Britanyalı yazar ve gazeteci Tarquin Hall ‘Gülmekten Ölen Adam Vakası’nda, bir bilim adamının ölümünün ardındaki sırları aydınlatmaya koyulan Pencaplı dedektifin maceralarını sunuyor.

Hindistan’ın önde gelen bilim adamlarından olan Dr. Suresh Jha, adeta tüm çalışmalarını bilim şarlatanlarının oyununu bozmaya adamıştır.

Günün birinde Jha, katıldığı bir etkinlikte kahkahalar ata ata hayatını kaybeder.

Olayın izini araştıran dedektif Vish Puri, bu ölümün, çoğunluk tarafından algılandığı şekilde doğaüstü olmadığını düşünmektedir.

Puri bir süre sonra kimi ipuçlarının, Jha’nın şarlatan dediği sahte guru Maharaj Swami’yi gösterdiğini fark eder.

  • Künye: Tarquin Hall – Gülmekten Ölen Adam Vakası, çeviren: Zeliha Babayiğit, Büyülü Fener Yayınları, roman, 341 sayfa

Orhan Alkaya – A! Etika (2014)

İlk olarak 1991’de yayımlanan ‘A! Etika’nın elimizdeki yeni baskısı, Alkaya severler ile şiir severleri heyecanlandıracak cinsten.

Alkaya, ‘Bir Yazdönüşü Gecesi Rüyası’nda şöyle diyor:

“bir akşam ansızın anlaşılarak deliren

derin dokunuşun abdalı

saklısu mağarasında örselenmiş

giziyle haykırırsa yalnızlık duyuşlarına

dur! Dinle

günışığı mezarında doğrulan vardır, kimbilir

sıkıntıyı saran lavanta kokusu

ve acıtıcı bir anlam ağlayışında

 

bir akşam ansızın uyanıp

sarsak hayattan, anlayan olursa

yeryüzü tarihe direnir

bir ses bir sese dokunursa

kalkar abdal kırçıl gülüşün ardından, söyler

ve giderdi

 

dur! dinle”

  • Künye: Orhan Alkaya – A! Etika, Everest Yayınları, şiir, 71 sayfa

Mehmet Zeki Sönmez – Mimar Sinan Tarihi (2014)

Sanat tarihi profesörü Mehmet Zeki Sönmez, yoğun çabalarının ürünü olan çalışmasında, klasik Türk mimarisinin önde gelen simalarından Mimar Sinan’ın hayatı ve eserleriyle ilgili çok sayıda tarihi yazma ve belgeye yer vererek önemli bir katkı sunuyor.

Sönmez, yalnız 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin değil, tüm Anadolu mimarisinin en önemli sanatçılarından Mimar Sinan ve eserleriyle ilgili oldukları tespit edilmiş altı yazma ile altmışa yakın belgenin Türkçe çevirilerini sunuyor.

Bu yazmalar ise ‘Tezkiretü’l-Bünyân’, ‘Tezkiretü’l-Ebniye’, ‘Tuhfetü’l-Mi’mârîn’, ‘Risâle-i Mi’mâriyye’, ‘Adsız Risale’ ve ‘Selimiye Risalesi’.

  • Künye: Mehmet Zeki Sönmez – Mimar Sinan Tarihi, Kapı Yayınları, tarih, 221 sayfa

Berch Berberoğlu – Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji (2014)

‘Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji’, devlete dair önemli soruları, bunların toplumdaki rollerini eleştirel perspektifle irdeliyor.

Kitap, dünyadaki sosyo-politik dinamiklerini daha iyi anlayabilmek açısından, devlet ve toplumun doğası, gelişimi ve değişimine dair kuramsal bir bakış açısı sunuyor.

Berch Berberoğlu, Ortadoğu, Afrika ve Latin Amerika gibi az gelişmiş ülkeleri inceleyerek, sınıfsal yapının ve sınıf ilişkilerinin siyasi güç ve devlet için en büyük belirleyiciler olduğunu ve bizatihi devletin, sosyal oluşumların siyasi parametrelerini belirleyen sınıfsal yapının doğrudan ürünü olduğunu savunmakta.

Konu hakkında sağlam bir teorik inceleme.

  • Künye: Berch Berberoğlu – Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji, çeviren: Edip Sönmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 240 sayfa

Sema Karabıyık – Dizierkil Ailede Baba Rolü (2014)

Sema Karabıyık kapsamlı çalışmasında, Türkiye televizyonlarında en çok seyredilen programlardan olan yerli dizilerdeki baba figürünü farklı yönleriyle ele alıyor.

Dizilerde gerçek bir baba karakterinin olmayışının nedenlerini araştıran Karabıyık, dizilerde kimi etki gücü olmayan, kimi nefret objesi olarak ve kimi de sevgisizlik timsali olarak sunulan baba rolünü, Süper Baba’nın Fiko’su, Öyle Bir Geçer ki’nin Ali Kaptan’ı, Kuzey Güney’in Sami’si gibi karakterleri inceleyerek sorguluyor.

Kitap bunun yanı sıra, dizilere özel entrika aileleri ile diziler aracılığıyla gerçekleştirilen manipülasyon gibi başka ilginç konular da barındırmakta.

  • Künye: Sema Karabıyık – Dizierkil Ailede Baba Rolü, Profil Yayınları, medya çalışmaları, 220 sayfa

Marc Bloch – Feodal Toplum (2014)

Lucien Febvre ile birlikte Annales ekolünün kurucusu olarak kabul edilen Marc Bloch’un ‘Feodal Toplum’u, feodalite tartışmaları ve Ortaçağ tarihçileri için vazgeçilmez bir kaynak olduğu gibi, tarihyazımına getirdiği yöntemsel yenilikler bakımından da önemli bir eser.

Bloch söz konusu dönemi,

  • Müslümanların Avrupa’yı kuşatması,
  • Macar istilalarının sonu,
  • İngiltere ve Fransa’daki İskandinav yerleşmeleri,
  • Feodal çağda yaşam koşulları ve düşünsel ortam,
  • Feodal toplumda soy dayanışması ve kan bağları,
  • Feodal çağda vasillik ve biat,
  • Feodal toplumun belli başlı sınıfları,
  • Ve siyasal örgütlenmesi gibi parametreler bağlamında inceliyor.

Künye: Marc Bloch – Feodal Toplum, çeviren: Melek Fırat, Islık Yayınları, tarih, 736 sayfa

Bekir Biçer – Kürtler (2014)

Bekir Biçer, Türkiye’de Kürtlerle ilgili akademik düzeyde yeterince çalışma yapılmadığını ve alanın Kürdolog ve yerli partizanlar tarafından doldurulduğu gibi iddialı ve tartışılır bir tezle kitabına başlıyor.

Biçer, bir sonraki paragrafta ise, kendisiyle çelişme pahasına, Kürtler hakkındaki kıymetli araştırmaların tamamını Kürdologların yaptığını teslim ediyor.

Belli ki fazlasıyla iddialı olduğundan çalışmasını “Kürtler konusunu akademik düzeyde ele alan ilk kitap” şeklinde sunan yazar, İslamiyet öncesi ve İslamiyet zamanında Kürtler; Dört Halife, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar ve Cumhuriyet döneminde Kürtler, Kürtlerde aşiret olgusu gibi konuları ele alıyor.

  • Künye: Bekir Biçer – Kürtler, Çizgi Kitabevi, inceleme, 342 sayfa

Rıdvan Akar – Beşiktaş’ın Dervişi: Süleyman Seba (2014)

Rıdvan Akar, Beşiktaş futbol takımının büyük başarılara imza atmasını sağlamış efsanevi başkanı Süleyman Seba’nın hayatını anlatıyor.

Kitabı için Seba’yla sekiz saatlik röportaj gerçekleştiren Akar, çalışması için Beşiktaş ve Türkiye spor tarihini konu edinen birçok kaynaktan yararlandığı gibi, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Hikmet Çetin, Rahmi Koç, MİT kökenliler, kulüp başkanları ve futbolcularla da söyleşiler gerçekleştirmiş.

Kitabın ilgi çekici yanlarında biri de, Seba’nın titizlikle koruduğu özel hayatına ve kırk yıl hizmet ettiği Milli İstihbarat Teşkilatı’ndaki (MİT) görevine dair bilinmeyenleri ortaya koyması.

  • Künye: Rıdvan Akar – Beşiktaş’ın Dervişi: Süleyman Seba, Chiviyazıları Yayınevi, biyografi, 360 sayfa

Mehmet Coral – Küçük Prens: Çöle Düşen Yıldız (2014)

Kendisi de bir uçma tutkunu olan Mehmet Coral bu biyografik romanında, Antoine de Saint-Exupéry’nin hayatını ve şaheseri ‘Küçük Prens’in hikâyesini anlatıyor.

Son uçuşunda uçağı denize çakıldığında 44 yaşında olan Exupéry, yaşadığı dönemde de tanınan bir yazardı.

Dünyanın her yerinde okunan, resimleri banknotlara basılan, uzayda keşfedilen yeni gökcisimlerine adı verilen ‘Küçük Prens’ adlı eseri ise, kuşkusuz bu ündeki başlıca etken.

Coral romanında, Exupéry’nin doğup büyüdüğü çevreyi, pilotluk yıllarını ve Exupéry’nin bir yazar olarak olağanüstü hayal gücünü ve kahramanı Küçük Prens’i yaratma sürecini aydınlatıyor.

  • Künye: Mehmet Coral – Küçük Prens: Çöle Düşen Yıldız, Doğan Kitap, roman, 289 sayfa

Étienne Balibar, Ahmet İnsel ve Pınar Selek – Şiddet, Siyaset ve Medenilik (2014)

‘Şiddet, Siyaset ve Medenilik’te, Étienne Balibar, Ahmet İnsel ve Pınar Selek, çoklukla aşırı biçimler alan günümüz şiddet biçimleri üzerine düşünüyor.

Balibar, şiddet ve siyasete dair tartışmaları başlatarak bu olguya dair kimi felsefi soruları paylaşırken, Pınar Selek ataerkillik, kapitalizm, heteroseksizm ve milliyetçilik gibi tahakküm biçimlerinin ve Türkiye’de toplumsal mücadelelerin kazanımları ve zorluklarının dökümünden hareketle, Türkiye’deki feminist ve anti-militarist hareketleri irdeliyor.

Ahmet İnsel ise, otoritarizm ve şiddet ile bunların tarihten gelen hayaletlerinin geleceğe yansımalarına odaklanıyor.

  • Künye: Étienne Balibar, Ahmet İnsel ve Pınar Selek – Şiddet, Siyaset ve Medenilik, derleyen: Marie-Claire Caloz-Tschopp, İletişim Yayınları, siyaset, 80 sayfa