Levent Tülek – Lumpen Sözlüğü (2014)

Levent Tülek’in ilk baskısı 2007’de yapılan enfes sözlüğü, aradan geçen süre zarfında üç baskıya ulaştı.

Yazınsal veya bilimsel bir tavırdan çok, eğlenceli-eleştirel bir yaklaşım gözetilerek hazırlanmış sözlükte,

“adamın dibinden” “aklını almak”a,

“alayına gitmek”ten “alemin kralı”na,

“balatayı sıyırmaktan” “bittin sen”e,

“daral gelmek”ten “diyosun”a,

“sapına kadar”dan “racon kesmek”e,

“kapak olmak”tan “zarf atma”ya, gündelik lumpen kültüründe sıklıkla kullanılan birçok kelime, deyim ve kavram yer alıyor.

Sıra dışı bir kesimin özgün kültüründen keyifli bir demet sunan, mizahi üslubuyla öne çıkan bir sözlük.

  • Künye: Levent Tülek – Lumpen Sözlüğü, Sel Yayıncılık, sözlük, 138 sayfa

Gilles Deleuze – Sinema 1: Hareket-İmge (2014)

Gilles Deleuze ‘Sinema’ çalışmasının elimizdeki ilk cildinde, bir sinema tarihi vermekten ziyade, imgelerin ve göstergelerin taksonomisine, sınıflandırılmasına yönelik kapsamlı bir analiz sunmakta.

İkinci cildin konusu da, sinemada zaman-imge.

Düşünürün, bilhassa hareket-imgenin ve daha derininde de zaman-imgenin Bergsoncu keşiflerini serimlemesiyle öne çıkan çalışması, hareket-imge ile sinematografik imge arasındaki kesişmeyi aydınlatıyor.

Büyük yönetmenlerin kavramlar yerine hareket-imgeler ve zaman-imgelerle düşündüğünü vurgulayan Deleuze, yönetmenlerin icat ettiği özerk biçimleri tartışıyor.

  • Künye: Gilles Deleuze – Sinema 1: Hareket-İmge, çeviren: Soner Özdemir, Norgunk Yayıncılık, sinema, 290 sayfa

İlkim Öz – Aynı Yatakta Üçümüz (2014)

Klinik danışman İlkim Öz ‘Aynı Yatakta Üçümüz’de, erkeklerin hayatında ikinci kadın olanların, yani bir yandan aldatıyor gibi görünürken öte yandan aldatılan kadınların psikoterapi öykülerini sunuyor.

Kitaptaki anlatımlarda, kimi kadınların niçin evli erkeklere ilgi duyduğu, kadının kendisinden kaçışının derinindeki faktörler, bilinçaltında nelerin gizlendiği, bazı kadınların ihaneti neden kabullendikleri ve kadınların niçin ihanet ettikleri gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: İlkim Öz – Aynı Yatakta Üçümüz, Destek Yayınları, psikoloji, 256 sayfa

Emrah Güler – Sudan Gelen (2014)

Emrah Güler ‘Sudan Gelen’de, bir sabah uyandığında kendini bir süper kahraman olarak bulan Nehir Nadir’in maceralarını anlatıyor.

Saygın bir akademisyen olan Nadir, hayatında çizgiroman okumayan, fantastik öykülere uzak duran, taviz vermeyen ciddiyette bir yardımcı doçenttir.

Fakat ne olmuşsa olmuş, Nadir bir sabah süperkahraman olarak uyanmıştır.

Nadir, yani güncel adıyla Fiyonkmer, yeni hayatına çabuk alışamasa da, bu dünyaya hızlı ve havalı bir giriş yapmakta gecikmeyecektir.

  • Künye: Emrah Güler – Sudan Gelen, İthaki Yayınları, roman, 321 sayfa

Nimet Yıldırım – Farsça Dilbilgisi (2014)

Nimet Yıldırım’ın ilk yayınlandığından bugüne yoğun ilgi gören ‘Farsça Dilbilgisi’, üniversitelerin Fars Dili ve Edebiyatı bölümlerinde eğitim görenler kadar, bu kadim dile ilgi duyan her okura hitap edebilecek nitelikte bir rehber.

Dört bölümden oluşan kitapta, çok sayıda örnek eşliğinde,

  • Fars alfabesi, sesleri ve yazı işaretleri,
  • Farsça kelime türleri tanımları ve kuralları,
  • Farsçada değişik cümle türleri gibi konular yer alıyor.

Fiiller başta olmak üzere, klasik Farsça ile modern Farsça arasındaki önemli farklılıklar da, örnekleri ve Türkçe çevirileriyle kitapta bulunuyor.

Farsça öğrenmek ve onu geliştirmek için sağlam bir kılavuz.

  • Künye: Nimet Yıldırım – Farsça Dilbilgisi, Kabalcı Yayınları, eğitim, 439 sayfa

Paul Veyne – Tarih Nasıl Yazılır? (2014)

Paul Veyne’in ‘Tarih Nasıl Yazılır?’ı, tarih epistemolojisi alanına önemli bir katkı.

Yazar burada, tarihin kapsamına giren olay ve belge, doğa ve tarih, tarihin tutarsızlığı, olaysal olmayan tarih mefhumu, hangi olguların tarihsel olduğu, tarihte olay örgüsü, tarihsel nominalizm ve tarihsel betimleme sorunu gibi pek çok konuyu irdeliyor.

Ayrıca Thukydides’ten Max Weber ve Marc Bloch’a varıncaya dek bu alana katkıda bulunmuş isimlerin görüşlerini analiz ediyor.

Annales Okulu ve Alman tarihselciliği akımlarını eleştirel bir gözle yorumlayan Veyne, Michel Foucault’nun yirminci yüzyıl tarihyazımına getirdiği katkıları da tartışmakta.

Kitabın kapağı da harikulade.

Künye: Paul Veyne – Tarih Nasıl Yazılır?, çeviren: Nihan Özyıldırım, Metis Yayınları, tarih, 424 sayfa

Eric Williams – Kapitalizm ve Kölelik (2014)

Siyah radikal entelektüellerin önde gelen isimlerinden Eric Williams’tan kapitalizm ve kölelik arasındaki ilişkiye dair çarpıcı ayrıntılar.

İlk baskısı 1944 yılında yapılan ‘Kapitalizm ve Kölelik’, İngiltere’nin örnek teşkil ettiği erken kapitalizm ile Zenci köle ticareti, Zenci köleliği ve 17. ve 18. yüzyıllardaki genel sömürge ticareti arasındaki ilişkiyi tarihsel bir perspektife yerleştiriyor.

Zenci köleliğinin ve köle ticaretinin İngiltere’deki Sanayi Devrimi’ni finans etmedeki rollerini ve uygun sanayi kapitalizminin köle sisteminin yıkılışındaki rolünü iktisadi analizler eşliğinde araştıran Williams, ırkçılığın köleliğin sebebi değil sonucu olduğunu gözler önüne seriyor.

Muazzam bir alternatif tarih okuması.

  • Künye: Eric Williams – Kapitalizm ve Kölelik, çeviren: Anıl Tarar, Dipnot Yayınları, siyaset, 334 sayfa

William Blake – Kehanetin Gölgeleri (2014)‏

Romantik akımın öncülerinden İngiliz şair, ressam ve gravürcü William Blake, bizde şimdiye kadar maalesef bütünlüklü bir çalışmaya konu olmadı.

Elimizdeki ‘Kehanetin Gölgeleri’ içinse, Türkçedeki en kapsamlı William Blake şiirleri seçkisi diyebiliriz.

Burada, şairin ‘Masumiyet Şarkıları’, ‘Deneyim Şarkıları’, ‘Triel’, ‘Thel’in Kitabı’, ‘Los’un Şarkısı’, ‘Ahania’, ‘Los’un Kitabı’, ‘Cennet ve Cehennemin Evliliği’, ‘Avrupa: Bir Kehanet’ ve ‘Cennetin Kapıları’ isimli yapıtlarının tamamı ile ‘Şiir Karalamaları’ ve ‘Defterler’den bir seçme sunuluyor.

Seçki, Blake’in gravürlerinden örnekler ile bir Blake sözlükçesi barındırmasıyla da harika bir sürpriz.

  • Künye: William Blake – Kehanetin Gölgeleri, çeviren: Tozan Alkan, Varlık Yayınları, şiir, 279 sayfa

Imre Lakatos – Bilimsel Araştırma Programlarının Metodolojisi (2014)

Imre Lakatos bu kitaptaki yazılarında, çağdaş bilim felsefesinde ortaya çıkan sorunları analiz ediyor ve bilim felsefesini çıktığı kimi çıkmazlardan kurtarmaya çalışıyor.

Lakatos, bilimsel araştırma programlarına ilişkin metodolojisini geliştirirken Kuhncu araştırma programının karşısına Poppercı araştırma programını koyuyor.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde ele alınan konular şöyle:

Bilim tarihinde nesnel bilginin gelişiminin nasıl rasyonel olarak açıklanacağı,

Popper’ın sınır koyma ve tümevarım üzerine düşünceleri,

Kopernik’in araştırma programının neden Ptolemaiosçu programın yerini aldığı,

Ve Newton’ın bilimsel standartlara etkisi.

  • Künye: Imre Lakatos – Bilimsel Araştırma Programlarının Metodolojisi, çeviren: Duygu Uygun, Alfa Yayınları, bilim, 386 sayfa

Zygmunt Bauman – Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır? (2014)

Zygmunt Bauman kısa olmakla birlikte oldukça etkili yazılmış eldeki kitabında bizi, yoksullar ile zenginler arasında dipsiz bir uçurum halini almış ekonomik eşitsizlik üzerine derinleşmeye çağırıyor.

Bauman, çok sayıda veriyle de desteklediği metninde,

Ekonomik gelişmenin nimetlerinin zaten yüksek gelirli olan nispeten az sayıda kişiye gittiğini,

Serbest piyasa ekonomisinin temel ahlaki gerekçelerinin uydurma olduğunu,

Eşitsizliğe neden katlandığımızı,

Ve “ekonomik büyüme”, “sürekli artan tüketim” ve “rekabet” gibi günümüz ekonomik sisteminin başat varsayımlarını eleştirel bir yaklaşımla yorumluyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır?, çeviren: Hakan Keser, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 80 sayfa